İstanbul 19°
FatihAltayli

Fatih Altaylı

Diğer yazıları
detail banner reklam

Diziler olmadan ruh sağlığımız normal miydi!

Köşe Yazıları

Fatih Altaylı

Kasım 21, 2010

Diziler olmadan ruh sağlığımız normal miydi!

MİLLETVEKİLİ Halide İncekara, televizyonlarımızda gösterilmekte olan bazı dizilerin senaristleri için "Ruh hastası" yorumunu yaptı,
Haliyle kıyamet koptu,
Senaryolara baktığınız zaman, Halide İncekara'ya hak verebilirsiniz, Müthiş çarpık ilişkiler, tecavüzler, aklınıza bile gelmeyecek her türlü rezillik bu öykülerde var,
Peki acaba "hastalıklı" olan senaristler mi?
Yoksa onların yaptığı sadece "toplumsal gerçeği" bir şekilde yansıtmak mı?
Bana öyle geliyor ki, gerçek olan ikincisi,
İşte bugünkü manşetimiz,
Herhangi bir senaristin, ruh hastası bile olsa aklına gelir mi böyle bir olay? Bunu yazmak bile derin bir psikolojik bozukluk gerektirirken, bunu yaşayan, yapan var,
Bir adam, eşinden ayrılıyor, İki kızı kendisiyle kalıyor, Kızlarına tecavüz ediyor, İkinci eşinin çocuğunu öldürüyor, Onu makinede parçalıyor, ensest tecavüz mağduru öz çocuklarına cesedi verip çöpe attırıyor ve sonra da çocuklarını sokakta bırakıp kayboluyor,
Ya aylar öncesinde manşet yaptığımız sapık ki, yaptıklarını burada yazamıyorum bile, Elim titriyor,
Halide İncekara bir gün gelip bizimle haber masasına otursun ve önümüze gelen, bazılarını okurun midesi bile kaldırmayacağı için kullanamadığımız, bazılarını biraz törpüleyerek kullanmak zorunda kaldığımız onlarca haberi görsün,
Ve hastalığın nerede başladığına ondan sonra karar versin,
Üstelik bütün bu olaylar, daha televizyon hayatımızda yokken bile vardı,
Bugün senaryo olarak karşımıza çıkan kitapların, öykülerin çoğu televizyonlardan daha eski,
Elbette televizyonların bütün bu rezaletleri normalleştirici bir etkisi var ama ruhsal bozukluğun başlangıcı değil televizyonlar,
Olsa olsa sonucu,


