İstanbul 11°
FatihAltayli

Fatih Altaylı

Diğer yazıları
detail banner reklam

Salla gitsin diye devlet yönetilir mi?

Köşe Yazıları

Fatih Altaylı

Ocak 7, 2011

Salla gitsin diye devlet yönetilir mi?

CÜMLE vahim, Hem de çok vahim, Bir bakış açısını, bir devlet yönetme anlayışını göstermesi açısından vahim,
Önemli bir ağızdan çıktığı için vahim,
AKP Genel Başkan Yardımcısı Bekir Bozdağ söylediği için vahim,
Yapılan yasal düzenleme sonrası katili, seri katili, gaspçısı, tecavüzcüsü ve hatta bu suçların tümünü bir arada işleyeni serbest kalınca toplumsal tepkiyi gören iktidar partisi, her zaman olduğu gibi bu tepkiyi başka bir yöne yansıtma cihetine gitti,
Hazır bu tepki birilerine yöneltilecekse, en iyi hedef zaten iktidarla pek de iyi anlaşamayan, daha doğrusu iktidarın pek iyi anlaşamadığı Yüksek Yargı olmalıydı,
İktidarın sözcüleri topu Yargıtay’a atmaya başladılar,
Adalet Bakanı çıktı, “Davalar Yargıtay yüzünden uzuyor, Bu sonucun sorumlusu onlar” dedi,
Tabii 8 yıldır hiçbir yasal düzenleme yapmadıklarını, daha doğrusu yapılan yasal düzenlemeleri uygulamadıkları için Yargıtay’ın iş yükünün azaltılamadığını söylemedi,
İstinaf mahkemelerini hayata geçirmedikleri için Yargıtay’ın bu halde olduğuna değinmedi,
7 saniyede bir dosyayı karara bağlayan Yargıtay’ın daha hızlı çalışmasının mümkün olmadığına da elbette değinmedi,
“Bize değil Yargıtay’a kızın” demeye getirdi,
Hadi bu siyasi bir manevradır deyip geçelim,
Ama Bekir Bozdağ’ın söyledikleri daha da vahim,
Bozdağ diyor ki, “Yargıtay isterse bu dosyaların hepsini 1 saatte karara bağlayabilir”,
Bahsettiği dosyaların sayısı 1 milyon 500 bin,
Yargıtay’daki 500 hâkim, dosyaları okumadan sadece imza atsalar 1 saatte bu kadar imzayı atamazlar,
Ama mesele o değil,
Yargıtay’ın önündeki dosyalar bizim için “basit birer dosya” olabilir,
Ama o dosyaların mağdurları için, o dosyaların maktulleri için ve o dosyaların şüphelileri için “hayat” anlamına geliyorlar,
Kimi özgürlüğünü, kimi içindeki acıyı, kimi kaybettiği parayı, kimi kaybettiği insanı o dosyaların dağıtacağı adaletle bulmayı umuyor, istiyor,
“Yargıtay o dosyaları isterse 1 saatte karara bağlar” demek, ne demek biliyor musunuz?
“Kardeşim ne dosyaları inceleyip duruyorlar, Önlerine geleni imzalayıp yollasınlar, Uğraşmasınlar” demek,
Yani, “Adalet dağıtmayın, Dağıtmaya çalışmayın, Yasak savın” demek,
Vahim olan işte bu anlayış,
“Sonucunu düşünmeden, insanları, insanların hayatlarını, geleceklerini nasıl etkileyeceğini düşünmeden sallayın gitsin” demek,
Bu anlayışla devlet yönetilirse neler olabileceğini söylememe gerek yok,
Zaten görüyoruz,


