İstanbul 11°
FatihAltayli

Fatih Altaylı

Diğer yazıları
detail banner reklam

Ana babası bu çocuğu harcıyor

Köşe Yazıları

Fatih Altaylı

Şubat 12, 2012

Ana babası bu çocuğu harcıyor

ÖĞRETİM yılının başlamasından bu yana konuştuğumuz bir olay var,
Sık sık haber yaptığımız,
Baba muhafazakâr çevrelerin sevilen, bilinen bir ismi,
Gazeteci, sivil toplum kuruluşlarında da görevler yapmış, Yurtdışında,
Sonra Türkiye'de kurulması planlanan El Cezire televizyonunda üst düzey yönetici olmak için Türkiye'ye dönmüş,
Kendisini tanımıyorum ama duyduğumuz, anlatıldığı kadarıyla düzgün birisi,
Türkiye'ye dönünce de kızına iyi bir eğitim aldırmak için kolları sıvamış,
Ve kızını İstanbul Lisesi'ne kaydettirmiş,
Türkiye'nin en iyi okullarından birine,
Her yıl sınavla 180 öğrenci alan ve normal şartlarda girilmesi en zor okullardan biri olan İstanbul Lisesi'ne,
Döneminin 181, öğrencisi olarak,
Haliyle o gün bugündür kıyamet kopuyor,
"Nasıl olur da yaparsınız" diye,
Çünkü epey yükseklerden bir torpil yapılmış,
Taa bakanlık devreye girmiş,
Habertürk bunu aylardır haber yapıyor ama hiçbir şey değişmiyor,
Olay aslında tam bir dram,
Hiçbir şeyden habersiz, tek suçu ana babasının kaydettiği okula gitmek olan kız müthiş bir baskı altında,
Okulda hiç kimse kendisiyle konuşmuyor, Arkadaşı yok,
Adını bile söylemiyorlar, 181 diye isim takmışlar,
Çocuk için çok üzülüyorum,
Ama dediğim gibi çocuğun hiçbir suçu yok,
Suç anada, babada,
Elbette ki, hepimiz evladımızın iyi bir geleceği olması, iyi bir eğitim alması için elimizden gelen her türlü fedakârlığı yapıyoruz, yaparız, yapmalıyız,
Ama burada fedakârlığı yapan ana baba değil,
Burada çok açık bir şekilde çocuk feda ediliyor,
180 çocuğun, yıllarca çalışarak, dershanelerde, özel derslerde, kitap başında yıllar geçirerek, on binlerce saat harcayarak kazandığı, hak ederek girdiği okula tepeden inme bir şekilde giren çocuk, diğerleri tarafından haklı olarak dışlanıyor,
Bunun o çocuğun üzerinde yaratacağı ruhsal travma öylesine büyük ki, alacağı eğitimin yüksek kalitesi bu travmayı ortadan kaldırmayacak,
Bir anne baba, çocuğuna bunu nasıl yapar bilmiyorum,
Benim de bir baba olarak kızım için yapmayacağım hiçbir şey yok, Ama yapacağım her şey kendimden olur,
Yemem yediririm,
Giymem giydiririm,
İçmem içiririm,
Ama kendimden veririm,
Başkasının hakkından değil,
Hem başkalarına, hem kendi çocuklarına bu haksızlığı reva gören anne baba asla mutlu olmasın,
Çocukları için iyi bir şey yapmıyorlar, Kendileri için iyi bir şey yapıyor, evlatlarını iyi bir okula gönderdikleri için mutlu oluyorlar,
Ama zavallı bir çocuğu harcıyorlar,
Fedakârlığı çocukları yapıyor, onlar değil!


Biz bu yargıya güvenelim mi, güvenmeyelim mi?

