İstanbul 18°
FatihAltayli

Fatih Altaylı

Diğer yazıları
detail banner reklam

Diziler olmadan ruh sağlığımız normal miydi!

Köşe Yazıları

Fatih Altaylı

Kasım 21, 2010

Diziler olmadan ruh sağlığımız normal miydi!

MİLLETVEKİLİ Halide İncekara, televizyonlarımızda gösterilmekte olan bazı dizilerin senaristleri için "Ruh hastası" yorumunu yaptı,
Haliyle kıyamet koptu,
Senaryolara baktığınız zaman, Halide İncekara'ya hak verebilirsiniz, Müthiş çarpık ilişkiler, tecavüzler, aklınıza bile gelmeyecek her türlü rezillik bu öykülerde var,
Peki acaba "hastalıklı" olan senaristler mi?
Yoksa onların yaptığı sadece "toplumsal gerçeği" bir şekilde yansıtmak mı?
Bana öyle geliyor ki, gerçek olan ikincisi,
İşte bugünkü manşetimiz,
Herhangi bir senaristin, ruh hastası bile olsa aklına gelir mi böyle bir olay? Bunu yazmak bile derin bir psikolojik bozukluk gerektirirken, bunu yaşayan, yapan var,
Bir adam, eşinden ayrılıyor, İki kızı kendisiyle kalıyor, Kızlarına tecavüz ediyor, İkinci eşinin çocuğunu öldürüyor, Onu makinede parçalıyor, ensest tecavüz mağduru öz çocuklarına cesedi verip çöpe attırıyor ve sonra da çocuklarını sokakta bırakıp kayboluyor,
Ya aylar öncesinde manşet yaptığımız sapık ki, yaptıklarını burada yazamıyorum bile, Elim titriyor,
Halide İncekara bir gün gelip bizimle haber masasına otursun ve önümüze gelen, bazılarını okurun midesi bile kaldırmayacağı için kullanamadığımız, bazılarını biraz törpüleyerek kullanmak zorunda kaldığımız onlarca haberi görsün,
Ve hastalığın nerede başladığına ondan sonra karar versin,
Üstelik bütün bu olaylar, daha televizyon hayatımızda yokken bile vardı,
Bugün senaryo olarak karşımıza çıkan kitapların, öykülerin çoğu televizyonlardan daha eski,
Elbette televizyonların bütün bu rezaletleri normalleştirici bir etkisi var ama ruhsal bozukluğun başlangıcı değil televizyonlar,
Olsa olsa sonucu,


