İstanbul 9°
FatihAltayli

Fatih Altaylı

Diğer yazılarıFatihAltaylı
detail banner reklam

Avrupa'yı fazla demokrasi mi batırdı!

FatihAltaylı
Köşe Yazısı

Fatih Altaylı

Kasım 12, 2011

Avrupa'yı fazla demokrasi mi batırdı!

DEMOKRASİ, diktatörlük diye tartışıp duruyor genç arkadaşlar,
Hiçbir olayı, unvanı ve yakıştırmayı "zamandan" soyutlayarak yapmanın mümkün olmadığını henüz akılları almıyor,
"Zamanın ruhu" diye bir kavramı bilmiyorlar,
İnşallah büyüyünce öğrenecekler, Biraz olsun akılları varsa,
Geçen hafta The Times'ta ilginç bir makale vardı,
İlginçti, Avrupa'da yaşanan krizi ve krizin AB değerleri üzerinde yarattığı etkiye ele alıyordu,
Avrupa Birliği diye yücelttiğimiz konseptin temelinde ne var derseniz, Türkiye'nin pek çok "yarı aydını" hiç kuşkusuz "demokrasi" diyecektir değil mi?
Peki demokrasinin en pür, en katıksız hali "referandum" değil midir? 
O zaman sormak isterim size: Avrupa Birliği, Yunanistan'ın "AB Reçetesi" için referanduma gitmesine niye itiraz etti?
Hem de hep bir ağızdan, yüksek sesle, Şantaj yaparak, rest çekerek,
Ne demişti sabık Papandreu hükümeti,
"Bize sunduğunuz çözümü ve paketi halkıma sorayım, Kabul ederse evet diyeyim,"
Demokrasi bu değil mi?
AB ne dedi?
"Sorarsan yardımı yapmayız, Yunanistan'ı kurtarmayız,"
Hani nerede demokrasi,
Tatile çıktı ama tatilini Yunan adalarında geçirmediği kesin,
AB niye böyle yaptı?
Yunan halkının "doğru" olanı "kabul etmeyeceğini" düşündüğü, hatta bundan emin olduğu için,
Demokrasiyi yücelten, Türkiye'yi "demokrat olmadığı" için yıllarca dışlayan ve hâlâ yeterince demokratik bulmadığı için dışlamaya devam eden Avrupa Birliği, Yunanistan'da halka güvenmedi,
Güvenmediği için de "Halka sormayın" dedi,
Hani nerede demokrasi, AB'yi AB yapan değerler bütünü nerede?
The Times'taki makale, Avrupa'nın içine girdiği durumu anlatırken şöyle diyordu: "Halk hep kendine daha fazla vaatte bulunanı seçmeyi tercih etti, Halk bu tercihte bulununca politikacılar hep daha fazlasını vaat ederek kazandı, Hep fazlası sonunda bizi batırdı,"
Buradan şu sonucu çıkarmak mümkün mü?
"Demokrasi bizi batırdı,"
Avrupa'nın bundan sonra tartışacağı açmaz bu,
Bakalım biz bunu nasıl tartışacağız,
Demokrasiyle mi?


İnsanlık

VAN depreminde hayatını kaybeden Japon doktora hepimiz üzüldük,
"Kadere bak, Japonya'nın 8'lik depremlerinde burnun kanamasın, gel burada 5,6'da öl, Bu nasıl kader" dedik,
Üzüldük üzülmesine ama ne olur o Japon'a üzülürken kendi hakkımızı da yemeyelim,
O Japon bizim depremzedelere yardıma geliyor da, bizim kurtarma ekiplerimiz başka ülkelerin acılarında yardıma koşmuyor mu?
AKUT'umuz, sivil savunmamız benzer bir felakette Yunanistan'a, İsrail'e, Pakistan'a, İran'a koşa koşa gitmiyor mu?
Onlar da orada başka ülkenin insanlarını kurtarmak için seferber olmuyor mu, hayatlarını tehlikeye atmıyor mu?
İnsanlık zaten bu değil mi?
Bugün dünya hâlâ yaşanabilir bir yerse bu insanlar sayesinde değil mi?
Ayşe Arman'ın Lazare Rousso ile yaptığı röportajda bir cümle bunu çok iyi tarif ediyor, Kurtarabildiği kadar Yahudi'yi soykırımdan kurtaran Necdet Kent'in kendisine ödül verilmesi üzerine söylediği sözleri aktarıyor Rousso:
"Onlar çok onurlu insanlardı, İnsan hayatını kurtarmak için kendi hayatlarını riske attılar, Bunun en güzel örneğini Necdet Kent, Muhtar Kent'e anlatmış, Kendisine ödül verildiğinde almak istememiş ve Muhtar Kent'e, 'İnsanlık görevimi yaptığım için bana ödül verilmesi insanlığın bugün geldiği noktayı bana hatırlatıyor ve bu beni çok üzüyor!' demiş,"
Japon doktoru alkışlarken asıl sormamız gereken, geldiğimiz nokta,
Onu unutuyoruz,


