İstanbul 22°
FatihAltayli

Fatih Altaylı

Diğer yazıları
detail banner reklam

Hukuksuzluk başlarsa küçüğü büyüğü olmaz

Köşe Yazıları

Fatih Altaylı

Haziran 15, 2010

Hukuksuzluk başlarsa küçüğü büyüğü olmaz

ANAYASA Mahkemesi Raportörü Osman Can, ilginç bir çağrı yaptı ve parlamentoyu, Anayasa Mahkemesi'nin "Anayasa değişikliği" ile ilgili kararını uygulamamaya çağırdı,

Destek de buldu,

Tavır ilginç, Henüz ortada bir karar yok ama iktidar da, iktidara destek verenler de Osman Can'ın fikrinde, Sanki Anayasa değişiklik paketinin bazı bölümlerinin Anayasa Mahkemesi'nden döneceğine kesin gözüyle bakıyorlar,

Bu köşenin okurları, Osman Can ile ilgili Habertürk'te, hatta gazete yayın hayatına başlamadan önce televizyonda ve Habertürk internet sitesinde yazdıklarımı hatırlayacaklardır, Osman Can ile ilgili olarak defalarca dile getirdiğim bir görüşüm var:

"Osman Can, iyi bir hukukçu, Hukuk felsefesi konusunda yaşına oranla oldukça birikim sahibi, Belirli bir hukuk nosyonu var, Uzun yıllar Türkiye'de hukuk konusunda önemli görüşler vermesi muhtemel bir isim, Ancak Anayasa Mahkemesi raportörü olması sakıncalı, Çünkü bu mahkemenin tek bir dayanağı ve konuları ele alışında tek bir rehberi var, O da Anayasa, Ne var ki Osman Can bu Anayasa'yı beğenmiyor, Beğenmemesi bir şey değil, Benimsemiyor, önemsemiyor, Bir hukuk adamı olarak saygıyı hak ediyor ama Anayasa raportörü olmaması gerek, Çünkü raportör olarak bu Anayasa'yı değil, kafasında oluşturduğu Anayasa'yı temel alıyor,"

Bu konudaki fikirlerimi defalarca yazdım Osman Can'la ilgili olarak, Şimdi bir kez daha haklılığım ortaya çıktı,

Osman Can'ın görevi, bu Anayasa'yı temel alarak görevini yapmak, Ama o bunu yapmıyor, yapamıyor, Bir aydın olarak övgüyü hak ettiği kadar, bir Anayasa Mahkemesi raportörü olarak yergiyi de hak ediyor,

Zaman zaman kendini, sadece kendini "Kurucu Meclis" veya "Anayasa yazarı" olarak kabul ediyor, Muhayyel bir Anayasa üzerinden yorumlar yapıyor,

Ancak son sözleri gerçekten akıl alacak gibi değil,

Kendi raportörü olduğu kurumun aldığı kararın uygulanmamasını istedi,

Bu Türkiye'de yazılı olmayan yeni bir "hukuk düzeninin" oluşması demek, Gerçi Osman Can öncesi bunun sinyallerini almaya başlamıştık,

Erzurum'da yürütülmekte olan ve "Cihaner Davası' olarak bildiğimiz dava, bunun en somut örneğiydi, Bütün hukuk uygulamalarına ve açık yasalara rağmen, dava bir türlü Yargıtay'a gönderilmiyor, bir "oldu bitti" yaratılarak "yasalar" geçersiz kılınıyordu,

Osman Can şimdi bunu bir adım daha ileri götürüp "Anayasa Mahkemesi kararının da tanınmamasını" istiyor,

Olur mu? Olabilir,

Ancak bu, hukukun hiçe sayılması demektir, Hukuku hiçe saymaya bir başlarsanız "en büyük hukuksuzluğa" karşı da söyleyecek bir lafınız olmaz,

Bilmem anlatabildim mi?


Bu sergiyi mutlaka gezin

DÜN çok ilginç bir sergideydim,

“Body Worlds” ya da Türkçesiyle “Yaşam Döngüsü”,

Hani şu bir tür mumyalanmış gerçek bedenler sergisi,

Gunther von Hagens diye yarı deli yarı dâhi bir adamın yarattığı bir tür sanat, bir tür anatomi dersi,

Çok ilginç,

Sergiyi gezerken bir an bile karşınızdakilerin bir zaman kanlı canlı insanlar olduğu aklınıza gelmiyor, Garip bir şekilde ürkütücü, korkutucu değiller,

Ama çok düşündürücü bir sergi, Yaşamın, hayatın önemini anlatan, anlaşılmaz bir yanı var, İnsanı kendi içinde bir hesaplaşmaya götürüyor,

Bu “gerçek beden heykellerinin” nasıl yapıldığını da öğrendim sergiyi gezerken,

Vücudunu Hagens’in çalışmalarına bağışlayan kişi ölünce, hemen “aseton” tankına atılıyor,

Asetonun bir özelliği varmış, Suyu kovarmış, Vücut haftalarca asetonda yatınca, hücrelerdeki tüm su asetonla yer değiştiriyor ve bedende hiç su kalmıyor, Su kalmayınca çürüme de olmuyor,

Haftalarca asetonu emen beden daha sonra çıkarılıyor ve bu kez polimer dolu havuzlara yerleştiriliyor, Ancak bu kez ortamdaki basınç düşürülüyor, Yani içerideki hava emiliyor,

