İstanbul 10°
FatihAltayli

Fatih Altaylı

Diğer yazılarıFatihAltaylı
detail banner reklam

Örgüte mesaj nasıl iletildi?

FatihAltaylı
Köşe Yazısı

Fatih Altaylı

Kasım 3, 2010

Örgüte mesaj nasıl iletildi?

TERÖR örgütü PKK'nın "ateşkesi seçime kadar uzatmasıyla" terörü bitirmek üzere bir formül geliştirilmesi olasılığı belirdi:
"Bundan sonra seçim falan yapmayalım, terör bitmiş olsun,"
Bazılarının bu formülü çok seveceğinden eminim,
Ancak yazımın konusu bu "saçma" formül değil elbet,
Başka bir şeye dikkat çekmek istiyorum,
Belki dikkat ettiniz, yaklaşık 15 gündür Öcalan ile avukatları arasında hiç görüşme olmadı, Yani Öcalan'ın avukatları aracılığıyla örgüte mesaj ulaştırma ihtimali olmayan iki hafta geçti,
Ve önceki gün biliyorsunuz Aysel Tuğluk, Öcalan'la görüşmeye gitti, Uzun bir aradan sonra yapılan ilk görüşme,
Tuğluk henüz İmralı'dayken, yani Öcalan'ın mesajını alıp örgüte iletme şansını bulamadan, terör örgütü bir açıklama yaptı ve "Eylemsizlik sürecini seçimlere kadar uzattığını, teröristlerini de Türkiye dışına çekeceğini" duyurdu,
Örgüt ve Öcalan daha önceki açıklamalarında, "Müzakere süreci başlamadan ateşkesi uzatmayacaklarını" söylemişlerdi,
Öcalan'la müzakere sürecinin başladığını ise ancak Tuğluk'un karaya çıkmasından ve yaptığı açıklamadan sonra öğrendik,
Ne var ki örgüt "ateşkesi uzattığını" bundan önce duyurdu,
Şimdi benim merak ettiğim şu: "Öcalan, Aysel Tuğluk'la mesaj iletmediğine ve bilinen başka bir temas da olmadığına göre örgüte mesajını nasıl ve hangi yolla iletti?"
Acaba, o çok istediği telefona kavuştu mu?


En büyük bayram bu bayram

PAZAR akşamı evde oturuyoruz,
"Zarrr" kapı çaldı,
Açtım, Karşımda birkaç ufaklık, Üzerlerinde garip "sözde" korkunç kıyafetler, Kimi zebani olmuş, kimi cadı,
Ama korkunç olmaktan çok "sevimli" olmuşlar,
"Şere ya da şaka" diye bağırıyorlar,
"N'oluyoruz çocuklar" dedim,
Biri, "Bugün Cadılar Bayramı Fatih, bilmiyor musun?" dedi,
"Eeee, size ne cadıların bayramından" dedim,
O sırada eşim geldi, "Çocukları bayma" deyip şeker kâsesini uzattı,
Kapışıp gittiler,
Ben gelen çocukları sorgularken bir de baktım, bizim kız da yüzü gözü boyalı vampir kılığında sokakta koşturuyor,
Zaten çoluk çocuk dışarıda, Kapıları çalıyorlar, Kapı açılmazsa kapıya yumurta atıp kaçıyorlar,
Kapı gece yarısına kadar durmadan çaldı, durmadan şeker dağıttık,
Bir ara şeker bitince bakkala gidip birkaç paket daha aldım,
Sonra bizimki de eve geldi, Masada arkadaşlarıyla ganimetleri saydılar, Kim kaç şeker toplamış, hangi komşu ne vermiş, Hangi komşu kapıyı açmamış,
Çocukların eğlenmelerine bayıldım,
Aslına bakarsanız başlangıçtaki fikrim "kızgınlıktı",
"Bizim bayramlarımızı niye böyle coşkuyla kutlamıyorsunuz" diyecektim çocuklara,
Ama onlar çocuk,
Ve kabahat onlarda değil, bizde,
"İthal bayramları" daha bir coşkuyla kutlamalarının nedeni, bizim kendi bayramlarımızı aynı derecede bir şenliğe çeviremememiz,
Hele hele kentleşme arttıkça, aileler uzaklaşıp küçüldükçe bayramların tadı iyice azaldı,
Milli bayramları okulda sıkıcı bir tören, dini bayramları büyükleri gezip el öpmek ve birkaç kuruş harçlık almakla sınırlayıp çocuklar için de bir şenlik haline getiremedik,
Şimdi kızıyoruz ister istemez, "Lan eloğlunun Cadılar Bayramı'ndan bize ne" diye,
Çocuklara sorsak Demirel gibi yanıt verecekler, "Baba bayramları şenlik gibi kutlamayı öğrettiniz de biz mi öğrenmedik" diye!
Not: Ukalalık edeceklere önceden yazayım, "Sizin oralarda kutlanıyor bu Cadılar Bayramı" diyeceklere, Doğrudur ben de yurt çapında, dış temsilciliklerimizde ve KKTC'de kutlandığını söylemedim zaten ama çocuklar arasında giderek yaygınlaştığını görüyorum ve doğrusu bu ya üzülüyorum için için,


