İstanbul 9°
FatihAltayli

Fatih Altaylı

Diğer yazılarıFatihAltaylı
detail banner reklam

O sorunun yanıtı verildi

FatihAltaylı
Köşe Yazısı

Fatih Altaylı

Şubat 16, 2010

O sorunun yanıtı verildi

SEVGİLİ dostum Ekrem Dumanlı da bizim Genelkurmay röportajını okumuş ama o da "yanlış" okumuş,
Yazısında mealen diyor ki: "Genelkurmay başkanları tehdit savurmaz, Eğer bildikleri varsa, elinde delili varsa bunları Cumhurbaşkanı'yla, Başbakan'la paylaşır,"
Ekrem Dumanlı'ya, röportajı salim kafayla, kızmadan, öfkelenmeden yeniden okumasını teklif ediyorum,
Soruları da, yanıtları da,
Ekrem Dumanlı'nın kafasına takılan, benim de sorularım arasında,
Çünkü dikkatli ve tarafsız okuyucuların gözünden kaçmayan bir şey var bizim röportajda,
Her şey soruldu,
Cevabı alınan her şey yazıldı,
Ekrem Dumanlı'nın sorusunu da sorduk,
"Bunları Başbakan'la paylaşmıyor musunuz, konuşmuyor musunuz?" diye,
Onun yanıtı da röportajda var,
Bizim bu sorumuza Başbuğ, "Her şeyi Cumhurbaşkanı ve Başbakan'la paylaşıyorum" diyor,
Bu ne demek, "Elimizdeki her türlü bilgiyi üst makamlarla paylaşıyoruz" demek değil mi?
Peki serzenişi niye?
Belli ki, umduğu, beklediği, istediği desteği görememiş,
Belli ki, bu yüzden konuşuyor,
Ekrem Dumanlı, Genelkurmay'da 5 saat kalmamıza ve bunu belirtmemize de takılmış anladığım kadarıyla,
Bilmeli ki, biz gazeteciyiz, Hem de iyi gazeteciler, Hiçbir kuruma, cemaate, partiye, siyasi fikre mensup veya bağlı ve hatta yakın olmayan gazetecileriz,
5 saat kaldıysak bunu da söyleriz, Eğer Fethullah Gülen'le röportaj yapmış olsak, onunla kaç saat geçirdiğimizi de yazardık,
Çünkü bu da röportajın bir unsurudur,
Okurun röportajı algılamasında yeri vardır,
Ekrem'den bir de samimi itiraf beklerim:
"Acaba Genelkurmay Başkanı, Zaman Gazetesi'ne röportaj verseydi, Ekrem 'Biz sizinle konuşmayız' mı diyecekti, yoksa 1 saat dolunca 'Daha fazla kalamayız, biz gidelim' mi?"


Eleştiri hakkı

GENELKURMAY Başkanı'nın sıkıntılı olmakta ne kadar haklı olduğunu bugün bir kez daha gördük,
Dikkatinizi çekti mi bilmiyorum ama bugün Genelkurmay'ı ve Genelkurmay Başkanı'nı eleştirenler kervanına bir isim daha katıldı,
Cemil İpekçi,
Aşk hayatı pek de iyi gitmediğini okuduğumuz ünlü muhafazakâr eşcinsel modacımız, GATA'ya türbanla girilmemesini eleştirmiş,
Ama geç kaldı, Genelkurmay Başkanı bile bunu eleştirdi zaten,
Cemil İpekçi'nin herkesi eleştirme hakkı var,
Ama keşke bu hakkını biraz da Türkiye'de ciddi sıkıntılar yaşayan ve ne yazık ki, "muhafazakârların" görmezden gelmeyi tercih ettiği eşcinsel haklarını korumak için kullansa,


