İstanbul 9°
FatihAltayli

Fatih Altaylı

Diğer yazılarıFatihAltaylı
detail banner reklam

Teröre inat bebeler yaşıyor

FatihAltaylı
Köşe Yazısı

Fatih Altaylı

Eylül 28, 2011

Teröre inat bebeler yaşıyor

ABDULLAH Öcalan'ın İtalya'ya kaçtığı günlerdi,
Biz de bir grup gazeteci Roma'da olan biteni izliyorduk,
Her tarafta PKK'lılar, ERNK'lılar gösteri yapıyordu,
Bu gösterilerden birini izlerken PKK'lıların saldırısına uğramış, canımızı zor kurtarmıştık,
İtalyan medyası ise PKK'lıları destekliyor, Türkiye'yi yerden yere vuran yayınlar yapıyordu,
Dönemin İtalya Başbakanı Massimo d'Alema için "Maksimum Dallama" diye yazmak zorunda kaldığım ve İtalya Başbakanı tarafından mahkemeye verildiğim günlerdi,
İtalyan televizyonlarından birinin, galiba Rai Uno'nun çok izlenen bir programı vardı, Porta Porta diye,
Bu programda İtalya'daki PKK temsilcileri ile Türk tarafını karşı karşıya getirecek bir program yapılacaktı,
Büyükelçi İnal Batu bu programa elçilikten resmi bir görevlinin katılmasının mümkün olmadığını, örgütün muhatap alınamayacağını söyledi,
Haklıydı,
Hürriyet'in Roma Muhabiri Reha Erus ise PKK saldırısından korktuğu için evinden bile çıkmıyordu,
Mecburen iş başa düştü,
Türkiye'nin PKK karşısındaki haklılığını anlatmak için yanlış hatırlamıyorsam Ferai Tınç'la beraber programa katılmak üzere yola düştük,
PKK'lıların tehditlerinden ötürü yapımcılar bizi ayrı bir stüdyoda, PKK'lıları ayrı bir stüdyoda konuk edeceklerdi,
Neyse, program başladı, PKK'lılar Türkiye'nin katil olduğunu, cinayetler işlediğini, kendilerinin barış ve özgürlük yanlısı olduklarını anlatmaya başladılar,
Sonra söz sırası bana geldi,
Doğrusu pek fazla konuşamadım,
Elimde Hayrettin Karateke'nin müthiş fotoğrafı vardı,
PKK kurşunlarıyla delik deşik olmuş bir bebeğin Karateke'nin objektifine girmiş fotoğrafı,
Kameraya doğru fotoğrafı kaldırdım ve sordum, "Bu mu özgürlük ve barış, Bu bebek bir Kürt bebeği ve üzerindeki kurşun delikleri PKK'lılar tarafından açıldı, Birkaç aylıktı öldüğünde, Anadili olan Kürtçe'yi bile konuşamıyordu daha öldürüldüğünde" dedim,
Ortalık karıştı,
Yapımcılar programı kesti, Bizi stüdyodan dışarı çıkardılar,
PKK'lılar çılgına döndü,
Bu program bundan 13 yıl önce yapılmıştı,
O fotoğraf ise bundan 18 yıl önce çekilmişti,
O günden bugüne değişen pek bir şey yok,
O gün bebek öldürenler, bugün hâlâ bebek öldürmeye çalışıyorlar,
O günden bugüne Türkiye çok değişti, Ama eli kanlı örgüt hiç değişmemiş,
Onu gördük,
Ama artık ana karnında kurşunlanan bebekler bile teröre direniyorlar,
Teröre inat, yaşıyorlar,


Mete Hari yok ama Mata Hari var!

