İstanbul 27°
FatihAltayli

Fatih Altaylı

Diğer yazıları
detail banner reklam

Esti, gürledi ama yağamıyor

Köşe Yazıları

Fatih Altaylı

Temmuz 7, 2010

Esti, gürledi ama yağamıyor

DIŞİŞLERİ Bakanı Davutoğlu'nun İsrail'den kesin bir özür beklediğini söylemesi ve ardından özür dilenmemesi durumunda uygulayacağı "yaptırımlarını" sıralaması sonrasında Davutoğlu'nun danışmanları, ilginç bir cümle kurmuş Ankara'daki muhabirlerimize:
"Hürriyet Gazetesi sözlerimi yanlış anlamış, Ben tam olarak onu demek istemedim,"
Muhabirler de sormuşlar haliyle, "Peki bir yalanlama yapacak mısınız?" diye,
Danışmanlar, "Bir yalanlama yapmayacağım" demekle yetinmiş,
Buradan çıkan anlam şu:
Hürriyet'in yazdıklarını söyledim ama böyle kullanılacağını tahmin edemedim,
Bunun da anlamı şu: "Estim, gürledim ama yağacak durumum yok,"
İyi de o zaman adama sorarlar: "Niye estin, niye gürledin?"
Çok basit kuralı vardır, Öyle diplomasi falan değil, "Sokak kuralı,"
"Kimseyi tehdit etmeyeceksin, Eğer edersen tehdidini yerine getirebilecek durumda olacaksın, Yerine getiremiyorsan madara olursun,"
Kimsenin Türkiye'yi "madara" etmeye hakkı yok,
İsrail'e karşı "kendince" de olsa bir yaptırım uygulayamayacak mısın?
O zaman boş tehditler savurmayacaksın,
Mavi Marmara'da 9 yurttaşımız öldürülünce, "Hesap sorarız, şunu yaparız, bunu yaparız" demeyeceksin,
Diyeceksin ki, "İsrail'in yaptığı hukuk dışı bir uygulamadır, Büyük bir rezalettir, Uluslararası platformda yurttaşlarımızın haklarını arayacağız, Ancak o gemiye binen vatandaşlarımız da tehlikenin farkındaydı, Biz kendilerini olası sonuçlara karşı uyarmış, yola çıkmamalarını tavsiye etmiştik, Yine de gittiler, Bundan sonra uluslararası hukuk devreye girecek",
Bir kahramanlık havasına girmeyeceksin, "Asarım, keserim" demeyeceksin,
Dediysen ya "asacaksın" ya "keseceksin",
Hele hele, "Biz bu işin içinden nasıl sıyrılırız" diye gizli gizli görüşmeler yapmayacaksın,
Talep ondan gelse de yapmayacaksın, başkası buyursa da yapmayacaksın,
Çünkü tarih o sırada kimin Dışişleri Bakanı olduğuyla ilgilenmeyecek, Türkiye'nin "madara" olduğuyla ilgilenecek!


Bölünmenin nerede duracağı bilinmez

1990’ların başıydı, Terör azmıştı, Üstelik o dönemde “ayrılıkçı” söylem güçlüydü,
O dönem yazdığım gazetede bir yazı kaleme aldım,
Türkiye’deki “ayrılıkçı terörü” anlayamadığımı, dünyanın pek çok ülkesinde olduğunu ama genelde zenginlerin ayrılmak istediğini, fakirlerin ise ayrılmamadan yana olduğunu anlattım örneklerle ve şöyle bitirdim yazıyı:“ayrılıkçılar”
“Birileri de kalkıp ‘Biz de İstanbul’un bağımsızlığını istiyoruz’ derse ne olacak? Üretim orada, ekonominin kalbi orada, Eğer İstanbul bağımsız olmak isterse Avrupa’nın en zengin ülkelerinden biri olur, Ayrılığı falan düşünmeyin, Zararlı çıkarsınız, Bırakın geri kalanını, Marmara ve Ege ayrılırsa geri kalanın hali nice olur,”

O zaman DGM’ler zamanıydı, Nusret Demiral falan, Anında DGM’lik olduk haliyle,
Savcı sağolsun kibar adamdı, “Şaka yaptığınız belli ama soruşturmak zorundayız” dedi, Ben de “Yo şaka değil, Durum tespiti” dedim,
Kızdı, “Uzatmayın, Şaka işte” dedi, Takipsizlik verdi,
Dün Ertuğrul Özkök açık açık yazdı “bölünmeyi”,
Ben de zaman zaman çevresinde dolandım, “Ya diğerleri yeter” derse diye, “Ya Türkler de açılım isterse” diye,
Türkiye’nin “federasyon” olmayı tartışmasını da yazdım geçmişte,
“Doğu-Batı Federasyonları”
gibi,
Bir başkent Diyarbakır, bir başkent İstanbul, Ortak başkent Ankara,
Konuşulur mu bunlar?
On yıl önce zor konuşulurdu, 20 yıl önce hiç konuşulmazdı, 40 yıl önce akla bile gelmezdi,
Şimdi konuşulur, Peki konuşulur da olur mu? Asla olmaz, Daha doğrusu olmamalıdır, Çünkü “bölünme” bir başladı mı, kaçta duracağını kimse bilemez, İşte Yugoslavya, Hırvatistan başlattı her şeyi, Almanya’nın “fişteklemesiyle” bana göre,
Sonra ne oldu?
Şimdi kaça bölündü, bileniniz var mı?
Vallahi saymadan ben de çıkaramadım,
Siz çıkarabilir misiniz?
Hele hele Türkiye hiç bölünmez,
Nasıl bölecek, nereden böleceksiniz?
Yoksa şehirleri de mi kendi içlerinde bölmeyi düşünüyorsunuz?


