İstanbul 9°
FatihAltayli

Fatih Altaylı

Diğer yazılarıFatihAltaylı
detail banner reklam

Keşke kupayı rakip kaptan verse

FatihAltaylı
Köşe Yazısı

Fatih Altaylı

Mayıs 11, 2012

Keşke kupayı rakip kaptan verse

ÖNCEKİ gün Galatasaray Spor Kulübü'nün divan kurulu toplantısından dönüşte Ali Dürüst'ü aradım,
Biraz kızdırmak, biraz gırgır yapmak için,
O orada önemli bir bilgi verdi,
Ben, "Saracoğlu'nda kupayı kaldırabilecek misiniz?" diye sorunca, "Fenerbahçe bir öneri getirdi, 'Kupa törenini Saracoğlu'nda yapmayalım, Kim kazanırsa daha sonra kendi seyircisi önünde, kendi törenini yapsın' dediler, Bize de makul geldi" dedi,
"İlginç öneri" dedim, "Herhalde kazanacaklarından çok emin değiller ki, böyle bir öneri getiriyorlar, Kabul edecek misiniz?"
"Niye istiyorlar bilmem ama öneri bu, Biz de kabul edeceğiz, Kendi taraftarımızın önünde Arena'da kaldırmak istiyoruz kupayı" dedi,
"Vallahi Fenerbahçe taraftarlarının önünde kaldırırsanız Galatasaraylıların daha çok hoşuna gider" dedim,
Kapattık,
Açıkçası benim fikrim bu yönde değildi,
Hatta şöyle bir hayalim vardı,
Kim kazanırsa kazansın, ki kuvvetle muhtemel Fenerbahçe olacaktır bu, rakip takımın kaptanı versin kupayı diye düşünüyordum,
Çok iyi bir mesaj olurdu diye umuyordum,
Herhalde Fenerbahçe yönetimi de ters bir durumda taraftarını üzmemek veya önümüzdeki yıla cezalı başlamamak için böyle bir öneri getiriyordu,
Ancak dün aniden bir karar değişikliği oldu Galatasaray'da,
Başkan Ünal Aysal, Ali Dürüst'ün bir gün önce söylediklerini yalanlayarak "Kupa Saracoğlu'nda verilsin" dedi,
Bence bu her iki takım açısından da iyi bir motivasyon unsuru olacaktır,
Fenerbahçeliler taraftarlarının önünde kupayı kaldırmak isteyecektir, Galatasaraylılar ise Fenerbahçe taraftarının önünde şov yapmak,
Bakalım Federasyon ne karar verecek?


Güldüren kararlardan biri daha

ARTIK ne hukuk var futbolda, ne başka bir şey,
Her şey "idare-i maslahat" oldu,
Tahkim Kurulu'nun Fatih Terim'le ilgili kararı da son örnek,
Terim'in cezası ertelendi, 1 yıl süreyle,
Böylelikle şampiyonun belirleneceği maçta takımının başında olacak,
Takımlar arasındaki eşitsizlik giderilecek,
Galatasaraylılar da mutlu edilecek,
Böylelikle Federasyon, "Tamam Fenerbahçe'ye kıyaklar yaptık ama sizi de boş geçmedik" deme şansını yakalayacak,
Bu karara bir Galatasaraylı olarak sevindim ama hak hukuk, adalet adına üzüldüm,
Bu kafayla Türk futbolunun duvara toslaması kaçınılmaz,
Tabii çoktan toslamadıysa,,,


