İstanbul 9°
FatihAltayli

Fatih Altaylı

Diğer yazılarıFatihAltaylı
detail banner reklam

Bölünmeden sadece Türkler mi korkmalı!

FatihAltaylı
Köşe Yazısı

Fatih Altaylı

Mart 22, 2012

Bölünmeden sadece Türkler mi korkmalı!

"AŞIRI milliyetçi" Kürt siyasetinin, "Kürt faşistlerinin" ve "Kürt askeri vesayetinin temsilcilerinin" Türkiye Cumhuriyeti Devleti'ni ve Kürt'üyle, Türk'üyle bu ülkeyi seven vatandaşlarını korkutmak, ürkütmek, sindirmek ve her gün yenisi eklenen anlamlı anlamsız taleplerini kabul ettirmek için kullandığı bir "sopa" var:
"Bölünme sopası,"
Bazen makul, bazen şımarıkça talepleri karşılanmadıkça veya karşılanan her bir talebin yerine iki taleple geldikçe tehdidi de ihmal etmiyorlar:
"Bakın bu talepler kabul edilmezse iş bölünmeye gider, Biz bölünme istemiyoruz ama bölünme kaçınılmaz olur,"
Hepimizde de "Aman ha bölünmeyelim" korkusu var ya, "Durun bakarız" yanıtı veriyoruz her seferinde,
Olacağından değil ya, bir de farklı düşünelim bakalım,
Diyelim ki Kürt faşistlerinin dediği noktaya geldik,
Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin toprakları bölündü,
Kürt milliyetçilerinin ve Kürt faşistlerinin "Kürt coğrafyası" dediği bölgede bir Kürt devleti kuruldu,
Burada her iki tarafın da kaybedeceği açık ama sizce "kim daha çok kaybeder"?
Ya da daha doğru şekilde sorayım:
"Türkiye'nin bölünmesinden hepimiz kaygı duyarız ama daha çok kaygı duyması gereken kim?"
Türkler mi, Kürtler mi?
Nevruz'da ortalığı yakıp yıkan Kürt kardeşime sormak isterim: Barzani'nin yönetiminde daha demokratik bir ülkeye sahip olacağınıza gerçekten inanıyor musunuz?
O çocukları sokağa salan anneler, o zaman daha modern, daha gelişmiş kentlerde, daha insanca koşullar altında yaşayacağınızdan emin misiniz?
Bugün Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı'na ağızlarına geleni söyleyebilen Kürt siyasetçiler, o zaman Abdullah Öcalan'a da aynı şekilde hitap edebilecek misiniz?
Siyaset yapmak isteyen Kürt gençleri, PKK'nın askeri vesayetini aşabilecekler mi?
Bengi Yıldız, Bodrum tatiline pasaportla gelmeyi isteyecek mi?
Sakın yanlış anlamayın,
Ne tehdit ediyorum, ne yeni bir politika üretiyorum, ne de bir nüfus mübadelesini öneriyorum,
Sadece "basit bir hesap" koyuyorum herkesin önüne,


