İstanbul 19°
FatihAltayli

Fatih Altaylı

Diğer yazıları
detail banner reklam

Marjinalleşen ben miyim acaba?

Köşe Yazıları

Fatih Altaylı

Haziran 17, 2012

Marjinalleşen ben miyim acaba?

SABAH gazeteleri aldım önüme,
Başladım okumaya,
Hürriyet'e gelince önce Yılmaz Özdil'e bir baktım, sonra Ahmet Hakan'ın sayfasını açtım, Her zaman yaptığım gibi başladım Ahmet'in yazılarını okumaya,
Hürriyet'in Leyla Zana ile yaptığı röportaj üzerinden Hürriyet'i eleştiren gazetecilere, özellikle de adını vermediği bir gazeteciye çatıyordu Ahmet Hakan,
"Hürriyet'ten ayrıldıktan sonra marjinalleşen" diye tanıtıyordu gazeteciyi,
Kıskançlıkla, haset etmekle ve kötücül olmakla suçluyordu,
Okudum geçtim,
Sonra bir gazeteci arkadaşım aradı,
"Ahmet Hakan sana çok kötü geçirmiş" demek için,
"Okudum ama bana geçirdiğini anlamadım, Acaba salak mıyım" dedim,
"Ooo, bütün medya siteleri manşet yapmış, Ahmet Hakan'dan Fatih Altaylı'ya ağır yanıt" diye,
Şaşırdım, Medya sitelerine göz attım,
Gerçekten öyle yazmışlardı, Ahmet Hakan beni benzetmişti onlara göre,
"Allah Allah, Ya ben salağım anlamadım ya bu medya sitelerinin editörlerinde bir sorun var" dedim,
Benim yazımda bir kıskançlık değil, bir takdir vardı,
Evet röportajın veriliş nedeni üzerine bir analizim vardı, ama Hürriyet'i suçlamıyordum, Hatta tam aksine Enis Berberoğlu'na "Sakın yanlış anlama" diyordum,
Dahası kıskançlık ya da haset denen duyguya sahip bile değilim,
Hayatımda kimseyi kıskanmadım, Hele mesleki olarak,
İmrenirim bazen ama kıskanmam,
Marjinalleşme ise beni hiç tarif etmiyor, Hele hele Hürriyet'ten ayrıldıktan sonra marjinalleşme hiç, Hürriyet'teyken marjinaldim belki de,
Sonunda dayanamadım, Açtım Ahmet Hakan'a telefon,
"Ahmet bu marjinalleşen ben miyim?" diye,
Şaşırdı,
"Ne marjinalleşmesi Abi?" dedi,
"Bugünkü yazındaki marjinalleşen ve kötücül ve haset olan" dedim,
"Yok ya, ne alakası var" dedi ve yazıda sözünü ettiği "Hürriyet'ten ayrıldıktan sonra marjinalleşen" kişinin adını verdi,
"Hürriyet'in logosunu değiştirmesi gerektiğine kadar işi vardırmış, Bu röportajı yaptığı için Hürriyet'i suçlamış, Onu kastettim, O yazıdan seni çıkarmak için bayağı bir uğraşmak gerek" dedi,
"Ben de çıkaramadım ama herkes beni çıkarmış" dedim,
"Yok Abi, senin yazı gayet doğru bir analizdi ve içinde yeni haber unsurları da içeriyordu, Bu yazıyı yazarken aklımın ucundan bile geçmedin" dedi,
Kapattım ve üzüldüm,
Hem medya sitelerinin editörleri için, hem de Ahmet Hakan'ın kastettiği yazar için,
Belli ki kimse okumamıştı; Ahmet'in yazısının ona yönelik olabileceği kimsenin aklına gelmemişti,
Ve medya sitelerinin editörleri de dünyadan habersiz, sözde eleştirisini yaptıkları medyayı bile takip etmeden ve okuduklarını anlamadan önyargıyla haber ve yorum yapıyorlardı,
Hakikaten üzüldüm,


