İstanbul 9°
FatihAltayli

Fatih Altaylı

Diğer yazılarıFatihAltaylı
detail banner reklam

İş niye bu hale geldi?

FatihAltaylı
Köşe Yazısı

Fatih Altaylı

Ağustos 19, 2011

İş niye bu hale geldi?

DÜN filmi başa sarıyoruz dedim,
Akıllı adamlar kendi tecrübelerinden, çok akıllı adamlar başkalarının tecrübelerinden yararlanırmış,
Bu ülkeyi paylaşan insanlar ise kendi tecrübelerinden bile yararlanamıyorlar,
Yazık,
Terörden medet uman Kürtler de, terörü zorla bitirmekten başka çözüm bilmeyenler de dönüp dolaşıp aynı noktaya geliyorlar,
Buradaki temel sıkıntı, Türkiye'de ve Türkiye'yi yönetenlerde değil,
Türkiye'yi yönetenler ve özellikle de Adalet ve Kalkınma Partisi iktidarı, Kürt meselesinin "siyasi" çözümü için çaba harcadılar,
Son dönemde önemli aşamalar da kaydedildi,
Ancak en temel soruya "yanıt" bulunamadı,
Daha doğrusu "yanıt verilemedi",
Türkiye'yi yöneten irade çok basit bir soru sordu:
"Ne istiyorsunuz?"
Bu soru asla net bir yanıt bulamadı,
Sorunun aşılmasına adım adım gidilecek bir yol haritası "etnik siyaset" yapanlar tarafından verilemedi, Devletin attığı her adım karşısında, etnik Kürt siyaseti bir adım geri atarak aradaki mesafeyi korudu, Yakınlaşmaya, anlaşma ortamına katkıda bulunmadı,
Bunda daha önceki yazılarımda değindiğim "Kürt faşistlerinin" rolü elbette ki büyüktü,
Legal Kürt siyasetinin adım atmasını engellemek için her şeyi yaptılar,
Yakınlaşma çabalarını her seferinde baltaladılar,
Bunu kendileri için olduğu kadar büyük ihtimalle bilerek veya bilmeyerek emrinde oldukları güçlerin çıkarları doğrultusunda da gerçekleştirdiler,
Ve özellikle son 10 yılda geçilen bütün aşamaları çöpe attılar,
Eğer "legal Kürt siyaseti" Başbakan Erdoğan'ın karşısına elle tutulur ve samimi bir "Taleplerimiz bunlardır" listesiyle çıkabilseydi, Erdoğan gibi "risk alabilen" bir lider bunu konuşur, pazarlığını eder ve gereğini yapardı,
Ama bu olmayınca Erdoğan yine "yapısı" gereğince "Öyle olmadıysa böyle olur" dedi,
O da başından beri uzak durduğu askeri çözüme doğru meyletti,
Elbette ki, bu işin askeri yöntemlerle çözülemeyeceğini o da biliyor,
Ama terörün şımarmasına, güçlenmesine, moral bozmasına ve koz olarak kullanılmasına izin vermeden, "çözüme" yürümek istiyor,
Yani aslında "legal Kürt siyasetine", "Siz örgütü bırakın, Gelin konuşalım, Örgütü ben sizden uzak tutarım" mesajı veriyor,
Örgüte mesafe koymayacak olan legal siyaseti ise bir süredir "durumu izleyen" yargı yoluyla "örgütten uzaklaştırmak" veya bu tiplerin "legal Kürt siyasetinin önünü kesmesini engellemek" istiyor,
Bu şimdiye kadar denenmiş yolların "karmasıdır",
Tutarsa Türkiye'yi uçurur,
Tutmazsa,,,,
Not: Kürt milliyetçilerinin ne istediklerini bilmemelerinin ilk örneği değil bu, Yüzyılın ilk 20 yılı içinde yapılan ve Osmanlı'yı bölmeyi amaçlayan pek çok konferansta yer alan Kürt temsilcileri kendi aralarındaki fikir ayrılıkları ve temsil konusundaki yetersizlikleri nedeniyle bu masalarda hep sorun çıkardılar ve Osmanlı'nın tarih sahnesinden yok oluşu sırasında hiçbir şey elde edemediler,