Sofalize olmak

DÜNYA o kadar hızla gelişiyor ve değişiyor ki, bu değişime “dilin” ayak uydurması oldukça güç,
Yaşam tarzlarındaki, hareket biçimlerindeki değişimler sürekli yeni kavramlar gerektiriyor, İngilizler ya da İngilizce, dünyadaki her türlü gelişmeye ve değişmeye yeni terimler ve kavramlar bulma konusunda oldukça mahir,
Bunlardan birini geçen hafta Sunday Times’ta gördüm: “Sofalising,”
Şimdilik sadece sokak dilinde ama yakında Redhouse veya Webster’a da gireceği kesin,
Ne demek “sofalising” ya da “sofalize olmak”,
İki anlamı var:
1, Evde televizyon seyrederek, koltuğa gömülüp arkadaşlarla ve dostlarla “onlayn sosyal netvörk”ler aracılığıyla görüşmek,
2, Gerçek insanlarla buluşma ihtiyacı hissetmeden sosyal olmak,
Bugün gerçekten durum bu,
Büyük ihtimalle sizin de çevrenizde bu tarz bir yaşamın geliştiğini fark ediyorsunuz,
Büyük çoğunluğunun elinde bir iPhone veya Blackberry olan insanlar, gözlerini ekrandan kaldırmadan sürekli olarak yazışıyorlar,
Bir yandan rutin işlerini sürdürür gibi görünüyorlar ama diğer yandan parmakları sürekli telefonun üzerinde, Durmadan yazıyorlar,
Üstelik de aynı anda çok geniş bir grupla,
Ya Twitter üzerinden, ya da Facebook,
Birbirlerinin ne yaptığını, neden hoşlandığı, neye güldüğünü, neyi izlediğini anında, gerçek zamanlı olarak takip eden bir geniş arkadaş grubu,
Bazılarını gerçek hayatta da tanıyorlar,
Bazılarını ise hiç görmemişler, Sadece sanal bir kimlik üzerine kurulmuş, müthiş samimiyetler,
Eşlerin, yakın arkadaşların bile bilmediği kadar ayrıntılı bir biçimde birbirleriyle hayatlarını paylaşıyorlar,
Ve bunu koltuklarından kalkmadan, kanepeye yayılmış, yatakta pijamayla ve hatta banyoda bile sürdürebilme rahatlığı içinde, Tabii gerçek anlamda sosyalleştiklerinde bile “sofalize” olmaya devam ediyorlar, Hatta bir yemekte bile birbirleriyle ekran üzerinden konuşuyor veya gerçek yanlarındaki arkadaşlardan çok, ekrandaki arkadaşlarına konsantre oluyorlar,
“Sofalize” olmak öyle bir hale gelmiş ki, artık gerçek arkadaşlara ihtiyaç bile yok, Yanlarındakiyle konuşma ihtiyacı bile hissetmeden, telefon veya laptop ekranına kilitleniyor, gerçek dünyayı o ekran haline getiriyorlar,
Reklamcı Levent Erden’in yıllar önce ürettiği “screen age” yani “ekran çağı” kavramı tam olarak gerçek hale gelmiş durumda,
İnsanlar ekranda yaşıyorlar, Bilgisayar veya telefon ekranında,
Bunun yarattığı rahatlık dışında içerdiği tehlikeler kimsenin umurunda değil,
Fark etmiyorlar bile,
175 milyon insan, her gün yüz milyonlarca tweet atıyor,
500 milyon kişi sürekli Facebook’ta,
Facebook’ta 300’den az arkadaşa sahip olana gariban gözüyle bakılıyor, 1000’i aşmak ise maharet sayılıyor,
Twitter kendine has bir dil geliştirdi kısa sürede,
Tweet, retweet bildiklerimiz,
Bunun dışında MWI, ABEND, DM, ALOL, POKE, HASHTAG gibi kısaltmalar var, Yeni bir dil oluşuyor sanki,
Müptelaları için Twitter’da “unfollow” edilmek, yani takip listesinden çıkarılmak “Bir barda surata bir bardak içki fırlatılmasıyla eşdeğer” bir hakaret olmuş,
Tabii bu “sofalize” olma gerçeğinde ekonomik krizin, işsizlikteki tırmanmanın gerçek sosyalleşmeyi güç ve pahalı hale getirmesinin de etkisi olsa gerek,
Fazla sofalize olmanın, giderek ciddi bir hastalık haline geleceği kesin,
Not: Sofa, İngilizce’de geniş koltuk ya da divan anlamında kullanılıyor,


Polat, neden istifa etmiyor?

GALATASARAY, benim bildiğim tarihinin yani son 45 yılın en berbat dönemini yaşıyor,
Dün Spor Müdürümüz Halil Özer, ki 20 yıldır Galatasaray muhabirliği yapar, bu konuda müthiş bir analiz kaleme aldı,
Facia bir yönetim, Her biri kendi egosunu şişirmekle meşgul, hiçbir halta yaramaz, Galatasaray camiasının bile tanımadığı, bilmediği yöneticiler,

Yazının devamı için tıklayınız

NE ZAMAN ADAM OLURUZ?
Gerektiğinde bırakıp gitmenin de şerefli bir davranış olduğunu anladığımız zaman

FatihAltaylı
X’te yanıtla

X’te yazı hakkında yorumlarınızı paylaşın.

  • Geçmiş yazılar

Tümü
Fon dolandırıcılığı seçmene nasıl anlatılıyor!
Köşe Yazıları
Fon dolandırıcılığı seçmene nasıl anlatılıyor!

