İstanbul 10°
FatihAltayli

Fatih Altaylı

Diğer yazılarıFatihAltaylı
detail banner reklam

Perşembenin gelişi

FatihAltaylı
Köşe Yazısı

Fatih Altaylı

Temmuz 30, 2011

Perşembenin gelişi

DÜN Ankara'da ilginç bir görüşme trafiği vardı,
Cumhurbaşkanı, Başbakan ve Genelkurmay Başkanı görüştüler,
Ardından tek açıklama Cumhurbaşkanlığı'ndan geldi,
Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, "Gözü kapalı imza atmam" dedi,
Alabildiğimiz bilgiler, Genelkurmay Başkanı Işık Koşaner'in tutuklu generallerle ilgili olarak "emeklilik kararını kabul etmemesinden" kaynaklanan bir gerilim yaşandığıydı,
Tutuklu oldukları için bir üst rütbeye atanamayacak olan generallerin bekleme süresi de doluyordu ve emekliye sevk edileceklerdi,
Koşaner ise buna itiraz ediyordu,
Anladığımız kadarıyla Orgeneral Koşaner, YAŞ'ta emeklilik kararı almayacaklarını söylüyordu ve Cumhurbaşkanı ile Başbakan da bunun kabul edilemez olduğunu söylüyorlardı,
Sonuç olarak yetki Başbakan'da ve Cumhurbaşkanı'ndaydı,
Ardından Türk Silahlı Kuvvetleri'ndeki tüm generallerin hep beraber istifa edecekleri söylentisi yayıldı,
Görüşmeden kısa bir süre sonra Genelkurmay Başkanı Orgeneral Işık Koşaner'in "istifa edeceği" dedikodusu Ankara'da dolaşmaya başladı,
Genelkurmay'ı aradığımızda ilk anlarda bunu teyit ettiremedik,
Aldığımız tek yanıt, "Burada büyük bir gerginlik var, Sinirler tepede" oldu,
Çankaya Köşkü ise kendilerine de böyle duyumların geldiğini, gazetecilerin bunu sorup durduğunu ancak "resmen" böyle bir şey olup olmadığını bilmediklerini söyledi,
Bundan yaklaşık 1 veya 1,5 saat sonra Işık Koşaner'in "emekliliğini istediği" haberi kesinlik kazandı,
Ardından Jandarma hariç tüm kuvvet komutanları "emeklilik talebinde" bulundular,
Bence doğru olanı yaptılar,
Siyasi otorite ya da bir anlamda "amirleriyle" anlaşamayan asker veya sivil bürokratların yapması gereken hareketi yaptılar,
Onlar bunu yapmasaydı, hükümetin Genelkurmay Başkanı'nı görevden alması doğru hareket olurdu,
Ancak hükümet bunu şimdiye kadar hiç yapmamıştı,
Yine yapmayabilirdi de,
Komuta kademesi böylelikle "kenara çekildi" ve siyasetin elini rahatlattı,
Muhtıra veRmektense, gazetecileri toplayıp bağırıp çağırmaktansa böylesi daha demokratik,
Sonuçlarını ise zamanla göreceğiz,
"Yeni Türkiye"de çok "derin" sonuçları olacağını zannetmiyorum,


Hükümete sürpriz değil

KUVVET komutanlarının "emeklilik talebinde bulunması" hepimizi şaşırtmış olsa da, hükümeti şaşırttığını söyleyemeyeceğim,
Dünden beri edindiğim izlenim, hükümetin, özellikle de Başbakan'ın böyle kararı beklediği ya da öngördüğü ve buna hazırlıklı olduğuydu,
"Komutanların istifa edebileceği" yönündeki haber, bize ilk olarak iktidar partisi kaynaklarından ulaştı,
Bu bilgi, iktidarın buna hazırlıklı olduğu yönündeydi,
Bu durum Türkiye'de bir ilk olmakla beraber, demokrasi tarihimiz açısından önemli bir viraj, önemli bir kavşak olacak,
Buradan "kazasız" çıkmamız halinde "normalleşme" yolunda da önemli bir adım atmış olacağız,


Nasıl olmalıydı

SON birkaç yılda TSK ile ilgili gelişmelerin "olması gerektiği" gibi cereyan ettiğini söylemek mümkün değil,
Darbe iddiaları, TSK içindeki bazı hazırlıklar ile bazı "normal dışı" faaliyet iddiaları Türkiye'nin gündemini uzun zamandır işgal ediyor,
200'e yakın rütbeli asker tutuklu,
50'ye yakın emekli veya muvazzaf general içeride,
Bazıları için de tutuklama istendi dün ki, aralarında bir de ordu komutanı var,
Açıkçası ben bu sürecin doğru işlemediğini düşünüyorum,
Bence bu iş yargıya havale edilmemeli, siyasi otorite tarafından halledilmeliydi,
Bazı komutanların "seçilmişlerin üstünlüğüne" yönelik "antidemokratik" tavırları var ise bunlar doğrudan doğruya "seçilmiş hükümet" tarafından görevden alınmalıydı,
Yüksek Askeri Şûralar öncesi terfilerin "şekillendirilmesi" yargı tarafından değil, sivil yönetim tarafından yapılmalıydı,
Elbette içlerinde suça net bir biçimde bulaşmış olanlar varsa bunların bir bölümü yargı önüne çıkarılmalıydı ama ama bu iş tamamen yargı eliyle yapılmamalıydı,
Böyle bir yaklaşım en azından 22 Temmuz seçimleri sonrası "muhtıra vermiş" bir Genelkurmay Başkanı olan Yaşar Büyükanıt'ın "hükümet eliyle" görevden alınmasıyla başlayabilirdi ve çok daha "Batı standardı" bir demokratik tavır içinde gerçekleşebilir, yargının da buradan "etkilenmesi" önlenebilirdi,
Sonuç olarak ilginç ve tarihi bir süreçten geçiyoruz,
Türk Ordusu'nun ve Türkiye'nin geleceği şekilleniyor,
Bazı uzmanlara göre "Türk Ordusu son yüzyıl içinde 3, kez şekil değiştiriyor" ve yeni bir "Ordu konseptine" doğru değişiyor,
Bütün bunların sonucunu bizim değerlendirmemiz güç,
Ancak tarih değerlendirebilecek,

