İstanbul 10°
FatihAltayli

Fatih Altaylı

Diğer yazılarıFatihAltaylı
detail banner reklam

Kızmam, kızamam

FatihAltaylı
Köşe Yazısı

Fatih Altaylı

Nisan 3, 2010

Kızmam, kızamam

“GÖBEĞİNİ kaşıyan adamları severim” dedim ya, tepki de geldi destek de,

Tepkilerin bir bölümünde şöyle deniyor: “Fatih Bey, haklısınız da ülke elden gidiyor, Rejim elden gidiyor, Laiklik ilkesi yavaş yavaş rafa kaldırılıyor, Her yerde kadrolaşma var, Yandaş olmayana yaşama hakkı bile tanınmayacak neredeyse, Sizin sevdiğiniz göbeğini kaşıyan adam bunun farkında mı?”

Hemen söyleyeyim, Farkında değil, Sizin için önemli mi bilmiyorum ama farkında da değil, umurunda da değil,

Bakın zaten yanılgınız da orada,

Oturduğunuz sırça köşkte, sahip olduğunuz modern,Avrupalı yaşamda zannediyorsunuz ki, Türkiye’nin tamamı sizin gibi,

Değil işte,Anlamadığınız bu,

Bakın size net ve açık bir şey söyleyeyim,

Bütün bu iletişim olanaklarına rağmen, Türkiye’nin bütün bu gelişmiş görüntüsüne rağmen Türkiye’de öyle bir “çoğunluk” var ki, değil laikliğin elde gitmesi, padişahlık geri gelse umurunda olmaz, Niye olmaz biliyor musunuz?

Padişahlığın gitmesi de umurunda olmamıştı da ondan,

Türkiye’deki gelişmelerin hiçbiri onun hayatına dokunmamış,

Bizim Cumhuriyet’in kazanımları dediğimiz şeyler, ilkeler, onun hayatında bir değişiklik yapmamış, 1000 senedir, 100 senedir nasıl yaşıyorsa öyle yaşamış,

Modernleşme, çağdaşlaşma onun yaşamına sadece evde radyo, televizyon, buzdolabı; tarlada traktör olarak girmiş,

Kente göç etse de çok bir şey değişmemiş, Kentin kenarına köyünü kurmuş,Zenginleşse de bir şey fark etmemiş, Kentin içine taşınmış ama aynı kafayla, aynı kültürle,

Sadece karnı daha fazla veya daha az doymuş,

Karnı doyduğu sürece bir şey düşünmemiş,

Düşünmesi gerektiği de öğretilmemiş,

Hatta belki de tam aksine, düşünmüyor olması hoşa gitmiş,

Zaten biraz düşününce kafasına binivermişler,

İçgüdüsel olarak düşünmemesi gerektiğini de anlamış,

Karnı doyarsa iyi demiş, doymazsa kötü,

Şimdi biz bu insanlara kızalım mı “göbeğini kaşıyor” diye,

Onlara düşünmeyi öğretmeyenlere, düşündüğü için kızanlara, Cumhuriyet’in kazanımları dediğimiz şeyi paylaştırmayanlara kızmayalım da, tüm bunlardan bihaber göbeğini kaşıyanlara mı kızalım,

Vallahi kızamam onlara, billahi kızamam, Haksızlık olur,

Kızacaksam, 80 sene boyunca onları bu halde bırakanlara kızarım,

Sonuca kızmam asla,

Sebebe kızarım,




Türkiye’de ‘adalet’ giderek ‘garabete’ dönüşüyor

ÇOK da normal,


Alın elinize bir elbiseyi, dört tarafından dört kişi çekiştirin,

Ne olur?

Ya şekli şemaili bozulur ya da yırtılır,

Bizdeki adaletin durumu da bu,

Herkes bir tarafından çekiştirmeye başlayınca ne şekil kaldı, ne şemail, İşte dün Balyoz Davası’ndaki gelişmeler,

13,Ağır Ceza’nın tutuklamaları, “muhalif” diye bilinen bir nöbetçi hâkimin önüne gidince tutuklamaların neredeyse tamamı kaldırıldı,

Şimdi kim adil sizce?

Tutuklamaları kaldırmayanlar mı, kaldıran mı?

Var mı bir fikriniz?

Benim yok,

Düşünüyorum düşünüyorum, karar veremiyorum,

Bir yandan tutuklamaların kaldırılmasını çok doğru buluyorum,

“Koca koca paşaların kaçacak hali mi var, Tutuklama bir ceza değil, tedbirdir, Tedbiri, ceza gibi uygulayamazsınız,Mahkûmiyet öncesi cezalandırma haline getiremezsiniz” diyorum,

Diğer yandan düşünüyorum, “Koca koca adamlar böyle plan yaparsa her şey olur” diyerek tutuklayanlara hak veriyorum,

Ama her ikisinde de kafamda bir şüphe oluşuyor,

Tutuklama kararı mı siyasi etkili, yoksa serbest bırakma kararı mı? Ve ne yazık ki, Türkiye’de artık adaletin getirildiği nokta bu,

Adamına göre adalet,

Bazen kararı veren adama, bazen hakkında karar verilen adama göre,

Hepsinin sorumlusu ise siyaset,

Ve ne yazık ki, yeniAnayasa kafamızdaki bu kargaşayı, adalet üzerindeki bu “şüpheyi” kaldırmaya değil, artırmaya yarayacak,

Bütün derdim bu,




Biraz müsaade

SEVGİLİ okurlar,

Gazete, televizyon falan derken 2 yılı aşkın bir süredir haftada 7 gün çalışıyorum,

