İstanbul 10°
FatihAltayli

Fatih Altaylı

Diğer yazıları
detail banner reklam

Golf kulübüne yemeğe gitmek

Köşe Yazıları

Fatih Altaylı

Mart 14, 2010

Golf kulübüne yemeğe gitmek

UZUN süre Türkiye'de kalan sonra da sık sık gelip giden bir diplomat dostum aradı dün, Yazımı okumuş,
Özellikle de "Türkiye, Batı dünyasından uzaklaşıyor, Bu yüzden de Türkiye'ye soykırımcı demek kolaylaşıyor onlar için" dediğim cümleme takılmış,
"Bir şey bilerek mi yaptın, yoksa öyle hissettiğin için mi bilmiyorum ama çok doğru" dedi,
Ve tespitlerini sıraladı:
"Avrupa, Türkiye'yi kendinden bir parça olarak görmeye hazırlanıyordu, Siyaseten değil, toplumsal olarak da, Evet halkta bir Türkiye karşıtlığı vardı ama oranı giderek düşüyordu, Özünde birbirine bile karşı olan halkların bir bölümünün Türkiye'ye karşı olması normaldi ama karşı olanlar bile size alışmaya çalışıyordu, Son yıllarda Türkiye bunu kaybetti, Artık Avrupa'ya yaklaşmaya çalışan bir ülke olmadığınızı göstermeye başladınız, Onlar da size yüz çevirdi, İsveç önemli bir örnektir, Avrupa'da 'Türkiye'ye en yakın hükümet neresidir' diye sorsan yanıt İsveç olur ama halklar artık uzaklaşıyor ve hükümetler bunu engelleyemez,"
Anlattıklarından anladığım, Türkiye ile ilgili izlenim şu: Avrupa ile de yakın ilişkileri olan bir Ortadoğu ülkesi, Ama asla bir Avrupalı değil, Avrupalılar kulübüne girip çıkabilen ama o kulübün üyesi olmaya niyeti olmayan bir ülke, Benzetme yerindeyse golf kulübüne yemeğe giden futbol kulübü üyesi,
Bunda suçlu Avrupalılar mı, yoksa biz miyiz siz karar verin,



İşte Hamidiye Alayları

DÜN Gulan Avcı'nın, kendi dedelerine "Soykırımcı" dediğini yazdım,
"Doğru" diyenler çoğunlukta ama bozulanlar da olmuş,
O zaman alın size belgesi,
İşte Hamidiye Alayları'nın bir fotoğrafı,
Önlerindekiler ise Türk köylerine baskın düzenleyen Ermeni Komitacılar,


 


Bu gündemden sıkılınca

TÜRKİYE'nin karanlık, puslu, acı veren bir gündemi var,
Bazen o kadar sıkılıyorum ki, inanamazsınız,
Artık ipin ucunu da kaçırdım,
İsimler, olaylar, davalar birbirine girdi kafamda,
Mesela, onlarca Levent ismi var, Hangisi hangi davada emin olun bilmiyorum artık,
Levent Pektaş, Levent Göktaş, Levent, Levent, Levent,
Hangi dava Ergenekon, hangisi Balyoz, hangisi Amiral'e suikast, hangisi Arınç'a yönelikten şüpheli bilemiyorum,
Aslına bakarsanız bilmek de istemiyorum,
Bu paranoyanın bir parçası olmaktan sıkıldım,
Dört ay önce "Şaka" diye bir yazı yazıyorum, Türk Silahlı Kuvvetleri, silah bulundurmaktan gözaltına alınacak diye, Şaka birkaç ay içinde gerçek oluyor,
Ben sıkılmamayım da kim sıkılsın,
Gündemden uzaklaşmak için ne yapıyorum biliyor musunuz?
Dergi okuyorum,
Bazı dergilerin gündemden uzak hali beni de uzaklaştırıyor,
Favorim Robb Report, Türkiye edisyonu biraz zayıf ama Amerikan'ı şahane,
Ama itiraf etmeliyim ki, en sevdiklerim moda dergileri,
Marie Claire, Harper's Bazaar, Elle ve tabii yeni gelen Vogue,
Hani şu Hüseyin Çağlayan'ın hiçbir dilde olmayan telaffuzuyla "Vög",
Onlara baktıkça tıpkı otomobil dizaynı gibi, modanın da çağdaş sanatların en etkileyicilerinden biri olduğunu görüyorum hep,
Mesela Marc Jacobs'ın bu sezon için hazırladığı şifon tulumlu elbise favorim mesela,
Ya Fendi'nin ve Etro'nun yüksek topuklu sandalları,
Elle Macpherson'ın kolundaki pembe çanta,
Bu yılın yükselen markalarına bakıyorum, Chloe bayağı bir atakta, Birkaç yıldır çantaları modaydı, şimdi elbiseleri de çok hoş olmuş,
Erkek modasında ise heyecan verici pek bir şey yok doğrusu,
Her şey bildik, Her şey sıradan,
Allah tarafından Tom Ford, Gucci'yi bırakıp erkek modasına geçti de az da olsa farklı bir şeyler yapıyor, Ama o bile erkek deyince sürüden fazla ayrılamıyor,
Sıradan olmayanlarda ise müthiş bir gay esinti,
Giymek mümkün değil,
Paul Smith biraz bunun dışına çıkmaya çalışıyor, Ama o bile zorlanıyor,
Kadınların önde olduğu, kadınlara daha fazla özen gösterildiği tek yer galiba moda,
Orada bize fark atıyorlar, İmkânların kadınlar lehine daha fazla olduğu tek dünya galiba orası,
Bunlara bakarken bir şey daha görüyorum tabii, mesleki deformasyon gereği,
Bizim tekstilciler 5 dolara gömlek satmak için savaşırken, 3000 dolarlık elbiseler moda sayfalarını süslüyor,
Ve onca dergide, ilanlar dışında tek bir Türk markası yok uluslararası piyasada satılan,
Ve bizim markalara bakıyorum, Hepsi taklit,
Her biri başkalarının yaptığını "uyarlamış" kendine,
Bu kadar mı zor yaratıcı olmak, bu kadar mı büyük maliyet,
Galiba sorun biraz da bende,
Burada bile kendime sıkıntı yaratacak bir şey buluyorum,
Modada bile,

NE ZAMAN ADAM OLURUZ?
Sabrı test edince sonuçlarına da katlanmayı göze aldığımız zaman

FatihAltaylı
X’te yanıtla

X’te yazı hakkında yorumlarınızı paylaşın.