Sabıka da kimin sabıkası

Adaleti savunuyorum ama adaletin ne halde olduğunu da görmüyor değilim,
Görmek ne kelime, yaşamıyor değilim, Bakın size bir anımı anlatayım da adaleti görün,
Hani diyorlar ya, “Adamına göre işler” diye,
Onun somut kanıtı,
Bundan yıllar önce Yüksek Seçim Kurulu (YSK) hakkında ağır bir yazı kaleme aldım,
Biliyorsunuz, Yüksek Seçim Kurulu hâkimlerden oluşur,
YSK üyeleri beni dava ettiler,
Ankara’daki avukatımız, galiba Şahin Mengü’ydü, arayıp haber verdi,
“Gelip ifade vermem gerekiyor mu?” diye sordum,
“Gerek yok, Bu celse çağrı çıkar, İkinci celse gelip ifadeni verirsin” dedi, Dava günü, öğle saatlerinde telefonum çaldı, Arayan, davaya bakan avukatlardan biriydi,
“Gelip ifade vermenize gerek yok” dedi,
“Ne oldu, dava mı düştü?” dedim,
“Yok mahkûm oldunuz” dedi,
“İlk celsede mi?” diye sordum,
“Evet, ilk celsede, Tam 11 dakika sürdü,”
İnanamadım, “Savunma alınmadan mahkûmiyet mi olur?” dedim,
Avukat, “Merak etmeyin, Yargıtay’dan döner, Bizce de olmaz” dedi,
“Ne zaman döner Yargıtay’dan” diye sordum,
“En az 1 yıl, belki daha fazla” dedi,
10 veya 15 gün sonra aradı,
“Yargıtay da onadı” dedi,
“Hani en az bir yıl sürerdi?” diye sordum,
“Vallahi anlamadık, Hâkimler arası dayanışma herhalde” dedi,
İşte adaletin bir yüzü de bu aslında,
O davadan aldığım mahkûmiyet “sabıka kâğıdımda” durdu yıllarca,
Ama benim sabıkam mı, Türk adaletinin sabıkası mı hâlâ karar veremedim! Yapıyormuş gibi yaparken bozmaya çalışmadığımız zaman,


En hakiki kabadayı

Haberi görünce güldüm,
Ünlü kabadayı Nuriş de “Benim de serbest kalmam lazım” diyerek mahkemeye başvurmuş,
Güldüm,
Çünkü şu “kabadayılar” âleminde benim saygı duyduğum tek kişi Nuri Ergin ya da bilinen lakabıyla Nuriş’tir,
Diyeceksiniz ki, “Böyle bir adama nasıl saygı duyarsın?”
Niye biliyor musunuz, Türkiye’nin “sahte kabadayılar” dünyasında tek gerçek kabadayı odur da ondan,
Bizim yıllarca “mafyacı” diye bildiğimiz, ortalığa dehşet saçan, ihale kotaran, haraç kesen, işadamlarının kimyasını bozanların hepsi “kıçlarını devlete dayamışlardı”,
Her birinin devlette, devletin güvenlik kuruluşlarında, hatta parlamentoda, emniyette, MİT’te adamları vardı,
Devlet koruması altında kabadayılık yaparlardı, başları sıkışınca devletteki “abileri” onları korur kurtarırdı,
Kabadayılıkları sahteydi, Devletin içindeki pisliklerin desteğiyle iş kotarırlardı, Devletin ağırlığını kullanırlardı,
Bana göre bunlar arasındaki tek istisna Nuri Ergin’di,
Ne devlette abileri vardı, ne de onu koruyanları,
Kendi başına, bileğinin gücüyle kabadayılık yaptı, Bedelini ödemeyi göze alarak, ödeyerek,
Korunmadı, kollanmadı,
Yaptıklarını asla doğru bulmam, Kabul etmem, Hoş görmem, Ama bu yüzden Nuri Ergin’i diğerlerinden ayırırım ben,

NE ZAMAN ADAM OLURUZ?
Yapıyormuş gibi yaparken bozmaya çalışmadığımız zaman

FatihAltaylı
X’te yanıtla

X’te yazı hakkında yorumlarınızı paylaşın.

  • Geçmiş yazılar

Tümü
Gazeteci ile kavga edilir mi!
Köşe Yazıları
Gazeteci ile kavga edilir mi!