Bir de anı anlatayım

Olay hemen hemen 48 senelik, Annem anlatmıştı bana, Ben bebekken geçen bir olay,
Ben birkaç aylığım, Evde bana bakan bir kadın var, Emine Bacı, Kocasının taktığı lakapla “Deli Emine”,
Zaten kocası da bizim evde çalışıyor, Hayal meyal hatırlarım Emine Bacı’yı, Emine Bacı, Kürt, 7 çocuğu var, Ben 1,5-2 yaşındayken Emine Bacı yine hamile kalır,
Annem, “Emine, hem geçinememekten şikâyet ediyorsun, hem 8, çocuğa hamilesin, Bu nasıl iş? Bu kadar çocukla kim geçinebilir” der, Emine Bacı sert kadın, Lafını sakınan cinsten değil,
Annemin yüzüne bakar, “Hanım hanım, Biz hep 8 çocuk yapacağız, Bir gün gelecek biz çok olacağız, Siz az, O zaman bu evlerde biz oturacağız, Senin torunların, benim çocuklara bakacaklar” der, Bu konuşma yapıldığında sene 1963, Hani diyoruz ya “PKK yokken sorun yoktu” diye,
Var mıydı, yok muydu, deli denilen Emine’yi bilin, ona göre karar verin,
Not
: Emine Bacı’nın çocuklarının büyük bölümü Almanya’ya göçtü, Birini birkaç yıl önce kaybettik, Nur içinde yatsınlar,

NE ZAMAN ADAM OLURUZ?
Sorunu bilmeden çözüm aramadığımız zaman

FatihAltaylı
X’te yanıtla

X’te yazı hakkında yorumlarınızı paylaşın.

  • Geçmiş yazılar

Tümü
Pahalı olan kırmızıydı beyaz değil
Köşe Yazıları
Pahalı olan kırmızıydı beyaz değil

Fatih Altaylı

Haziran 14, 2026

Özgür Özel ile sohbet
Köşe Yazıları
Özgür Özel ile sohbet

Fatih Altaylı

Haziran 12, 2026

Yeşilyurt vakası olmasın!
Köşe Yazıları
Yeşilyurt vakası olmasın!

Fatih Altaylı

Haziran 11, 2026

  • Videolar

Tümü
"İstanbul bizim içim müthiş bir sahne" görseli
FatihAltaylı
Bugün
FatihAltaylı
YouTube
Efruz Çakırkaya & Bedia Ceylan Güzelce"İstanbul bizim içim müthiş bir sahne"Sanatın büyülü dünyasına birlikte dalıyoruz! 🎨🎬🎶 Resimden tiyatroya, müzikten edebiyata, danstan dijital sanata kadar uzanan geniş bir yelpazede, farklı bir sanat dallarına dair özgün içerikler, keyifli sohbetler ve ilham veren hikayelerle karşınızdayız. 00:00 Giriş 00:35 54. İstanbul Müzik Festivali 05:14 Festivalde bu yıl ne vardı? 06:08 Festivaldeki sipariş edilen eserler 08:53 "Rahat Konser" nedir? 12:01 Kültür ve sanat etkinlikleri kimleri ilgilendiriyor? 16:50 İstanbul Müzik Festivali'ne katılan sanatçılar 19:43 125. yılını kutlayan Viyana Senfoni Orkestrası 22:38 Festivaldeki ücretsiz programlar 26:11 İstanbul Müzik Festivali'nin konser mekanları 30:36 Disko Klasik nedir? 34:30 Tek kelimelik soru - cevap 35:37 Kapanış
Haziran 17, 2026
Fatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Radyocuların çalışabileceği bir radyo kurdum" görseli
3 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Nihat SırdarFatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Radyocuların çalışabileceği bir radyo kurdum"Teke Tek Bilim ▷ https://www.youtube.com/@TekeTekBilim 00:00 Giriş 02:49 Radyoculuğa nasıl başladı? 11:49 "Nihat'la Sivrisinek" programı nasıl başladı? 15:35 Best FM'den nasıl ayrıldı? 21:39 Kafa Radyo'ya nasıl başladı? 29:27 "90'lar Kafası" etkinlikleri 36:12 Nihat Sırdar'ın klasik otomobilleri 39:51 Kanaltürk'teki gece programları 49:03 Nihat Sırdar'ın yazdığı kitaplar 54:50 Kapanış YouTube kanalına abone olmak için ▷ http://bit.ly/FatihAltayli Gazeteci - Yazar Fatih Altaylı, Youtube kanalına özel gündemi yorumluyor.
Haziran 14, 2026
Tanrı, insanların yarattığı bir efsanedir görseli
3 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Prof. Dr. Ahmet Arslan & Fatih Altaylı - Teke Tek BilimTanrı, insanların yarattığı bir efsanedirShark FlexBreeze Portatif Fan - Eviniz ve Bahçeniz İçin Mükemmel Serinlik Çözümü! https://www.sharkninja.com.tr/products/shark-flexbreeze-portatif-fan-fa220eu?utm_source=fatih_altayli&utm_medium=youtube&utm_campaign=shark_fan_Jun26 00:00 Giriş 05:47 Neden iyimser olmalıyız? 14:48 Yaratılan efsaneler nelerdir? 26:15 Kuzey Kore nasıl değişmeden kalabildi? 28:51 Matematik Köyü nasıldı? 34:17 Söyledikleri sonrasında tepki geliyor mu? 42:10 Dinlere inananlarda bir azalma var mı? 47:52 Avrupa'da dinin zayıflamasında kilisenin etkisi var mı? 1:00:34 Allah'ın “İnsanı neden yarattın?” sorusuna cevabı 1:04:05 Kapanış #işbirliği
Haziran 14, 2026