İstanbul 10°
FatihAltayli

Fatih Altaylı

Diğer yazılarıFatihAltaylı
detail banner reklam

Hastalıkta ve sağlıkta

FatihAltaylı
Köşe Yazısı

Fatih Altaylı

Kasım 30, 2011

Hastalıkta ve sağlıkta

ÖNCEKİ gün Başbakan Erdoğan'ın ameliyat olduğu bilgisi gelince hemen yakın çevresinden tanıdıklarımı aradım,
Duyumumu anlatıp, "Doğru mu?" diye sordum,
"Yok canım, Ciddi bir şey değil, Ameliyat olmadı" dediler,
Ancak duyumlarımız kesin bilgi noktasına gelince bir kez daha aramak zorunda kaldım,
"Evet bir küçük opeasyon geçirdi" dediler ve kısa süre sonra da Başbakanlık'tan açıklama geldi,
İyi ki de geldi,
Bazı şeylerin şüyuu vukuundan beterdir,
Türlü yakıştırmaların kısmen de olsa önü kesildi,
Tabii yine de dedikodular aldı yürüdü,
Bazı gazeteler yakışıksız imalarda bulundular,
Başbakan Erdoğan'a acil şifalar diliyorum,
Ameliyat sonrası bir şeyi gördüm,
Ruh hastası olanlar dışında Başbakan Erdoğan'ın en sıkı muhalifleri, AK Parti'nin en militan karşıtları bile Erdoğan'ın hastalığından dolayı ciddi üzüntü duydular,
Sevmemelerine, öfkelenmelerine, muhalif olmalarına rağmen Erdoğan'ın hasta olma olasılığı hem endişe, hem tedirginlik, hem de üzüntü yarattı,
Bir anlamda muhalifleri bile Başbakan'ın Türkiye açısından "önemini" ve "değerini" kabul ettiler,
Tabii bunu samimiyetle itiraf etmeleri de bir erdem,
Dün arayan ve beni sık sık eleştiren fanatik AK Parti muhalifi bir dostum aynen şöyle dedi:
"Bugün ilk defa seninle hemfikirim, Başbakan'ın ciddi bir hastalığı olma ihtimali beni çok üzüyor, Birincisi, çok genç, İkincisi, dünyanın içinde bulunduğu ortamda şu an ülkeye lazım olduğunu ilk kez bugün anladım ve itiraf ettim, İnşallah önemli bir şeyi yoktur,"
Belki şimdi "muhalif" olmanın "makul" olmaya engel olmaması gerektiğini daha iyi anlamışızdır, 
 


