İstanbul 9°
FatihAltayli

Fatih Altaylı

Diğer yazılarıFatihAltaylı
detail banner reklam

'Yalnız annelere ev' kimin fikri dersiniz

FatihAltaylı
Köşe Yazısı

Fatih Altaylı

Haziran 25, 2011

'Yalnız annelere ev' kimin fikri dersiniz

DÜN Habertürk'ün 1, sayfasının tepesinde, yeni kurulacak AK Parti hükümetinin programıyla ilgili bir haber vardı,
Yeni hükümet programında yer alacak bazı maddeleri sıralamıştık,
Her ile yüzme havuzu, her ilçeye spor salonu, her köye internet, her köye içme suyu, daha fazla meslek lisesi gibi maddelerin yanı sıra "sadece kadınlara" yönelik bazı maddeler dikkat çekiciydi,
"Kadın girişimcilere vergi kolaylığı, işe giren kadınların sigorta primlerinin üç yıl boyunca devlet tarafından karşılanması" gibi kadınlara özel maddelerin arasında bir tanesi çok ilgi çekiciydi,
"Çocuklu yalnız annelere stüdyo daireler" verilecekti,
Doğrusu bu ya benim en ilgimi çeken madde bu oldu,
Kadına yönelik şiddetin giderek tırmandığı, sayfalarımızda her gün birkaç kadının eşleri tarafından öldürüldüğü, dövüldüğü, işkenceye uğradığı haberleri yer alırken bu maddeye ilgisiz kalmak mümkün değildi,
Çünkü gazetelere yansıyan, belki de kadına yönelik şiddet buzdağının sadece görünen ucuydu,
Yüz binlerce kadın benzer şiddete maruz kalıyor, ancak ekonomik nedenlerle, başını sokacak bir kovuğu dahi olmadığı için, ailesinin evine geri dönemediği için bu şiddeti sineye çekmek zorunda kalıyordu,
Onlar çaresizlikten bunu sineye çektikçe şiddetin dozu da artıyordu,
"Boşanmış annelere ev verilmesini" öngören sistemin nasıl işleyeceğini öğrenebilmek için Adalet ve Kalkınma Partisi'nden bir dostumu aradım,
Sistemin nasıl işleyeceği henüz netleşmemekle birlikte bazı ana hatlar konusunda bilgi verdi,
Yalnız yaşamak zorunda kalan annelere verilecek bu evler TOKİ tarafından yapılacaktı,
İçinde yalnız annelerin yaşamını kolaylaştıracak unsurlara yer verilecekti,
Site şeklinde yapılacak bu evlerde anneleri özellikle eski eşlerden korumaya yönelik güvenlik olacaktı,
Bu evlerde yaşayan annelere de yeşil kart, çocuklar için eğitim yardımı, aile yardımı yapılacaktı,
Ev sahibi olabilmek için "muhtaç" olduğunu belgelemek yeterli olacaktı
Ev tahsisleri, çocuk veya çocuklar eğitimlerini tamamlayıncaya kadar devam edecek, gerekli hallerde uzatılacaktı,
"Süper proje, Kimin aklına geldiyse teşekkür etmek lazım" dedim,
"O zaman Emine Hanım'a teşekkür etmek lazım" dedi,
Bu işin fikir babası Emine Erdoğan'mış,
Gazetelere yansıyan kadına şiddet haberleri Emine Erdoğan'ı etkilemiş ve böyle bir fikir önermiş,
Başbakan Erdoğan da bu düşüncenin hayata geçirilmesini istemiş,
Eğer böyleyse, Emine Hanım'a teşekkür ediyorum,


Bakım yapılmış ama nasıl!