YÖK'te aklıselim de var

YÖK'ün Danıştay'la inatlaşmaya girmesi, YÖK içinde de sıkıntılar yaratıyor,
Dün konuştuğumuz bir YÖK üyesi, durumu şöyle özetliyor:
"Katsayı kararına itiraz için hukuk müşaviri hazırlanıyor, İçeriğini bilmiyorum,
Ama biliyorum ki, YÖK üyeleri yaşananlara üzülüyor,
Yüksek Öğretim Kurulu için de tabii ki çok sıkıntılı bir durum ortaya çıkıyor, Bir kere yargı kararlarına saygı duymak zorundayız,
Yürütmenin kararları açık ama yargı da kendi görevini yapmıştır,
Kararı yargı bozduysa yürütme mutlaka yargı çerçevesinde düzenleme yapmalıdır, Yargıya rağmen değil, Değerlendirmelerimiz de yargı ne diyorsa, ona göre olmalıdır,
Matematiksel olarak çok sayıda çözüm önerisi getirilebilir,
Ziya Bey, istatistikçi ve çok iyi bir sosyolog, Tabii ki alternatifleri hazırdır, Gerçek çözüm ise rakamlarla oynayarak değil gerçek anlamda, yargı çerçevesinde kalarak bulunmalı,
YÖK üyesi olarak ben haksızlık var ya da yok üzerinde değil, temel sebepler üzerinde çalışılması gerektiğine inanıyorum, Ortada bir haksızlık olduğu dile getiriliyor, Bana göre; temel sebep Türk yüksek öğretiminin Avrupa standartlarını yakalayamamasıdır, Türkiye'de öğrenci seçiminden rektör seçimine, öğretim elemanlarının durumuna kadar yükseköğretim sisteminde çok ciddi bir reforma ihtiyaç var, Arkadaşlar biz aramızda da konuşuyoruz bunu, Sayın başkan da, Türkiye'de yükseköğretim reformunun yapılması gerektiğini düşünüyor, Bir kere Bolonya süreci bizim yükümlülüklerimiz de olan bir süreç,
Ancak bu bir kesimin meselesi değil, milli bir meseledir, Bugünkü rektör seçimi sistemi üniversiteleri çok zora sokuyor, Üniversiteler, akademik olarak tıkanıyor, Üniversitelerde rektör, akademisyenlerin oylarıyla seçiliyorsa o seçimin sonucuna uyarsınız ya da siz kendiniz atarsınız, Oturulur, çağdaş metot neyse o tespit edilir, Seçilmişlerin, ayrıca atanması tartışılmalıdır, Ben şu ya da bu olsun demiyorum ama oturup tartışılsın,"
İsmi bende saklı bu YÖK üyesinin söylediklerinin altına imza atmak mümkün,
Ancak ne yazık ki, Türkiye'de kimse mutlak doğrunun peşinde değil, herkes kendi doğrusunun peşinde koşuyor,

NE ZAMAN ADAM OLURUZ?
İktidar sahipleri, çocuklarının da torunlarının da bu ülkede yaşayacağını unutmadığı zaman

FatihAltaylı
X’te yanıtla

X’te yazı hakkında yorumlarınızı paylaşın.

FatihAltaylı
  • Geçmiş yazılar

TümüFatihAltaylı
217
Köşe Yazıları
217

Fatih Altaylı

Şubat 20, 2026

Mevzu bahis
Köşe Yazıları
Mevzu bahis

Fatih Altaylı

Şubat 19, 2026

Anayasa değişikliği ve başkan yardımcılığı
Köşe Yazıları
Anayasa değişikliği ve başkan yardımcılığı

