İstanbul 11°
FatihAltayli

Fatih Altaylı

Diğer yazıları
detail banner reklam

Tekil sosyallikler

Köşe Yazıları

Fatih Altaylı

Kasım 28, 2010

Tekil sosyallikler

GEÇEN hafta "koltukta oturup cep telefonu ve bilgisayarla Twitter ve Facebook üzerinden sosyalleşmeyi" tanımlayan"Sofalizing"i ya da "Sofalize olmayı" anlattım,
Reklamcı, iletişim-pazarlama gurusu Levent Erden'in, -ki kendisi Mağara Levent olarak da bilinir- "Screen Age" yani ekran çağı tanımını da anlatıp "Artık hayatlar ekranlarda yaşanıyor, Cep telefonu, bilgisayar ve televizyon ekranında" dedim,
Mağara Levent aradı, Bu meseleye özel aramadı, Zaten hep arar, Ama aramışken hemen "Ekran Çağı"ndan sonra bulduğu yeni kavramı aktardı,
"Tekil sosyallikler,"
Tekil sosyallik dediği şu,
Sosyal ağlar üzerinde kendini çok geniş bir çevreye sahip zannederken, aslında yalnızsın,
Kalp krizi geçirsen yardım edecek kimse yok, Düşüp başını çarpsan kaldıracak kimse yok,
"Hadi iki kadeh parlatalım" desen kadehi tokuşturacağın kimse yok,
Üstelik de, sosyalleşirken arkadaş zannettiklerinin büyük bölümü belki de "sahte kişilikler",
Adı gerçekten söylediği gibi mi bilmiyorsun,
Cinsiyeti gerçekten söylediği gibi mi bilmiyorsun,
Fotoğrafı kendisi mi bilmiyorsun, Tipini bilmiyorsun,
Evinin yolunu bilmiyorsun, Adresini bilmiyorsun,
"Bebek'te oturuyorum" diyor, belki de Altınşehir'de yaşıyor,
"Ölüyorum" deyip can havliyle bir son tweet atsan yardımına gelecek kimse yok, Çünkü oturduğun semti bile yanlış söylemişsin,
Hadi de ki buldular, eve gelseler "Bu bizimki değil" diyecekler; çünkü sanal âlemdeki fotoğrafı bir dergide beğendiğin adamdan ya da kadından yürütmüşsün,
Levent Erden bunlara "tekil sosyallikler" diyor,
Bense bu durumu gelecek açısından çok tehlikeli buluyorum,
Öyle görünüyor ki, geleceğin mesleği psikiyatri olacak,
Sanal dünya ile gerçek dünya arasında bağlantı kurabilmek için,


Güzel bir yazı

BAZEN çok güzel yazılar çıkıyor karşımıza, mail'lerde, bloglarda,
Bunu da bir okur yollamış,
Nejdet Baykal yazmış,
Çok beğendim doğrusu, Paylaşmak istedim,
"Üç tarafı denizlerle çevrili olmasına rağmen çipurayı çiftlikte yetiştirmeyi başaran Türkiye, dünyanın en güzel meralarına sahipken, ineği de taaa Uruguay'dan getirmeyi başardı,
Yeterli ineğimiz yok çünkü,
Koyun sayımız iyi,
Öküz de getireceklerdi aslında,
Şöyle bi baktılar etrafa,,,
Eee, yeteri kadar var,
Var ama, hayvan başka şey, hayvancılık başka şey maalesef,
Bu Uruguay'dan ilk önce Lugano gelmişti bize,
Bonservisi 6,5 milyon Euro'ydu, 4 yılda ödenen para 14,5 milyon Euro,
Uruguay ineklerinin tanesi 1800 Euro, 8 bin tane gelecek, onlar da 14,5 milyon Euro,,,
Hadi diyelim, inek yetiştiremiyoruz, Bi tane Lugano yetiştirip Uruguay'a göndermeyi becerebilseydik, inekler bedavaya gelecekti yani,
O nedenle, Lugano'nun kaptanı olduğu Uruguay Milli Takımı, Dünya Kupası'na katılıyor, biz ise Uruguay ineklerinden mangal yapıp kupayı televizyondan seyrediyoruz anca,
Top çevirmeyi bırakıp kıyaslarsak: Türkiye'nin nüfusu 72 milyon, Alt tarafı 10 milyon ineği var, Uruguay alt tarafı 3,5 milyon kişi, 13 milyon ineği var,
Netice itibarıyla özet! Mesele, üç çocuk yapmak değil Yeğennn!
Mesele, üç inek yapmak,,,"


