İstanbul 9°
FatihAltayli

Fatih Altaylı

Diğer yazılarıFatihAltaylı
detail banner reklam

Rektör olamazsın demedim

FatihAltaylı
Köşe Yazısı

Fatih Altaylı

Aralık 25, 2010

Rektör olamazsın demedim

Manisa Celal Bayar Üniversitesi Rektörü Mehmet Pakdemirli'ye hayran oldum doğrusu,
Gençler, Arınç'ı protesto etmek istiyorlar,
Yumurtalı mı, sade mi bilmiyorum ama bir protesto var,
Rektör Pakdemirli hemen olaya el koyuyor,
Olay çıkmasın diye gayret etmesi normal ama söylediği sözler anormal,
Öğrenciler, "Atatürk bu cumhuriyeti bizlere emanet etti" deyince Rektör Pakdemirli kızıyor,
"Size mi kaldı cumhuriyeti korumak, Ben kimseye böyle bir görev vermedim, Korunması gerekirse biz koruruz, Hemen dağılın  okuldan attırırım,"
Vay vay vay, Bu ne şiddet bu celal,
"Cumhuriyeti korumak size mi kaldı" diye bir laf olur mu?
Ama oluyor işte, Koltuk sevdalısı bir rektör bunu rahatça, fütursuzca söylüyor,
İşte üniversitelerimizin neden başarısız olduğunun fotoğrafı,
Böyle bir rektörle üniversite mi olur, başarı mı olur?
Beni asıl üzen, o rektörün soyadı,
Mehmet Pakdemirli tanıdık bir ismin, eski Bakan Ekrem Pakdemirli'nin oğlu,
Acaba Ekrem Bey, oğluna o meşhur hikâyeyi anlatmış mıdır küçükken,
Hani, "Oğlum ben sana vezir olamazsın demedim,,, " diye başlayan hikâyeyi,


Özal’ı kim öldürdü?

Özal’ın ölümünün üzerinden iki cumhurbaşkanı geçti, Üçüncüsü 3, yılında,
Biz hâlâ ölümünü tartışıyoruz, O günlerde susanlar bugünlerde bağırıyor,
Öldü mü, öldürüldü mü?
Emin olun ben de net olarak bilmiyorum,
Bildiğim, öldüğü sırada 67 yaşında olduğu, 67 kimileri için genç bir yaş, Ama Türkiye’de bu yaşta eceliyle ölen ilk insan değil rahmetli,
Hele hele şöyle bir baktığınız zaman, doktorların “Dikkat!” dediği her türlü unsuru üzerinde barındırıyor,
Kilosu var, Yediğine içtiğine dikkat etmediği malum, Zaten by-pass’lı, Üstüne bir de çok çalışıyor, Kendini yoruyor,
Yani komplo teorisi kurmaya pek ihtiyaç yok gibi,
Gazeteden bir arkadaşımız, Özal’ın ölümünden sonra ilk müdahaleyi yapan sağlık ekibinden bir görevliyle yakın dost, O günlerde kendisine anlatılanları aktardı, Hatta kısaca yazdı da,
Özal öldüğü gün kendisine ilk müdahale için gelen ambulanstaki sağlık ekibi, Özal’ı evde eşofmanlı, üzeri çıplak bir şekilde buluyor,
Öyle koşu bandında falan değil, Sağlık ekibi Köşk’e ulaştığı sırada zaten “cardiac arrest” gerçekleşmiş,
Yani kalp durmuş, Daha ilginç bir ayrıntı da var, Rahmetlinin taktırmış olduğu bir aksesuvar çalışır halde,
Ne olduğunu sormayın, söylemem, Özal hastaneye o halde kaldırılmış,
Sağlık ekibindeki görevlinin dedikodusuna göre, çalışmakta olan aksesuvarı devre dışı bırakıp Özal’ı normale döndüren ilk müdahaleyi yapan Prof, Bozer olmuş,
Bunu Prof, Bozer’e sordurdum hemen,
“Onu bilmiyorum ama bize geldiğinde tüm yaşam fonksiyonlarını yitirmişti, Yapabileceğimiz hiçbir şey yoktu” yanıtını verdi,
Özal öldürüldü mü bilmiyorum,
Ama bildiğim şu, Nur içinde yatsın, kendisini öldürmek için epey gayret sarf ettiğini hepimiz görüyorduk,
Başkasına ihtiyacı yoktu sanki!


