İstanbul 10°
FatihAltayli

Fatih Altaylı

Diğer yazılarıFatihAltaylı
detail banner reklam

Sen o oyu dedene karşı kullandın kızım

FatihAltaylı
Köşe Yazısı

Fatih Altaylı

Mart 13, 2010

Sen o oyu dedene karşı kullandın kızım

İSVEÇ de "Emeni soykırımını" kabul eden ülkeler arasına girdi,
Aynen Amerikan Senatosu gibi orada da karar neredeyse başa baş, daha doğrusu kıl payı tek oy farkla alındı,
1 oy saf değiştirse Ermeni soykırımı yapılmamış olacaktı,
Çok komik bir durum, Tek oy farkla tarih yazılıyor, Bir gün ABD'de, bir gün İsveç'te,
Kim ne derse desin bunun bir nedeni var,
Türkiye artık Batı dünyasından uzaklaşıyor, Bu yüzden de Türkiye'ye "soykırımcı" demek kolaylaşıyor onlar için,
İsveç parlamentosu soykırım kararını onaylarken, tarihi oyu veren yani dengenin değişmesini sağlayan tek oyu kullanan kişi Türkiye kökenli bir Kürt, Gulan Avcı,
İsveçli Kürt parlamenter Gulan Avcı, oyunu verdikten sonra şöyle diyor:
"Türkiye geçmişiyle yüzleşsin diye oy verdim, Oyumun belirleyici olduğunu biliyorum, Bu gerekliydi,"
İsveçli Kürt milletvekili, verdiği oyla Türkiye'nin tarihiyle yüzleşmesini sağlıyor ama acaba kendi tarihiyle yüzleşmeyi bilecek kadar bilgisi ya da haysiyeti var mı merak ediyorum,
Çünkü eğer böyle bir yüzleşme yapmaya kalkışırsa, tarihe biraz geri dönmeyi becerirse, görecekleri çok da hoşuna gitmez,
Çünkü Gulan Avcı'nın "soykırım" olarak tanımladığı şey, Doğu Anadolu'daki Ermenilerin bir bölümünün Ruslarla ve daha sonra Fransızlarla birleşerek tebaası oldukları Osmanlı Devleti'ne karşı isyanının bir sonucudur,
Ve Gulan Avcı belki bilmez, belki bilmek istemez ama o isyanların bastırılmasında Osmanlı Devleti "Hamidiye Alayları"nı kullanmıştır,
Ve doğası gereği, o bölgedeki Hamidiye Alayları da o sırada Osmanlı'ya son derece bağlı Müslüman tebaadan olan Kürtlerden oluşuyordu,
Ve zaten isyancı Ermenilerin öldürdüğü bölge halkı arasında Kürtler de vardı,
Gulan Avcı'nın "soykırım" dediği şeyi yapanlar, büyük ihtimalle kendi dedeleriydi,
Ya da onun dedesini öldürenleri öldüren ırkdaşları,
Böyle bir yazı yazmaktan çok mutlu olmadığımı itiraf etmeliyim,
Ama haddini bilmeyen cühelaya bazen böyle yazmak gerekiyor,

 
 
 

İpekçi siyasete girerse

BÜLENT Arınç haklı,
28 Şubat sonrası öğrenci bulamaz hale gelen ve öğrenci sayısı yüzde otuza düşen imam hatip liseleri yine eski haline dönmüş,
28 Şubat'tan birkaç yıl sonra 60 bin civarına kadar gerileyen imam hatipte okuyan öğrenci sayısı, bu yıl 198 bin olmuş,
Burası çok ilginç bir ülke,
Halk ilginç daha doğrusu,
Belli ki, çocuğunu imam hatiplerde okutmak isteyen epey kalabalık bir kitle var,
Ancak 28 Şubat bunu zorlaştırıp, imam hatipleri cazip olmaktan çıkarınca hemen vazgeçiyorlar,
Ne bir ses, ne bir seda, Ne bir yürüyüş, ne bir hak arayışı,
Çıt yok,
Sonra konjonktür değişiyor,
İmam hatipleri destekleyen, zaten kendisi de büyük ölçüde imam hatipli bir yönetim geliyor,
Mevcut yine eski halini alıyor, Hatta biraz da artıyor,
Bu kadar kolay kabullenen bir halkla demokrasi arayışı zor olsa gerek,
Daha önce de yazdım, Bu ülkede yönetim nereden olursa halk da oradan oluveriyor bir anda, Aydınıyla, cahiliyle,
İnşallah Cemil İpekçi siyasete girer ve başbakan olur,
O zaman gerçekten halimize çok gülerim,
 
 
 



Tedavi farkı

TAM Gün Yasası gündemdeyken bir okur yollamıştı aşağıda nakledeceğim fıkrayı,
Doktorlar ki, yaptıkları meslek gerçekten saygının ötesindedir, kızmasınlar diye biraz beklettim,
"Şişman bir adam, çok şöhretli bir doktorun muayenehanesine gidiyor, konu zayıflamak istemesi,
Doktor, bir hafta kullanmak üzere, isimsiz bir hap veriyor kendisine,
İlk kullandığı gece, uyur uyumaz rüya görmeye başlıyor,
Bir saray içinde, etrafında onlarca cariye, sabaha kadar bir onla, bir bunla, Sabah uyandığında, kan ter içinde,,,
Her gece aynı şey, bir haftanın sonunda bütün fazla kilolar atılmış durumda,
Günler sonra yolda şişman bir arkadaşına rastlar, Arkadaşı merakla nasıl bu kadar hızla kilo verdiğini sorar,
O da durumu anlatır, Doktorun adını verir,
Arkadaşı da doğru doktorun çalıştığı hastaneye gider, Ona da aynı tedavi başlar,
Ancak arada bir fark vardır,
Bu kez adam rüyasında yine bir saraydadır ama etrafında cariyeler yerine onlarca iriyarı zenci,
Tutarlarsa adamı fena yapacaklar,
Bizim şişman önde, onlarca iriyarı zenci peşinde,,,,
Başlıyorlar sarayın içinde koşuşturmaya,,,
Adam bir haftada on kilo vermiştir ama artık dayanacak hali kalmamıştır, Doktoru arar, rüyalarını anlatır ve sorar:
'Doktor bey, neden arkadaşımla benim rüyalarım farklı? O cariyelerle beraber olup zayıflıyor, bense ırzımı korumak için zencilerden kaçarak,'
Doktor yanıtlar: Arkadaşınız muayenehaneye gelmişti, siz ise hastaneye,"
 
