İstanbul 9°
FatihAltayli

Fatih Altaylı

Diğer yazılarıFatihAltaylı
detail banner reklam

İmamın Ordusu ve ben

FatihAltaylı
Köşe Yazısı

Fatih Altaylı

Nisan 1, 2011

İmamın Ordusu ve ben

İMAMIN Ordusu adlı kitap için Radikal'e baskın yapılıp kopyalarının toplandığının ve yayınlanmamış kitabın imha edildiğinin ertesi günü yazdım,
"Yasaklanmış veya imha edilmiş hiçbir kitap yok olmamıştır, Bir kez yazıldı mı, ne yakarak, ne yasaklayarak bir kitabı yok edebilirsiniz, Er veya geç o kitap ortaya çıkar, yayınlanır, okunur" diye,
Bu süre bazen yıllar olur, bazen aylar, bazen günler,
Artık internet çağında olduğumuz için olsa gerek, günler içinde kitap internete düştü,
Dün herkesin bilgisayarında, dilinde dolaşıyordu,
Bana da en az 100 yerden yolladılar İmamın Ordusu'nun internet edisyonunu,
Şöyle üstünkörü bir göz attım,
Yeni, bilinmedik hiçbir şey yok,
Ama çok güzel derlenip toparlanmış, mevcut bilgiler çok güzel bir sıraya sokulmuş ve mantık silsilesi halinde okuyucuya takdim edilmiş,
Kitabın bir bölümünde benim de adım geçiyor,
Şöyle:
"Yabancı görevlinin verdiği bilgiye göre; Hüseyin Baybaşin, 1998'de Hollanda polisiyle işbirliği sonucu kendisini 105 kilo eroin ve 5 kilo esrar, ayrıca silahlarla yakalatan ve 18 yıl (sonradan müebbete çevrildi) hapis cezası almasına neden olan Emin Arslan'dan intikam almak istemektedir, Bu oyun başarılı olursa Baybaşin hakkında mahkûmiyet kararının düşeceği hesap edilmektedir!,, Yabancı görevli ayrıca Baybaşin'in hedef aldığı kişilerle (Emin Arslan ve İsmail Çalışkan) ilgili olarak medya, siyaset ve bürokrasi içinde 'karalama' kampanyası düzenlenebileceğini de aktarır,
,,,,,
Gürültü koparacağı düşünülse de ne ertesi gün, ne de sonrasında kimse bu 'Sabri Uzun'dan mektup' başlıklı yazı ve içeriğinde anlatılanlar üzerine kalem oynatmadı, Haber yapmadı, Hükümete ve tüm hukuk ihlallerine ve yürütülüşündeki aksaklıklara rağmen Ergenekon soruşturmasına yandaş olanı ve olmayanıyla tüm medya sus pus olmuştu, Ya bu konuda konuşup yazmak istememişlerdi ya da mektupta anlatılanların önemini kavrayamamışlardı, Uzun'a mektup yazdırtan yazısında, 'Size söyleyeyim, ortada 'ihbarcı bir subay' falan yok,,, Sadece savcılarda değil, devletin en üst kademelerinde de bu belgeler uzun zamandır var, Ama birileri toplum mühendisliği yapıyor ve bunları bize yavaş yavaş sızdırıyor, gündemde diri tutuyor, Ve bence bu çalışmalar 1 kişinin ürünü falan da değil, Bütün bunları toplayan, hazırlayan ve yazan geniş bir ekip var,,,' diye yazan Altaylı bile basit bir gazetecilik refleksi göstererek 'bu iddiaları araştırın' diyebilmişti muhabirlerine,"
Okuyunca güldüm,
Sabri Uzun'un bana gönderdiği mektupta benim araştırtabileceğim bir şey yoktu,
Uzun zaten kendi sorularının yanıtlarını veriyordu,
Ama anladığım kadarıyla bazı gazeteciler, başka bazı gazetecilere ne yapacakları ya da ne yapmaları gerektiği konusunda "ders verecek" kadar kendilerini ehil görüyorlardı,
Oysa o mektubu yayınlayan bendim,
Keşke bendeki gazeteciliğin 10'da biri başkalarında da olabilseydi,


