İstanbul 11°
FatihAltayli

Fatih Altaylı

Diğer yazıları
detail banner reklam

Bir damla vicdan

Köşe Yazıları

Fatih Altaylı

Kasım 13, 2011

Bir damla vicdan

HER şeyde Batı standartlarıyla kendimizi karşılaştırıp, davranış modellerinde niye karşılaştırmaktan kaçınırız anlamam,
Gayri safi milli hasılada dünya 17'ncisiyizden başlayıp, evrensel standartlardaki yerimizi yukarılarda göstermeye bayılıyoruz,
Peki Batılı, boşverin Batıyı, ilkeli, doğru davranışlı ve doğru tavırlı olmada dünyanın neresinde olduğumuzu niye önemsemeyiz,
Konumuz Van depremi olacak ama mesele depremle falan da sınırlı değil aslında,
Van'daki 5,6'lık depremde 30 küsur vatandaşımızı ve bir Japon "insanı" kaybettik,
Şimdilik,
İlk gün dediğim gibi "afet" değil "cinayet",
Çünkü göz göre göre gitti onca insan,
Tepeden başlayıp aşağıya doğru inen bir "bilinçsizlik" ve bir "şuursuzluk" zincirinin sonunda,
Binalar denetlendi sözde,
Adam gibi denetlenmemiş,
Adam gibi denetlenmeyen binaları sağlam diye düşünen ve konuyla ilgili fikri olmayan vali bey, "Evlerinize girin ki, kaç çadır lazım bilelim" dedi,
Ondan feyiz alan bakan da "Evlere girebilirsiniz" buyurdu,
Allah'tan millet tanıyordu bunları, herkes girmedi,
Ama girenlerin bir bölümü girdiğine pişman oldu,
34'ü ise pişman bile olamadan gitti,
Giden gitti,
Gidenleri gönderenlerde ise tık yok,
Başbakan Erdoğan dün yine Van'daydı,
Dediklerinden iki şey kaldı aklımda,
Biri "Açıkta kalanların misafirhanelere yerleştirileceği, ikincisi depremzedelerin ondan her şeyi isteyebileceği ama kelle isteyemeyeceği",,,
Bir yandan "Sorumlulardan hesap soracağız" diyen Başbakan, diğer yandan "Kelle istemeyin" diyor,
Yani daha başından "sorumluları kısıtlıyor",
Kellesi istenenlerin sorumlu olmadığını söylüyor,
Hadi diyelim ki, Başbakan "Bu ülkede adam zor buluyorum, Bulduklarımı da kolay kolay harcamam" diye düşünüyor,
Peki ya "o adamlar",
Başta Van Valisi olmak üzere milleti ev diye mezara girmeye teşvik edenler?
Hadi Başbakan onları harcamıyor,
Ya kendi vicdanları ne diyor?
34 kişinin ölümüne, yüzlercesinin yaralanmasına,,,
"Anaların babaların çocuklarını, çocukların ana babalarını kaybetmelerine neden olacak bir eşeklik yaptım, İstifa edeyim de en azından günahlarımın bir bölümünün kefaretini ödeyeyim" diye düşünmezler mi?
Demokratik toplumlarda, hukuk devletlerinde buna "kelle almak" veya "kelle istemek" denmez,
Buna "Hatanın bedelini ödemek" denir,
Hatanın bedeli ödenmiyorsa, hatasız olmanın da anlamı yoktur, hata yapmamak için gayret göstermenin de,
Burada evrensel standart budur, Gelişmişlik standardı budur, Demokrasi standardı budur, Hukuk standardı budur,
İstenen ne harakiridir, ne de giyotin,
Sadece bir imzadır, "Görevimi beceremedim, İstifa ediyorum" yazılı beyaz bir kâğıdın altına atılacak bir imza,
Beyaz kâğıda atılmayacak bu imza kapkara bir vicdanı gösterir,
Kara vicdanların üzerinde ise hiçbir imza görünmez,


Herkese kızıyorsunuz da belediye ne yaptı?