NE ZAMAN ADAM OLURUZ?
Gazeteler yapacak haber bulamadığı zaman

FatihAltaylı
X’te yanıtla

X’te yazı hakkında yorumlarınızı paylaşın.

FatihAltaylı
  • Geçmiş yazılar

TümüFatihAltaylı
217
Köşe Yazıları
217

Fatih Altaylı

Şubat 20, 2026

Mevzu bahis
Köşe Yazıları
Mevzu bahis

Fatih Altaylı

Şubat 19, 2026

Anayasa değişikliği ve başkan yardımcılığı
Köşe Yazıları
Anayasa değişikliği ve başkan yardımcılığı

Fatih Altaylı

Şubat 18, 2026

  • Videolar

TümüFatihAltaylı
"İnsanın kendini izlemesi kolay değil" görseli
FatihAltaylı
YouTube
Bedia Ceylan Güzelce & Ayça Bingöl"İnsanın kendini izlemesi kolay değil"Sanatın büyülü dünyasına birlikte dalıyoruz! 🎨🎬🎶 Resimden tiyatroya, müzikten edebiyata, danstan dijital sanata kadar uzanan geniş bir yelpazede, farklı bir sanat dallarına dair özgün içerikler, keyifli sohbetler ve ilham veren hikayelerle karşınızdayız. 00:00 Giriş 01:43 Setlerdeki çalışma koşulları ve kendisinin yaptığı işlere ara vermesi 02:48 Üniversitede kimya bölümünden oyunculuğa geçişi 05:31 Çocuklarında sanata dair ilgi ve istek görüyor mu? 09:00 Tiyatroda seyirci bazında nasıl değişimler var? 10:51 Pandemi sonrası tiyatrodaki değişimler? 12:54 Beyaz Tavşan Kırmızı Tavşan oyunu 15:40 Oyunlardan önce yaptığı bir şey var mı? 16:54 Cici filmi 18:09 Kendi oynadığı dizileri izleyebiliyor mu? 18:44 Oynayacağı dizi veya filmleri seçerken nelere bakıyor? 20:32 "Öyle Bir Geçer Zaman ki" dizisi hayatında neleri değiştirdi? 21:47 Sanat ile ilgilenen insanlara tavsiyeleri neler? 26:16 Teknoloji ile ilişkisi nasıl? 28:02 Tek kelimelik soru-cevap
Şubat 13, 2026
"Sanatçının bitti demesi zor" görseli
FatihAltaylı
YouTube
Bedia Ceylan Güzelce & Zekiye Sarıkartal"Sanatçının bitti demesi zor"Sanatın büyülü dünyasına birlikte dalıyoruz! 🎨🎬🎶 Resimden tiyatroya, müzikten edebiyata, danstan dijital sanata kadar uzanan geniş bir yelpazede, farklı bir sanat dallarına dair özgün içerikler, keyifli sohbetler ve ilham veren hikayelerle karşınızdayız. 00:00 Giriş 00:12 Bir günü nasıl geçiyor? 01:45 Yönünü sanata nasıl çevirdi? 12:01 Öğrencilerine hep neyi anlattı? 16:42 Soru-Cevap 17:56 Kapanış
Şubat 6, 2026
"Senaryo yazmak bir dünya kurmaktır" görseli
FatihAltaylı
YouTube
Bedia Ceylan Güzelce & Nilgün Öneş"Senaryo yazmak bir dünya kurmaktır"Sanatın büyülü dünyasına birlikte dalıyoruz! 🎨🎬🎶 Resimden tiyatroya, müzikten edebiyata, danstan dijital sanata kadar uzanan geniş bir yelpazede, farklı bir sanat dallarına dair özgün içerikler, keyifli sohbetler ve ilham veren hikayelerle karşınızdayız. 00:00 Giriş 01:10 Süper Baba hikayesi nasıl başladı? 02:14 Kendi görsel dünyasını nasıl geliştirdi? 04:37 Geçmişten günümüze senaryolarda yazılan hikayelerde ne gibi değişiklikler oldu? 07:14 "Ağlamak Yok" kitabı 09:13 Uzun yazılan senaryolar ve hikayeleri insanlara ne katıyor? 11:33 Günümüzde senaryolardaki hikayelerde nasıl değişimler oldu? 13:02 Senaryo yazarken unutamadığı anıları var mı? 15:05 İyi bir senaryo yazarı nasıl çalışır? 18:06 Belirli bir dönemin ya da bir olayın hikayesini yazmak ister miydi? 19:18 "Ayrılık da Sevdaya Dahil" dizisi 23:50 Önümüzdeki süreçte planları neler? 24:29 Senaryo yazarı olarak yapay zekadan faydalanabiliyor mu? 27:12 Sinemada büyük ve uzun hikaye anlatım dönemi bitiyor mu? 28:50 Tek kelimelik soru-cevap 30:32 Kapanış
Ocak 30, 2026