BAŞLIKTAKİ soru şaka veya ironi değil,
Gerçekten soruyorum,
Biz bu yargıya güvenelim mi, yoksa güvenmeyelim mi diye?
Çünkü şaşkınım,
Bazı davalar oluyor,
İktidar mensupları ve yakınları, "Ne var canım, yargıya güvenin, Suçsuzsa aklanır, Yargıya güvenmeyip de ne yapacaksınız" diyor,
"Doğru, yargıya güvenmemiz lazım" deyip, susup oturuyoruz,
Sonra bir başka dava söz konusu oluyor,
Yine iktidar mensupları ortalığı ayağa kaldırıyor, Savcıların haddini aştığından başlıyor ve sonunda ya savcılar görevden alınıyor ya da dosyalar savcılardan,
Birisi bize Allah aşkına samimi olarak söylesin,
Biz bu yargıya güvenelim mi, güvenmeyelim mi?
Ya da ne zaman güvenelim, ne zaman güvenmeyelim?


Bu soyadı savcılara yaramıyor

EĞER içinizde soyadı Sarıkaya olup da ileride hukuk fakültesine gidip sonra da savcı olmayı düşüneniniz, hayal edeniniz varsa, benden söylemesi yol yakınken vazgeçin,
"İlle de hukukçu olacağım" diyorsanız, avukat olun, hâkim olun ama sakın ha savcı olmayın,
Çünkü bu soyadı savcılara iyi gelmiyor,
Daha önce Şemdinli davasını soruşturan ve Orgeneral Yaşar Büyükanıt'ın adını iddianameye koyan Van Cumhuriyet Savcısı Ferhat Sarıkaya görevden alındı, Ve hatta meslekten atıldı, (Geçen yıl HSYK affetti,)
Şimdi de İstanbul Özel Yetkili Cumhuriyet Savcısı Sadrettin Sarıkaya'nın elinden dosyası alındı, meslekte ne kadar kalacak belli değil,
En iyisi Sarıkaya'lar savcı olmasın,


Bir dönem bitti mi?

İSTANBUL Emniyeti'nde deprem oldu,
İstanbul Terörle Mücadele Müdürü Yurt Atayün, İstihbarat Müdürü Erol Demirhan ve daha önce İstihbarat Müdürü'yken başka bir birime alınan Ali Fuat Yılmazer, İstanbul'dan Ankara'ya tayin edildiler,
Bu isimler, daha önce başka illere atanan iki meslektaşlarıyla beraber İstanbul Emniyeti'nin en önemli isimleriydi,
Kamuoyunda bilinen ve ses getiren ne kadar dava varsa, Ergenekon'du, Balyoz'du ve benzerleriydi, bu dosyaların hepsini açan, soruşturan, bulan, belgeleyen ve savcılarla birlikte çalışarak bu davaları açtıran ekip buydu,
Ankara ile doğrudan bağlantılı olarak, devletin en üst kademelerini bilgilendirerek bu dosyaları takip etmişlerdi,
Ve yaptıkları işler bazılarında Türkiye'nin demokratikleşmesine büyük katkı olarak algılanmıştı,
Bu müdürlerin pek çoğuyla habercilik nedeniyle sorunlarımız olmuş, bize de çok kızmışlar, hatta zaman zaman muhabirlerimize haber ambargosu uygulamışlardı,
Bir dönem çok gözde olan bu isimlerin Ankara'ya "ani" tayinleri, bir dönemin sonu gibi görünüyor,

NE ZAMAN ADAM OLURUZ?
İktidarı paylaştığını zannetmek ile iktidar olmak arasındaki farkı anladığımız zaman

FatihAltaylı
X’te yanıtla

X’te yazı hakkında yorumlarınızı paylaşın.

  • Geçmiş yazılar

Tümü
Gazeteci ile kavga edilir mi!
Köşe Yazıları
Gazeteci ile kavga edilir mi!