BDP'liler deprem meselesinde de sorumluluğu hükümete ve devlete atarak işin içinden sıyrılmaya ve meseleyi yine bir ayrımcılık mevzuu haline getirmeye çalışıyorlar,
Başkaları yer mi bilmiyorum ama ben yemem,
Van'ın BDP'li Belediye Başkanı ne yaptı da başkalarını suçluyor,
Vali hata yapmış,
Evet yaptı,
Peki siz ne halt yediniz?
Devlet içine girilmemesi gereken binaları belirleyememiş,
Peki siz belirlediniz mi?
Belediye değil misiniz?
Yetkiniz yok muydu, eksik miydi?
Madem devlet diye gördüğünüz kişilerle ve kurumlarla işbirliği yapmıyorsunuz ya da sizinle işbirliği yapmıyorlar,,,
Eliniz armut mu topluyordu?
Belediye kendi ekipleriyle, kendi mühendisleriyle bir denetim yapamaz mıydı?
"Girilmeyecek derecede hasarlı binaları" tespit edemez miydi?
Soruyorum BDP'ye, "elinizde girilmeyecek derecede hasarlı" binaların bir listesi var mı?
Hadi başkaları yanlış yaptı,
Sizin yetkili belediyeniz ne yaptı?
Doğruyu yaptı mı, yoksa hiçbir şey yapmadan oturdu mu?
Bence ikincisi,
Değilse gösterin,
"Biz yaptık ama bizi dinlemediler" deyin,
Deyin, yazmazsam, ortalığı ayağa kaldırmazsam şerefsizim,
Ama aksi takdirde siz aynı şeyi kabul ediyor musunuz?


Milli Takım

MİLLİ Takım'ın içine düştüğü "rezil" durumla ilgili olarak yaptığım röportajı SPOR BÖLÜMÜ'nde okuyabilirsiniz,

“Oğuz Çetin şahane bir adamdır, Ama teknik direktör olarak 5 kuruş etmez, Hırsı yok, Kimliği yok, Tarzı yok, Memur gibi, Yüzünde umursamaz bir ifade, Duygu yok, Sir Alex Ferguson’dan bile daha sir bir hali var Oğuz’un! Ruhsuzluğu aynen takıma aksediyor”,

DEVAMI İÇİN TIKLAYINIZ


Üç gün izin

SEVGİLİ okurlar, bayramda nöbet tutunca bayram sonrası üç gün izni hak ettiğimi düşünüyorum, Birkaç gün yazı yok, Kusura bakmayın,

NE ZAMAN ADAM OLURUZ?
Futboluyla milyonlar kazananlar futbollarından ötürü eleştirilebilmeyi hazmedebildiği zaman

FatihAltaylı
X’te yanıtla

X’te yazı hakkında yorumlarınızı paylaşın.

  • Geçmiş yazılar

Tümü
Gazeteci ile kavga edilir mi!
Köşe Yazıları
Gazeteci ile kavga edilir mi!