Sarkozy gitti diye sevinenlere

BİZ Türkler genelde Fransa cumhurbaşkanlarından nefret ederiz,
Valery Giscard d'Estaing tarzı, tipi ve söylemiyle pek hoşumuza gidecek adam değildi zaten, Ama o günlerde medya bu kadar güçlü olmadığı için fazla tanımazdık, Tanıyanlar da hoşlanmazdı zaten,
Ermeni teröristlerin Türkleri öldürdüğü günlerdi, Fransa da buna seyirciydi,
Sonra Mitterrand geldi,
Onu da "eş durumundan" sevmedik, Bayan Mitterrand'ın Kürt bir sevgilisi vardı, bu yüzden Kürtçü, daha doğrusu PKK destekçisiydi, Onu da sevmedik, kocasını da,
Sonra Chirac geldi,
O fena değildi, Tansu Çiller'e iltifat ediyor, Türklere nispeten sıcak davranıyordu, Türkiye'nin AB üyeliğine de çok fazla karşı çıkmıyordu, Hani Özer Çiller'e ayıp olmasa "Enişte" falan diyecek, sevecektik bile,
Sonra Sarkozy geldi, Adam gerçekten antipatikti,
Sınıf atlamaya çalışan bir taşralıydı, Yalancıydı, Çıkarcıydı, Cumhurbaşkanlığını bile kendine toplumda farklı bir yer edinmeye çalışmakla geçirdi,
Bir de bütün politikasını Türkiye karşıtlığı, yabancı ve Müslüman düşmanlığı üzerine kurunca onu hiç sevmedik,
Fransızlar da sevmediği için zaten pek fazla kalamadı,
Def olup gitti,
Yerine de Hollande geldi,
Nedense biz Türkler, Hollande'ı tuttuk, Sarkozy'ye karşı ve kazanmasına sevindik,
Başımıza geleceklerden habersiz, aklımızla değil, duygularımızla hareket ettiğimiz için,
Bizim Dışişleri farkında mı bilmiyorum ama Hollande döneminde Sarkozy'yi aramazsak, ben bir şey bilmiyorum,
Çünkü Hollande, Ermeni meselesinde Sarkozy'den daha şahin olarak çıkacak karşımıza,
Kürt meselesinde de farklı bir tavır alacağı kesin,
Ve tüm bunlardan daha önemlisi, Hollande Fransa'da 5 yıl sonra oluşacak keskin dönüşümün ilk adımı,
Fransa'da sağcılar, özellikle de aşırı milliyetçiler Hollande'a oy verdi,
Niye biliyor musunuz?
Başarısız olacağı kesin olduğu için,
Hollande öyle bir çuvallayacak ki, bir sonraki seçimde aşırı sağ ilk kez bir Fransa Cumhurbaşkanı çıkaracak,
Aşırı sağ biliyordu ki, Sosyalistler alacaktı,
Şimdi sosyalisti seçtiler ki, bir daha seçimde rakip kalmasın ve aşırı sağ kazansın,
Biz ise ne Hollande'ı, ne de aşırı sağın planını bilmeden seviniyoruz Sarkozy gitti diye,


Anında düzeltme

BAŞBAKAN Erdoğan'ın "tek din" demesi birkaç gündür tartışılıyor,
"Niye dedi, neden dedi" diyenler var,
Dün bazı yazarlar, "Başbakan dil sürçmesi dedi ama kaç gün sonra, Niye hemen bunu söylemedi" demişler,
Bildiğimi söylemezsem rahat etmem,
Huyumdur,
Kimsenin hakkının yenmesini de istemem,
Başbakan Erdoğan "tek din" cümlesini geçen hafta Adana'da yaptığı bir konuşma sırasında kullandı,
Ancak daha haberin içeriği bize tam olarak gelmeden, yani bu sözlerin geçtiği konuşmadan en fazla 15-20 dakika sonra Başbakanlık Basın Müşaviri Lütfullah Göktaş aradı,
Aramızda aynen şu konuşma geçti,
"Fatih Bey, Başbakanımızın yaptığı konuşmayı izlediniz mi?"
"Hayır izlemedim,"
"Birazdan muhakkak göreceksinizdir, Beyefendi konuşmanın bir yerinde tek din diye bir cümle kullandı, Bu cümle Başbakanımızın görüşünü yansıtan bir cümle değildir, Tamamıyla bir dil sürçmesinden kaynaklanmıştır, Başbakanımızın asla böyle bir söylemi olmamıştır, Olamaz da, Bu cümlenin bir dil sürçmesinden kaynaklandığını bilmenizi isterim,"
Başbakan Erdoğan bu cümleyi niye kurmuştur, bir amacı var mıdır, yok mudur bilemem,
Zihin okuma, bilinmeyeni bilme yeteneğine sahip değilim,
Ancak bildiğim şudur ki, cümlenin kurulmasından dakikalar sonra düzeltme yapılmış, "dil sürçmesi" olduğu günler sonra değil, çok kısa süre içinde söylenmiştir,

NE ZAMAN ADAM OLURUZ?
Başarıyı kıskananlar, o başarının arkasındaki emeği sarf etmeye hazır oldukları zaman

FatihAltaylı
X’te yanıtla

X’te yazı hakkında yorumlarınızı paylaşın.