Sofalize olmak

DÜNYA o kadar hızla gelişiyor ve değişiyor ki, bu değişime “dilin” ayak uydurması oldukça güç,
Yaşam tarzlarındaki, hareket biçimlerindeki değişimler sürekli yeni kavramlar gerektiriyor, İngilizler ya da İngilizce, dünyadaki her türlü gelişmeye ve değişmeye yeni terimler ve kavramlar bulma konusunda oldukça mahir,
Bunlardan birini geçen hafta Sunday Times’ta gördüm: “Sofalising,”
Şimdilik sadece sokak dilinde ama yakında Redhouse veya Webster’a da gireceği kesin,
Ne demek “sofalising” ya da “sofalize olmak”,
İki anlamı var:
1, Evde televizyon seyrederek, koltuğa gömülüp arkadaşlarla ve dostlarla “onlayn sosyal netvörk”ler aracılığıyla görüşmek,
2, Gerçek insanlarla buluşma ihtiyacı hissetmeden sosyal olmak,
Bugün gerçekten durum bu,
Büyük ihtimalle sizin de çevrenizde bu tarz bir yaşamın geliştiğini fark ediyorsunuz,
Büyük çoğunluğunun elinde bir iPhone veya Blackberry olan insanlar, gözlerini ekrandan kaldırmadan sürekli olarak yazışıyorlar,
Bir yandan rutin işlerini sürdürür gibi görünüyorlar ama diğer yandan parmakları sürekli telefonun üzerinde, Durmadan yazıyorlar,
Üstelik de aynı anda çok geniş bir grupla,
Ya Twitter üzerinden, ya da Facebook,
Birbirlerinin ne yaptığını, neden hoşlandığı, neye güldüğünü, neyi izlediğini anında, gerçek zamanlı olarak takip eden bir geniş arkadaş grubu,
Bazılarını gerçek hayatta da tanıyorlar,
Bazılarını ise hiç görmemişler, Sadece sanal bir kimlik üzerine kurulmuş, müthiş samimiyetler,
Eşlerin, yakın arkadaşların bile bilmediği kadar ayrıntılı bir biçimde birbirleriyle hayatlarını paylaşıyorlar,
Ve bunu koltuklarından kalkmadan, kanepeye yayılmış, yatakta pijamayla ve hatta banyoda bile sürdürebilme rahatlığı içinde, Tabii gerçek anlamda sosyalleştiklerinde bile “sofalize” olmaya devam ediyorlar, Hatta bir yemekte bile birbirleriyle ekran üzerinden konuşuyor veya gerçek yanlarındaki arkadaşlardan çok, ekrandaki arkadaşlarına konsantre oluyorlar,
“Sofalize” olmak öyle bir hale gelmiş ki, artık gerçek arkadaşlara ihtiyaç bile yok, Yanlarındakiyle konuşma ihtiyacı bile hissetmeden, telefon veya laptop ekranına kilitleniyor, gerçek dünyayı o ekran haline getiriyorlar,
Reklamcı Levent Erden’in yıllar önce ürettiği “screen age” yani “ekran çağı” kavramı tam olarak gerçek hale gelmiş durumda,
İnsanlar ekranda yaşıyorlar, Bilgisayar veya telefon ekranında,
Bunun yarattığı rahatlık dışında içerdiği tehlikeler kimsenin umurunda değil,
Fark etmiyorlar bile,
175 milyon insan, her gün yüz milyonlarca tweet atıyor,
500 milyon kişi sürekli Facebook’ta,
Facebook’ta 300’den az arkadaşa sahip olana gariban gözüyle bakılıyor, 1000’i aşmak ise maharet sayılıyor,
Twitter kendine has bir dil geliştirdi kısa sürede,
Tweet, retweet bildiklerimiz,
Bunun dışında MWI, ABEND, DM, ALOL, POKE, HASHTAG gibi kısaltmalar var, Yeni bir dil oluşuyor sanki,
Müptelaları için Twitter’da “unfollow” edilmek, yani takip listesinden çıkarılmak “Bir barda surata bir bardak içki fırlatılmasıyla eşdeğer” bir hakaret olmuş,
Tabii bu “sofalize” olma gerçeğinde ekonomik krizin, işsizlikteki tırmanmanın gerçek sosyalleşmeyi güç ve pahalı hale getirmesinin de etkisi olsa gerek,
Fazla sofalize olmanın, giderek ciddi bir hastalık haline geleceği kesin,
Not: Sofa, İngilizce’de geniş koltuk ya da divan anlamında kullanılıyor,


Polat, neden istifa etmiyor?

GALATASARAY, benim bildiğim tarihinin yani son 45 yılın en berbat dönemini yaşıyor,
Dün Spor Müdürümüz Halil Özer, ki 20 yıldır Galatasaray muhabirliği yapar, bu konuda müthiş bir analiz kaleme aldı,
Facia bir yönetim, Her biri kendi egosunu şişirmekle meşgul, hiçbir halta yaramaz, Galatasaray camiasının bile tanımadığı, bilmediği yöneticiler,

Yazının devamı için tıklayınız

NE ZAMAN ADAM OLURUZ?
Gerektiğinde bırakıp gitmenin de şerefli bir davranış olduğunu anladığımız zaman

FatihAltaylı
X’te yanıtla

X’te yazı hakkında yorumlarınızı paylaşın.

  • Geçmiş yazılar

Tümü
Ekrandaki şiddetin sorumlusu RTÜK zihniyeti
Köşe Yazıları
Ekrandaki şiddetin sorumlusu RTÜK zihniyeti

Fatih Altaylı

Nisan 21, 2026

Umursamazlık
Köşe Yazıları
Umursamazlık

Fatih Altaylı

Nisan 20, 2026

Modern zamanın Gertrude Bell özentisi
Köşe Yazıları
Modern zamanın Gertrude Bell özentisi