Fatih Altaylı

Nisan 6, 2026

Bu benzetme haksızlık
Köşe Yazıları
Bu benzetme haksızlık

Fatih Altaylı

Nisan 5, 2026

Uğurcan
Köşe Yazıları
Uğurcan

Fatih Altaylı

Nisan 3, 2026

  • Videolar

Tümü
Fatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Oyunculuk para için yapılacak iş değil!" görseli
2 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Mert Ramazan DemirFatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Oyunculuk para için yapılacak iş değil!"Teke Tek Bilim ▷ https://www.youtube.com/@TekeTekBilim YouTube kanalına abone olmak için ▷ http://bit.ly/FatihAltayli 00:00 Giriş 01:29 Yeni aldığı motoru 04:14 Hayatının göz önünde olmasından rahatsız mı? 06:10 Karşı cinsin ilgisinden rahatsız mı? 07:10 Oyunculuğa ne zaman başladı? 14:19 Ailesi neler yapıyor? 15:42 İstanbul'daki ilk günleri 22:15 Dijital platform işlerini özellikle mi seçti? 26:23 Disney'deki yeni işi onu tatmin etti mi? 27:30 Yapım işlerine dahil oluyor mu? 28:01 Tiyatro hakkında ne düşünüyor? 29:33 Kazandığı parayı nasıl değerlendiriyor? 33:15 Ailesi dizilerine dair yorum yapıyor mu? 33:56 Evlilik düşüncesi var mı? 35:06 Gelecek planları neler? 36:58 Oyunculuğu nasıl öğrendi? 38:28 Spor yapıyor mu? 46:24 Kapanış Gazeteci - Yazar Fatih Altaylı, Youtube kanalına özel gündemi yorumluyor.
Nisan 5, 2026
Geçmişten günümüze kütüphaneler görseli
2 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Prof. Dr. Celal Şengör & Oğuz Selim Başar & Fatih AltaylıGeçmişten günümüze kütüphanelerhttps://www.sharkninja.com.tr/collections/hava-temizleyicisi?utm_source=fatih_altayli&utm_medium=youtube&utm_campaign=shark_ninja_hava_temizleyici_kampanyasi_march26 https://www.sharkninja.com.tr/collections/kablosuz-supurgeler?utm_source=fatih_altayli&utm_medium=youtube&utm_campaign=shark_ninja_supurge_kampanyasi_march26 #işbirliği 00:00 Giriş 04:50 Kütüphane nedir? 06:06 Bir yerin kütüphane olması için kaç kitap barındırması gerekli? 11:50 Parşömen nedir? 22:16 Eski kütüphaneler 27:19 İskenderiye Kütüphanesi 31:36 İskenderiye Kütüphanesi nasıl yok oldu? 35:46 Bergama Kütüphanesi 42:56 Celcus Kütüphanesi 44:13 Beytü'l Hikme 45:39 Joanina Kütüphanesi 47:03 Bodlean Kütüphanesi 58:43 Düşes Anna Amalia Kütüphanesi 1:01:49 Klementinum Kütüphanesi 1:04:02 Avusturya Milli Kütüphanesi 1:06:04 Bibliothèque nationale de France 1:06:45 Kitaplar nasıl muhafaza edilmeli? 1:13:25 Britanya Milli Kütüphanesi 1:15:58 ABD Kongre Kütüphanesi 1:17:58 Cumhurbaşkanlığı Kütüphanesi 1:21:03 Oğuz Selim Başar'ın kütüphane merakı nereden geliyor? 1:24:08 Efemera nedir? 1:29:21 Bir kütüphane nasıl kullanılmalı? 1:32:50 Kapanış
Nisan 5, 2026
"Her sanatçı çağının tanığıdır" görseli
4 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Bedia Ceylan Güzelce & Fırat Engin"Her sanatçı çağının tanığıdır"Sanatın büyülü dünyasına birlikte dalıyoruz! 🎨🎬🎶 Resimden tiyatroya, müzikten edebiyata, danstan dijital sanata kadar uzanan geniş bir yelpazede, farklı bir sanat dallarına dair özgün içerikler, keyifli sohbetler ve ilham veren hikayelerle karşınızdayız. 00:00 Giriş 02:32 Heykel bölümü nasıldı, imkanlar neydi? 03:11 Heykel bölümünde öğrenciyken hangi malzemeleri sevdi? 08:33 Sanatçının yolculuğunda farklı dönemler nasıl belli oluyor? 11:13 "Bu iş oluyor" dediği nokta neresiydi? 12:10 Bugünün dünyası sanatını nasıl etkiledi? 14:33 Yeni hangi projelerle uğraşıyor? 15:12 Teknolojinin heykele katkısı nasıl? 17:26 Kapanış
Nisan 3, 2026