Bir infaz koruma memurundan mektup

DÜN yazmıştım, bir infaz koruma memurunun mektubunu, aynı mesleği yapan kızının hatırı için yayınlayacağımı,
Nedim Şener'in kızı gibi, babasını seven ve mesleğini devam ettiren bir kızın mektubu:
"Sevgili Fatih Bey,
Ben Pozantı Ceza İnfaz Kurumu'nda görev yapan bir babanın kızıyım, Size bu mail'i atma gereği duydum; çünkü ne insanlara anlatacak halimiz, ne de başımızı dik tutacak dermanımız kaldı,
2009 yılının kasım ayında ben de İnfaz Koruma Memuru olarak göreve başladım, Yıllardır neden 'GARDİYAN' bir babanın kızı olarak yaşadığımı bu mesleğin içine girince çok daha iyi anladım, Mesleki sır olarak, yaşadıklarımızın bizim ezilmişliklerimizin üstünün örtülmesinin, savunmasız bırakılışımızın bizlerde YETER çığlıklarının en yükseğe çıktığı; ancak siz basın mensuplarının kulaklarınızı tıkadığı bir noktadayız, Binlerce insanın onuru, gururu, namusu ve şerefiyle, ekmeğiyle oynayıp tek taraflı yargılama ve infazın adı ne zamandan beri haber yapmak oldu,
İşkenceci biz miyiz, yoksa bizi dinlemeden haber yapıp başlarımızı öne eğdiren sizler mi?
Sayın Nedim Şener'in konuşmasını kesip biçip sadece bir kısmını alarak 'CEZAEVLERİNDE İNSANLIK DIŞI UYGULAMA' diye haber yaptılar, Acaba biliyorlar mı ki, kanunda biz memurların bile o kapıdan ötmeden girme gibi bir zorunluluğumuz var, Anlayacağınız, o insanlık dışı diye bahsedilen uygulama her sabah o işyerine girerken biz memurlara, müdürlere, hatta savcılara uygulanan muameledir, Ve hepsi içerideki mahkûmların güvenliği içindir, Yani insanlıktan çıktığımız için değil; kanunlar böyle uygun gördüğü için yapılıyor o aramalar,
Ya şimdi, Pozantı'da tecavüz, Osmaniye'de işkence, Kocaeli'nde Çakıcı'ya silah sokuluyor haberleri hepsi yalanlandı, üstüne bizlere atılan iftiralar bu ülkedeki vatan hainlerinin yanına kâr kaldı, Bizler 1980'lerin gardiyanları değil, Avrupa'da teröristin insan hakları çerçevesinde cezasını çekmesini sağlayan tek ülkeyiz,
Özgürlüklerin kısıtlanıp insanların dört duvar arasında yıllarını geçirmesinin sebebi bizler değiliz,
Toplumun dışladığı insanlara hayatını adayan, canını düşünmeden katilleri, hırsızları yeniden topluma kazandırmaya çalışan meslek grubuyuz, Son 2 yıl içinde ne kadar infaz koruma memuru canına kıydı haberiniz var mı?
Bugün evine, çocuklarına, iş stresini yansıtmamak için kapının dışında ne kadar gözyaşı akıtan infaz koruma memuru var biliyor musunuz?
Parmaklıklar ardında, gün ışığı olmadan çalışmanın, tehdit edilmenin, emeğinizin karşılığını alamamanın, sosyal hayattan işkenceci diye soyutlanmanın nasıl bir his olduğunu biliyor musunuz?
Emin olun evde çocuğuna tahammül edemeyen bir baba, oradaki çocuklara veriyor tüm sevgisini,
Ben daha 23 yaşındayım, Her ay verdiği maaşın dışında, iyi olarak bu mesleğin bize kattığı hiçbir şey yok, Ama ben yine de gurur duyuyorum yaptığım bu meslekle,
Öyle ki, evde eşine, çocuklarına, dışarıda komşularına, dostlarına, işte meslektaşlarına dayanamayıp sızlanan insanları gördükçe ben ne kadar sabırlı, onurlu insanlar olduğumuzu daha da ve daha da iyi anlıyorum,"

Not: İyi hoş da, bir meslekte kötülerin veya yanlış yapanların olması, o mesleğin tüm mensuplarını aynı duruma sokmaz, İkincisi, Pozantı'yla ilgili iddialar ne yazık ki Adalet Bakanlığı soruşturmasıyla doğrulandı, Ben ne diyeyim şimdi,

NE ZAMAN ADAM OLURUZ?
Korkutarak üstünlük sağlamaya çalışanların sadece korkaklar olduğunu anladığımız zaman

FatihAltaylı
X’te yanıtla

X’te yazı hakkında yorumlarınızı paylaşın.