Hediye sınırlama

Yılbaşı geldi,
Yıllardır yazar dururum ama bir türlü baş edemedim,
Her yılbaşı gazetelere, gazetecilere hediye yağar, Bir ara yaza yaza bir hale yola sokmuştuk ama son zamanlarda yine işin cılkı çıkmaya başladı,
Habertürk çalışanlarına hediye yollayan, yollamaya niyetli dostlarımızdan rica ediyorum,
Lütfen "abartmayın", Bir çikolata, bir pasta tamam,
Ama daha fazlasına lütfen yeltenmeyin, Bizi düşünmeniz elbette arkadaşlarımı mutlu ediyor ama ölçüyü kaçırdığınız zaman mutsuz oluyoruz,
Bu yüzden de belirli bir sınırlama getirdik,
Burada yazmayı zül addediyorum ama abartılı hediyeleri sizlere iade etmek zorunda kalacaklar, kalacağız,
Bize hediye yollayacağınıza, eğitim kurumlarına, vakıflara bağış yapın, Bize de makbuzunu yollayın, Buna daha çok seviniriz, Lütfen,


Parayı sakın unutmayın olur mu?

BDP / PKK giderek zıvanadan çıkıyor,
İki dillilik, demokratik özerklik falan derken şimdi de "güvenlik gücü ve ayrı bayrak" da demeye başladılar,
Diyorum ya zıvanadan çıktılar iyice, Terör örgütü liderinin peşine devlet takılınca bu sonuç kaçınılmaz oluyor,
Bu arada bu ittifakın ve onların "entel dantel" demokrat destekçilerinin, yani "Türk" kelimesinden huylanıp "Anayasa'dan, dağdan taştan Türk kelimesini silelim" diyenlerin unuttuğu bir hususu hatırlatmak istiyorum,
Elinizde, cebinizde, cüzdanınızda bulunan paraların üzerinde "Türk Lirası" yazıyor,
Bundan sonraki talebiniz de bu olsun olur mu?
"Türk Lirası olmaz" deyin,
Yerine bir şey nasılsa bulursunuz, Türkiyeli Lirası size uyar mı bilmiyorum,


Karışmayın

Size bir tavsiyem var, Kavga edenleri görürseniz araya girmeyin, Sonunda olan size oluyor, Rahmetli anneannemin deyişiyle
"aracı bereyi yiyor", Her seferinde "Karışma Fatih" diyorum ama duramıyorum, Sonunda hep pişman oluyorum,

NE ZAMAN ADAM OLURUZ?
Cumhuriyet'e sahip çıkmanın yaşı olmadığını anladığımız zaman

FatihAltaylı
X’te yanıtla

X’te yazı hakkında yorumlarınızı paylaşın.

FatihAltaylı
  • Geçmiş yazılar

TümüFatihAltaylı
217
Köşe Yazıları
217

Fatih Altaylı

Şubat 20, 2026

Mevzu bahis
Köşe Yazıları
Mevzu bahis

Fatih Altaylı

Şubat 19, 2026

Anayasa değişikliği ve başkan yardımcılığı
Köşe Yazıları
Anayasa değişikliği ve başkan yardımcılığı