Yanlış bir bilgi tarihe yanlış geçmesin diye

DÜN ismi lazım değil "ciddi" bir gazetemizde bir haber,
Öyle çok önemli, ahım şahım bir haber değil, Şöyle bir haber: Osmanlı Hanedanı mensupları, Beyoğlu'ndaki Hacı Abdullah Lokantası'nda buluşup yemek yemişler,
Gazete habere bir de detay eklemek istemiş ve şöyle demiş: "Kuruluş beratını 1888 yılında Sultan Abdülhamit'in verdiği Hacı Abdullah Lokantası,"
Bizim memlekette fark etmiyor,
Konu ister Dersim olsun, ister bir lokanta bilmeden yazmak artık bir alışkanlık haline geldi,
Kulaktan dolma bilgiyle uydur, kaydır yaz,
Ucundan duyduğun şeyi bilgi zannet, millete yuttur,
Haberdeki tek doğru şey, hanedan mensuplarının Hacı Abdullah Lokantası'nda yemek yedikleri,
Ama gerisi yanlış,
Belli ki, Beyoğlu'nda Abdullah diye bir lokanta olduğunu duymuşlar ve onu bu lokanta zannedip haberi süslemişler ama süs tel tel dökülmüş,
Evet bir zamanlar Beyoğlu'nda bir Abdullah Efendi Lokantası vardı,
Bu lokanta 1888 yılında Galata'da kurulmuştu, Yabancılara hizmet verdiği için içki satmak istemiş, içki ruhsatını da Abdülhamid'in onayıyla almıştı,
Sonra bu lokanta 1920 yılında Beyoğlu'nda, İstiklal Caddesi'ne taşındı,
1960'ların ortasında Emirgan'da bir şube açtı,
1970'lerin başında ise İstiklal Caddesi'ndeki lokantayı kapatıp sadece Emirgan'da hizmet vermeye başladı,
Çocukluğumda Beyoğlu'ndakine, ilk gençliğimde ise Emirgan'dakine çok gitmişliğim vardır,
O yıllarda İstanbul'un en düzgün lokantalarından biriydi, sosyetenin düğünleri bile orada yapılırdı,
1980'lerin sonuna doğru ise Emirgan'daki Abdullah Efendi de kapandı,
Yerine villalardan oluşan bir site yapıldı,
O Abdullah Efendi idi,
Osmanlı Hanedanı'nın buluştuğu ise "Hacı Abdullah Lokantası",
O lokantanın yerinde de 1980'lerin başına kadar "Hacı Salih Lokantası" hizmet verirdi,
Hacı Salih, İstiklal Caddesi üzerinde Yeni Melek Pasajı'na taşınınca, yanlış hatırlamıyorsam çalışanlardan bazıları birleşerek Hacı Salih'in yerinde şimdiki Hacı Abdullah'ı açtılar,
Şahane yemekler yapan bir yerdir ama Abdullah Efendi Lokantası ile hiç alakası yoktur,
Diyeceksiniz ki, "Bu kadar mühim mi, bir yazıyı buna ayırmışsın",
Yanlış bilginin her türlüsü mühimdir,
Hele internet çağında, yok yere kayda girer,
Herkes doğru zanneder,


Metrobüsü havalandıralım

YAPIMI aşamasında pek çok gazete ve gazetecinin de karşı çıktığı metrobüs, İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin en başarılı işlerinden biri oldu,
İnanılmaz bir hizmet veriyor,
O günlerde bu konu konuşulurken Başkan Topbaş'a, "Niye havadan yapmadınız?" diye sormuştum,
O da "O uzun sürüyordu, Bunu daha çabuk yaptık, Çünkü acilen gerekiyordu, Ama havadan da yapacağız" demişti,
Bence artık zamanı geldi,
Bir yandan metrobüs çalışırken, aynı güzergâha, havadan gidecek bir raylı sistemin inşasına başlanmalı,
Bir iki yıl içinde bitebilecek böyle bir projeyle hem E-5 diye bildiğimiz yolun iki şerit daha genişlemesi ve trafiğin biraz rahatlaması sağlanmış olur, hem de havaya yapılacak raylı sistemde elektrikli araçlar çalışacağı için binlerce otobüsün karbonmonoksit emisyonlarından kenti kurtarmış oluruz, 

NE ZAMAN ADAM OLURUZ?
Biz kim bunu yapmak kiiim demediğimiz zaman

FatihAltaylı
X’te yanıtla

X’te yazı hakkında yorumlarınızı paylaşın.

FatihAltaylı
  • Geçmiş yazılar

TümüFatihAltaylı
217
Köşe Yazıları
217

Fatih Altaylı

Şubat 20, 2026

Mevzu bahis
Köşe Yazıları
Mevzu bahis

Fatih Altaylı

Şubat 19, 2026

Anayasa değişikliği ve başkan yardımcılığı
Köşe Yazıları
Anayasa değişikliği ve başkan yardımcılığı