MİT reklam filmi çekmiş,
Ajan arıyormuş,
Ama "erkek",
"Niye erkek" meselesi eski Müsteşar Emre Taner döneminde gündeme gelmiş,
Sormuşlar "Niye erkek?" diye,
Taner yanıtlamış: "Yeterince kadın elemanımız var, Hem zaten kadınlar duygularını çok belli ediyorlar,"
Bu yanıttan yola çıkarak söyleyebilirim ki, "iyi bir istihbaratçı" zannettiğimiz Emre Taner "hiç de iyi bir istihbaratçı" değilmiş,
"Tarihin en ünlü ajanları kadınlar değil miydi?" diye sormak gerekir Emre Taner'e,
Acaba Emre Taner "Mata Hari"yi, "Mete Hari" mi zannediyordu mesela,
Kadınlar duygularını kolay belli ediyor lafı ise tam bir yanılgı,
Esas erkekler duygularını hemen belli eder, daha da kötüsü duygularının peşinden koşarak giderler,
Kadınlar ise tam aksidir,
Duygularını kolay kolay belli etmedikleri gibi, duygularının peşinden aklı bir tarafa bırakarak gittikleri pek ender görülmüştür,
Duygularının peşinden gidiyormuş gibi yaptıkları zaman bile aslında akıllarının yönettiği bir duygunun peşinden gidiyorlardır,
Dahası erkekler kolay yılar, kolay yıkılır,
Kadınlar ise yılmaz, yıkıldıkları ise pek görülmemiştir,
Erkek çaresizleştiği anda vazgeçer,
Kadın ise asla vazgeçmez,
Kadın tuttuğunu koparır, erkek ise genelde koparılandır,
Erkek kısa mesafe koşar, kadın uzun mesafe, Kadınların erkekleri geçeceği ilk spor dalı maratondur, Emre Taner bilir mi acaba!
Erkek unutur, kadın unutmaz, Erkek bir tarafa yazar, kadın her tarafa, her bir hücresine, Bu yüzden erkeğin yazdığını kaybetme tehlikesi vardır, kadının yoktur,
Kadın da yalan söyler erkek de,
Ama kadının yalanı her zaman daha inandırıcıdır,
Bu nedenle MİT'e kadın eleman almama gerekçeleri bence geçerli değil,
Ha "Bizim iffetli Türk kadını öyle filmlerdeki yöntemlerle ajanlık yapamaz, Bizim kadınımıza yakışmaz" diyorsanız o başka,
O zaman da açın gazetelerin 3, sayfalarını, bakın neler oluyor hayatta,


Play-off kazığı

DIGITURK yapmış yine yapacağını,
Şike meseleleri gündemdeyken, bazı takımların küme düşmesi muhtemelken, futbol izleyicileri Digiturk ve Lig TV aboneliklerini bloklar halinde iptal ediyorken, Türkiye Futbol Federasyonu "yayıncı kuruluşu kurtarmak için" eski köye yeni âdet getirdi ve kerameti kendinden menkul bir icat yaptı,
dedi ki, "Bu yıl play-off oynanacak",
Kulüplerin sırtına ekstradan bir yük bindirildi,
Ama amaç yayıncıyı kurtarmak olduğu için ve özellikle de Anadolu kulüpleri gelirlerinin büyük bölümünü Digiturk'ten elde ettikleri için kimse pek sesini çıkarmadı,
Olay oldubittiye geldi,
Digiturk de paçayı kurtardı,
Ancak gördüğüm kadarıyla Digiturk paçayı kurtarmakla yetinmiyor,
Fırsattan istifade ediyor,
Digiturk'ten futbol maçı izleyenlerden şimdi "play-off parası" adı altında yine para isteniyor,
Digiturk abonelerine "Lig TV'nin play-off karşılaşmalarını ligin doğal bir parçası saymadığını ve ayrıca ücretlendirileceğini, bu fiyatın da 165 lira olduğu" söyleniyor,
Yani aylık 41 lira yerine 165 lira play-off parası isteniyor,
Ama "Digiturk'ten asla ayrılmayacağım" diye bir taahhütname verirseniz o zaman yine 41 lira ödüyorsunuz, Digiturk'ü bu fırsatçılığından ötürü kutluyorum!

NE ZAMAN ADAM OLURUZ?
İnsanlara kazık atmak için fırsat kollamadığımız zaman

FatihAltaylı
X’te yanıtla

X’te yazı hakkında yorumlarınızı paylaşın.

