İstanbul 15°
FatihAltayli

Fatih Altaylı

Diğer yazıları
detail banner reklam

PKK’ya ilk temsilciyi kim gönderdi?

Köşe Yazıları

Fatih Altaylı

Ekim 2, 2011

PKK’ya ilk temsilciyi kim gönderdi?

ŞİMDİNİN MİT Müsteşarı Hakan Fidan'ın Başbakanlık Müsteşar Yardımcısı olduğu dönemde, MİT Müsteşar Yardımcısı Afet Güneş'le birlikte PKK temsilcileriyle "Oslo Toplantıları"na katılması hâlâ konuşuluyor,
Bazıları eleştirse de, bazıları "Yapılan doğru" dedikten sonra hâlâ eleştirse de, toplumun büyük bölümünün bu görüşmeleri normal karşıladığı, hatta "Başka nasıl çözüm bulunacak ki" noktasında olduğu bir gerçek,
Ben de şunu söyleyeyim: Hakan Fidan'ın da katıldığı görüşmeler "ilk resmi süreç" olarak görülse de, PKK ile bir şekilde temas kurmayan iktidar olmadı,
Rahmetli Turgut Özal, Öcalan ile aracılar vasıtasıyla mesajlaştığını hiç saklamadı,
Hatta o dönem gruplar halinde PKK kamplarına götürülen gazetecilerden bazılarının Özal'ın mesajlarını götürdüğü çok konuşuldu,
Tansu Çiller ve Mesut Yılmaz'ın bu mesajlaşmayı nasıl götürdüğü konusunda açıkçası "güvenilir" kaynaklardan edinilmiş bir bilgim yok,
Ancak Öcalan ile yaptığım görüşmede, Öcalan'ın kendisi bana, "Başbakan Erbakan bana zaman zaman temsilciler yolluyor, Bu yolla karşılıklı mesajlaşıyoruz, Bunlar çok da yararlı oluyor" demişti,
Aslına bakarsanız, biz gazetecilerin de bu ilişkide bir fonksiyonu olduğunu düşünüyorum,
Öcalan'la karşılıklı, teke tek görüşme yapan benim bildiğim 4 gazeteci var,
Bu gazetecilerin yaptığı röportajlar da bir anlamda Öcalan ile Türkiye Cumhuriyeti Devleti arasında bir iletişim sağlıyordu,
Benim Öcalan'la yaptığım görüşme sonrasında, dönemin MİT Müsteşar Yardımcısı aramış ve "Görüşmeyle ilgili olarak benimle görüşmek istediklerini" söylemişti,
Ben de Ankara'da MİT'in Yeni Mahalle'deki merkezine gitmiştim,
Bir kaç üst düzey MİT yöneticisi ile birlikte yemek yemiştim ve kendilerine o dönem Kanal D'nin Terörle Mücadele Yasası nedeniyle yayınlayamadığı görüşme bandını vermiştim,
Yakalanmadan yaklaşık 2 yıl önce yaptığımız röportajda Öcalan'ın bana söyledikleri ile İmralı'daki mahkeme sürecinde yaptığı savunma hemen hemen aynıydı,
Yemek sırasında dönemin MİT Müsteşar yardımcısı bana dönmüş ve "Fatih Bey, bant falan önemli değil, Sizin şahsi izleniminiz ne?" diye sormuştu,
Ben de kendisine şu yanıtı vermiştim:
"Benim gördüğüm, sezdiğim şu, Bıkkın ve bezgin, Bu yolla bir sonuca ulaşamayacağını artık anlamış görünüyor, Müthiş bir türkiye özlemi var, Köyündeki ceviz ağacının altına uzanıp gökyüzüne bakıp hayal kurduğu günleri anlatıyor, Bir çıkar yol olsa da memlekete dönsem diye umuyor, OHAL bölge valiliği verirseniz koşa koşa geri gelir, Diyarbakır Valiliğine de razı, Halfeti kaymakamlığına fit olur, O kadar bezgin" demiştim,
Üzerinden 14 yıldan fazla zaman geçmiş ama dün gibi hatırlıyorum,


Emperyal olacağız silah verir misiniz!