Fatih Altaylı

Nisan 19, 2026

  • Videolar

Tümü
Adalet bir duygu mudur? görseli
Dün
FatihAltaylı
YouTube
Fatih Altaylı & Bedia Ceylan Güzelce - Teke Tek KitapAdalet bir duygu mudur?Kitapyurdu: https://www.kitapyurdu.com/?srsltid=AfmBOorlol9UhdW5ABYzEMpGL1N1tYeOW-RfhiwgTMoyO3DNHb2uF-Z6 📚 Teke Tek Kitap’ın bu bölümünde Adalet ve Annem Şefika kitaplarını ele aldık. Felsefe ve kişisel anlatı ekseninde farklı perspektifler sunan bu iki eserin anlattıklarını, arka planlarını ve okura sunduğu fikirleri birlikte değerlendirdik. 🔎 Teke Tek Kitap’ta her ay farklı kitapları mercek altına alıyor, yazarlarını, konularını ve tartışmaya açtıkları meseleleri konuşuyoruz. 00:00 Giriş 01:00 Spor izleyicisi olmak 06:01 Kültür-sanat takipçisi olmak 11:15 Michael J. Sandel’in “Adalet” kitabı 34:22 Nuriye Ortaylı’nın “Annem Şefika” kitabı 46:50 “Yan Yana” serileri 55:32 Artemis II 1:02:51 Kapanış
Nisan 20, 2026
"Plastik ambalajlı her ürün tehlikeli!" görseli
2 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Prof. Dr. Sedat Gündoğdu & Fatih Altaylı - Teke Tek Bilim"Plastik ambalajlı her ürün tehlikeli!"Espresso, cold brew, filtre kahve; tek cihazda. Ninja Luxe Café Premier'ı keşfedin: https://www.sharkninja.com.tr/products/ninja-luxe-cafe-premier-espresso-makinesi-es601eu?utm_source=Fatih_altayli&utm_medium=youtube&utm_campaign=shark_ninja_kahve_makinesi_April26 Shark PowerDetect Clean&Empty ile güçlü algılama ve Auto-Empty sistemiyle toza temas etmeden hijyenik temizliği keşfedin: https://www.sharkninja.com.tr/products/shark-powerdetect-clean-empty-sarjli-dikey-supurge-gold-ip3251eut?utm_source=Fatih_altayli&utm_medium=youtube&utm_campaign=shark_ninja_supurge_April26 #işbirliği 00:00 Giriş 01:59 Plastik nedir? 08:27 Plastik poşetlerin üzerindeki geri dönüşüm logoları ne anlama geliyor? 08:43 Monomer ve polimer 10:34 Plastik ve naylon farkları 13:07 Tek kullanımlık plastikler 16:13 Plastik doğada çözünebilir mi? 16:52 Plastik mikroplastiğe nasıl dönüşür? 22:58 Mikroplastiğe en çok nerelerde rastlanıyor? 26:21 Sigaralardaki plastikler 30:26 Bu plastiklerin insana zararı nedir? 37:44 Plastik barındıran en tehlikeli ürünler neler? 38:44 Çöp ithalatı 46:43 Organik çöplerin yakılarak elektriğe dönüştürülmesi 48:15 Çöpler yakılmadan ne yapılabilir? 50:14 Dünyada sıfır atık projesi uygulayan ülke var mı? 54:05 Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ile ortak projeleri var mı? 55:01 Türkiye sıfır atık projesinde ne kadar başarılı? 1:01:34 Türkiye dünyada çöp üretimi ve yönetimi konusunda ne durumda? 1:03:30 İthal edilen çöpe para ödeniyor mu? 1:03:46 Çöp ithalatı ile organize suçlar bağlantılı olabilir mi? 1:04:52 Kapanış
Nisan 19, 2026
Fatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Seçmediğim işler hep uzun sürdü!" görseli
2 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Rıza KocaoğluFatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Seçmediğim işler hep uzun sürdü!"Teke Tek Bilim ▷ https://www.youtube.com/@TekeTekBilim 00:00 Giriş 01:39 İzmir’de doğmak nasıl bir his? Ailesi nasıldı? 07:07 Düşünceleri yüzünden linç yiyor mu? 08:06 Göztepe taraftarlığı nereden geliyor? 13:09 Oyunculuğa nasıl başladı? 17:30 Belediyenin tiyatro kursundan sonra ne yaptı? 17:58 İlk profesyonel sahne deneyimi neydi? 22:46 Diziye geçiş süreci nasıl oldu? 25:05 Kaçırdığı projelere üzülüyor mu? 26:54 Yılmaz Erdoğan’la çalışmak ve BKM’nin oyunculuğa katkısı 29:19 İnci Taneleri neden bitti? 30:34 Organize İşler süreci nasıl gelişti? 31:42 Çukur dizisi hakkında 33:41 Sanatçı gözüyle siyaset ve gençler 35:03 Kız kardeşi nasıl oyuncu oldu? 36:23 Fit kalmak için neler yapıyor? 40:14 Göz önünde bir hayat yaşamak rahatsız edici mi? 42:43 Gelecek planları neler? 43:36 Yeni proje veya dizi var mı? 45:42 Yargısal süreçler hakkında 46:36 Neden ayda sadece 2-3 oyun sahneliyor? 48:35 Oyunculuğun yanında yazarlık/yönetmenlik düşünüyor mu? 50:00 Gelecekteki projeleri neler? 51:07 Kapanış #işbirliği YouTube kanalına abone olmak için ▷ http://bit.ly/FatihAltayli Gazeteci - Yazar Fatih Altaylı, Youtube kanalına özel gündemi yorumluyor.
Nisan 19, 2026