ÖLÜMLE sonuçlanan lunapark kazasıyla ilgili belediyeden de hesap sorulması gerektiğini yazdım ya dün,
İstanbul Büyükşehir Belediyesi, konunun doğrudan sorumlusu veya muhatabı olmadığı halde dün başkan düzeyinde lunaparklara gitmiş,
Sonra da Ahmet Faruk Yanardağ aradı, Başkanın danışmanı, benim de dostum,
"Lunapark ruhsatlı, Bütün makinelerin de denetimi yapılmış, Hem de çok yeni" dedi,
Söz konusu kazaya sebebiyet veren lunapark, 1 Ağustos 2002 tarihinde Küçükçekmece Emniyet Müdürlüğü'nden "çay bahçeli" işyeri olarak "içkisiz istirahat ve eğlence yeri işletme izin belgesi" almış,
2004 yılında "işletme izin belgeleri süresiz hale getirildiği" için o gün alınan ruhsat bugün hâlâ geçerliymiş,
"Lunaparkta bulunan oyun ve eğlence makinelerinin kontrol ve bakımından sorumlu olmak üzere teknik bilgi ve yeterliliğe sahip en az 1 mühendis ve bir teknisyen bulunacaktır" şeklindeki yönetmelik hükmüne uygun olarak nisan ve mayıs aylarında 8 adet bakım raporu düzenlenmiş, Bunlar Makine Mühendisleri Odası tarafından onaylıymış,
Demek oluyor ki, bu gibi bakım ve denetimleri "yasak savma" kabilinden değil ciddi olarak yapmak gerekiyor,
Bunun için yapılması gereken de "bakım ve kontrolü yapan" mühendislere "sorumluluk" yüklemek,
Yoksa "El elin eşeğini türkü söyleyerek arar" misali yalandan bir bakım ve kontrol yapılır,
Birileri ölür,
Üç gün sonra unutulur,
Yeni birileri ölünceye kadar,


Ya yargı siyasallaşırsa

BİR yandan dönüp CHP'ye kızıyorum,
"Memlekette adam kalmadı da tutuklu sanıkları aday gösterdiniz, Hele hele Haberal gibi hiçbir siyasi yakınlığınızın olmadığı birini bile" diyorum,
Sonra düşünüyorum,
"İyi de bunlar tutuklu, hükümlü değil" diyerek hak veriyorum,
Niye mi hak veriyorum,
Anlatayım, Belki hak verirsiniz,
Hükümlü olmadan sadece tutukluluk nedeniyle milletvekili seçilen birinin TBMM'ye katılmasını ve halkın oylarıyla hak ettiği koltuğa oturmasını engellemek, "normal demokrasinin" geleceği açısından hiç iyi değil,
O güce sahibi olmak, bunu "haklı" görmek için yeterli değil,
Çünkü yarın gücün kimde olacağını bilmek de mümkün değil,
Dün askerin zoruyla kapsamı genişletilen Terörle Mücadele Yasası'ndan bugün askerlerin mustarip olduğunu yazdığımı hatırlayın lütfen,
Eğer, iki yargıcın seçilmişleri Meclis'e yollamama gibi bir güç kullanımı mümkünse, bunun doğal sonucu şudur:
Siyasallaşmış bir yargı, yarın çok ciddi sorunların ve demokrasi dışı uygulamaların kaynağı olabilir,
Düşünün, herhangi bir partinin genel başkanı ya da önemli bir şahsiyeti "siyasallaşmış" bir savcı ve onun meşrebindeki bir mahkeme tarafından "eften püften" suçlamalarla seçimler öncesinde tutuklanabilir,
Bu yol bir tür "muhalefet" veya "iktidar" yolu olabilir,
Böyle bir durum demokrasilerde kabul edilemez,
KCK tutukluları için de, CHP tutukluları için de, MHP tutuklusu için de bu durum geçerlidir,
Geçtiğimiz yasama döneminde Anayasa Mahkemesi'nin bir kararı için, "11 yargıç millet iradesine nasıl ipotek koyabilir" diyen bir siyasi irade, şimdi 2 yargıcın aynı işlevi, üstelik çok daha tartışılır biçimde, geçmişin içtihatlarını da yok sayarak yapmasını engelleyecek yasal düzenlemeyi yapmak zorundadır,

NE ZAMAN ADAM OLURUZ?
Sadece kendimiz gibi düşünenleri akıllı zannetmediğimiz zaman

FatihAltaylı
X’te yanıtla

X’te yazı hakkında yorumlarınızı paylaşın.

