İstanbul 14°
FatihAltayli

Fatih Altaylı

Diğer yazıları
detail banner reklam

Yılmazer: Görüşmeler kayıtlı, ne diye oraya numara yazalım

Köşe Yazıları

Fatih Altaylı

Ocak 30, 2011

Yılmazer: Görüşmeler kayıtlı, ne diye oraya numara yazalım

ÖNCEKİ akşam gazeteden çıktım yoldayım, Ali Fuat Yılmazer aradı, İstanbul'un İstihbarattan Sorumlu Emniyet Müdür Yardımcısı,
Cuma günü yazdığım yazı ile ilgili bilgi vermek için aramış, Hüseyin Çapkın'ın "Arayıp bilgilndirin" demesi üzerine,,,
Hatırlayacaksınız bir teğmenin telefonuna Hizbuttahrir örgütü üyelerinin telefonları, Emniyet'teyken eklenmiş ve mahkeme bunu bilirkişiye tespit ettirmişti, Ben de buna değinmiş ve "Eğer bu doğruysa masum vatandaşlar tehlike altındadır, Evinizde otururken, hatta uyurken terör örgütleriyle bağlantılı hale getirilebilirsiniz, Bu konu en üst seviyede araştırılmalıdır" demiştim,
Yılmazer bu konuda bilgi vermek için aramış,
Söz konusu soruşturma iki ayrı birim tarafından yapılmış, Teğmenin Ergenekon bağlantısını Organize Suçlar, Hizbuttahrir yönünü ise Terörle Mücadele araştırmış,
Yılmazer bunun bir karışıklık yaratmış olabileceğini söyledikten sonra sistemi anlattı,
"Biz şüpheliler üzerinde ele geçirilen telefonlara dokunmayız, Bunları bilgisayara bağlar ve bütün bilgilerini aktarırız, Bir anlamda telefonun fotoğrafını çekeriz" dedi,
Yılmazer'e göre hata burada oluşmuş olabilir,
"Bilgisayara aktarılırken farklı dosyalar üst üste yazılmış olmalı, İki farklı telefonun kayıtları birlikte görünür olmuş, İnsan hatası diye düşünüyoruz" dedi,
Çünkü telefonları açıp kurcalamak, telefon üzerinde çalışma yapmak kesinlikle yasakmış, Ancak bilgisayara aktarıldıktan sonra inceleme yapılması kuralmış,
"Ben de önce öyle zannettim ama bilirkişi raporu farklı, Bu bilgiler telefona kaydedilmiş, Sanki telefonda bunlar mevcutmuş gibi bir hava yaratılmış" dedim,
"Bunu biz de duyduk, Bu yüzden de mahkemeden incelenmek üzere telefonu istedik ancak adli emanette olduğunu söyleyip bize vermediler, Sonra bunu bilirkişiye yollamışlar, Bize yollasalardı işin aslını ortaya çıkarırdık, Gerçi telefonların hafızası kısıtlı ve geriye dönük taramalarda bilgisayarlar kadar çok bilgi vermiyor telefonlar, ama yine de inceleseydik bir şeyler bulurduk, Ama mahkeme bize vermedi" dedi,
"Herhalde sizden kaynaklanan bir sorun olabileceğini düşündükleri için size değil bilirkişiye vermeyi tercih ettiler" dedim,
"Bakın" dedi Yılmazer, "Burada bizim bir kötü niyetimiz olamaz, Çünkü bu telefon numaralarını oraya yazmanın ne bize, ne davaya, ne bizim iddialarımıza bir katkısı bir faydası var, Çünkü zaten söz konusu teğmen ile Hizbuttahrir örgütü arasındaki bağlantı sabit, Bunu kendi de söylüyor, Görüşmelerini, takiplerini inkâr etmiyor, Temas etmiş, Bununla ilgili zaten dinleme kayıtları var, görüşme kayıtları var, Yani o numaralar rehberde olmuş olmamış önemli değil, Görüşmüş ve bunları zaten kabul ediyor, İnkâr etmiyor, Öyleyken bunları niye yazalım oraya",
"Evet görüştüm, Vatanseverlik adına görüştüm, diyor" dedim,
"Evet aynen öyle, Madem vatanseverlik adına görüştü, takip etti, O zaman üstlerine bilgi verirsin, Kim olduğu belirsiz sivillere rapor vermek neyin nesi, Bu da mı vatanseverlik?"
"Elbette değil, Olacak iş değil, Belli ki, birileri bu teğmenleri kandırmış, kullanmaya başlamış" dedim,
"Kesinlikle" dedi, "İlerde Türk ordusunun üst kademelerine gelecek bu teğmenlerin TSK dışında birilerinin kontrolüne girmesi, başkalarından emir alması kabul edilebilir bir şey mi? Bizim derdimiz bunları ortaya koymak" dedi,
"Peki" dedim "Ya bu numaraların telefona Emniyet'te yüklendiği ortaya çıkarsa ne yapacaksınz?"
"Bakın bundan bizim bir çıkarımız olamaz, Bunlar delil olarak zaten ortaya koyulmamış, Görüşmeler var, Kayıtlar var, Bunlar zaten şüpheli tarafından da kabul ediliyor, İfadesinde de yer alıyor, Bunları yazmak için gerekçemiz yok, Ama yine de yazıldıysa, yani Emniyet içinden birisi bunu bilerek yaptıysa bunu en ağır şekilde cezalandırırız, Böyle bir şey kabul edilemez, hoş görülemez" dedi,
Bakalım ne olacak ben de bekliyorum,