NE ZAMAN ADAM OLURUZ?
Kılavuzsuz yol alamayanların bir kargaya rastlamamak için dua etmesi gerektiğini anladığımız zaman

FatihAltaylı
X’te yanıtla

X’te yazı hakkında yorumlarınızı paylaşın.

FatihAltaylı
  • Geçmiş yazılar

TümüFatihAltaylı
217
Köşe Yazıları
217

Fatih Altaylı

Şubat 20, 2026

Mevzu bahis
Köşe Yazıları
Mevzu bahis

Fatih Altaylı

Şubat 19, 2026

Anayasa değişikliği ve başkan yardımcılığı
Köşe Yazıları
Anayasa değişikliği ve başkan yardımcılığı

Fatih Altaylı

Şubat 18, 2026

  • Videolar

TümüFatihAltaylı
"İnsanın kendini izlemesi kolay değil" görseli
FatihAltaylı
YouTube
Bedia Ceylan Güzelce & Ayça Bingöl"İnsanın kendini izlemesi kolay değil"Sanatın büyülü dünyasına birlikte dalıyoruz! 🎨🎬🎶 Resimden tiyatroya, müzikten edebiyata, danstan dijital sanata kadar uzanan geniş bir yelpazede, farklı bir sanat dallarına dair özgün içerikler, keyifli sohbetler ve ilham veren hikayelerle karşınızdayız. 00:00 Giriş 01:43 Setlerdeki çalışma koşulları ve kendisinin yaptığı işlere ara vermesi 02:48 Üniversitede kimya bölümünden oyunculuğa geçişi 05:31 Çocuklarında sanata dair ilgi ve istek görüyor mu? 09:00 Tiyatroda seyirci bazında nasıl değişimler var? 10:51 Pandemi sonrası tiyatrodaki değişimler? 12:54 Beyaz Tavşan Kırmızı Tavşan oyunu 15:40 Oyunlardan önce yaptığı bir şey var mı? 16:54 Cici filmi 18:09 Kendi oynadığı dizileri izleyebiliyor mu? 18:44 Oynayacağı dizi veya filmleri seçerken nelere bakıyor? 20:32 "Öyle Bir Geçer Zaman ki" dizisi hayatında neleri değiştirdi? 21:47 Sanat ile ilgilenen insanlara tavsiyeleri neler? 26:16 Teknoloji ile ilişkisi nasıl? 28:02 Tek kelimelik soru-cevap
Şubat 13, 2026
"Sanatçının bitti demesi zor" görseli
FatihAltaylı
YouTube
Bedia Ceylan Güzelce & Zekiye Sarıkartal"Sanatçının bitti demesi zor"Sanatın büyülü dünyasına birlikte dalıyoruz! 🎨🎬🎶 Resimden tiyatroya, müzikten edebiyata, danstan dijital sanata kadar uzanan geniş bir yelpazede, farklı bir sanat dallarına dair özgün içerikler, keyifli sohbetler ve ilham veren hikayelerle karşınızdayız. 00:00 Giriş 00:12 Bir günü nasıl geçiyor? 01:45 Yönünü sanata nasıl çevirdi? 12:01 Öğrencilerine hep neyi anlattı? 16:42 Soru-Cevap 17:56 Kapanış
Şubat 6, 2026
"Senaryo yazmak bir dünya kurmaktır" görseli
FatihAltaylı
YouTube
Bedia Ceylan Güzelce & Nilgün Öneş"Senaryo yazmak bir dünya kurmaktır"Sanatın büyülü dünyasına birlikte dalıyoruz! 🎨🎬🎶 Resimden tiyatroya, müzikten edebiyata, danstan dijital sanata kadar uzanan geniş bir yelpazede, farklı bir sanat dallarına dair özgün içerikler, keyifli sohbetler ve ilham veren hikayelerle karşınızdayız. 00:00 Giriş 01:10 Süper Baba hikayesi nasıl başladı? 02:14 Kendi görsel dünyasını nasıl geliştirdi? 04:37 Geçmişten günümüze senaryolarda yazılan hikayelerde ne gibi değişiklikler oldu? 07:14 "Ağlamak Yok" kitabı 09:13 Uzun yazılan senaryolar ve hikayeleri insanlara ne katıyor? 11:33 Günümüzde senaryolardaki hikayelerde nasıl değişimler oldu? 13:02 Senaryo yazarken unutamadığı anıları var mı? 15:05 İyi bir senaryo yazarı nasıl çalışır? 18:06 Belirli bir dönemin ya da bir olayın hikayesini yazmak ister miydi? 19:18 "Ayrılık da Sevdaya Dahil" dizisi 23:50 Önümüzdeki süreçte planları neler? 24:29 Senaryo yazarı olarak yapay zekadan faydalanabiliyor mu? 27:12 Sinemada büyük ve uzun hikaye anlatım dönemi bitiyor mu? 28:50 Tek kelimelik soru-cevap 30:32 Kapanış
Ocak 30, 2026