FatihAltaylı
  • Geçmiş yazılar

TümüFatihAltaylı
217
Köşe Yazıları
217

Fatih Altaylı

Şubat 20, 2026

Mevzu bahis
Köşe Yazıları
Mevzu bahis

Fatih Altaylı

Şubat 19, 2026

Anayasa değişikliği ve başkan yardımcılığı
Köşe Yazıları
Anayasa değişikliği ve başkan yardımcılığı

Fatih Altaylı

Şubat 18, 2026

  • Videolar

TümüFatihAltaylı
"İnsanın kendini izlemesi kolay değil" görseli
FatihAltaylı
YouTube
Bedia Ceylan Güzelce & Ayça Bingöl"İnsanın kendini izlemesi kolay değil"Sanatın büyülü dünyasına birlikte dalıyoruz! 🎨🎬🎶 Resimden tiyatroya, müzikten edebiyata, danstan dijital sanata kadar uzanan geniş bir yelpazede, farklı bir sanat dallarına dair özgün içerikler, keyifli sohbetler ve ilham veren hikayelerle karşınızdayız. 00:00 Giriş 01:43 Setlerdeki çalışma koşulları ve kendisinin yaptığı işlere ara vermesi 02:48 Üniversitede kimya bölümünden oyunculuğa geçişi 05:31 Çocuklarında sanata dair ilgi ve istek görüyor mu? 09:00 Tiyatroda seyirci bazında nasıl değişimler var? 10:51 Pandemi sonrası tiyatrodaki değişimler? 12:54 Beyaz Tavşan Kırmızı Tavşan oyunu 15:40 Oyunlardan önce yaptığı bir şey var mı? 16:54 Cici filmi 18:09 Kendi oynadığı dizileri izleyebiliyor mu? 18:44 Oynayacağı dizi veya filmleri seçerken nelere bakıyor? 20:32 "Öyle Bir Geçer Zaman ki" dizisi hayatında neleri değiştirdi? 21:47 Sanat ile ilgilenen insanlara tavsiyeleri neler? 26:16 Teknoloji ile ilişkisi nasıl? 28:02 Tek kelimelik soru-cevap
Şubat 13, 2026
"Sanatçının bitti demesi zor" görseli
FatihAltaylı
YouTube
Bedia Ceylan Güzelce & Zekiye Sarıkartal"Sanatçının bitti demesi zor"Sanatın büyülü dünyasına birlikte dalıyoruz! 🎨🎬🎶 Resimden tiyatroya, müzikten edebiyata, danstan dijital sanata kadar uzanan geniş bir yelpazede, farklı bir sanat dallarına dair özgün içerikler, keyifli sohbetler ve ilham veren hikayelerle karşınızdayız. 00:00 Giriş 00:12 Bir günü nasıl geçiyor? 01:45 Yönünü sanata nasıl çevirdi? 12:01 Öğrencilerine hep neyi anlattı? 16:42 Soru-Cevap 17:56 Kapanış
Şubat 6, 2026
"Senaryo yazmak bir dünya kurmaktır" görseli
FatihAltaylı
YouTube
Bedia Ceylan Güzelce & Nilgün Öneş"Senaryo yazmak bir dünya kurmaktır"Sanatın büyülü dünyasına birlikte dalıyoruz! 🎨🎬🎶 Resimden tiyatroya, müzikten edebiyata, danstan dijital sanata kadar uzanan geniş bir yelpazede, farklı bir sanat dallarına dair özgün içerikler, keyifli sohbetler ve ilham veren hikayelerle karşınızdayız. 00:00 Giriş 01:10 Süper Baba hikayesi nasıl başladı? 02:14 Kendi görsel dünyasını nasıl geliştirdi? 04:37 Geçmişten günümüze senaryolarda yazılan hikayelerde ne gibi değişiklikler oldu? 07:14 "Ağlamak Yok" kitabı 09:13 Uzun yazılan senaryolar ve hikayeleri insanlara ne katıyor? 11:33 Günümüzde senaryolardaki hikayelerde nasıl değişimler oldu? 13:02 Senaryo yazarken unutamadığı anıları var mı? 15:05 İyi bir senaryo yazarı nasıl çalışır? 18:06 Belirli bir dönemin ya da bir olayın hikayesini yazmak ister miydi? 19:18 "Ayrılık da Sevdaya Dahil" dizisi 23:50 Önümüzdeki süreçte planları neler? 24:29 Senaryo yazarı olarak yapay zekadan faydalanabiliyor mu? 27:12 Sinemada büyük ve uzun hikaye anlatım dönemi bitiyor mu? 28:50 Tek kelimelik soru-cevap 30:32 Kapanış
Ocak 30, 2026