İstanbul 10°
FatihAltayli

Fatih Altaylı

Diğer yazılarıFatihAltaylı
detail banner reklam

Dersim’de İnönü kadar Bayar da vardı

FatihAltaylı
Köşe Yazısı

Fatih Altaylı

Kasım 24, 2011

Dersim’de İnönü kadar Bayar da vardı

DERSİM tartışmasını "sessizce izleyeyim" dedim, ama galiba sessiz kalmak mümkün değil,
Bence Başbakan Erdoğan'ın dün çıkıp "devlet adına özür dilemesi", Dersim meselesinde çok önemli bir adımdır,
CHP ve CHP yöneticileri ise "cehaletleri" nedeniyle Başbakan'ın "özür"ü karşısında ezilmişlerdir,
Bu konuları iyi kötü bilen biri olarak bir şeyler yazmam gerek,
1930'ların ikinci yarısında meydana gelen bu olayın faturasını, bugünün mantığı ve bugünün anlayışı içinde CHP'ye çıkarmak, CHP Milletvekili Hüseyin Aygün'ün "kendi meselesine" bile "yabancı" olduğunu gösterir,
Evet, Dersim olayları, daha doğru bir kelimeyle katliamı, CHP'nin yönettiği Türkiye'de meydana gelmiştir, ama o gün CHP demek devlet demekti,
Başka bir parti yoktu ki, "Biz karşı çıktık ama bunu CHP yaptı" demek mümkün olsun,
Tek bir parti vardı ve devlet zaten o partiden ibaretti,
Daha sonra Demokrat Parti'yi kuranlar da o gün o CHP'nin içindeydiler,
Detaya girmeden söylemek gerekirse, Celal Bayar o günlerde CHP milletvekiliydi, En önemli yöneticilerden biriydi,
Adnan Menderes de CHP'nin "parti müfettişiydi",
Daha da detaya girelim isterseniz,
Mesela diyeceksiniz ki, "Menderes parti müfettişiymiş, Çok da önemli değil",
Böyle derseniz yanılırsınız,
Niye mi?
Yanıtı da vereyim, Dersim katliamının arkasında da yine bir parti müfettişi, bir parti müfettişinin "önerileri" vardı,
Hadi onun da kim olduğunu söyleyeyim,
İbrahim Tali Öngören, CHP parti müfettişi sıfatıyla Dersim'de ancak "çok sert tedbirlerle isyanın bastırılabileceğini" söyleyen ve katliamın önünü açan önerileri bölgede yaptığı denetlemelere dayanarak getiren kişiydi, Yöntemi öneren aslında bir parti müfettişiydi,
Dersim operasyonu öyle üç günlük bir olay değildi zaten,
Uzun süren sistematik bir olaydı,
Genç cumhuriyetin başına açılan bir dertten, o günlerin geçerli yöntemleriyle ve yine o günlerde çok da önemli olmayan ama bugün değerli hale gelen birtakım kavramları pek kaale almadan kurtulmaya çalışmasıydı,
Celal Bayar da bu meselenin bir bölümünde başbakanlık koltuğunda oturmuş ve Atatürk'ün olayları yerinde görmek için bölgeye yaptığı bir ziyaretin ardından, "Ne istediğinizi anladım Paşam" diyerek o günkü devlet politikasını sürdürmüştü,
Dahasını da ister misiniz?
Onu da yazayım,
Dersim harekâtına katılan pek çok general, daha sonra Demokrat Parti saflarına katılmış, Demokrat Parti'den milletvekilliği hatta bakanlık yapmıştı,
Hem Bayar hem de Menderes, "Bunlar Dersim'de görev aldılar" dememiş, onları dışlamamıştı,
O dönem CHP içinde de Dersim'de yapılanları yanlış bulanlar, bunu yazanlar, söyleyenler vardı ama Atatürk'e karşı çıkmak zaten mümkün değildi!
Bunları ne Demokrat Parti'yi suçlamak, ne de CHP'yi aklamak için yazıyorum,
O gün o gündü,
CHP devletti ve herkes devlet içinde yer alıyordu,
Bu yüzden de Başbakan'ın devlet adına özür dilemesi çok doğrudur,
CHP'nin de ayrıca özür dilemesinde ise herhangi bir mahzur yoktur,


Önderlik komisyonu dersen

KCK tutuklamalarının başlayacağını aylar önce yazdım,
BDP'liler şimdi tepki gösteriyorlar,
Sanki bugün olacakları o gün bilmiyorlarmış gibi,
Daha önce de sordum, bir kez daha sorayım, Bu tutuklamaları "demokrasi dışı" bulanlara sorayım,
Söylesinler bana hangi egemen devlet, hangi güçlü devlet kendi içinde paralel bir devlet yapılanması kurulmasına izin verir,
Bir tek örnek verin, En demokrat ülkeden bile olsa razıyım,
Amerika verir mi, İngiltere verir mi?
İsveç, Norveç, Danimarka verir mi?
Hadi gidin aynısını orada yapın bakalım, görelim ne oluyor!
Şimdi yeni cümle "Avukatları bile tutukladılar",
Peki biz hepimiz yıllarca, "Öcalan İmralı'da, Şam'dakinden daha rahat örgütü yönetiyor" demedik mi?
Öcalan, İmralı'dan örgütü yönetirken kimin vasıtasıyla yönetiyordu?
Tabii ki avukatları vasıtasıyla,
Avukatlar bir tür "kayyum" gibi örgütü Öcalan'dan aldıkları talimatlarla yönlendiriyor, en azından "port parol" vazifesi görüyorlardı,
Bu durum bir avukatın görev tanımına girer mi?
Bir suç örgütü liderinin, ister terör örgütü olsun, ister mafya yapılanması, hapisten suç örgütünü avukatları vasıtasıyla yönetmesi o avukatları avukat mı yapar, yoksa suç örgütünün ortak lideri mi?
Zaten avukatlar da bunu reddetmiyor,
Kendilerine "önderlik komisyonu" adını takmışlar,
Yani "Hepimiz birlikte bir Öcalan ediyoruz" demişler,
Bir Öcalan İmralı'dayken, birkaçı bir Öcalan eden grubun "dokunulmazlığı olması" herhalde düşünülemezdi,

NE ZAMAN ADAM OLURUZ?
Köşe yazarlığını şahsi manifesto yazarlığı zannetmediğimiz zaman.