Fatih Altaylı

Şubat 18, 2026

  • Videolar

TümüFatihAltaylı
"İnsanın kendini izlemesi kolay değil" görseli
FatihAltaylı
YouTube
Bedia Ceylan Güzelce & Ayça Bingöl"İnsanın kendini izlemesi kolay değil"Sanatın büyülü dünyasına birlikte dalıyoruz! 🎨🎬🎶 Resimden tiyatroya, müzikten edebiyata, danstan dijital sanata kadar uzanan geniş bir yelpazede, farklı bir sanat dallarına dair özgün içerikler, keyifli sohbetler ve ilham veren hikayelerle karşınızdayız. 00:00 Giriş 01:43 Setlerdeki çalışma koşulları ve kendisinin yaptığı işlere ara vermesi 02:48 Üniversitede kimya bölümünden oyunculuğa geçişi 05:31 Çocuklarında sanata dair ilgi ve istek görüyor mu? 09:00 Tiyatroda seyirci bazında nasıl değişimler var? 10:51 Pandemi sonrası tiyatrodaki değişimler? 12:54 Beyaz Tavşan Kırmızı Tavşan oyunu 15:40 Oyunlardan önce yaptığı bir şey var mı? 16:54 Cici filmi 18:09 Kendi oynadığı dizileri izleyebiliyor mu? 18:44 Oynayacağı dizi veya filmleri seçerken nelere bakıyor? 20:32 "Öyle Bir Geçer Zaman ki" dizisi hayatında neleri değiştirdi? 21:47 Sanat ile ilgilenen insanlara tavsiyeleri neler? 26:16 Teknoloji ile ilişkisi nasıl? 28:02 Tek kelimelik soru-cevap
Şubat 13, 2026
"Sanatçının bitti demesi zor" görseli
FatihAltaylı
YouTube
Bedia Ceylan Güzelce & Zekiye Sarıkartal"Sanatçının bitti demesi zor"Sanatın büyülü dünyasına birlikte dalıyoruz! 🎨🎬🎶 Resimden tiyatroya, müzikten edebiyata, danstan dijital sanata kadar uzanan geniş bir yelpazede, farklı bir sanat dallarına dair özgün içerikler, keyifli sohbetler ve ilham veren hikayelerle karşınızdayız. 00:00 Giriş 00:12 Bir günü nasıl geçiyor? 01:45 Yönünü sanata nasıl çevirdi? 12:01 Öğrencilerine hep neyi anlattı? 16:42 Soru-Cevap 17:56 Kapanış
Şubat 6, 2026
"Senaryo yazmak bir dünya kurmaktır" görseli
FatihAltaylı
YouTube
Bedia Ceylan Güzelce & Nilgün Öneş"Senaryo yazmak bir dünya kurmaktır"Sanatın büyülü dünyasına birlikte dalıyoruz! 🎨🎬🎶 Resimden tiyatroya, müzikten edebiyata, danstan dijital sanata kadar uzanan geniş bir yelpazede, farklı bir sanat dallarına dair özgün içerikler, keyifli sohbetler ve ilham veren hikayelerle karşınızdayız. 00:00 Giriş 01:10 Süper Baba hikayesi nasıl başladı? 02:14 Kendi görsel dünyasını nasıl geliştirdi? 04:37 Geçmişten günümüze senaryolarda yazılan hikayelerde ne gibi değişiklikler oldu? 07:14 "Ağlamak Yok" kitabı 09:13 Uzun yazılan senaryolar ve hikayeleri insanlara ne katıyor? 11:33 Günümüzde senaryolardaki hikayelerde nasıl değişimler oldu? 13:02 Senaryo yazarken unutamadığı anıları var mı? 15:05 İyi bir senaryo yazarı nasıl çalışır? 18:06 Belirli bir dönemin ya da bir olayın hikayesini yazmak ister miydi? 19:18 "Ayrılık da Sevdaya Dahil" dizisi 23:50 Önümüzdeki süreçte planları neler? 24:29 Senaryo yazarı olarak yapay zekadan faydalanabiliyor mu? 27:12 Sinemada büyük ve uzun hikaye anlatım dönemi bitiyor mu? 28:50 Tek kelimelik soru-cevap 30:32 Kapanış
Ocak 30, 2026