Saldırmanın dayanılmaz hafifliği

SON dönemde kenarda köşede kalmış, az satan gazetelerin hiç okunmayan yazarlarının ortak bir tutkusu var, Son dönem demek belki yanlış, uzun süredir var da, bu tutkunun dozunda son dönemde çılgınca bir artış var,
İki gazeteciye saldırmak,
Ertuğrul Özkök'e ve bana,
Gazeteciliğimizin son 20 yılına yönelik ağır saldırılar, Küfürler, hakaretler, aşağılamalar,
Ertuğrul Özkök'le ben aslında taban tabana zıt karakterleriz, Kişiliklerimizde pek bir benzerlik yok,
Ama ortak yönlerimiz de çok,
O da ben de uzun süre çok okunan gazetelerde çalıştık, yönettik, Hatta ben birini yoktan var ettim arkadaşlarımla,
Genelde başarılıydık, Okunduk, Etkili olduk, gündem oluşturduk,
Çok doğrular yazdık,
Çok da hatalarımız oldu, Ama sağolsun okur sevse de, nefret etse de bizimle bağını koparmadı, Okudu, Gazetelerimizi aldı,
Özkök'le benzeliklerimiz bununla sınırlı,
Ha bir de ister inanın, ister inanmayın, "Tüccar gazeteci" olmadık, Hatta ben yönettiğim yayın kuruluşlarının muhasebe servislerinden bile hep uzak durdum,
Dediğim gibi çok doğru da yazdık, çok hata da yaptık, 20 yıl her gün okur önüne çıktık,
Ben kendi payıma yaptığım hatalardan sonra özür dilediğim de oldu, Belki daha da dileyeceğim özürler vardır,
Ama okuru kandırmadım, Kimsenin adamı olmadım,
Şimdi bize bu saldırıları yapanlar bizim geçmişte bazılarına yönelik "linç kampanyaları" yaptığımızı ve hatta onların ölümlerine neden olduğumuzu söylüyorlar,
Verdikleri örnek de Ahmet Kaya,
Yapmadım ya, de ki yaptım,
De ki, Ahmet Kaya içtiği sigaralardan, içkiden, düzensiz hayatından değil de bizim yazılarımız yüzünden kaçtığı için vatan hasretinden öldü,
Peki şimdi bize küfredenleri okuyan bir manyak gelip bizi vursa ya da sekte-i kalpten ölsek, bizi suçlayanlar da aynı "linci" yapmış olmayacaklar mı?
Ha şunu da söyleyeyim; yazılanlara zerre önem verdiğim yok,
Çünkü yazanların ne "mal" olduğu belli,
Sadece "hangi soydan" geldiklerini görün ve ilkesizliklerini anlayın diye yazıyorum,
Onların yazdıkları bana vız gelir tırıs gider,
Ben bu ülkeyi, bu vatanı, bu cumhuriyeti seviyorum arkadaş, Onlarla en temel farkım da bu,
Bu sevgi beni daha çok götürür,

NE ZAMAN ADAM OLURUZ?
Başarıya söverek başarılı olunmayacağını anladığımız zaman

FatihAltaylı
X’te yanıtla

X’te yazı hakkında yorumlarınızı paylaşın.

  • Geçmiş yazılar

Tümü
Gazeteci ile kavga edilir mi!
Köşe Yazıları
Gazeteci ile kavga edilir mi!