Fatih Altaylı

Nisan 6, 2026

Bu benzetme haksızlık
Köşe Yazıları
Bu benzetme haksızlık

Fatih Altaylı

Nisan 5, 2026

Uğurcan
Köşe Yazıları
Uğurcan

Fatih Altaylı

Nisan 3, 2026

  • Videolar

Tümü
Fatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Oyunculuk para için yapılacak iş değil!" görseli
2 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Mert Ramazan DemirFatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Oyunculuk para için yapılacak iş değil!"Teke Tek Bilim ▷ https://www.youtube.com/@TekeTekBilim YouTube kanalına abone olmak için ▷ http://bit.ly/FatihAltayli 00:00 Giriş 01:29 Yeni aldığı motoru 04:14 Hayatının göz önünde olmasından rahatsız mı? 06:10 Karşı cinsin ilgisinden rahatsız mı? 07:10 Oyunculuğa ne zaman başladı? 14:19 Ailesi neler yapıyor? 15:42 İstanbul'daki ilk günleri 22:15 Dijital platform işlerini özellikle mi seçti? 26:23 Disney'deki yeni işi onu tatmin etti mi? 27:30 Yapım işlerine dahil oluyor mu? 28:01 Tiyatro hakkında ne düşünüyor? 29:33 Kazandığı parayı nasıl değerlendiriyor? 33:15 Ailesi dizilerine dair yorum yapıyor mu? 33:56 Evlilik düşüncesi var mı? 35:06 Gelecek planları neler? 36:58 Oyunculuğu nasıl öğrendi? 38:28 Spor yapıyor mu? 46:24 Kapanış Gazeteci - Yazar Fatih Altaylı, Youtube kanalına özel gündemi yorumluyor.
Nisan 5, 2026
Geçmişten günümüze kütüphaneler görseli
2 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Prof. Dr. Celal Şengör & Oğuz Selim Başar & Fatih AltaylıGeçmişten günümüze kütüphanelerhttps://www.sharkninja.com.tr/collections/hava-temizleyicisi?utm_source=fatih_altayli&utm_medium=youtube&utm_campaign=shark_ninja_hava_temizleyici_kampanyasi_march26 https://www.sharkninja.com.tr/collections/kablosuz-supurgeler?utm_source=fatih_altayli&utm_medium=youtube&utm_campaign=shark_ninja_supurge_kampanyasi_march26 #işbirliği 00:00 Giriş 04:50 Kütüphane nedir? 06:06 Bir yerin kütüphane olması için kaç kitap barındırması gerekli? 11:50 Parşömen nedir? 22:16 Eski kütüphaneler 27:19 İskenderiye Kütüphanesi 31:36 İskenderiye Kütüphanesi nasıl yok oldu? 35:46 Bergama Kütüphanesi 42:56 Celcus Kütüphanesi 44:13 Beytü'l Hikme 45:39 Joanina Kütüphanesi 47:03 Bodlean Kütüphanesi 58:43 Düşes Anna Amalia Kütüphanesi 1:01:49 Klementinum Kütüphanesi 1:04:02 Avusturya Milli Kütüphanesi 1:06:04 Bibliothèque nationale de France 1:06:45 Kitaplar nasıl muhafaza edilmeli? 1:13:25 Britanya Milli Kütüphanesi 1:15:58 ABD Kongre Kütüphanesi 1:17:58 Cumhurbaşkanlığı Kütüphanesi 1:21:03 Oğuz Selim Başar'ın kütüphane merakı nereden geliyor? 1:24:08 Efemera nedir? 1:29:21 Bir kütüphane nasıl kullanılmalı? 1:32:50 Kapanış
Nisan 5, 2026
"Her sanatçı çağının tanığıdır" görseli
4 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Bedia Ceylan Güzelce & Fırat Engin"Her sanatçı çağının tanığıdır"Sanatın büyülü dünyasına birlikte dalıyoruz! 🎨🎬🎶 Resimden tiyatroya, müzikten edebiyata, danstan dijital sanata kadar uzanan geniş bir yelpazede, farklı bir sanat dallarına dair özgün içerikler, keyifli sohbetler ve ilham veren hikayelerle karşınızdayız. 00:00 Giriş 02:32 Heykel bölümü nasıldı, imkanlar neydi? 03:11 Heykel bölümünde öğrenciyken hangi malzemeleri sevdi? 08:33 Sanatçının yolculuğunda farklı dönemler nasıl belli oluyor? 11:13 "Bu iş oluyor" dediği nokta neresiydi? 12:10 Bugünün dünyası sanatını nasıl etkiledi? 14:33 Yeni hangi projelerle uğraşıyor? 15:12 Teknolojinin heykele katkısı nasıl? 17:26 Kapanış
Nisan 3, 2026