FatihAltaylı
  • Geçmiş yazılar

TümüFatihAltaylı
217
Köşe Yazıları
217

Fatih Altaylı

Şubat 20, 2026

Mevzu bahis
Köşe Yazıları
Mevzu bahis

Fatih Altaylı

Şubat 19, 2026

Anayasa değişikliği ve başkan yardımcılığı
Köşe Yazıları
Anayasa değişikliği ve başkan yardımcılığı

Fatih Altaylı

Şubat 18, 2026

  • Videolar

TümüFatihAltaylı
"İnsanın kendini izlemesi kolay değil" görseli
FatihAltaylı
YouTube
Bedia Ceylan Güzelce & Ayça Bingöl"İnsanın kendini izlemesi kolay değil"Sanatın büyülü dünyasına birlikte dalıyoruz! 🎨🎬🎶 Resimden tiyatroya, müzikten edebiyata, danstan dijital sanata kadar uzanan geniş bir yelpazede, farklı bir sanat dallarına dair özgün içerikler, keyifli sohbetler ve ilham veren hikayelerle karşınızdayız. 00:00 Giriş 01:43 Setlerdeki çalışma koşulları ve kendisinin yaptığı işlere ara vermesi 02:48 Üniversitede kimya bölümünden oyunculuğa geçişi 05:31 Çocuklarında sanata dair ilgi ve istek görüyor mu? 09:00 Tiyatroda seyirci bazında nasıl değişimler var? 10:51 Pandemi sonrası tiyatrodaki değişimler? 12:54 Beyaz Tavşan Kırmızı Tavşan oyunu 15:40 Oyunlardan önce yaptığı bir şey var mı? 16:54 Cici filmi 18:09 Kendi oynadığı dizileri izleyebiliyor mu? 18:44 Oynayacağı dizi veya filmleri seçerken nelere bakıyor? 20:32 "Öyle Bir Geçer Zaman ki" dizisi hayatında neleri değiştirdi? 21:47 Sanat ile ilgilenen insanlara tavsiyeleri neler? 26:16 Teknoloji ile ilişkisi nasıl? 28:02 Tek kelimelik soru-cevap
Şubat 13, 2026
"Sanatçının bitti demesi zor" görseli
FatihAltaylı
YouTube
Bedia Ceylan Güzelce & Zekiye Sarıkartal"Sanatçının bitti demesi zor"Sanatın büyülü dünyasına birlikte dalıyoruz! 🎨🎬🎶 Resimden tiyatroya, müzikten edebiyata, danstan dijital sanata kadar uzanan geniş bir yelpazede, farklı bir sanat dallarına dair özgün içerikler, keyifli sohbetler ve ilham veren hikayelerle karşınızdayız. 00:00 Giriş 00:12 Bir günü nasıl geçiyor? 01:45 Yönünü sanata nasıl çevirdi? 12:01 Öğrencilerine hep neyi anlattı? 16:42 Soru-Cevap 17:56 Kapanış
Şubat 6, 2026
"Senaryo yazmak bir dünya kurmaktır" görseli
FatihAltaylı
YouTube
Bedia Ceylan Güzelce & Nilgün Öneş"Senaryo yazmak bir dünya kurmaktır"Sanatın büyülü dünyasına birlikte dalıyoruz! 🎨🎬🎶 Resimden tiyatroya, müzikten edebiyata, danstan dijital sanata kadar uzanan geniş bir yelpazede, farklı bir sanat dallarına dair özgün içerikler, keyifli sohbetler ve ilham veren hikayelerle karşınızdayız. 00:00 Giriş 01:10 Süper Baba hikayesi nasıl başladı? 02:14 Kendi görsel dünyasını nasıl geliştirdi? 04:37 Geçmişten günümüze senaryolarda yazılan hikayelerde ne gibi değişiklikler oldu? 07:14 "Ağlamak Yok" kitabı 09:13 Uzun yazılan senaryolar ve hikayeleri insanlara ne katıyor? 11:33 Günümüzde senaryolardaki hikayelerde nasıl değişimler oldu? 13:02 Senaryo yazarken unutamadığı anıları var mı? 15:05 İyi bir senaryo yazarı nasıl çalışır? 18:06 Belirli bir dönemin ya da bir olayın hikayesini yazmak ister miydi? 19:18 "Ayrılık da Sevdaya Dahil" dizisi 23:50 Önümüzdeki süreçte planları neler? 24:29 Senaryo yazarı olarak yapay zekadan faydalanabiliyor mu? 27:12 Sinemada büyük ve uzun hikaye anlatım dönemi bitiyor mu? 28:50 Tek kelimelik soru-cevap 30:32 Kapanış
Ocak 30, 2026