İstanbul 9°
FatihAltayli

Fatih Altaylı

Diğer yazılarıFatihAltaylı
detail banner reklam

Hadi canım siz de!

FatihAltaylı
Köşe Yazısı

Fatih Altaylı

Haziran 5, 2010

Hadi canım siz de!

NEYİN doğru neyin yanlış olduğunu da söyleyemeyeceğiz,

Farklı bakış açıları getirmek de yasak,

Tek, prototip bir yaklaşım olacak ve papağan gibi onu tekrarlayacaksınız,

Yoksa,

Yoksa”sı çok fena,

Ya satılmışsınız, ya ajansınız, Hele hele konu İsrail ise “Siyonist uşağı” veya “MOSSAD”sınız,

Bütün bunları birkaç gündür bana ve birkaç gazeteciye daha yakıştırıyor bazıları,

Abuk sabuk internet sitelerinin ve gazetelerin benim laflarımdan, yazılarımdan aldıkları bölük pörçük parçaları okuyup kin kusuyorlar,

O parçalar benim tam olarak fikrimi yansıtmadığı gibi, ne demek istediğimi de dile getirmiyor, ama çok da önemli değil,

Velev ki farklı düşünüyorum, size ne?

İsrail’de bazı sol gazetelerin, İsrail hükümetinden farklı düşünmesini “çok önemli ve çok değerli” buluyorsunuz da, Türkiye’de birilerinin farklı düşünmesini niye kabul edemiyorsunuz,

Bazılarınız, Başbakan Erdoğan’ın ilk gün yaptığı konuşmayı dinlediniz ve bayıldınız değil mi!

Peki o konuşmanın, Habertürk’ün o günkü haberleriyle ve benim yazdıklarımla neredeyse bire bir aynı olduğunu da gördünüz mü? Eeee o zaman,

İsrail’e tepkiyse eğer, biz sizden on kat güçlüsünü ve bin kat akılcısını gösteriyoruz zaten,

Ama bir yandan da fikir üretiyor, bu ülke için doğrusunu bulmaya çalışıyoruz,

Boş laf, aksiyonsuz tepki üretmekten yana değiliz çünkü, Ama bazılarınız, bunu yapana, “Siyonist ajan, İsrail köpeği” yakıştırmasını yapıyor,

Çok şükür Allah’a, hayatımızda kimsenin köpeği olmadık, Ne birinin, ne bir fikrin,

Bizim önceliğimiz, bu topraklarda yaşayan herkesin geleceği,

Bize sövenlerin bile, Onların çocuklarının bile, Onun için yazıyoruz,

Niye o gösterilerde Türk bayrağı yok da, bu konuda gıkını çıkarmayan Arap ülkelerinin bayrakları sallanıyor? Ölenler bizim vatandaşımız” diye sorduk,

Ayıp mı ettik?

Asla!

Zaten dün de gördük, Konya’daArap bayrakları gitmiş, yerine bizim al bayrağımız gelmişti,

Ve Fethullah Gülen de konuştu,

Ne dedi Gülen, İki cümlesi yeter: “İHH’yı tanımıyorum, Bu yardım öncesinde İsrail ile konuşulup yola öyle çıkılmalıydı,”

O da mı siyonist oldu şimdi, Eli kulağındadır, onu da dersiniz,

Ben sizi bilirim,

Ya sizin gibi düşüneceksiniz, ya düşünmeyeceksiniz, ya da aşağılanmayı peşinen kabul edeceksiniz,

Ama kimin ne olduğunu en iyi zaman gösterir,

Siz değil,


Müzakere

İÇİMİZ dışımız İsrail oldu, çatışma oldu, Gerilim oldu, Hadi bir okurdan gelen fıkrayla işi yumuşatalım:

Birkaç yüzyıl önce Papa, bütün Yahudilerin Roma’yı terk etmeleri gerektiğine karar verir, Doğal olarak Yahudi toplumundan büyük bir tepki gelir,