Fatih Altaylı

Nisan 6, 2026

Bu benzetme haksızlık
Köşe Yazıları
Bu benzetme haksızlık

Fatih Altaylı

Nisan 5, 2026

Uğurcan
Köşe Yazıları
Uğurcan

Fatih Altaylı

Nisan 3, 2026

  • Videolar

Tümü
Fatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Oyunculuk para için yapılacak iş değil!" görseli
2 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Mert Ramazan DemirFatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Oyunculuk para için yapılacak iş değil!"Teke Tek Bilim ▷ https://www.youtube.com/@TekeTekBilim YouTube kanalına abone olmak için ▷ http://bit.ly/FatihAltayli 00:00 Giriş 01:29 Yeni aldığı motoru 04:14 Hayatının göz önünde olmasından rahatsız mı? 06:10 Karşı cinsin ilgisinden rahatsız mı? 07:10 Oyunculuğa ne zaman başladı? 14:19 Ailesi neler yapıyor? 15:42 İstanbul'daki ilk günleri 22:15 Dijital platform işlerini özellikle mi seçti? 26:23 Disney'deki yeni işi onu tatmin etti mi? 27:30 Yapım işlerine dahil oluyor mu? 28:01 Tiyatro hakkında ne düşünüyor? 29:33 Kazandığı parayı nasıl değerlendiriyor? 33:15 Ailesi dizilerine dair yorum yapıyor mu? 33:56 Evlilik düşüncesi var mı? 35:06 Gelecek planları neler? 36:58 Oyunculuğu nasıl öğrendi? 38:28 Spor yapıyor mu? 46:24 Kapanış Gazeteci - Yazar Fatih Altaylı, Youtube kanalına özel gündemi yorumluyor.
Nisan 5, 2026
Geçmişten günümüze kütüphaneler görseli
2 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Prof. Dr. Celal Şengör & Oğuz Selim Başar & Fatih AltaylıGeçmişten günümüze kütüphanelerhttps://www.sharkninja.com.tr/collections/hava-temizleyicisi?utm_source=fatih_altayli&utm_medium=youtube&utm_campaign=shark_ninja_hava_temizleyici_kampanyasi_march26 https://www.sharkninja.com.tr/collections/kablosuz-supurgeler?utm_source=fatih_altayli&utm_medium=youtube&utm_campaign=shark_ninja_supurge_kampanyasi_march26 #işbirliği 00:00 Giriş 04:50 Kütüphane nedir? 06:06 Bir yerin kütüphane olması için kaç kitap barındırması gerekli? 11:50 Parşömen nedir? 22:16 Eski kütüphaneler 27:19 İskenderiye Kütüphanesi 31:36 İskenderiye Kütüphanesi nasıl yok oldu? 35:46 Bergama Kütüphanesi 42:56 Celcus Kütüphanesi 44:13 Beytü'l Hikme 45:39 Joanina Kütüphanesi 47:03 Bodlean Kütüphanesi 58:43 Düşes Anna Amalia Kütüphanesi 1:01:49 Klementinum Kütüphanesi 1:04:02 Avusturya Milli Kütüphanesi 1:06:04 Bibliothèque nationale de France 1:06:45 Kitaplar nasıl muhafaza edilmeli? 1:13:25 Britanya Milli Kütüphanesi 1:15:58 ABD Kongre Kütüphanesi 1:17:58 Cumhurbaşkanlığı Kütüphanesi 1:21:03 Oğuz Selim Başar'ın kütüphane merakı nereden geliyor? 1:24:08 Efemera nedir? 1:29:21 Bir kütüphane nasıl kullanılmalı? 1:32:50 Kapanış
Nisan 5, 2026
"Her sanatçı çağının tanığıdır" görseli
4 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Bedia Ceylan Güzelce & Fırat Engin"Her sanatçı çağının tanığıdır"Sanatın büyülü dünyasına birlikte dalıyoruz! 🎨🎬🎶 Resimden tiyatroya, müzikten edebiyata, danstan dijital sanata kadar uzanan geniş bir yelpazede, farklı bir sanat dallarına dair özgün içerikler, keyifli sohbetler ve ilham veren hikayelerle karşınızdayız. 00:00 Giriş 02:32 Heykel bölümü nasıldı, imkanlar neydi? 03:11 Heykel bölümünde öğrenciyken hangi malzemeleri sevdi? 08:33 Sanatçının yolculuğunda farklı dönemler nasıl belli oluyor? 11:13 "Bu iş oluyor" dediği nokta neresiydi? 12:10 Bugünün dünyası sanatını nasıl etkiledi? 14:33 Yeni hangi projelerle uğraşıyor? 15:12 Teknolojinin heykele katkısı nasıl? 17:26 Kapanış
Nisan 3, 2026