Ama sayenizde bugün biraz daha rahatım,

Habertürk 300 bini aşan satış rakamlarıyla benim birkaç gün için “kaçmama” izin verecek noktada,

Sakın yanlış anlamayın,

Çalışmaktan bir şikâyetim yok ama ailemi özledim,

Hele hele kızımı,

Çünkü genelde ben eve gittiğimde yatmış oluyor, çıktığımda ise uyanmamış,

Onu da alıp birkaç gün uzaklaşacağım buralardan,

Yazabildiğim günler yine yazacağım ama söz veremiyorum,

Kusuruma bakmayın,

NE ZAMAN ADAM OLURUZ?
Umutsuz yaşanmayacağını ama sadece umutla da yaşanmayacağını anladığımız zaman

FatihAltaylı
X’te yanıtla

X’te yazı hakkında yorumlarınızı paylaşın.

FatihAltaylı
  • Geçmiş yazılar

TümüFatihAltaylı
217
Köşe Yazıları
217

Fatih Altaylı

Şubat 20, 2026

Mevzu bahis
Köşe Yazıları
Mevzu bahis

Fatih Altaylı

Şubat 19, 2026

Anayasa değişikliği ve başkan yardımcılığı
Köşe Yazıları
Anayasa değişikliği ve başkan yardımcılığı

Fatih Altaylı

Şubat 18, 2026

  • Videolar

TümüFatihAltaylı
"İnsanın kendini izlemesi kolay değil" görseli
FatihAltaylı
YouTube
Bedia Ceylan Güzelce & Ayça Bingöl"İnsanın kendini izlemesi kolay değil"Sanatın büyülü dünyasına birlikte dalıyoruz! 🎨🎬🎶 Resimden tiyatroya, müzikten edebiyata, danstan dijital sanata kadar uzanan geniş bir yelpazede, farklı bir sanat dallarına dair özgün içerikler, keyifli sohbetler ve ilham veren hikayelerle karşınızdayız. 00:00 Giriş 01:43 Setlerdeki çalışma koşulları ve kendisinin yaptığı işlere ara vermesi 02:48 Üniversitede kimya bölümünden oyunculuğa geçişi 05:31 Çocuklarında sanata dair ilgi ve istek görüyor mu? 09:00 Tiyatroda seyirci bazında nasıl değişimler var? 10:51 Pandemi sonrası tiyatrodaki değişimler? 12:54 Beyaz Tavşan Kırmızı Tavşan oyunu 15:40 Oyunlardan önce yaptığı bir şey var mı? 16:54 Cici filmi 18:09 Kendi oynadığı dizileri izleyebiliyor mu? 18:44 Oynayacağı dizi veya filmleri seçerken nelere bakıyor? 20:32 "Öyle Bir Geçer Zaman ki" dizisi hayatında neleri değiştirdi? 21:47 Sanat ile ilgilenen insanlara tavsiyeleri neler? 26:16 Teknoloji ile ilişkisi nasıl? 28:02 Tek kelimelik soru-cevap
Şubat 13, 2026
"Sanatçının bitti demesi zor" görseli
FatihAltaylı
YouTube
Bedia Ceylan Güzelce & Zekiye Sarıkartal"Sanatçının bitti demesi zor"Sanatın büyülü dünyasına birlikte dalıyoruz! 🎨🎬🎶 Resimden tiyatroya, müzikten edebiyata, danstan dijital sanata kadar uzanan geniş bir yelpazede, farklı bir sanat dallarına dair özgün içerikler, keyifli sohbetler ve ilham veren hikayelerle karşınızdayız. 00:00 Giriş 00:12 Bir günü nasıl geçiyor? 01:45 Yönünü sanata nasıl çevirdi? 12:01 Öğrencilerine hep neyi anlattı? 16:42 Soru-Cevap 17:56 Kapanış
Şubat 6, 2026
"Senaryo yazmak bir dünya kurmaktır" görseli
FatihAltaylı
YouTube
Bedia Ceylan Güzelce & Nilgün Öneş"Senaryo yazmak bir dünya kurmaktır"Sanatın büyülü dünyasına birlikte dalıyoruz! 🎨🎬🎶 Resimden tiyatroya, müzikten edebiyata, danstan dijital sanata kadar uzanan geniş bir yelpazede, farklı bir sanat dallarına dair özgün içerikler, keyifli sohbetler ve ilham veren hikayelerle karşınızdayız. 00:00 Giriş 01:10 Süper Baba hikayesi nasıl başladı? 02:14 Kendi görsel dünyasını nasıl geliştirdi? 04:37 Geçmişten günümüze senaryolarda yazılan hikayelerde ne gibi değişiklikler oldu? 07:14 "Ağlamak Yok" kitabı 09:13 Uzun yazılan senaryolar ve hikayeleri insanlara ne katıyor? 11:33 Günümüzde senaryolardaki hikayelerde nasıl değişimler oldu? 13:02 Senaryo yazarken unutamadığı anıları var mı? 15:05 İyi bir senaryo yazarı nasıl çalışır? 18:06 Belirli bir dönemin ya da bir olayın hikayesini yazmak ister miydi? 19:18 "Ayrılık da Sevdaya Dahil" dizisi 23:50 Önümüzdeki süreçte planları neler? 24:29 Senaryo yazarı olarak yapay zekadan faydalanabiliyor mu? 27:12 Sinemada büyük ve uzun hikaye anlatım dönemi bitiyor mu? 28:50 Tek kelimelik soru-cevap 30:32 Kapanış
Ocak 30, 2026