Fatih Altaylı

Şubat 18, 2026

  • Videolar

TümüFatihAltaylı
"İnsanın kendini izlemesi kolay değil" görseli
FatihAltaylı
YouTube
Bedia Ceylan Güzelce & Ayça Bingöl"İnsanın kendini izlemesi kolay değil"Sanatın büyülü dünyasına birlikte dalıyoruz! 🎨🎬🎶 Resimden tiyatroya, müzikten edebiyata, danstan dijital sanata kadar uzanan geniş bir yelpazede, farklı bir sanat dallarına dair özgün içerikler, keyifli sohbetler ve ilham veren hikayelerle karşınızdayız. 00:00 Giriş 01:43 Setlerdeki çalışma koşulları ve kendisinin yaptığı işlere ara vermesi 02:48 Üniversitede kimya bölümünden oyunculuğa geçişi 05:31 Çocuklarında sanata dair ilgi ve istek görüyor mu? 09:00 Tiyatroda seyirci bazında nasıl değişimler var? 10:51 Pandemi sonrası tiyatrodaki değişimler? 12:54 Beyaz Tavşan Kırmızı Tavşan oyunu 15:40 Oyunlardan önce yaptığı bir şey var mı? 16:54 Cici filmi 18:09 Kendi oynadığı dizileri izleyebiliyor mu? 18:44 Oynayacağı dizi veya filmleri seçerken nelere bakıyor? 20:32 "Öyle Bir Geçer Zaman ki" dizisi hayatında neleri değiştirdi? 21:47 Sanat ile ilgilenen insanlara tavsiyeleri neler? 26:16 Teknoloji ile ilişkisi nasıl? 28:02 Tek kelimelik soru-cevap
Şubat 13, 2026
"Sanatçının bitti demesi zor" görseli
FatihAltaylı
YouTube
Bedia Ceylan Güzelce & Zekiye Sarıkartal"Sanatçının bitti demesi zor"Sanatın büyülü dünyasına birlikte dalıyoruz! 🎨🎬🎶 Resimden tiyatroya, müzikten edebiyata, danstan dijital sanata kadar uzanan geniş bir yelpazede, farklı bir sanat dallarına dair özgün içerikler, keyifli sohbetler ve ilham veren hikayelerle karşınızdayız. 00:00 Giriş 00:12 Bir günü nasıl geçiyor? 01:45 Yönünü sanata nasıl çevirdi? 12:01 Öğrencilerine hep neyi anlattı? 16:42 Soru-Cevap 17:56 Kapanış
Şubat 6, 2026
"Senaryo yazmak bir dünya kurmaktır" görseli
FatihAltaylı
YouTube
Bedia Ceylan Güzelce & Nilgün Öneş"Senaryo yazmak bir dünya kurmaktır"Sanatın büyülü dünyasına birlikte dalıyoruz! 🎨🎬🎶 Resimden tiyatroya, müzikten edebiyata, danstan dijital sanata kadar uzanan geniş bir yelpazede, farklı bir sanat dallarına dair özgün içerikler, keyifli sohbetler ve ilham veren hikayelerle karşınızdayız. 00:00 Giriş 01:10 Süper Baba hikayesi nasıl başladı? 02:14 Kendi görsel dünyasını nasıl geliştirdi? 04:37 Geçmişten günümüze senaryolarda yazılan hikayelerde ne gibi değişiklikler oldu? 07:14 "Ağlamak Yok" kitabı 09:13 Uzun yazılan senaryolar ve hikayeleri insanlara ne katıyor? 11:33 Günümüzde senaryolardaki hikayelerde nasıl değişimler oldu? 13:02 Senaryo yazarken unutamadığı anıları var mı? 15:05 İyi bir senaryo yazarı nasıl çalışır? 18:06 Belirli bir dönemin ya da bir olayın hikayesini yazmak ister miydi? 19:18 "Ayrılık da Sevdaya Dahil" dizisi 23:50 Önümüzdeki süreçte planları neler? 24:29 Senaryo yazarı olarak yapay zekadan faydalanabiliyor mu? 27:12 Sinemada büyük ve uzun hikaye anlatım dönemi bitiyor mu? 28:50 Tek kelimelik soru-cevap 30:32 Kapanış
Ocak 30, 2026