İstanbul 10°
FatihAltayli

Fatih Altaylı

Diğer yazılarıFatihAltaylı
detail banner reklam

Vay be! Kamu

FatihAltaylı
Köşe Yazısı

Fatih Altaylı

Mayıs 23, 2012

Vay be! Kamu

ZOR iştir sistemin tamamına hâkim olmak ve topu atacak kimsenin kalmamış olması,
AK Parti iktidar olmadan ve olduktan sonra yakın zamana kadar "sistemle kavga ederek" ilerledi,
Doğruydu,
Sistem dışı bir siyasi hareketti ve sistem, onun istediği şekilde işlemiyordu,
Sağından solundan kuşatılmışlıkları vardı,
Hareket alanı bulamıyor, hareket etmeye çalıştıkça zorlanıyordu,
Sistem ona yer bırakmamaya kararlıydı,
Çünkü sistem biliyordu ki, AK Parti onu değiştirmeye kararlı,
İktidar olmakla başlayan bu süreçte AK Parti başarılı oldu,
İte kaka yerini genişletti,
Önce kollarını hareket ettirmeye başladı, Çevresindekileri itti,
Sonra bacaklarını hareket ettirdi, Koştu,
Ve en sonunda sistemi değiştirmeye, sistemi kendi yapısına uydurmaya başladı,
Sistemi oluşturan tüm unsurlara hâkim oldu, Hâkim olduğu her yere kendi düşüncesine yakın ve yeni sisteme uygun isimleri getirdi,
Bu iktidar için iyiydi ama beraberinde bir de sorun getirdi,
Eskiden yapamadığı, yaptırılmayan her şey için sistemle itişiyor, sistemle kavga ediyor, sistemi suçlayabiliyordu,
Ancak sistemin tamamına egemen olunca suçlayacak, topu atacak kimse kalmadı,
Sahada başka oyuncu yoktu, Top hep iktidar takımındaydı,
Bunun ilk önemli sıkıntısı Uludere'de yaşandı ve yaşanmaya devam ediyor,
Bir diğeri ise bugün yapılması muhtemel genel grev,
Kamu çalışanları zam konusunda hükümetle anlaşamayınca grev kararı aldılar,
Kamuda en fazla örgütlü sendikanın başında, iktidara çok da uzak olmayan bir isim var,
Ancak toplu sözleşme görüşmeleri tıkandığı anda, sendika başkanı çıkıp şöyle bir laf etti:
"Hükümetimiz sürekli olarak büyüme rakamlarını anlatıyor, Milli gelir artışından bahsediyor, Ekonomimizin sağlamlığından dem vuruyor, Büyümede Çin'le yarıştığımızı söyleyenler konu ücret artışları olunca Uganda oluveriyorlar,"
Aslına bakarsanız demokrasi de tam böyle bir şey,
Ne yaparsanız yapın, sistemin tamamına hâkim olduğunuz anda, kendi muhalefetiniz de kendi içinden çıkıveriyor,
Demokrasinin doğası gereği, muhalefetin bittiğini zannettiğiniz anda, kendi içinizden muhalefet yükseliyor,
Kim ne derse desin, kim ne yaparsa yapsın,
Demokrasi işliyor,


Paranoyak olmanız, takip edilmediğiniz anlamına gelmez

ÇOK ciddi bir paranoya oluştu,
Başkasında değil bende,
Kendimde,
Yol paranoyası,
Hiç de haksız olmadığımı dün anladım,
Bir süreden beri, yaklaşık 1 yıldır Boğaziçi Köprüsü'nü kullanmaktan mümkün olduğunca kaçınıyorum,
Bir şey bildiğimden değil, bir şey bilmediğimden,
Sağlam mı, değil mi, bilmiyorum, Bilemiyorum,
Hiçbirimiz bilmiyoruz, bilemiyoruz,
"Çok yıprandı, Kapatılması ve bakıma alınması gerek" deniyor,
Sonra birden bundan vazgeçiliyor,
Trafik sorunu olmasın diye mi yoksa sorun olmadığı için mi bilmiyorum,
"En iyisi kullanmamak" diyorum,
E-5 diye bildiğimiz yoldaki Haliç Köprüsü'nün hiç de sağlam olmadığı ve depremde yıkılacak ilk köprü olacağı söyleniyor,
Öyle midir değil midir bilmiyorum,
Bir bakım yapılıyor mu, yapılmıyor mu, emin olamıyorum,
Ondan da mümkün olduğunca yararlanmamaya çalışıyorum, Yolumu uzatıyorum ama geçmiyorum,
Uzun zamandır bu paranoyayla yaşıyorum,
Tam "Acaba kafayı mı yedim" derken, dün Haliç Köprüsü'nden haber geldi,
Vida kopmuş, köprünün bağlantısı yarım metre açılmış,
"Paranoyak değilmişim, Memleketi iyi tanıyormuşum" dedim kendi kendime,
Çünkü dünyanın medeni ülkelerinde köprülerin, yolların bakımı düzenli yapılır,
Eğer kopma ihtimali olan bir vida varsa kopmadan önce çıkarılır, yerine yenisi takılır,
Kopma ihtimali olan bir halat varsa kopmadan önce değiştirilir,
Bizde ise kopar,
O arada yıkılmazsa, ölen ölmezse yerine yenisi takılır,
Yıkılırsa, ölümler falan olursa üzülünür,
O yüzden bu ülkede paranoyak olmak bir hastalık değil, bir tedbirdir,
Üstelik de paranoyak olmanız, takip edilmediğiniz anlamına gelmez,

NE ZAMAN ADAM OLURUZ?
Tedbirin tevekkülden önde yürüdüğünü anladığımız zaman

FatihAltaylı
X’te yanıtla

X’te yazı hakkında yorumlarınızı paylaşın.