Bunun üzerine, Papa ile Yahudi toplumunun bir üyesinin müzakere yapması önerilir,

Yahudiler kazanırsa kalacaklar, Papa kazanırsa gidecekler,

Yahudiler çaresiz kabul eder ve temsilci olarak Moiz’i seçerler, Ancak Moiz’in Papa ile aynı dili konuşamaması nedeniyle müzakerede, konuşmak yerine sadece işaret dilinin kullanılması kararlaştırılır,

Papa kabul eder, Müzakere günü geldiğinde iki taraf yerlerini alırlar ve karşılıklı olarak bir süre bakıştıktan sonra Papa elini kaldırarak üç parmağını gösterir,

Buna karşılık Moiz tek parmağını kaldırır,

Papa, parmaklarını sallayarak başının etrafında çevirir,

Moiz ise parmağıyla yeri işaret ederek oturduğu yeri gösterir,

Papa, yanındaki çantadan bir parça ekmek ve şarap çıkarınca, Moiz de bir elma çıkarır,

Bunun üzerine Papa ayağa kalkarak, “Ben pes ediyorum, Yahudiler kalabilirler” der,

Papa’nın etrafına toplanan kardinaller ne olduğunu sorduklarında, Papa:

- Ben önce 3 parmağımı gösterip Kutsal Üçlü’yü işaret ettim, Buna karşılık o bana tek parmağını gösterip her iki dinin de tek Tanrı’yı tanıdığını söyledi,

- Ben parmaklarımı sallayıp başımın etrafında çevirerek Tanrı’ nın bizim etrafımızda olduğunu gösterdiğimde, o da oturduğu yeri işaret ederek Tanrı’nın onların durduğu yerde de olduğunu işaret etti,

- Ben kutsal ekmek ve şarap çıkarıp Tanrı’nın bizim günahlarımızı bağışladığını göstermek istediğim zaman da, hemen bir elma çıkarıp bana ilk günahı hatırlattı,
Herifin her şeye bir cevabı var, Ne yapabilirdim ki?
Aynı sırada Yahudi cemaati de Moiz’in etrafını sarmış, ona nasıl başardığını soruyorlardı,

Moiz:
- Önce bana 3 parmağını gösterip 3 gün içinde burayı terk etmemizi istedi,
Ben de ona bir tekimizin bile ayrılmayacağımızı söyledim,
Sonra bütün şehrin Yahudilerden temizleneceğini söyledi,

Ben de, hiçbir yere gitmeyip olduğumuz yerde kalacağımızı söyledim,
 

“Sonra ne oldu?” diye kalabalık heyecanla sordu,

- Valla, sonrasını ben de pek anlamadım, Adam biraz hiddetlendi ve öğle yemeğini çıkardı, Bunun üzerine ben de benimkini çıkardım, Hepsi bu!

NE ZAMAN ADAM OLURUZ?
Herkese sövenler, kendilerine sövüldüğünde ağlayıp zırlamadığı zaman

FatihAltaylı
X’te yanıtla

X’te yazı hakkında yorumlarınızı paylaşın.

FatihAltaylı
  • Geçmiş yazılar

TümüFatihAltaylı
217
Köşe Yazıları
217

Fatih Altaylı

Şubat 20, 2026

Mevzu bahis
Köşe Yazıları
Mevzu bahis

Fatih Altaylı

Şubat 19, 2026

Anayasa değişikliği ve başkan yardımcılığı
Köşe Yazıları
Anayasa değişikliği ve başkan yardımcılığı