FatihAltaylı
  • Geçmiş yazılar

TümüFatihAltaylı
217
Köşe Yazıları
217

Fatih Altaylı

Şubat 20, 2026

Mevzu bahis
Köşe Yazıları
Mevzu bahis

Fatih Altaylı

Şubat 19, 2026

Anayasa değişikliği ve başkan yardımcılığı
Köşe Yazıları
Anayasa değişikliği ve başkan yardımcılığı

Fatih Altaylı

Şubat 18, 2026

  • Videolar

TümüFatihAltaylı
"İnsanın kendini izlemesi kolay değil" görseli
FatihAltaylı
YouTube
Bedia Ceylan Güzelce & Ayça Bingöl"İnsanın kendini izlemesi kolay değil"Sanatın büyülü dünyasına birlikte dalıyoruz! 🎨🎬🎶 Resimden tiyatroya, müzikten edebiyata, danstan dijital sanata kadar uzanan geniş bir yelpazede, farklı bir sanat dallarına dair özgün içerikler, keyifli sohbetler ve ilham veren hikayelerle karşınızdayız. 00:00 Giriş 01:43 Setlerdeki çalışma koşulları ve kendisinin yaptığı işlere ara vermesi 02:48 Üniversitede kimya bölümünden oyunculuğa geçişi 05:31 Çocuklarında sanata dair ilgi ve istek görüyor mu? 09:00 Tiyatroda seyirci bazında nasıl değişimler var? 10:51 Pandemi sonrası tiyatrodaki değişimler? 12:54 Beyaz Tavşan Kırmızı Tavşan oyunu 15:40 Oyunlardan önce yaptığı bir şey var mı? 16:54 Cici filmi 18:09 Kendi oynadığı dizileri izleyebiliyor mu? 18:44 Oynayacağı dizi veya filmleri seçerken nelere bakıyor? 20:32 "Öyle Bir Geçer Zaman ki" dizisi hayatında neleri değiştirdi? 21:47 Sanat ile ilgilenen insanlara tavsiyeleri neler? 26:16 Teknoloji ile ilişkisi nasıl? 28:02 Tek kelimelik soru-cevap
Şubat 13, 2026
"Sanatçının bitti demesi zor" görseli
FatihAltaylı
YouTube
Bedia Ceylan Güzelce & Zekiye Sarıkartal"Sanatçının bitti demesi zor"Sanatın büyülü dünyasına birlikte dalıyoruz! 🎨🎬🎶 Resimden tiyatroya, müzikten edebiyata, danstan dijital sanata kadar uzanan geniş bir yelpazede, farklı bir sanat dallarına dair özgün içerikler, keyifli sohbetler ve ilham veren hikayelerle karşınızdayız. 00:00 Giriş 00:12 Bir günü nasıl geçiyor? 01:45 Yönünü sanata nasıl çevirdi? 12:01 Öğrencilerine hep neyi anlattı? 16:42 Soru-Cevap 17:56 Kapanış
Şubat 6, 2026
"Senaryo yazmak bir dünya kurmaktır" görseli
FatihAltaylı
YouTube
Bedia Ceylan Güzelce & Nilgün Öneş"Senaryo yazmak bir dünya kurmaktır"Sanatın büyülü dünyasına birlikte dalıyoruz! 🎨🎬🎶 Resimden tiyatroya, müzikten edebiyata, danstan dijital sanata kadar uzanan geniş bir yelpazede, farklı bir sanat dallarına dair özgün içerikler, keyifli sohbetler ve ilham veren hikayelerle karşınızdayız. 00:00 Giriş 01:10 Süper Baba hikayesi nasıl başladı? 02:14 Kendi görsel dünyasını nasıl geliştirdi? 04:37 Geçmişten günümüze senaryolarda yazılan hikayelerde ne gibi değişiklikler oldu? 07:14 "Ağlamak Yok" kitabı 09:13 Uzun yazılan senaryolar ve hikayeleri insanlara ne katıyor? 11:33 Günümüzde senaryolardaki hikayelerde nasıl değişimler oldu? 13:02 Senaryo yazarken unutamadığı anıları var mı? 15:05 İyi bir senaryo yazarı nasıl çalışır? 18:06 Belirli bir dönemin ya da bir olayın hikayesini yazmak ister miydi? 19:18 "Ayrılık da Sevdaya Dahil" dizisi 23:50 Önümüzdeki süreçte planları neler? 24:29 Senaryo yazarı olarak yapay zekadan faydalanabiliyor mu? 27:12 Sinemada büyük ve uzun hikaye anlatım dönemi bitiyor mu? 28:50 Tek kelimelik soru-cevap 30:32 Kapanış
Ocak 30, 2026