İstanbul 9°
FatihAltayli

Fatih Altaylı

Diğer yazılarıFatihAltaylı
detail banner reklam

İstiklal Mahkemeleri’nden Silivri’ye

FatihAltaylı
Köşe Yazısı

Fatih Altaylı

Ocak 11, 2012

İstiklal Mahkemeleri’nden Silivri’ye

TÜRKİYE'de tarih sürekli tekerrür ediyor,
Geçmişin yöntemleri eleştirilir, 50-70-80 yıl sonra o yöntemlerin acısı yaşanır, utancı sürer ve dosyaları açılırken aynı yöntemlerle gelecek şekillendirilmeye çalışılır,
İstiklal Mahkemeleri ve bu mahkemelerin yöntemleri o gün de, sonrasında da eleştirildi,
Bu mahkemelerin karar alma ve yargılama biçimleri konu edildi, Yaşattıkları acılar ve hukuksuzlukları hep hatırlatıldı,
Son yıllarda bu eleştirilerin dozu iyiden iyiye arttı,
Bu yargılamaları savunanlar da oldu elbet,
Onların da bir tezi vardı,
"Yeni bir rejim tesis ediliyordu ve bu tesis edilen rejim korunmak zorundaydı, Bazı hukuksuzluklar olmuş olabilirdi ama rejimin korunması için, Türkiye'ye Cumhuriyet rejiminin gelmesi, Türkiye'nin modernleşmesinin önündeki engellerin kaldırılabilmesi için İstiklal Mahkemeleri gerekliydi, Bu mahkemeler olmasa Cumhuriyet rejimi kurulmadan yıkılabilir, tehlikeye düşebilirdi,"
Bugün de benzer şekilde davalar görülüyor,
Hukuk çekiştiriliyor, sanık hakları pek de fazla göz önüne alınmıyor, Masumiyet karinesi görmezden geliniyor, Uzun süreli tutukluluklarla insanlar ürkütülüyor,
Geçmişte, yani İstiklal Mahkemeleri'nin kurulduğu dönemlerde yapılan çok açıktı,
Yargı gücü kullanılarak bir "rejim tesis ediliyordu",
Bugün de yargı gücü kullanılarak "rejim tesis" ediliyor,
O gün Cumhuriyet'i korumak için İstiklal Mahkemeleri yol olarak seçilmişti,
Bugün ise demokrasiyi korumak için Silivri mahkemeleri yol olarak seçiliyor,
İstiklal Mahkemeleri'ni eleştirenler bugün Silivri yargılamalarını ölesiye savunuyorlar,
İstiklal Mahkemeleri'nin Cumhuriyet'i korumak için gerekli olduğunu savunanlar ise bugün Silivri mahkemelerini eleştiriyorlar,
Ama kimse çıkıp da "Kardeşim, rejimler yargı yoluyla tesis edilmez, Bu yargıya gereksiz bir yük bindirmek, yargıya olan güveni sarsmaktan başka bir işe yaramaz, Rejim tesis etmenin yeri Meclis'tir, sandıktır" demiyor,


Kendi gazetesine

YILMAZ Özdil iyi yazıyor, hoş yazıyor da, bir de gerçekleri yazsa,
Her zaman yaptığı ironilerden birini yapmış,
Demeye getiriyor ki, "Medya gizliyor",
Soykırım Yasası nedeniyle Paris'teki büyükelçimizin geri çekilmesinin "BÜYÜK" manşetlerle haber yapılmasını, şimdi de tekrar Paris'e dönmesinin "küçük" manşet yapılmasını eleştiriyor,
Ama sık sık başvurduğu "toptancılık" yöntemiyle yapıyor bu eleştirisini,
Yılmaz Özdil büyük ihtimalle bu eleştirileri kendi gazetesine yönelik olarak yapıyor,
Çünkü Habertürk, Paris Büyükelçimizin geri çağrılmasını çok önemsemediği, geri dönmesini de beklenen gelişme olarak gördüğü için aynı büyüklükte birinci sayfasından duyurdu,
Çünkü bizim yabancı ülkelerle yaşadığımız krizler sadece Türk Hava Yolları'na yarıyor,
Büyükelçilerimiz geliyorlar, gidiyorlar,
Arada memleket hasreti gideriyorlar,