Yazarım demiştim

Birkaç hafta önce yine Fransa'ya kaçıp, yine Pireneler'de üç dört gün geçirdiğimi söylemiş "Onu da başka bir zaman anlatırız" demiştim ya,
Pek çok okur mail'ler attı, "Anlat merak ettik" diye,
Vallahi bilirsiniz gezi yazısı, turizm yazısı, yeme içme yazısı yazmayı pek sevmem,
Daha doğrusu utanırım,
Ama madem istediniz biraz anlatayım,
Önce bir gece Paris'teydik, Otel Robouchon'un atölyesinde şahane bir yemek yedik, Sonra 4 gün boyunca Pirene Dağları'nın eteklerinde, Fransızların "Landes" dediği bölgede bir çiftlik evindeydim,
Burası bir zamanlar Paris'e kadar yürüyen Arap-Berberi İslam ordularının geçtiği güzergâhın tam üzerinde,
Dağlarda ise Türklerle aynı soydan geldiğine, daha doğrusu Hunlar zamanında Fransa'ya kadar gelip ilerleyen ve oraya yerleşen Türkler olduğuna inanılan Basklar yaşıyor,
Hıristiyanların, Tapınak Şövalyeleri'nin de pek çok önemli sırrının bu bölgedeki eski yerleşimlerde, antik kilisilerde ve harabelerde gizli olduğuna inanılıyor,
Bölgeyi ünlü yapan ise, bugün Fransız mutfağının en önemli unsurlarından biri olan "kaz ve ördek ciğerinin" yetiştiği en önemli yer olması,
Kaz ciğeri konusunda Alsace daha önde olsa da, Landes toplamda "foie gras" (yağlı karaciğer) denilen bu üründe bir numara,
Ünlü Labeyrie'nin üretim tesisleri de burada,
Güneyde Pireneler, Batı'da Atlantik Okyanusu ile sınırlanmış bu güzel bölgede kızımla beraber, sevgili dostum Philippe'in 300 yıllık çiftliğinde kaldım,
Pazardan alıveriş yaptık, okyanustan çıkmış balıkları alıp pişirdik, istiridyeleri yuttuk,
Atlantik kıyısına gidip Dune'leri aşıp, yüzlerce metre genişlikteki kumsalda üç dört metrelik dalgaların sesini dinleyerek yürüdük, Ata bindik, Bahçe çapaladık, ağaç diktik, Ördek çiftliklerini gezdik,
Ünlü Kraliçe Eugenie'nin sarayında, şimdi torunları tarafından işletilen restoranda inanılmaz yemekler yedik,
Philippe'in kavından müthiş şaraplar içtik,
Günde birkaç kez gazeteyle konuşmak ve bir ara oturup yazılarımı yazmak dışında hiç ama hiçbir şey yapmadım,
Giderek büyüyen ve zamanın nasıl geçtiğini gözüme sokan kızımla dört gün boyunca aküleri boşalttık ya da şarj ettik, Hangisini isterseniz onu kabul edin,
Bazen böyle kaçmak istiyor insan, insanlardan ve her şeyden,
Siz de bazen yapın,
Yakın veya uzak fark etmez,
Yeter ki kendinizi ve sevdiklerinizi dinleyebileceğiniz bir yer olsun, 

 
NE ZAMAN ADAM OLURUZ?
Sonsuzluk işaretinin bir araya gelmiş iki kalbe benzediğini görebildiğimiz zaman

FatihAltaylı
X’te yanıtla

X’te yazı hakkında yorumlarınızı paylaşın.