FatihAltaylı
  • Geçmiş yazılar

TümüFatihAltaylı
217
Köşe Yazıları
217

Fatih Altaylı

Şubat 20, 2026

Mevzu bahis
Köşe Yazıları
Mevzu bahis

Fatih Altaylı

Şubat 19, 2026

Anayasa değişikliği ve başkan yardımcılığı
Köşe Yazıları
Anayasa değişikliği ve başkan yardımcılığı

Fatih Altaylı

Şubat 18, 2026

  • Videolar

TümüFatihAltaylı
"İnsanın kendini izlemesi kolay değil" görseli
FatihAltaylı
YouTube
Bedia Ceylan Güzelce & Ayça Bingöl"İnsanın kendini izlemesi kolay değil"Sanatın büyülü dünyasına birlikte dalıyoruz! 🎨🎬🎶 Resimden tiyatroya, müzikten edebiyata, danstan dijital sanata kadar uzanan geniş bir yelpazede, farklı bir sanat dallarına dair özgün içerikler, keyifli sohbetler ve ilham veren hikayelerle karşınızdayız. 00:00 Giriş 01:43 Setlerdeki çalışma koşulları ve kendisinin yaptığı işlere ara vermesi 02:48 Üniversitede kimya bölümünden oyunculuğa geçişi 05:31 Çocuklarında sanata dair ilgi ve istek görüyor mu? 09:00 Tiyatroda seyirci bazında nasıl değişimler var? 10:51 Pandemi sonrası tiyatrodaki değişimler? 12:54 Beyaz Tavşan Kırmızı Tavşan oyunu 15:40 Oyunlardan önce yaptığı bir şey var mı? 16:54 Cici filmi 18:09 Kendi oynadığı dizileri izleyebiliyor mu? 18:44 Oynayacağı dizi veya filmleri seçerken nelere bakıyor? 20:32 "Öyle Bir Geçer Zaman ki" dizisi hayatında neleri değiştirdi? 21:47 Sanat ile ilgilenen insanlara tavsiyeleri neler? 26:16 Teknoloji ile ilişkisi nasıl? 28:02 Tek kelimelik soru-cevap
Şubat 13, 2026
"Sanatçının bitti demesi zor" görseli
FatihAltaylı
YouTube
Bedia Ceylan Güzelce & Zekiye Sarıkartal"Sanatçının bitti demesi zor"Sanatın büyülü dünyasına birlikte dalıyoruz! 🎨🎬🎶 Resimden tiyatroya, müzikten edebiyata, danstan dijital sanata kadar uzanan geniş bir yelpazede, farklı bir sanat dallarına dair özgün içerikler, keyifli sohbetler ve ilham veren hikayelerle karşınızdayız. 00:00 Giriş 00:12 Bir günü nasıl geçiyor? 01:45 Yönünü sanata nasıl çevirdi? 12:01 Öğrencilerine hep neyi anlattı? 16:42 Soru-Cevap 17:56 Kapanış
Şubat 6, 2026
"Senaryo yazmak bir dünya kurmaktır" görseli
FatihAltaylı
YouTube
Bedia Ceylan Güzelce & Nilgün Öneş"Senaryo yazmak bir dünya kurmaktır"Sanatın büyülü dünyasına birlikte dalıyoruz! 🎨🎬🎶 Resimden tiyatroya, müzikten edebiyata, danstan dijital sanata kadar uzanan geniş bir yelpazede, farklı bir sanat dallarına dair özgün içerikler, keyifli sohbetler ve ilham veren hikayelerle karşınızdayız. 00:00 Giriş 01:10 Süper Baba hikayesi nasıl başladı? 02:14 Kendi görsel dünyasını nasıl geliştirdi? 04:37 Geçmişten günümüze senaryolarda yazılan hikayelerde ne gibi değişiklikler oldu? 07:14 "Ağlamak Yok" kitabı 09:13 Uzun yazılan senaryolar ve hikayeleri insanlara ne katıyor? 11:33 Günümüzde senaryolardaki hikayelerde nasıl değişimler oldu? 13:02 Senaryo yazarken unutamadığı anıları var mı? 15:05 İyi bir senaryo yazarı nasıl çalışır? 18:06 Belirli bir dönemin ya da bir olayın hikayesini yazmak ister miydi? 19:18 "Ayrılık da Sevdaya Dahil" dizisi 23:50 Önümüzdeki süreçte planları neler? 24:29 Senaryo yazarı olarak yapay zekadan faydalanabiliyor mu? 27:12 Sinemada büyük ve uzun hikaye anlatım dönemi bitiyor mu? 28:50 Tek kelimelik soru-cevap 30:32 Kapanış
Ocak 30, 2026