Fatih Altaylı

Ekim 5, 2026

Amaç siyasi zararı azaltmak
Köşe Yazıları
Amaç siyasi zararı azaltmak

Fatih Altaylı

Ekim 4, 2026

TFF’de istifa ya da istifalar yakın
Köşe Yazıları
TFF’de istifa ya da istifalar yakın

Fatih Altaylı

Ekim 2, 2026

  • Videolar

Tümü
Fatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Türk bilardosu başarı mirasına sahip!" görseli
Dün
FatihAltaylı
YouTube
Güzin Müjde KarakaşlıFatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Türk bilardosu başarı mirasına sahip!"Hayattaki gerçek lüks, kaliteli bir uykudur. Kaliteli uyku deneyimini keşfetmek için Yatsan mağazaları ve yatsan.com’a davetlisiniz. www.yatsan.com Teke Tek Bilim ▷ https://www.youtube.com/@TekeTekBilim 00:00 Giriş 02:45 Bilardo ile nasıl tanıştı, hikâyesi nasıl gelişti? 06:01 Voleyboldan neden uzaklaştı? 09:06 İlk katıldığı şampiyonada derece yapabildi mi? 09:46 Üniversite ile bilardo beraber gidebildi mi? 11:36 İyi bir ıstaka kaç para? 13:41 3 senede bilardo çözülebilir mi? 14:55 Bir bilardo şampiyonu kaç saat bilardo oynar? 16:01 Türkiye’de bilardocular nasıl seçiliyor? 17:18 PBA sadece Kore’de mi var? 17:06 Bilardoda takımlar var mı, yoksa bireysel giden bir spor mu? 18:12 Bilardo pahalı bir iş mi? 18:47 Bilardodan para kazanabiliyor mu, avukatlıkla beraber nasıl yaptı? 19:52 Senede kaç turnuva var? 21:43 Türkiye 3 ana dalda şampiyon olan ülkelerden mi? 22:46 Türkiye’de kaç bilardocu var? 24:45 Bilardo yaşam tarzını etkiler mi? 26:02 Vuruş hesaplarını nasıl yapıyorlar? 29:52 Basit alınacak bir sayıyı daha havalı vurduğu oluyor mu? 30:41 Istakanın ucuna neden tebeşir sürülür? 32:35 Bilardoda masadan masaya fark olur mu? 35:14 Bilardoda kadınlar için de bir kıyafet düzeni var mıdır? 37:14 Evinde bir bilardo masası var mı? 39:35 Eskiye göre Avrupa’da bilardo daha mı az revaç görüyor? 41:16 Bilardonun bir yaşı var mı? 42:52 Bilardo bir centilmenlik sporu mu? 43:54 Beyaz topla başlayıp bitirilen eller oluyor mu? 44:40 Bilardonun simülatörü var mı? 45:52 Gelecek için bir şampiyonluk sözü verebilir mi? 48:16 Kapanış #işbirliği YouTube kanalına abone olmak için ▷ http://bit.ly/FatihAltayli Gazeteci - Yazar Fatih Altaylı, Youtube kanalına özel gündemi yorumluyor.
Ekim 4, 2026
Din, modern insanın hayatındaki yerini tamamladı mı? görseli
Dün
FatihAltaylı
YouTube
Prof. Dr. Ahmet Arslan & Fatih AltaylıDin, modern insanın hayatındaki yerini tamamladı mı?00:00 Giriş 02:14 Hazırladığı kitabı 04:04 Son zamanlarda neden din konusu üzerine çalışmalar yaptı? 23:02 Gelecekte dinleri ve inançları nasıl görüyor? 37:00 Sentetik akılda basiret olacak mı? 53:20 Aslında insanoğlu Matrix'te mi yaşıyor? 1:03:00 Psikoloji geleceğin bilimi mi? 1:09:35 Kapanış #işbirliği
Ekim 4, 2026
Hilux'un hızlı evrimi! Yeni Toyota Hilux görseli
3 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Fatih Altaylı ile Direksiyonda Teke TekHilux'un hızlı evrimi! Yeni Toyota HiluxYeni Toyota Hilux tüm gücüyle sahnede! Direksiyonda Teke Tek’in bu bölümünde Fatih Altaylı, gelişmiş arazi performansı ve sportif detaylarıyla öne çıkan bu özel versiyonu test ediyor. Teke Tek Bilim ▷ https://www.youtube.com/@TekeTekBilim
Ekim 2, 2026