Böylece buharlaşması kolay olan aseton buharlaşıyor, ancak düşük basınç nedeniyle asetonun boşalttığı hücre sıvılarının yerine polimer doluyor, Böylece ortaya, içindeki sıvılar plastikle yer değiştirmiş ve katılaşmış vücutlar çıkıyor, Tabii bütün bunlar yapılırken, bir yandan da bedene farklı eylemlerin formu veriliyor,

Attan zürafaya kadar farklı hayvanlar da sergide yerini buluyor, Tabii bu arada yapılan işlemler bedenleri ağırlaştırıyor, Bir örnek vermek gerekirse, normalde 3 ton olan bir fil, tüm bu işlemlerden sonra 7 tona ulaşıyor,

Bence mutlaka gezilmesi gereken bir sergi,

Sergi öncesi “dini hassasiyetleri” yüksek olan kesimlerin bu sergiye tepki göstermesinden korkuluyordu,

Çok şükür böyle bir şey olmadı,

Ama şunu söylemek isterim ki, bu sergi “Tanrı inancını” güçlendirmekten öte bir şey yapmıyor,

Bedenin muhteşem işleyişindeki gizem karşısında bir yaratıcıya olan inanç artıyor,

NE ZAMAN ADAM OLURUZ?
Hiç değilse hukukçular, hukuksuzluğu önermediği zaman

FatihAltaylı
X’te yanıtla

X’te yazı hakkında yorumlarınızı paylaşın.

  • Geçmiş yazılar

Tümü
CHP, beis ve yeis
Köşe Yazıları
CHP, beis ve yeis

Fatih Altaylı

Temmuz 6, 2026

Fikir açıklamama özgürlüğü yok mu!
Köşe Yazıları
Fikir açıklamama özgürlüğü yok mu!

Fatih Altaylı

Temmuz 5, 2026

Deniz Göktaş KKK’na ne dedi
Köşe Yazıları
Deniz Göktaş KKK’na ne dedi

Fatih Altaylı

Temmuz 4, 2026

  • Videolar

Tümü
Yunan metin çevirilerinin bilime katkısı görseli
Dün
FatihAltaylı
YouTube
Prof. Dr. Celal Şengör & Fatih Altaylı - Teke Tek BilimYunan metin çevirilerinin bilime katkısıShark FlexBreeze Portatif Fan - Eviniz ve Bahçeniz İçin Mükemmel Serinlik Çözümü! https://www.sharkninja.com.tr/products/shark-flexbreeze-portatif-fan-fa220eu?utm_source=fatih_altayli&utm_medium=youtube&utm_campaign=shark_fan_Jun26 00:00 Giriş 05:01 Solvay Konferansı fotoğrafı 07:11 Solvay Konferansı fotoğrafı bugün çekilebilir mi? 10:36 İrlandalı keşişlerin kopyaladığı eski metinler 13:52 Aristo ve doğa bilimleri 24:32 Hrıstiyanlar nasıl gelişim gösteriyor? 27:53 Modern bilimin başlangıcı 35:44 Galile'den önceki bilim adamları problemleri fark edemediler mi? 38:09 İslam dünyasının geçmiş dönemde bilimde Batı'dan geride kalmasının sebepleri 46:50 Kapanış #işbirliği
Temmuz 5, 2026
Fatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Ömürlük koleksiyonu 1,5 yılda yaptım!" görseli
Dün
FatihAltaylı
YouTube
Koleksiyoner Mehmet ÇebiFatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Ömürlük koleksiyonu 1,5 yılda yaptım!"Teke Tek Bilim ▷ https://www.youtube.com/@TekeTekBilim 00:00 Giriş 02:28 Saat koleksiyonu işi nereden çıktı? 19:01 Hangi saat markalarına sahip? 23:53 Koleksiyonerlik pahalı bir iş mi? 29:47 Türk hat sanatı hak ettiği yerde mi? 42:20 Murat Bardakçı'nın "Türk resmini sanattan saymam" cümlesi 51:15 Eserin değerini nasıl belirliyor? 1:05:07 Pandemi döneminde eserlerin fiyatları neden yükseldi? 1:08:36 Çatı Müze işi ne durumda? 1:19:20 Kapanış #işbirliği YouTube kanalına abone olmak için ▷ http://bit.ly/FatihAltayli Gazeteci - Yazar Fatih Altaylı, Youtube kanalına özel gündemi yorumluyor.
Temmuz 5, 2026
"Ajda Pekkan ve Manifest Kuşağı" görseli
4 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Fatih Altaylı & Bedia Ceylan Güzelce"Ajda Pekkan ve Manifest Kuşağı"Sanatın büyülü dünyasına birlikte dalıyoruz! 🎨🎬🎶 Resimden tiyatroya, müzikten edebiyata, danstan dijital sanata kadar uzanan geniş bir yelpazede, farklı bir sanat dallarına dair özgün içerikler, keyifli sohbetler ve ilham veren hikayelerle karşınızdayız. 00:00 Giriş 00:15 Deniz Göktaş'ın stand-up gösterisi 03:27 24 Haziran 2026 Scorpions İstanbul konseri 06:50 Kars'taki Gastronomi Film Festivali 08:36 Dua Lipa'nın evliliği 10:21 Fatih Altaylı evlilik hakkında ne düşünüyor? 13:28 Manifest grubu 17:02 Yaz ayındaki konserler 30:51 Fatih Altaylı'nın yakın tarihteki dünya hakkında düşünceleri 36:18 Christopher Nolan'ın "The Odyssey" filmi 36:40 İstanbul Caz Festivali 37:41 Fatih Altaylı dizi-film izliyor mu? 40:03 Kapanış #işbirliği
Temmuz 2, 2026