Fatih Altaylı

Şubat 18, 2026

  • Videolar

TümüFatihAltaylı
"İnsanın kendini izlemesi kolay değil" görseli
FatihAltaylı
YouTube
Bedia Ceylan Güzelce & Ayça Bingöl"İnsanın kendini izlemesi kolay değil"Sanatın büyülü dünyasına birlikte dalıyoruz! 🎨🎬🎶 Resimden tiyatroya, müzikten edebiyata, danstan dijital sanata kadar uzanan geniş bir yelpazede, farklı bir sanat dallarına dair özgün içerikler, keyifli sohbetler ve ilham veren hikayelerle karşınızdayız. 00:00 Giriş 01:43 Setlerdeki çalışma koşulları ve kendisinin yaptığı işlere ara vermesi 02:48 Üniversitede kimya bölümünden oyunculuğa geçişi 05:31 Çocuklarında sanata dair ilgi ve istek görüyor mu? 09:00 Tiyatroda seyirci bazında nasıl değişimler var? 10:51 Pandemi sonrası tiyatrodaki değişimler? 12:54 Beyaz Tavşan Kırmızı Tavşan oyunu 15:40 Oyunlardan önce yaptığı bir şey var mı? 16:54 Cici filmi 18:09 Kendi oynadığı dizileri izleyebiliyor mu? 18:44 Oynayacağı dizi veya filmleri seçerken nelere bakıyor? 20:32 "Öyle Bir Geçer Zaman ki" dizisi hayatında neleri değiştirdi? 21:47 Sanat ile ilgilenen insanlara tavsiyeleri neler? 26:16 Teknoloji ile ilişkisi nasıl? 28:02 Tek kelimelik soru-cevap
Şubat 13, 2026
"Sanatçının bitti demesi zor" görseli
FatihAltaylı
YouTube
Bedia Ceylan Güzelce & Zekiye Sarıkartal"Sanatçının bitti demesi zor"Sanatın büyülü dünyasına birlikte dalıyoruz! 🎨🎬🎶 Resimden tiyatroya, müzikten edebiyata, danstan dijital sanata kadar uzanan geniş bir yelpazede, farklı bir sanat dallarına dair özgün içerikler, keyifli sohbetler ve ilham veren hikayelerle karşınızdayız. 00:00 Giriş 00:12 Bir günü nasıl geçiyor? 01:45 Yönünü sanata nasıl çevirdi? 12:01 Öğrencilerine hep neyi anlattı? 16:42 Soru-Cevap 17:56 Kapanış
Şubat 6, 2026
"Senaryo yazmak bir dünya kurmaktır" görseli
FatihAltaylı
YouTube
Bedia Ceylan Güzelce & Nilgün Öneş"Senaryo yazmak bir dünya kurmaktır"Sanatın büyülü dünyasına birlikte dalıyoruz! 🎨🎬🎶 Resimden tiyatroya, müzikten edebiyata, danstan dijital sanata kadar uzanan geniş bir yelpazede, farklı bir sanat dallarına dair özgün içerikler, keyifli sohbetler ve ilham veren hikayelerle karşınızdayız. 00:00 Giriş 01:10 Süper Baba hikayesi nasıl başladı? 02:14 Kendi görsel dünyasını nasıl geliştirdi? 04:37 Geçmişten günümüze senaryolarda yazılan hikayelerde ne gibi değişiklikler oldu? 07:14 "Ağlamak Yok" kitabı 09:13 Uzun yazılan senaryolar ve hikayeleri insanlara ne katıyor? 11:33 Günümüzde senaryolardaki hikayelerde nasıl değişimler oldu? 13:02 Senaryo yazarken unutamadığı anıları var mı? 15:05 İyi bir senaryo yazarı nasıl çalışır? 18:06 Belirli bir dönemin ya da bir olayın hikayesini yazmak ister miydi? 19:18 "Ayrılık da Sevdaya Dahil" dizisi 23:50 Önümüzdeki süreçte planları neler? 24:29 Senaryo yazarı olarak yapay zekadan faydalanabiliyor mu? 27:12 Sinemada büyük ve uzun hikaye anlatım dönemi bitiyor mu? 28:50 Tek kelimelik soru-cevap 30:32 Kapanış
Ocak 30, 2026