İşte o mektup

İMAMIN Ordusu internete düşünce, yüzlerce mail yağmur gibi geldi,
Hemen hepsi benim "Sabri Uzun'dan Mektup" başlıklı yazımı soruyor ve "Bu kadar önemli ne yazmıştınız" diyordu,
Aslına bakarsanız benim 20 Kasım 2009 tarihinde yayınlanan bu yazıma ulaşmak basit,
Haberturk,com veya fatihaltayli,com,tr adreslerine girerek arşivden bu yazıya ulaşabilirsiniz,
Ama ben yine de 20 Kasım 2009 günkü o yazıyı bir kez daha yayınlayayım da tembel okurları uğraştırmayayım, İşte o yazı:
"Sayın ALTAYLI, önce kendimi tanıtayım: Sabri UZUN, Emniyet Genel Müdürlüğü Merkez Emniyet Müdürü'yüm, 22 ve 23 Mart 2006 tarihli 'İlk kelle verildi' başlıklı yazınıza konu olan 'kelle' benim,
Sayın ALTAYLI, 17 ve 18 Kasım 2009 tarihli yazılarınızda, 'Bence bu çalışmalar 1 kişinin ürünü falan değil', 'Bütün bunları toplayan ve yazan geniş bir ekip var', 'Bence ihbarcı subay falan yok' cümlelerini içeren yazılarınızdaki anafikirlere katılıyorum,
Bir oluşum var(!), bu oluşum, son günlerde 'subay' kimliğine bürünerek, Ergenekon Soruşturması'yla ilgili habire mektuplar yazıyor,,, Her nedense kendisi ortaya çıkmıyor,,, Çok da vatanperver görünüyor,,, Tüm Türkiye'yi peşinden koşturuyor!,,
Sayın ALTAYLI, Türkiye'nin 'Ergenekon' adını taktığı şeyle (asla terör örgütü demedim, demiyorum, diyemeyeceğim), 14 Haziran 2001 günü tanıştım, 2006 yılı Ocak veya Şubat ayında tekrar karşıma çıktı,
Evet, o tarihlerde, 'Bütün bunları toplayan, yazan geniş bir ekip var' diye düşündüm, inceledim, gördüm,,,
Bu kişiler kim biliyor musunuz?
Hani, 23 Mart 2006 tarihinde, sizin yönetiminizdeki Sabah Gazetesi'nde 'Uzun'u yakan bilgi notu' başlıklı haberde konu edilen, Sabri UZUN tarafından hazırlandığı, hükümet makamlarına verildiği öne sürülen bilgi notu vardı ya, işte o notu hazırlayanlar, şimdi (subay kimliğine bürünerek) Genelkurmay Başkanlığı hakkında bilgiler veriyor,
İşte, bu yazı yayınlandığında, benim ciğerim yandı, Tüm ülkeye, Sabri UZUN kurumlar aleyhine düzmece raporlar hazırlayan, üstelik, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'na değil de bir cemaate bağlı insan olarak tanıtıldı,
O bilgi notunu hazırlayan, size ulaştıran, yanıltan, kendi amaçları doğrultusunda kullanan kişiler, sonra başka bir ihbar mektubuyla (Trabzon'a gönderilen) Ergenekon (!) başlattılar,,,
Ben, 23 Mart 2006 günü, Sabah Gazetesi Ankara Temsilcisi Sayın Aslı AYDINTAŞBAŞ'a gittim,
Bu Bilgi Notu denilen belgeyi, İstanbul'dan, Gazete'nin merkezinden temin etmesini istedim; kendisinde bir kopyasının bulunduğunu söyledi; verdi,
İşte o gün, benim hazırladığım öne sürülen belgeye ulaşmış oldum,
O Bilgi Notu, Sabri UZUN'un görevden alınması için (birileri tarafından) hazırlanmıştı, Aynı kişiler, o günlerde 'Bir subayın dedesinin Yahudi olduğunu, mezarının İsrail'de bulunduğunu' bir internet sitesinde yayınlamışlardı,
Sabah Gazetesi'nin haberi üzerine hiçbir makam sahibinin ortaya çıkıp, 'Sabri UZUN böyle bir Bilgi Notu hazırlayıp bize vermedi' diye açıklama yapmadığı gibi, Sabri UZUN hakkında idari soruşturma da yapmadılar,,, Allah Allah!,,
Fatih Bey, siz, 20 sene içinde Türkiye bölünür diyorsunuz ya, o bölünmenin başlangıç tarihi, 'Uzun'u yakan Bilgi Notu' yazısının yayınlandığı gündür,,,
Başarılar dilerim,"

NE ZAMAN ADAM OLURUZ?
Gazetecilik dersi verenler, ders vermeye kalktıkları kişi kadar gazetecilik yaptıkları zaman

FatihAltaylı
X’te yanıtla

X’te yazı hakkında yorumlarınızı paylaşın.