İthalatta günaha dikkat

HAYVANCILIKLA uğraşan bir okurumdan "et ithalatıyla" ilgili ilginç bir bilgi geldi,
Okurum şöyle yazmış:
"Özellikle Kurban Bayramı öncesi Avrupa'dan yapılacak et ithalatıyla ilgili bazı konuların açıklığa kavuşması lazım,
Avrupa'dan canlı hayvan getiriliyor,
Hepimiz biliyoruz ki, hayvancılıkta artık suni yem kullanımı çok yaygın ve gerekli, Avrupa'dan yapılacak ithalatta gelecek büyükbaş hayvanların hemen hemen tamamı bu suni yemle beslenmiş hayvanlar olacak,
Suni yemlerde ise gelişmeyi hızlandırmak için protein kullanımı yaygındır, Bu proteinin elde edilme yollarından birisi de yemlerde kesilmiş hayvanların artıklarının kullanılmasıdır, Bunlar un haline getirilerek suni yemlere eklenir,
Avrupa'da bu suni yemlerde domuz artıkları da kullanılır, Yani gelecek hayvanların domuz eti yemiş olmaları büyük olasılıktır, Benim açımdan bir mahzuru olmamakla birlikte, dini kurallara uygun yaşamak isteyen yurttaşlarımızın bilmeden bu kuralları ihlal etmesine neden olacak böyle bir ithalatın dikkatli yapılması gerekir,"
Bence yerinde bir uyarı,



Silivri'ye havalimanı mı olur!

İSTANBUL'a üçüncü havalimanı yapılacakmış,
Bence lüzumsuz gibi duruyor,
Çünkü uzmanlarla yaptığım onca konuşmadan anladığım şu: İstanbul'un sorunu havalimanı değil, hava sahasının doğru kullanımı,
İstanbul hava sahasını, ABD ve Avrupa ülkelerindeki yoğun havalimanları kadar iyi kullanamıyor,
Sorunun temel kaynağı bu,
YApılacak bir havalimanı, hava sahasını büyütmeyeceği için de sorun fazla değişmeyecek, Yeni yapılacak liman da aynı hava sahasını kullanacağı için yeni bir havalimanı anlamsız,
İlle de bir şey yapılacaksa Florya ve Yeşilköy'de belki kamulaştırmalar yapılarak bir pist daha inşa edilmesi olabilir,
Bunun maliyeti, yeni bir havalimanı yapmaktan büyük bir ihtimalle daha düşük olacaktır,
Hele hele Silivri'ye bir havalimanı yapmak iyice anlamsız bir iş,
İstanbul'a 70 kilometre mesafede bir liman çok da cazip olmaz,
İlla yapılacaksa, 3, köprü yoluna yakın, Karadeniz sahilinde bir yer daha makul,

NE ZAMAN ADAM OLURUZ?
Bilmediklerimizin bildiklerimizden çok daha fazla olduğunu anlayacak kadar bildiğimiz zaman

FatihAltaylı
X’te yanıtla

X’te yazı hakkında yorumlarınızı paylaşın.