FatihAltaylı
X’te yanıtla

X’te yazı hakkında yorumlarınızı paylaşın.

FatihAltaylı
  • Geçmiş yazılar

TümüFatihAltaylı
217
Köşe Yazıları
217

Fatih Altaylı

Şubat 20, 2026

Mevzu bahis
Köşe Yazıları
Mevzu bahis

Fatih Altaylı

Şubat 19, 2026

Anayasa değişikliği ve başkan yardımcılığı
Köşe Yazıları
Anayasa değişikliği ve başkan yardımcılığı

Fatih Altaylı

Şubat 18, 2026

  • Videolar

TümüFatihAltaylı
"İnsanın kendini izlemesi kolay değil" görseli
FatihAltaylı
YouTube
Bedia Ceylan Güzelce & Ayça Bingöl"İnsanın kendini izlemesi kolay değil"Sanatın büyülü dünyasına birlikte dalıyoruz! 🎨🎬🎶 Resimden tiyatroya, müzikten edebiyata, danstan dijital sanata kadar uzanan geniş bir yelpazede, farklı bir sanat dallarına dair özgün içerikler, keyifli sohbetler ve ilham veren hikayelerle karşınızdayız. 00:00 Giriş 01:43 Setlerdeki çalışma koşulları ve kendisinin yaptığı işlere ara vermesi 02:48 Üniversitede kimya bölümünden oyunculuğa geçişi 05:31 Çocuklarında sanata dair ilgi ve istek görüyor mu? 09:00 Tiyatroda seyirci bazında nasıl değişimler var? 10:51 Pandemi sonrası tiyatrodaki değişimler? 12:54 Beyaz Tavşan Kırmızı Tavşan oyunu 15:40 Oyunlardan önce yaptığı bir şey var mı? 16:54 Cici filmi 18:09 Kendi oynadığı dizileri izleyebiliyor mu? 18:44 Oynayacağı dizi veya filmleri seçerken nelere bakıyor? 20:32 "Öyle Bir Geçer Zaman ki" dizisi hayatında neleri değiştirdi? 21:47 Sanat ile ilgilenen insanlara tavsiyeleri neler? 26:16 Teknoloji ile ilişkisi nasıl? 28:02 Tek kelimelik soru-cevap
Şubat 13, 2026
"Sanatçının bitti demesi zor" görseli
FatihAltaylı
YouTube
Bedia Ceylan Güzelce & Zekiye Sarıkartal"Sanatçının bitti demesi zor"Sanatın büyülü dünyasına birlikte dalıyoruz! 🎨🎬🎶 Resimden tiyatroya, müzikten edebiyata, danstan dijital sanata kadar uzanan geniş bir yelpazede, farklı bir sanat dallarına dair özgün içerikler, keyifli sohbetler ve ilham veren hikayelerle karşınızdayız. 00:00 Giriş 00:12 Bir günü nasıl geçiyor? 01:45 Yönünü sanata nasıl çevirdi? 12:01 Öğrencilerine hep neyi anlattı? 16:42 Soru-Cevap 17:56 Kapanış
Şubat 6, 2026
"Senaryo yazmak bir dünya kurmaktır" görseli
FatihAltaylı
YouTube
Bedia Ceylan Güzelce & Nilgün Öneş"Senaryo yazmak bir dünya kurmaktır"Sanatın büyülü dünyasına birlikte dalıyoruz! 🎨🎬🎶 Resimden tiyatroya, müzikten edebiyata, danstan dijital sanata kadar uzanan geniş bir yelpazede, farklı bir sanat dallarına dair özgün içerikler, keyifli sohbetler ve ilham veren hikayelerle karşınızdayız. 00:00 Giriş 01:10 Süper Baba hikayesi nasıl başladı? 02:14 Kendi görsel dünyasını nasıl geliştirdi? 04:37 Geçmişten günümüze senaryolarda yazılan hikayelerde ne gibi değişiklikler oldu? 07:14 "Ağlamak Yok" kitabı 09:13 Uzun yazılan senaryolar ve hikayeleri insanlara ne katıyor? 11:33 Günümüzde senaryolardaki hikayelerde nasıl değişimler oldu? 13:02 Senaryo yazarken unutamadığı anıları var mı? 15:05 İyi bir senaryo yazarı nasıl çalışır? 18:06 Belirli bir dönemin ya da bir olayın hikayesini yazmak ister miydi? 19:18 "Ayrılık da Sevdaya Dahil" dizisi 23:50 Önümüzdeki süreçte planları neler? 24:29 Senaryo yazarı olarak yapay zekadan faydalanabiliyor mu? 27:12 Sinemada büyük ve uzun hikaye anlatım dönemi bitiyor mu? 28:50 Tek kelimelik soru-cevap 30:32 Kapanış
Ocak 30, 2026