FatihAltaylı
  • Geçmiş yazılar

TümüFatihAltaylı
217
Köşe Yazıları
217

Fatih Altaylı

Şubat 20, 2026

Mevzu bahis
Köşe Yazıları
Mevzu bahis

Fatih Altaylı

Şubat 19, 2026

Anayasa değişikliği ve başkan yardımcılığı
Köşe Yazıları
Anayasa değişikliği ve başkan yardımcılığı

Fatih Altaylı

Şubat 18, 2026

  • Videolar

TümüFatihAltaylı
"İnsanın kendini izlemesi kolay değil" görseli
FatihAltaylı
YouTube
Bedia Ceylan Güzelce & Ayça Bingöl"İnsanın kendini izlemesi kolay değil"Sanatın büyülü dünyasına birlikte dalıyoruz! 🎨🎬🎶 Resimden tiyatroya, müzikten edebiyata, danstan dijital sanata kadar uzanan geniş bir yelpazede, farklı bir sanat dallarına dair özgün içerikler, keyifli sohbetler ve ilham veren hikayelerle karşınızdayız. 00:00 Giriş 01:43 Setlerdeki çalışma koşulları ve kendisinin yaptığı işlere ara vermesi 02:48 Üniversitede kimya bölümünden oyunculuğa geçişi 05:31 Çocuklarında sanata dair ilgi ve istek görüyor mu? 09:00 Tiyatroda seyirci bazında nasıl değişimler var? 10:51 Pandemi sonrası tiyatrodaki değişimler? 12:54 Beyaz Tavşan Kırmızı Tavşan oyunu 15:40 Oyunlardan önce yaptığı bir şey var mı? 16:54 Cici filmi 18:09 Kendi oynadığı dizileri izleyebiliyor mu? 18:44 Oynayacağı dizi veya filmleri seçerken nelere bakıyor? 20:32 "Öyle Bir Geçer Zaman ki" dizisi hayatında neleri değiştirdi? 21:47 Sanat ile ilgilenen insanlara tavsiyeleri neler? 26:16 Teknoloji ile ilişkisi nasıl? 28:02 Tek kelimelik soru-cevap
Şubat 13, 2026
"Sanatçının bitti demesi zor" görseli
FatihAltaylı
YouTube
Bedia Ceylan Güzelce & Zekiye Sarıkartal"Sanatçının bitti demesi zor"Sanatın büyülü dünyasına birlikte dalıyoruz! 🎨🎬🎶 Resimden tiyatroya, müzikten edebiyata, danstan dijital sanata kadar uzanan geniş bir yelpazede, farklı bir sanat dallarına dair özgün içerikler, keyifli sohbetler ve ilham veren hikayelerle karşınızdayız. 00:00 Giriş 00:12 Bir günü nasıl geçiyor? 01:45 Yönünü sanata nasıl çevirdi? 12:01 Öğrencilerine hep neyi anlattı? 16:42 Soru-Cevap 17:56 Kapanış
Şubat 6, 2026
"Senaryo yazmak bir dünya kurmaktır" görseli
FatihAltaylı
YouTube
Bedia Ceylan Güzelce & Nilgün Öneş"Senaryo yazmak bir dünya kurmaktır"Sanatın büyülü dünyasına birlikte dalıyoruz! 🎨🎬🎶 Resimden tiyatroya, müzikten edebiyata, danstan dijital sanata kadar uzanan geniş bir yelpazede, farklı bir sanat dallarına dair özgün içerikler, keyifli sohbetler ve ilham veren hikayelerle karşınızdayız. 00:00 Giriş 01:10 Süper Baba hikayesi nasıl başladı? 02:14 Kendi görsel dünyasını nasıl geliştirdi? 04:37 Geçmişten günümüze senaryolarda yazılan hikayelerde ne gibi değişiklikler oldu? 07:14 "Ağlamak Yok" kitabı 09:13 Uzun yazılan senaryolar ve hikayeleri insanlara ne katıyor? 11:33 Günümüzde senaryolardaki hikayelerde nasıl değişimler oldu? 13:02 Senaryo yazarken unutamadığı anıları var mı? 15:05 İyi bir senaryo yazarı nasıl çalışır? 18:06 Belirli bir dönemin ya da bir olayın hikayesini yazmak ister miydi? 19:18 "Ayrılık da Sevdaya Dahil" dizisi 23:50 Önümüzdeki süreçte planları neler? 24:29 Senaryo yazarı olarak yapay zekadan faydalanabiliyor mu? 27:12 Sinemada büyük ve uzun hikaye anlatım dönemi bitiyor mu? 28:50 Tek kelimelik soru-cevap 30:32 Kapanış
Ocak 30, 2026