FatihAltaylı
  • Geçmiş yazılar

TümüFatihAltaylı
217
Köşe Yazıları
217

Fatih Altaylı

Şubat 20, 2026

Mevzu bahis
Köşe Yazıları
Mevzu bahis

Fatih Altaylı

Şubat 19, 2026

Anayasa değişikliği ve başkan yardımcılığı
Köşe Yazıları
Anayasa değişikliği ve başkan yardımcılığı

Fatih Altaylı

Şubat 18, 2026

  • Videolar

TümüFatihAltaylı
"İnsanın kendini izlemesi kolay değil" görseli
FatihAltaylı
YouTube
Bedia Ceylan Güzelce & Ayça Bingöl"İnsanın kendini izlemesi kolay değil"Sanatın büyülü dünyasına birlikte dalıyoruz! 🎨🎬🎶 Resimden tiyatroya, müzikten edebiyata, danstan dijital sanata kadar uzanan geniş bir yelpazede, farklı bir sanat dallarına dair özgün içerikler, keyifli sohbetler ve ilham veren hikayelerle karşınızdayız. 00:00 Giriş 01:43 Setlerdeki çalışma koşulları ve kendisinin yaptığı işlere ara vermesi 02:48 Üniversitede kimya bölümünden oyunculuğa geçişi 05:31 Çocuklarında sanata dair ilgi ve istek görüyor mu? 09:00 Tiyatroda seyirci bazında nasıl değişimler var? 10:51 Pandemi sonrası tiyatrodaki değişimler? 12:54 Beyaz Tavşan Kırmızı Tavşan oyunu 15:40 Oyunlardan önce yaptığı bir şey var mı? 16:54 Cici filmi 18:09 Kendi oynadığı dizileri izleyebiliyor mu? 18:44 Oynayacağı dizi veya filmleri seçerken nelere bakıyor? 20:32 "Öyle Bir Geçer Zaman ki" dizisi hayatında neleri değiştirdi? 21:47 Sanat ile ilgilenen insanlara tavsiyeleri neler? 26:16 Teknoloji ile ilişkisi nasıl? 28:02 Tek kelimelik soru-cevap
Şubat 13, 2026
"Sanatçının bitti demesi zor" görseli
FatihAltaylı
YouTube
Bedia Ceylan Güzelce & Zekiye Sarıkartal"Sanatçının bitti demesi zor"Sanatın büyülü dünyasına birlikte dalıyoruz! 🎨🎬🎶 Resimden tiyatroya, müzikten edebiyata, danstan dijital sanata kadar uzanan geniş bir yelpazede, farklı bir sanat dallarına dair özgün içerikler, keyifli sohbetler ve ilham veren hikayelerle karşınızdayız. 00:00 Giriş 00:12 Bir günü nasıl geçiyor? 01:45 Yönünü sanata nasıl çevirdi? 12:01 Öğrencilerine hep neyi anlattı? 16:42 Soru-Cevap 17:56 Kapanış
Şubat 6, 2026
"Senaryo yazmak bir dünya kurmaktır" görseli
FatihAltaylı
YouTube
Bedia Ceylan Güzelce & Nilgün Öneş"Senaryo yazmak bir dünya kurmaktır"Sanatın büyülü dünyasına birlikte dalıyoruz! 🎨🎬🎶 Resimden tiyatroya, müzikten edebiyata, danstan dijital sanata kadar uzanan geniş bir yelpazede, farklı bir sanat dallarına dair özgün içerikler, keyifli sohbetler ve ilham veren hikayelerle karşınızdayız. 00:00 Giriş 01:10 Süper Baba hikayesi nasıl başladı? 02:14 Kendi görsel dünyasını nasıl geliştirdi? 04:37 Geçmişten günümüze senaryolarda yazılan hikayelerde ne gibi değişiklikler oldu? 07:14 "Ağlamak Yok" kitabı 09:13 Uzun yazılan senaryolar ve hikayeleri insanlara ne katıyor? 11:33 Günümüzde senaryolardaki hikayelerde nasıl değişimler oldu? 13:02 Senaryo yazarken unutamadığı anıları var mı? 15:05 İyi bir senaryo yazarı nasıl çalışır? 18:06 Belirli bir dönemin ya da bir olayın hikayesini yazmak ister miydi? 19:18 "Ayrılık da Sevdaya Dahil" dizisi 23:50 Önümüzdeki süreçte planları neler? 24:29 Senaryo yazarı olarak yapay zekadan faydalanabiliyor mu? 27:12 Sinemada büyük ve uzun hikaye anlatım dönemi bitiyor mu? 28:50 Tek kelimelik soru-cevap 30:32 Kapanış
Ocak 30, 2026