YİĞİT Bulut kardeşim, Mektebi Sultani'den küçüğüm olur kendisi, Türkiye'nin "emperyal ülke" olmasıyla ilgili görüş ve dileklerini sık sık yazıyor,
Bence "Adriyatik'ten Çin denizine uzanan" güçlü, büyük bir Türkiye'yi hayatının bir döneminde hayal etmemiş Türk sayısı pek azdır,
Belki de yoktur,
Genetik kodlarımıza işlenmiş bir duygu, bir dürtüdür bu,
Bu duygu ve dürtü bilindiği için de başımızdan bela pek eksik edilmez zaten,
Yazacağım bu değil elbet,
Derdim başka,
Yiğit diyor ki: "Türkiye büyüyor, Genleşiyor, Etki alanını artırıyor, Emperyal güç oluyor,"
Türkiye'nin güçlenip etki alanını artırdığı bir gerçek,
Ancak Türkiye'nin emperyal güç olmak ya da bana göre "cihanşümul" bir devlet olması öyle kolay, bugünden yarına olacak bir şey değil,
Çünkü Türkiye'nin emperyal güç olmak için çok ama çok önemli bir eksiği var,
"Yerli bir sanayiye sahip değil", daha da önemlisi "yerli bir savunma sanayiine sahip değil",
Türkiye evrensel bir güç olacak ve sağa sola posta koyacak, çıkarlarının zedelendiğini düşündüğü bölgelere müdahale edecek?
Bakın işte bu zor,
Bırakın çıkarlarının zedelendiği uzak coğrafyaları, topraklarına terör ihraç eden, burnunun dibindeki, sınırındaki Kuzey Irak'ı gözlemlemek, istihbarat elde etmek için insansız hava araçlarını bile ya İsrail'den alıyoruz, ya ABD'den istiyoruz,
Hadi diyelim ki Vestel mestel birileri İHA yaptı,
Buraları bombalamak için ABD'den aldığımız F-16'ları veya ABD'den 40 yıl önce alıp İsrail'e yeni modernize ettirdiğimiz F-4'leri kullanıyoruz,
Attığımız bombalar ABD lisansıyla MKE'de üretiliyor, Pek de modern sayılmaz,
Kendi savaş gemilerimizi MİLGEM projesiyle yeni yapmaya başladık, Elimizde henüz 1 tane var,
Senede 10 tane yapalım desek kapasite yok,
Emperyal olmanın ilk işareti uçak gemisi, Bizde yok,
Uçak yapamıyoruz,
Tank yapamıyoruz,
Biraz zırhlı araç yapabiliyoruz o kadar,
Ulusal savaş sanayii olmayan, bütün savaş araç gerecini kendi üretemeyen bir ülkenin emperyallik hayalleri kurması, uykuda üzerinin açılmasıyla mümkün olabilir,
Güçlü olabiliriz, büyük olabiliriz ama emperyal olamayız,
Bilmem anlatabildim mi!


Diji diji yanıt

Digitürk sonunda bir ses verdi,
Önceki gün genel müdür dostum Ertan Özerdem arayarak durumu anlattı,
"Taahüdü devam eden Lig TV üyeleri ve Lig TV'ye 12 ay taahhütle üye olacaklar bu taahhütlerini bozmadıkları sürece play off maçları için ek ücret ödemeyecekler
Lig Tv üyeliği 2011 ve öncesinde başlamış ve play off dönemine kadar kesintisiz devam edecek üyeler de taahhütleri olmasa dahi play off için ek ücret ödemezler,
2012 Ocak ayı ve sonrasında taahhütsüz üye olan ve sadece play off maçlarını izlemek isteyen üyeler ise Nisan ve Mayıs aylarında aylık 165 TL ödeyerek play off maçlarını izleyebilirler,"
Play off durumu bu,
Tabii üyelik bedelleri ile ilgili bir şey göremedim,
Belli ki, herkese farklı fiyat ya da tutturabildiğine politikası devam edecek,
Lig Tv 2 ve 3 kanalları ise aylık 7,99 tl imiş, Bir yıllık alıırsa fiyat 5,99'a iniyormuş,
Sonuç olarak ben bu işten yine de fazla bir şey anlamadım,
Üyelikten ayrılmak isteyenlere akstra indirimler, ekstra paketler verilmesi, sadık üyelerin ise hiç düşünülmüyor olması konusunda da bir bilgi yok,
Umarım bir gün o konuda da söylecek bir şeyleri olur Digiturk'çülerin,

NE ZAMAN ADAM OLURUZ?
Milletvekilleri de genel başkanları kadar çalışmayan partinin başarılı olamayacağını anladığımız zaman

FatihAltaylı
X’te yanıtla

X’te yazı hakkında yorumlarınızı paylaşın.

  • Geçmiş yazılar

Tümü
Gazeteci ile kavga edilir mi!
Köşe Yazıları
Gazeteci ile kavga edilir mi!