TRT'ye bravo

TRT'ye helal olsun,
Sonunda Eurovision Şarkı Yarışması'na gönderilmesi gerektiği gibi birini yolluyorlar,
Yıllardır Eurovision'a gidecek şarkıcımızın, memleketin en iyi şarkıcısı olması gerektiği gibi yanlış bir algı yaratıldı,
Kazık kadar adamlar veya kadınlar, meslek hayatının zirvesindeki şarkıcılar Eurovision'a yollandı,
Her ülke bizim yöntemimizi belirleyecek olsaydı, her yıl Eurovision'u İngiltere kazanırdı,
Düşünsenize Rod Stewart gelecek, Amy Winehouse gelecek,,, Daha kimler kimler gelecek,
Ama bizim gibi düşünmüyor, oraya genç sanatçıları yolluyordu,
Zaten Abba dışında Eurovision kazanıp da başı göğe eren olmadı bugüne kadar,
TRT bu kez iyi bir şey yaptı,
Con Bonomo diye adı sanı pek duyulmamış bir genci yolluyor Eurovision'a,
Bence daha ilk yıl "Ayça ve Elma Şekerleri"ni yollamamız gereken yarışmaya sonunda gitmesi gereken birini yolluyoruz,
Kimin aklına geldiyse helal olsun,


Pamuk ve Fişekçi

ORHAN Pamuk'un sevgilisi olarak tanınan ressam Karolin Fişekçi'nin HT Pazar'da Gülenay Börekçi ile yaptığı röportaj pek çok köşe yazarının konusu oldu,
Pek çoğu Fişekçi'yi suçluyor, Pamuk'un adını kullanarak reklam yapmakla,
Habertürk'e geldiğinde Karolin Fişekçi ile kısa bir sohbet ettik,
Aynı soruyu ben de kendisine sordum,
"Ben şarkıcı mıyım da Orhan'ın adını kullanayım, Ekstraya mı gideceğim, fiyatımı mı artıracağım onun adını kullanarak" dedi,
İzlenimim şudur:
Karolin Fişekçi biraz çatlak, hafif deli bir ressam,
Kendisine de söyledim, "Orhan Pamuk almış başına belayı" diye,
Fişekçi, "Orhan'ın steril, her şeyden uzak, dokunulmaz hali beni deli ediyor, Öyle olmadığını gösteriyorum, Herkese ve ona" diyor,
Orhan Pamuk'un adını kullanıyor veya kullanmıyor,
Ama Türkiye dışında entelektüel dünya böyle deli dolu, saçma sapan, abuk sabuk şeylerle dolu,
Sadece biz, her nedense, steril bir entelektüellik beklentisi içindeyiz,
Oysa sanatçının genelde tam tersi bir kişilik olması gerekmiyor mu?

NE ZAMAN ADAM OLURUZ?
Anayasa'ya sadakat sadece askerlerden beklenmediği zaman

FatihAltaylı
X’te yanıtla

X’te yazı hakkında yorumlarınızı paylaşın.

FatihAltaylı
  • Geçmiş yazılar

TümüFatihAltaylı
217
Köşe Yazıları
217

Fatih Altaylı

Şubat 20, 2026

Mevzu bahis
Köşe Yazıları
Mevzu bahis

Fatih Altaylı

Şubat 19, 2026

Anayasa değişikliği ve başkan yardımcılığı
Köşe Yazıları
Anayasa değişikliği ve başkan yardımcılığı