Fatih Altaylı

Şubat 18, 2026

  • Videolar

TümüFatihAltaylı
"İnsanın kendini izlemesi kolay değil" görseli
FatihAltaylı
YouTube
Bedia Ceylan Güzelce & Ayça Bingöl"İnsanın kendini izlemesi kolay değil"Sanatın büyülü dünyasına birlikte dalıyoruz! 🎨🎬🎶 Resimden tiyatroya, müzikten edebiyata, danstan dijital sanata kadar uzanan geniş bir yelpazede, farklı bir sanat dallarına dair özgün içerikler, keyifli sohbetler ve ilham veren hikayelerle karşınızdayız. 00:00 Giriş 01:43 Setlerdeki çalışma koşulları ve kendisinin yaptığı işlere ara vermesi 02:48 Üniversitede kimya bölümünden oyunculuğa geçişi 05:31 Çocuklarında sanata dair ilgi ve istek görüyor mu? 09:00 Tiyatroda seyirci bazında nasıl değişimler var? 10:51 Pandemi sonrası tiyatrodaki değişimler? 12:54 Beyaz Tavşan Kırmızı Tavşan oyunu 15:40 Oyunlardan önce yaptığı bir şey var mı? 16:54 Cici filmi 18:09 Kendi oynadığı dizileri izleyebiliyor mu? 18:44 Oynayacağı dizi veya filmleri seçerken nelere bakıyor? 20:32 "Öyle Bir Geçer Zaman ki" dizisi hayatında neleri değiştirdi? 21:47 Sanat ile ilgilenen insanlara tavsiyeleri neler? 26:16 Teknoloji ile ilişkisi nasıl? 28:02 Tek kelimelik soru-cevap
Şubat 13, 2026
"Sanatçının bitti demesi zor" görseli
FatihAltaylı
YouTube
Bedia Ceylan Güzelce & Zekiye Sarıkartal"Sanatçının bitti demesi zor"Sanatın büyülü dünyasına birlikte dalıyoruz! 🎨🎬🎶 Resimden tiyatroya, müzikten edebiyata, danstan dijital sanata kadar uzanan geniş bir yelpazede, farklı bir sanat dallarına dair özgün içerikler, keyifli sohbetler ve ilham veren hikayelerle karşınızdayız. 00:00 Giriş 00:12 Bir günü nasıl geçiyor? 01:45 Yönünü sanata nasıl çevirdi? 12:01 Öğrencilerine hep neyi anlattı? 16:42 Soru-Cevap 17:56 Kapanış
Şubat 6, 2026
"Senaryo yazmak bir dünya kurmaktır" görseli
FatihAltaylı
YouTube
Bedia Ceylan Güzelce & Nilgün Öneş"Senaryo yazmak bir dünya kurmaktır"Sanatın büyülü dünyasına birlikte dalıyoruz! 🎨🎬🎶 Resimden tiyatroya, müzikten edebiyata, danstan dijital sanata kadar uzanan geniş bir yelpazede, farklı bir sanat dallarına dair özgün içerikler, keyifli sohbetler ve ilham veren hikayelerle karşınızdayız. 00:00 Giriş 01:10 Süper Baba hikayesi nasıl başladı? 02:14 Kendi görsel dünyasını nasıl geliştirdi? 04:37 Geçmişten günümüze senaryolarda yazılan hikayelerde ne gibi değişiklikler oldu? 07:14 "Ağlamak Yok" kitabı 09:13 Uzun yazılan senaryolar ve hikayeleri insanlara ne katıyor? 11:33 Günümüzde senaryolardaki hikayelerde nasıl değişimler oldu? 13:02 Senaryo yazarken unutamadığı anıları var mı? 15:05 İyi bir senaryo yazarı nasıl çalışır? 18:06 Belirli bir dönemin ya da bir olayın hikayesini yazmak ister miydi? 19:18 "Ayrılık da Sevdaya Dahil" dizisi 23:50 Önümüzdeki süreçte planları neler? 24:29 Senaryo yazarı olarak yapay zekadan faydalanabiliyor mu? 27:12 Sinemada büyük ve uzun hikaye anlatım dönemi bitiyor mu? 28:50 Tek kelimelik soru-cevap 30:32 Kapanış
Ocak 30, 2026