FatihAltaylı
  • Geçmiş yazılar

TümüFatihAltaylı
217
Köşe Yazıları
217

Fatih Altaylı

Şubat 20, 2026

Mevzu bahis
Köşe Yazıları
Mevzu bahis

Fatih Altaylı

Şubat 19, 2026

Anayasa değişikliği ve başkan yardımcılığı
Köşe Yazıları
Anayasa değişikliği ve başkan yardımcılığı

Fatih Altaylı

Şubat 18, 2026

  • Videolar

TümüFatihAltaylı
"İnsanın kendini izlemesi kolay değil" görseli
FatihAltaylı
YouTube
Bedia Ceylan Güzelce & Ayça Bingöl"İnsanın kendini izlemesi kolay değil"Sanatın büyülü dünyasına birlikte dalıyoruz! 🎨🎬🎶 Resimden tiyatroya, müzikten edebiyata, danstan dijital sanata kadar uzanan geniş bir yelpazede, farklı bir sanat dallarına dair özgün içerikler, keyifli sohbetler ve ilham veren hikayelerle karşınızdayız. 00:00 Giriş 01:43 Setlerdeki çalışma koşulları ve kendisinin yaptığı işlere ara vermesi 02:48 Üniversitede kimya bölümünden oyunculuğa geçişi 05:31 Çocuklarında sanata dair ilgi ve istek görüyor mu? 09:00 Tiyatroda seyirci bazında nasıl değişimler var? 10:51 Pandemi sonrası tiyatrodaki değişimler? 12:54 Beyaz Tavşan Kırmızı Tavşan oyunu 15:40 Oyunlardan önce yaptığı bir şey var mı? 16:54 Cici filmi 18:09 Kendi oynadığı dizileri izleyebiliyor mu? 18:44 Oynayacağı dizi veya filmleri seçerken nelere bakıyor? 20:32 "Öyle Bir Geçer Zaman ki" dizisi hayatında neleri değiştirdi? 21:47 Sanat ile ilgilenen insanlara tavsiyeleri neler? 26:16 Teknoloji ile ilişkisi nasıl? 28:02 Tek kelimelik soru-cevap
Şubat 13, 2026
"Sanatçının bitti demesi zor" görseli
FatihAltaylı
YouTube
Bedia Ceylan Güzelce & Zekiye Sarıkartal"Sanatçının bitti demesi zor"Sanatın büyülü dünyasına birlikte dalıyoruz! 🎨🎬🎶 Resimden tiyatroya, müzikten edebiyata, danstan dijital sanata kadar uzanan geniş bir yelpazede, farklı bir sanat dallarına dair özgün içerikler, keyifli sohbetler ve ilham veren hikayelerle karşınızdayız. 00:00 Giriş 00:12 Bir günü nasıl geçiyor? 01:45 Yönünü sanata nasıl çevirdi? 12:01 Öğrencilerine hep neyi anlattı? 16:42 Soru-Cevap 17:56 Kapanış
Şubat 6, 2026
"Senaryo yazmak bir dünya kurmaktır" görseli
FatihAltaylı
YouTube
Bedia Ceylan Güzelce & Nilgün Öneş"Senaryo yazmak bir dünya kurmaktır"Sanatın büyülü dünyasına birlikte dalıyoruz! 🎨🎬🎶 Resimden tiyatroya, müzikten edebiyata, danstan dijital sanata kadar uzanan geniş bir yelpazede, farklı bir sanat dallarına dair özgün içerikler, keyifli sohbetler ve ilham veren hikayelerle karşınızdayız. 00:00 Giriş 01:10 Süper Baba hikayesi nasıl başladı? 02:14 Kendi görsel dünyasını nasıl geliştirdi? 04:37 Geçmişten günümüze senaryolarda yazılan hikayelerde ne gibi değişiklikler oldu? 07:14 "Ağlamak Yok" kitabı 09:13 Uzun yazılan senaryolar ve hikayeleri insanlara ne katıyor? 11:33 Günümüzde senaryolardaki hikayelerde nasıl değişimler oldu? 13:02 Senaryo yazarken unutamadığı anıları var mı? 15:05 İyi bir senaryo yazarı nasıl çalışır? 18:06 Belirli bir dönemin ya da bir olayın hikayesini yazmak ister miydi? 19:18 "Ayrılık da Sevdaya Dahil" dizisi 23:50 Önümüzdeki süreçte planları neler? 24:29 Senaryo yazarı olarak yapay zekadan faydalanabiliyor mu? 27:12 Sinemada büyük ve uzun hikaye anlatım dönemi bitiyor mu? 28:50 Tek kelimelik soru-cevap 30:32 Kapanış
Ocak 30, 2026