  • Geçmiş yazılar

Tümü
Gazeteci ile kavga edilir mi!
Köşe Yazıları
Gazeteci ile kavga edilir mi!

Fatih Altaylı

Nisan 6, 2026

Bu benzetme haksızlık
Köşe Yazıları
Bu benzetme haksızlık

Fatih Altaylı

Nisan 5, 2026

Uğurcan
Köşe Yazıları
Uğurcan

Fatih Altaylı

Nisan 3, 2026

  • Videolar

Tümü
Fatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Oyunculuk para için yapılacak iş değil!" görseli
2 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Mert Ramazan DemirFatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Oyunculuk para için yapılacak iş değil!"Teke Tek Bilim ▷ https://www.youtube.com/@TekeTekBilim YouTube kanalına abone olmak için ▷ http://bit.ly/FatihAltayli 00:00 Giriş 01:29 Yeni aldığı motoru 04:14 Hayatının göz önünde olmasından rahatsız mı? 06:10 Karşı cinsin ilgisinden rahatsız mı? 07:10 Oyunculuğa ne zaman başladı? 14:19 Ailesi neler yapıyor? 15:42 İstanbul'daki ilk günleri 22:15 Dijital platform işlerini özellikle mi seçti? 26:23 Disney'deki yeni işi onu tatmin etti mi? 27:30 Yapım işlerine dahil oluyor mu? 28:01 Tiyatro hakkında ne düşünüyor? 29:33 Kazandığı parayı nasıl değerlendiriyor? 33:15 Ailesi dizilerine dair yorum yapıyor mu? 33:56 Evlilik düşüncesi var mı? 35:06 Gelecek planları neler? 36:58 Oyunculuğu nasıl öğrendi? 38:28 Spor yapıyor mu? 46:24 Kapanış Gazeteci - Yazar Fatih Altaylı, Youtube kanalına özel gündemi yorumluyor.
Nisan 5, 2026
Geçmişten günümüze kütüphaneler görseli
2 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Prof. Dr. Celal Şengör & Oğuz Selim Başar & Fatih AltaylıGeçmişten günümüze kütüphanelerhttps://www.sharkninja.com.tr/collections/hava-temizleyicisi?utm_source=fatih_altayli&utm_medium=youtube&utm_campaign=shark_ninja_hava_temizleyici_kampanyasi_march26 https://www.sharkninja.com.tr/collections/kablosuz-supurgeler?utm_source=fatih_altayli&utm_medium=youtube&utm_campaign=shark_ninja_supurge_kampanyasi_march26 #işbirliği 00:00 Giriş 04:50 Kütüphane nedir? 06:06 Bir yerin kütüphane olması için kaç kitap barındırması gerekli? 11:50 Parşömen nedir? 22:16 Eski kütüphaneler 27:19 İskenderiye Kütüphanesi 31:36 İskenderiye Kütüphanesi nasıl yok oldu? 35:46 Bergama Kütüphanesi 42:56 Celcus Kütüphanesi 44:13 Beytü'l Hikme 45:39 Joanina Kütüphanesi 47:03 Bodlean Kütüphanesi 58:43 Düşes Anna Amalia Kütüphanesi 1:01:49 Klementinum Kütüphanesi 1:04:02 Avusturya Milli Kütüphanesi 1:06:04 Bibliothèque nationale de France 1:06:45 Kitaplar nasıl muhafaza edilmeli? 1:13:25 Britanya Milli Kütüphanesi 1:15:58 ABD Kongre Kütüphanesi 1:17:58 Cumhurbaşkanlığı Kütüphanesi 1:21:03 Oğuz Selim Başar'ın kütüphane merakı nereden geliyor? 1:24:08 Efemera nedir? 1:29:21 Bir kütüphane nasıl kullanılmalı? 1:32:50 Kapanış
Nisan 5, 2026
"Her sanatçı çağının tanığıdır" görseli
4 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Bedia Ceylan Güzelce & Fırat Engin"Her sanatçı çağının tanığıdır"Sanatın büyülü dünyasına birlikte dalıyoruz! 🎨🎬🎶 Resimden tiyatroya, müzikten edebiyata, danstan dijital sanata kadar uzanan geniş bir yelpazede, farklı bir sanat dallarına dair özgün içerikler, keyifli sohbetler ve ilham veren hikayelerle karşınızdayız. 00:00 Giriş 02:32 Heykel bölümü nasıldı, imkanlar neydi? 03:11 Heykel bölümünde öğrenciyken hangi malzemeleri sevdi? 08:33 Sanatçının yolculuğunda farklı dönemler nasıl belli oluyor? 11:13 "Bu iş oluyor" dediği nokta neresiydi? 12:10 Bugünün dünyası sanatını nasıl etkiledi? 14:33 Yeni hangi projelerle uğraşıyor? 15:12 Teknolojinin heykele katkısı nasıl? 17:26 Kapanış
Nisan 3, 2026