Fatih Altaylı

Şubat 18, 2026

  • Videolar

TümüFatihAltaylı
"İnsanın kendini izlemesi kolay değil" görseli
FatihAltaylı
YouTube
Bedia Ceylan Güzelce & Ayça Bingöl"İnsanın kendini izlemesi kolay değil"Sanatın büyülü dünyasına birlikte dalıyoruz! 🎨🎬🎶 Resimden tiyatroya, müzikten edebiyata, danstan dijital sanata kadar uzanan geniş bir yelpazede, farklı bir sanat dallarına dair özgün içerikler, keyifli sohbetler ve ilham veren hikayelerle karşınızdayız. 00:00 Giriş 01:43 Setlerdeki çalışma koşulları ve kendisinin yaptığı işlere ara vermesi 02:48 Üniversitede kimya bölümünden oyunculuğa geçişi 05:31 Çocuklarında sanata dair ilgi ve istek görüyor mu? 09:00 Tiyatroda seyirci bazında nasıl değişimler var? 10:51 Pandemi sonrası tiyatrodaki değişimler? 12:54 Beyaz Tavşan Kırmızı Tavşan oyunu 15:40 Oyunlardan önce yaptığı bir şey var mı? 16:54 Cici filmi 18:09 Kendi oynadığı dizileri izleyebiliyor mu? 18:44 Oynayacağı dizi veya filmleri seçerken nelere bakıyor? 20:32 "Öyle Bir Geçer Zaman ki" dizisi hayatında neleri değiştirdi? 21:47 Sanat ile ilgilenen insanlara tavsiyeleri neler? 26:16 Teknoloji ile ilişkisi nasıl? 28:02 Tek kelimelik soru-cevap
Şubat 13, 2026
"Sanatçının bitti demesi zor" görseli
FatihAltaylı
YouTube
Bedia Ceylan Güzelce & Zekiye Sarıkartal"Sanatçının bitti demesi zor"Sanatın büyülü dünyasına birlikte dalıyoruz! 🎨🎬🎶 Resimden tiyatroya, müzikten edebiyata, danstan dijital sanata kadar uzanan geniş bir yelpazede, farklı bir sanat dallarına dair özgün içerikler, keyifli sohbetler ve ilham veren hikayelerle karşınızdayız. 00:00 Giriş 00:12 Bir günü nasıl geçiyor? 01:45 Yönünü sanata nasıl çevirdi? 12:01 Öğrencilerine hep neyi anlattı? 16:42 Soru-Cevap 17:56 Kapanış
Şubat 6, 2026
"Senaryo yazmak bir dünya kurmaktır" görseli
FatihAltaylı
YouTube
Bedia Ceylan Güzelce & Nilgün Öneş"Senaryo yazmak bir dünya kurmaktır"Sanatın büyülü dünyasına birlikte dalıyoruz! 🎨🎬🎶 Resimden tiyatroya, müzikten edebiyata, danstan dijital sanata kadar uzanan geniş bir yelpazede, farklı bir sanat dallarına dair özgün içerikler, keyifli sohbetler ve ilham veren hikayelerle karşınızdayız. 00:00 Giriş 01:10 Süper Baba hikayesi nasıl başladı? 02:14 Kendi görsel dünyasını nasıl geliştirdi? 04:37 Geçmişten günümüze senaryolarda yazılan hikayelerde ne gibi değişiklikler oldu? 07:14 "Ağlamak Yok" kitabı 09:13 Uzun yazılan senaryolar ve hikayeleri insanlara ne katıyor? 11:33 Günümüzde senaryolardaki hikayelerde nasıl değişimler oldu? 13:02 Senaryo yazarken unutamadığı anıları var mı? 15:05 İyi bir senaryo yazarı nasıl çalışır? 18:06 Belirli bir dönemin ya da bir olayın hikayesini yazmak ister miydi? 19:18 "Ayrılık da Sevdaya Dahil" dizisi 23:50 Önümüzdeki süreçte planları neler? 24:29 Senaryo yazarı olarak yapay zekadan faydalanabiliyor mu? 27:12 Sinemada büyük ve uzun hikaye anlatım dönemi bitiyor mu? 28:50 Tek kelimelik soru-cevap 30:32 Kapanış
Ocak 30, 2026