Valilik nazil olmaz

VAN'da polisin uyguladığı şiddet ve hiddet herkesin kanını dondurdu,
Deprem çadırları kapışılır, yardım kamyonlarında yağmalar yaşanırken Van'daydı,
Ve polis ile jandarmaya çok açık bir talimat verilmişti,
"Depremin vurduğu insanlara bir de siz vurmayın, Müdahale etmeyin, Ortaya çirkin görüntüler çıkarmayın,"
Bunu o günlerdeki yazılarımda da yazmıştım,
Ama önceki gün birdenbire bu tavır tersine döndü,
Cop, biber gazı Allah ne verdiyse daldılar depremzedeye,
Niye?
Valiye ve bakana dertlerini anlatmaya çalıştıkları ve anlatamayınca "Vali istifa" diye bağırdıkları için,
Demek ki neymiş, yardımları yağmalamak "kabul edilebilir" bir suçmuş,
Valiyi istifaya çağırmak ise "kabul edilemez" bir ayıp,
Bazı valilerimiz hâlâ valiliğin atamayla gelinen ve halk için yapılan bir görev olduğunu anlamamış görünüyorlar,
Valiliğin kendilerine "nazil" olduğunu zannediyorlar,

NE ZAMAN ADAM OLURUZ?
Siyasetçi yellenince bürokratın s.çtığını anladığımız zaman

FatihAltaylı
X’te yanıtla

X’te yazı hakkında yorumlarınızı paylaşın.

FatihAltaylı
  • Geçmiş yazılar

TümüFatihAltaylı
217
Köşe Yazıları
217

Fatih Altaylı

Şubat 20, 2026

Mevzu bahis
Köşe Yazıları
Mevzu bahis

Fatih Altaylı

Şubat 19, 2026

Anayasa değişikliği ve başkan yardımcılığı
Köşe Yazıları
Anayasa değişikliği ve başkan yardımcılığı

Fatih Altaylı

Şubat 18, 2026

  • Videolar

TümüFatihAltaylı
"İnsanın kendini izlemesi kolay değil" görseli
FatihAltaylı
YouTube
Bedia Ceylan Güzelce & Ayça Bingöl"İnsanın kendini izlemesi kolay değil"Sanatın büyülü dünyasına birlikte dalıyoruz! 🎨🎬🎶 Resimden tiyatroya, müzikten edebiyata, danstan dijital sanata kadar uzanan geniş bir yelpazede, farklı bir sanat dallarına dair özgün içerikler, keyifli sohbetler ve ilham veren hikayelerle karşınızdayız. 00:00 Giriş 01:43 Setlerdeki çalışma koşulları ve kendisinin yaptığı işlere ara vermesi 02:48 Üniversitede kimya bölümünden oyunculuğa geçişi 05:31 Çocuklarında sanata dair ilgi ve istek görüyor mu? 09:00 Tiyatroda seyirci bazında nasıl değişimler var? 10:51 Pandemi sonrası tiyatrodaki değişimler? 12:54 Beyaz Tavşan Kırmızı Tavşan oyunu 15:40 Oyunlardan önce yaptığı bir şey var mı? 16:54 Cici filmi 18:09 Kendi oynadığı dizileri izleyebiliyor mu? 18:44 Oynayacağı dizi veya filmleri seçerken nelere bakıyor? 20:32 "Öyle Bir Geçer Zaman ki" dizisi hayatında neleri değiştirdi? 21:47 Sanat ile ilgilenen insanlara tavsiyeleri neler? 26:16 Teknoloji ile ilişkisi nasıl? 28:02 Tek kelimelik soru-cevap
Şubat 13, 2026
"Sanatçının bitti demesi zor" görseli
FatihAltaylı
YouTube
Bedia Ceylan Güzelce & Zekiye Sarıkartal"Sanatçının bitti demesi zor"Sanatın büyülü dünyasına birlikte dalıyoruz! 🎨🎬🎶 Resimden tiyatroya, müzikten edebiyata, danstan dijital sanata kadar uzanan geniş bir yelpazede, farklı bir sanat dallarına dair özgün içerikler, keyifli sohbetler ve ilham veren hikayelerle karşınızdayız. 00:00 Giriş 00:12 Bir günü nasıl geçiyor? 01:45 Yönünü sanata nasıl çevirdi? 12:01 Öğrencilerine hep neyi anlattı? 16:42 Soru-Cevap 17:56 Kapanış
Şubat 6, 2026
"Senaryo yazmak bir dünya kurmaktır" görseli
FatihAltaylı
YouTube
Bedia Ceylan Güzelce & Nilgün Öneş"Senaryo yazmak bir dünya kurmaktır"Sanatın büyülü dünyasına birlikte dalıyoruz! 🎨🎬🎶 Resimden tiyatroya, müzikten edebiyata, danstan dijital sanata kadar uzanan geniş bir yelpazede, farklı bir sanat dallarına dair özgün içerikler, keyifli sohbetler ve ilham veren hikayelerle karşınızdayız. 00:00 Giriş 01:10 Süper Baba hikayesi nasıl başladı? 02:14 Kendi görsel dünyasını nasıl geliştirdi? 04:37 Geçmişten günümüze senaryolarda yazılan hikayelerde ne gibi değişiklikler oldu? 07:14 "Ağlamak Yok" kitabı 09:13 Uzun yazılan senaryolar ve hikayeleri insanlara ne katıyor? 11:33 Günümüzde senaryolardaki hikayelerde nasıl değişimler oldu? 13:02 Senaryo yazarken unutamadığı anıları var mı? 15:05 İyi bir senaryo yazarı nasıl çalışır? 18:06 Belirli bir dönemin ya da bir olayın hikayesini yazmak ister miydi? 19:18 "Ayrılık da Sevdaya Dahil" dizisi 23:50 Önümüzdeki süreçte planları neler? 24:29 Senaryo yazarı olarak yapay zekadan faydalanabiliyor mu? 27:12 Sinemada büyük ve uzun hikaye anlatım dönemi bitiyor mu? 28:50 Tek kelimelik soru-cevap 30:32 Kapanış
Ocak 30, 2026