  • Geçmiş yazılar

Tümü
Amaç siyasi zararı azaltmak
Köşe Yazıları
Amaç siyasi zararı azaltmak

Fatih Altaylı

Ekim 4, 2026

TFF’de istifa ya da istifalar yakın
Köşe Yazıları
TFF’de istifa ya da istifalar yakın

Fatih Altaylı

Ekim 2, 2026

SPK hâlâ suç duyurusunda bulunmadı
Köşe Yazıları
SPK hâlâ suç duyurusunda bulunmadı

Fatih Altaylı

Ekim 1, 2026

  • Videolar

Tümü
Hilux'un hızlı evrimi! Yeni Toyota Hilux görseli
3 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Fatih Altaylı ile Direksiyonda Teke TekHilux'un hızlı evrimi! Yeni Toyota HiluxYeni Toyota Hilux tüm gücüyle sahnede! Direksiyonda Teke Tek’in bu bölümünde Fatih Altaylı, gelişmiş arazi performansı ve sportif detaylarıyla öne çıkan bu özel versiyonu test ediyor. Teke Tek Bilim ▷ https://www.youtube.com/@TekeTekBilim
Ekim 2, 2026
Yapay zeka 2030'da insanlığı yok edecek mi? görseli
FatihAltaylı
YouTube
Prof. Dr. Emre Onur Kahya & Fatih AltaylıYapay zeka 2030'da insanlığı yok edecek mi?00:00 Giriş 01:34 Yapay zeka üzerine çalışma yapmak için yurtdışına gitmesi 04:36 Jacob Coxon'un paylaştığı twit ve yapay zeka tehlikesi 20:51 Hugging Face saldırısı 36:33 Hugging Face nedir? 39:41 Hugging Face bu saldırıyı farketmese ne olurdu? 46:52 Yapay zeka devletlerin elinde daha mı güvenli? 55:41 Yapay zekanın gelişimi insanlara gösterilenin daha mı ilerisinde? 1:13:33 Yapay zeka çok tehlikeli hale gelmesi durumunda fişini çekmek mümkün mü? 1:19:03 Kapanış #işbirliği
Eylül 27, 2026
Fatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Şampiyon olacağım dedim oldum!" görseli
FatihAltaylı
YouTube
Ali Türkkan & Fatih AltaylıFatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Şampiyon olacağım dedim oldum!"Teke Tek Bilim ▷ https://www.youtube.com/@TekeTekBilim 00:00 Giriş 01:33 Dünya Gençler Şampiyonluğu ne demek? 02:30 Kaç pilot yarışıyor? 03:37 Ralli pahalı bir spor mu? 04:33 Otomobil sporuna nasıl başladı? 06:42 Bu işten ne zaman para kazanmaya başladı? 07:01 Neden ralliyi tercih etti? 08:59 Ralli mi, pist mi daha zor? 10:09 Dünya Şampiyonası’na nasıl katıldı? 11:29 Sponsorları az mı? 13:07 Yarışlarını nasıl izleyebiliriz? 14:37 Bu seneki hedefi ne? 17:57 WRC ile WRC2 arasında ne fark var? 19:18 Rallide araç kullanımında başka bir boyuta geçiliyor mu? 21:22 Dünya şampiyonu olunca ne hissetti? 22:48 Eğitim hayatı nasıl ilerledi? 23:59 Kariyer planlaması nasıl olacak? 25:20 Ford ile şampiyon olmaya devam edebilir mi? 26:55 Bir yıllık çalışma takvimi nasıl ilerliyor? 27:52 WRC2’de hedefi ne? 28:22 Federasyon yeterince destekliyor mu? 30:01 Formula 1 izliyor mu? 30:30 En zor otomobil sporu hangisi? 32:12 Nasıl bir antrenman programı izliyor? 33:14 Özel hayatını nasıl etkiliyor? 34:37 İşin duygusal boyutu nasıl? 38:54 Kapanış YouTube kanalına abone olmak için ▷ http://bit.ly/FatihAltayli Gazeteci - Yazar Fatih Altaylı, Youtube kanalına özel gündemi yorumluyor.
Eylül 27, 2026