Suriye connection

SON saldırının sorumlusunun kim olduğu açıklandı,
"Suriye kökenli PKK'lı Bahoz Erdal,"
Geçen hafta yazdığım yazıları hatırlayanlar, bu ismi de hatırlayacaktır,
İmralı'daki Öcalan'ın da, dağdaki Karayılan'ın da artık "etkisizleştiğini", Bahoz Erdal kod adlı Suriyeli Fehman Hüseyin'in "terörist kadrolar" üzerinde daha etkili hale geldiğini yazdım,
Bahoz'un başından beri "olası bir çözümü" baltaladığını ve "Barış olursa biz ne olacağız?" dediğini hepimiz biliyoruz,
Ancak şunu da unutmamak lazım,
Bahoz Suriyeli,
Suriye 20 yılı aşkın bir süre PKK lider kadrolarının barındığı ülke,
Suriye istihbarat örgütü Muhaberat'ın PKK içindeki etkisi, gücü bilinmeyen bir şey değil,
Öcalan'la Barelias'ta yaptığım görüşmede Öcalan'ın yanında Suriyeli bir istihbaratçı olduğunu defalarca söyledim,
Bu istihbaratçı Şam'dan, Lübnan'ın Barelias kentine Öcalan'la aynı Mercedes S500'le gelmişti ve Öcalan'a "talimat" verecek kadar etkiliydi,
Demem odur ki, Suriye PKK üzerinde o gün çok etkiliydi,
Bu etkinin hemen ortadan kalkmış olduğunu da zannetmiyorum,
Türkiye-Suriye ilişkileri gerginleştikçe, PKK'nın azmasının bir nedeni olmalı,
Bu nedenle Türkiye, Suriye ile ilişkilerini düzenlerken uluslararası camia kadar, kendi çıkarlarını da gözetmeli,


Gözlerim niye faltaşı gibi oldu

YİĞİT Bulut geçenlerde köşesinde, "Ben emperyal Türkiye derken, Türkiye genleşecek derken Murat Bardakçı ile Fatih Altaylı bana hayretle bakıyorlardı" demiş,
Demeye getirdiği şu: "Şimdi benim fikrime geldiler,"
Vallahi ben Kuzey Irak'ın Türkiye'nin doğal uzantısı olduğunu, etnik, dini ve hatta akrabalık gibi nedenlerle Irak'ın değil Türkiye'nin parçası olduğunu yazdığım zamanlarda Yiğit Bulut büyük ihtimalle henüz gazeteci bile değildi,
Bugün Cumhurbaşkanı olan Abdullah Gül'le, Refah Partisi milletvekili olduğu dönemlerde yaptığımız televizyon programlarında bile bunu konuşmuşluğumuz vardır,
Bu yüzden Yiğit Bulut'un bu yazdıklarına "gözlerimiz büyüyerek" yani hayretle bakmamız mümkün değildir,
Yıllardır ben bunu söyledikçe Murat da bana, "Ne işimiz var, Başımıza daha fazla bela mı alacağız" der ki, o da bunda haklıdır,
Yiğit Bulut'un, "Emperyal Türkiye" hayalleriyle ilgili olarak bizim Murat'la yaptığımız uyarı ise şudur, Yiğit'e defalarca, "Emperyal Türkiye demek doğru değil, Emperyalin çağrışımı farklıdır, İlle bir şey diyeceksen 'dünya devleti Türkiye' de, Osmanlı emperyal değil, 'cihanşümul'dü" demişizdir,
Sonunda bunu o da idrak etmiş ve bu terminolojiyi kullanmaya başlamıştır,
Gözlerimin büyüdüğü nokta ise siyasetle ilgili değil ekonomiyle ilgilidir,
Yiğit geçen sene, "Yılbaşında 1 dolar 1 TL olacak" dediğinde gözlerim büyümüştür,
Doğru,
Bu tezini tekrarlarsa gözlerim yine büyür,

NE ZAMAN ADAM OLURUZ?
Yaklaşımların soğuk savaş dogmalarına göre değil, yeni dünya düzenine göre olması gerektiğini anladığımız zaman

FatihAltaylı
X’te yanıtla

X’te yazı hakkında yorumlarınızı paylaşın.