Fatih Altaylı

Nisan 6, 2026

Bu benzetme haksızlık
Köşe Yazıları
Bu benzetme haksızlık

Fatih Altaylı

Nisan 5, 2026

Uğurcan
Köşe Yazıları
Uğurcan

Fatih Altaylı

Nisan 3, 2026

  • Videolar

Tümü
Fatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Oyunculuk para için yapılacak iş değil!" görseli
2 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Mert Ramazan DemirFatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Oyunculuk para için yapılacak iş değil!"Teke Tek Bilim ▷ https://www.youtube.com/@TekeTekBilim YouTube kanalına abone olmak için ▷ http://bit.ly/FatihAltayli 00:00 Giriş 01:29 Yeni aldığı motoru 04:14 Hayatının göz önünde olmasından rahatsız mı? 06:10 Karşı cinsin ilgisinden rahatsız mı? 07:10 Oyunculuğa ne zaman başladı? 14:19 Ailesi neler yapıyor? 15:42 İstanbul'daki ilk günleri 22:15 Dijital platform işlerini özellikle mi seçti? 26:23 Disney'deki yeni işi onu tatmin etti mi? 27:30 Yapım işlerine dahil oluyor mu? 28:01 Tiyatro hakkında ne düşünüyor? 29:33 Kazandığı parayı nasıl değerlendiriyor? 33:15 Ailesi dizilerine dair yorum yapıyor mu? 33:56 Evlilik düşüncesi var mı? 35:06 Gelecek planları neler? 36:58 Oyunculuğu nasıl öğrendi? 38:28 Spor yapıyor mu? 46:24 Kapanış Gazeteci - Yazar Fatih Altaylı, Youtube kanalına özel gündemi yorumluyor.
Nisan 5, 2026
Geçmişten günümüze kütüphaneler görseli
2 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Prof. Dr. Celal Şengör & Oğuz Selim Başar & Fatih AltaylıGeçmişten günümüze kütüphanelerhttps://www.sharkninja.com.tr/collections/hava-temizleyicisi?utm_source=fatih_altayli&utm_medium=youtube&utm_campaign=shark_ninja_hava_temizleyici_kampanyasi_march26 https://www.sharkninja.com.tr/collections/kablosuz-supurgeler?utm_source=fatih_altayli&utm_medium=youtube&utm_campaign=shark_ninja_supurge_kampanyasi_march26 #işbirliği 00:00 Giriş 04:50 Kütüphane nedir? 06:06 Bir yerin kütüphane olması için kaç kitap barındırması gerekli? 11:50 Parşömen nedir? 22:16 Eski kütüphaneler 27:19 İskenderiye Kütüphanesi 31:36 İskenderiye Kütüphanesi nasıl yok oldu? 35:46 Bergama Kütüphanesi 42:56 Celcus Kütüphanesi 44:13 Beytü'l Hikme 45:39 Joanina Kütüphanesi 47:03 Bodlean Kütüphanesi 58:43 Düşes Anna Amalia Kütüphanesi 1:01:49 Klementinum Kütüphanesi 1:04:02 Avusturya Milli Kütüphanesi 1:06:04 Bibliothèque nationale de France 1:06:45 Kitaplar nasıl muhafaza edilmeli? 1:13:25 Britanya Milli Kütüphanesi 1:15:58 ABD Kongre Kütüphanesi 1:17:58 Cumhurbaşkanlığı Kütüphanesi 1:21:03 Oğuz Selim Başar'ın kütüphane merakı nereden geliyor? 1:24:08 Efemera nedir? 1:29:21 Bir kütüphane nasıl kullanılmalı? 1:32:50 Kapanış
Nisan 5, 2026
"Her sanatçı çağının tanığıdır" görseli
4 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Bedia Ceylan Güzelce & Fırat Engin"Her sanatçı çağının tanığıdır"Sanatın büyülü dünyasına birlikte dalıyoruz! 🎨🎬🎶 Resimden tiyatroya, müzikten edebiyata, danstan dijital sanata kadar uzanan geniş bir yelpazede, farklı bir sanat dallarına dair özgün içerikler, keyifli sohbetler ve ilham veren hikayelerle karşınızdayız. 00:00 Giriş 02:32 Heykel bölümü nasıldı, imkanlar neydi? 03:11 Heykel bölümünde öğrenciyken hangi malzemeleri sevdi? 08:33 Sanatçının yolculuğunda farklı dönemler nasıl belli oluyor? 11:13 "Bu iş oluyor" dediği nokta neresiydi? 12:10 Bugünün dünyası sanatını nasıl etkiledi? 14:33 Yeni hangi projelerle uğraşıyor? 15:12 Teknolojinin heykele katkısı nasıl? 17:26 Kapanış
Nisan 3, 2026