Fatih Altaylı

Nisan 6, 2026

Bu benzetme haksızlık
Köşe Yazıları
Bu benzetme haksızlık

Fatih Altaylı

Nisan 5, 2026

Uğurcan
Köşe Yazıları
Uğurcan

Fatih Altaylı

Nisan 3, 2026

  • Videolar

Tümü
Fatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Oyunculuk para için yapılacak iş değil!" görseli
2 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Mert Ramazan DemirFatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Oyunculuk para için yapılacak iş değil!"Teke Tek Bilim ▷ https://www.youtube.com/@TekeTekBilim YouTube kanalına abone olmak için ▷ http://bit.ly/FatihAltayli 00:00 Giriş 01:29 Yeni aldığı motoru 04:14 Hayatının göz önünde olmasından rahatsız mı? 06:10 Karşı cinsin ilgisinden rahatsız mı? 07:10 Oyunculuğa ne zaman başladı? 14:19 Ailesi neler yapıyor? 15:42 İstanbul'daki ilk günleri 22:15 Dijital platform işlerini özellikle mi seçti? 26:23 Disney'deki yeni işi onu tatmin etti mi? 27:30 Yapım işlerine dahil oluyor mu? 28:01 Tiyatro hakkında ne düşünüyor? 29:33 Kazandığı parayı nasıl değerlendiriyor? 33:15 Ailesi dizilerine dair yorum yapıyor mu? 33:56 Evlilik düşüncesi var mı? 35:06 Gelecek planları neler? 36:58 Oyunculuğu nasıl öğrendi? 38:28 Spor yapıyor mu? 46:24 Kapanış Gazeteci - Yazar Fatih Altaylı, Youtube kanalına özel gündemi yorumluyor.
Nisan 5, 2026
Geçmişten günümüze kütüphaneler görseli
2 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Prof. Dr. Celal Şengör & Oğuz Selim Başar & Fatih AltaylıGeçmişten günümüze kütüphanelerhttps://www.sharkninja.com.tr/collections/hava-temizleyicisi?utm_source=fatih_altayli&utm_medium=youtube&utm_campaign=shark_ninja_hava_temizleyici_kampanyasi_march26 https://www.sharkninja.com.tr/collections/kablosuz-supurgeler?utm_source=fatih_altayli&utm_medium=youtube&utm_campaign=shark_ninja_supurge_kampanyasi_march26 #işbirliği 00:00 Giriş 04:50 Kütüphane nedir? 06:06 Bir yerin kütüphane olması için kaç kitap barındırması gerekli? 11:50 Parşömen nedir? 22:16 Eski kütüphaneler 27:19 İskenderiye Kütüphanesi 31:36 İskenderiye Kütüphanesi nasıl yok oldu? 35:46 Bergama Kütüphanesi 42:56 Celcus Kütüphanesi 44:13 Beytü'l Hikme 45:39 Joanina Kütüphanesi 47:03 Bodlean Kütüphanesi 58:43 Düşes Anna Amalia Kütüphanesi 1:01:49 Klementinum Kütüphanesi 1:04:02 Avusturya Milli Kütüphanesi 1:06:04 Bibliothèque nationale de France 1:06:45 Kitaplar nasıl muhafaza edilmeli? 1:13:25 Britanya Milli Kütüphanesi 1:15:58 ABD Kongre Kütüphanesi 1:17:58 Cumhurbaşkanlığı Kütüphanesi 1:21:03 Oğuz Selim Başar'ın kütüphane merakı nereden geliyor? 1:24:08 Efemera nedir? 1:29:21 Bir kütüphane nasıl kullanılmalı? 1:32:50 Kapanış
Nisan 5, 2026
"Her sanatçı çağının tanığıdır" görseli
4 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Bedia Ceylan Güzelce & Fırat Engin"Her sanatçı çağının tanığıdır"Sanatın büyülü dünyasına birlikte dalıyoruz! 🎨🎬🎶 Resimden tiyatroya, müzikten edebiyata, danstan dijital sanata kadar uzanan geniş bir yelpazede, farklı bir sanat dallarına dair özgün içerikler, keyifli sohbetler ve ilham veren hikayelerle karşınızdayız. 00:00 Giriş 02:32 Heykel bölümü nasıldı, imkanlar neydi? 03:11 Heykel bölümünde öğrenciyken hangi malzemeleri sevdi? 08:33 Sanatçının yolculuğunda farklı dönemler nasıl belli oluyor? 11:13 "Bu iş oluyor" dediği nokta neresiydi? 12:10 Bugünün dünyası sanatını nasıl etkiledi? 14:33 Yeni hangi projelerle uğraşıyor? 15:12 Teknolojinin heykele katkısı nasıl? 17:26 Kapanış
Nisan 3, 2026