FatihAltaylı
  • Geçmiş yazılar

TümüFatihAltaylı
217
Köşe Yazıları
217

Fatih Altaylı

Şubat 20, 2026

Mevzu bahis
Köşe Yazıları
Mevzu bahis

Fatih Altaylı

Şubat 19, 2026

Anayasa değişikliği ve başkan yardımcılığı
Köşe Yazıları
Anayasa değişikliği ve başkan yardımcılığı

Fatih Altaylı

Şubat 18, 2026

  • Videolar

TümüFatihAltaylı
"İnsanın kendini izlemesi kolay değil" görseli
FatihAltaylı
YouTube
Bedia Ceylan Güzelce & Ayça Bingöl"İnsanın kendini izlemesi kolay değil"Sanatın büyülü dünyasına birlikte dalıyoruz! 🎨🎬🎶 Resimden tiyatroya, müzikten edebiyata, danstan dijital sanata kadar uzanan geniş bir yelpazede, farklı bir sanat dallarına dair özgün içerikler, keyifli sohbetler ve ilham veren hikayelerle karşınızdayız. 00:00 Giriş 01:43 Setlerdeki çalışma koşulları ve kendisinin yaptığı işlere ara vermesi 02:48 Üniversitede kimya bölümünden oyunculuğa geçişi 05:31 Çocuklarında sanata dair ilgi ve istek görüyor mu? 09:00 Tiyatroda seyirci bazında nasıl değişimler var? 10:51 Pandemi sonrası tiyatrodaki değişimler? 12:54 Beyaz Tavşan Kırmızı Tavşan oyunu 15:40 Oyunlardan önce yaptığı bir şey var mı? 16:54 Cici filmi 18:09 Kendi oynadığı dizileri izleyebiliyor mu? 18:44 Oynayacağı dizi veya filmleri seçerken nelere bakıyor? 20:32 "Öyle Bir Geçer Zaman ki" dizisi hayatında neleri değiştirdi? 21:47 Sanat ile ilgilenen insanlara tavsiyeleri neler? 26:16 Teknoloji ile ilişkisi nasıl? 28:02 Tek kelimelik soru-cevap
Şubat 13, 2026
"Sanatçının bitti demesi zor" görseli
FatihAltaylı
YouTube
Bedia Ceylan Güzelce & Zekiye Sarıkartal"Sanatçının bitti demesi zor"Sanatın büyülü dünyasına birlikte dalıyoruz! 🎨🎬🎶 Resimden tiyatroya, müzikten edebiyata, danstan dijital sanata kadar uzanan geniş bir yelpazede, farklı bir sanat dallarına dair özgün içerikler, keyifli sohbetler ve ilham veren hikayelerle karşınızdayız. 00:00 Giriş 00:12 Bir günü nasıl geçiyor? 01:45 Yönünü sanata nasıl çevirdi? 12:01 Öğrencilerine hep neyi anlattı? 16:42 Soru-Cevap 17:56 Kapanış
Şubat 6, 2026
"Senaryo yazmak bir dünya kurmaktır" görseli
FatihAltaylı
YouTube
Bedia Ceylan Güzelce & Nilgün Öneş"Senaryo yazmak bir dünya kurmaktır"Sanatın büyülü dünyasına birlikte dalıyoruz! 🎨🎬🎶 Resimden tiyatroya, müzikten edebiyata, danstan dijital sanata kadar uzanan geniş bir yelpazede, farklı bir sanat dallarına dair özgün içerikler, keyifli sohbetler ve ilham veren hikayelerle karşınızdayız. 00:00 Giriş 01:10 Süper Baba hikayesi nasıl başladı? 02:14 Kendi görsel dünyasını nasıl geliştirdi? 04:37 Geçmişten günümüze senaryolarda yazılan hikayelerde ne gibi değişiklikler oldu? 07:14 "Ağlamak Yok" kitabı 09:13 Uzun yazılan senaryolar ve hikayeleri insanlara ne katıyor? 11:33 Günümüzde senaryolardaki hikayelerde nasıl değişimler oldu? 13:02 Senaryo yazarken unutamadığı anıları var mı? 15:05 İyi bir senaryo yazarı nasıl çalışır? 18:06 Belirli bir dönemin ya da bir olayın hikayesini yazmak ister miydi? 19:18 "Ayrılık da Sevdaya Dahil" dizisi 23:50 Önümüzdeki süreçte planları neler? 24:29 Senaryo yazarı olarak yapay zekadan faydalanabiliyor mu? 27:12 Sinemada büyük ve uzun hikaye anlatım dönemi bitiyor mu? 28:50 Tek kelimelik soru-cevap 30:32 Kapanış
Ocak 30, 2026