Hiçbir şey uzaktan göründüğü gibi değil

BU yazıyı okuyunca belki şaşıracaksınız,
"Yahu Fatih böyle yazılar yazmazdı, nereden çıktı" diyeceksiniz,
Haklısınız ben böyle şeyler yazmam,
Bugün yazacağım tuttu,
Niye yazacağım tuttu biliyor musunuz, bizdeki genç sanatçılara, şöhretlere haksızlık yaptığımızı düşündüğüm için yazacağım tuttu,
Uzaktan gördüğümüz şeylerin göründüğü kadar parlak olmadığını bilmemiz gerektiği için yazdım, Geçen yıl Oscar gününde bir arkadaşım Los Angeles'a davet etti,
Hiç sevmem Los Angeles'ı ama sıkılmış, bunalmış bir haldeydim,
"Haydi gidelim" dedim ve eşimle beraber Los Angeles'a uçtuk,
Oscar töreni yapılan partilerden birine davetliydik,
Parti öyle olağanüstü bir şey değildi doğrusu, Bahsetmeye bile değmez,
Ertesi gün öğlen yemeğine gittik,
Bizi çağıran arkadaşım Sylvester Stallone ve Hollywood'un en ünlü yapımcılarından birini de çağırmış,
Bende bir heyecan, Gençliğimin en sevdiğim kahramanlarını canlandırmış Stallone ile aynı masadayız,
Adam bir yemek boyunca sadece bir şeyden bahsetti,
"Para para para"
Hiç sevmem paradan söz eden erkekleri, Sonunda dayanamadım "Sürekli paradan söz ettin, En önemli şey bu mu senin için" dedim,
"Los Angeles'ta yaşıyorsan evet" dedi,
Yemeğin sonunu zor getirdim,
Ertesi akşam Hollywood'un en havalı lokantasına gideceğiz,
Arkadaşım geldi bizi otelden aldı,
"Bir arkadaşıma uğramamız lazım, Sorun olmaz değil mi" dedi,
Hollywood'un nispeten kötü mahallelerinden birine girdik,
"Burada arkadaşın mı var" dedim,
"Var hem de çok iyi bir kız" dedi,
Bir evin önünde durduk, Üç katlı boyası bozulmuş bir ev,
Evin karşısında belki 50 gazeteci kamp kurmuş,
İçeri girdik,
Sarışın, incecik, gariban bir kız salonda oturuyor,
Kızı gözüm ısırıyor ama çıkaramıyorum,
Arkadaşım tanıştırdı, Lindsay Lohan'mış,
Nasıl gariban anlatamam,
Tırnaklarını yemiş, Elleri sanki her gün bulaşık yıkıyormuş gibi, Her tarafında yaralar bereler, Sürekli sızlanıyor, arada ağlıyor, 10 bin dolar kredi kartı ödemesi varmış, Yapamamış banka tüm kredileri kesmiş ve dava açmış,
Sonra anne babası çıktı geldi yanımıza, Onlar da keyifsizlerdi, Ama kızlarının durumuna üzülen bir ana babadan çok para basma makineleri bozulmuş bir yatırımcı gibi davranıyorlardı,
Onu da gideceğimiz yemeğe davet ettik,
Giyindi, süslendi, Biraz toparlandı ama babası izin vermedi, "Çıkamazsın, Yasak bilmiyor musun" dedi,
Başladı ağlamaya,
Kapıda bana doğru eğilip "Türkiye'ye gelsem iş yapar mıyım?" diye sordu,
Ne diyeceğimi bilemedim,
"Geçer bunlar, Burada da çok iş yaparsın sen" dedim,
Çıktık,
Lokanta kulüp karışımı yere gittik,
Davet sahibemiz Nikki diye bir kadın,
60'larını geçmiş, Hollywood'un parti kraliçesi, En havalı partileri o düzenlermiş,
Genişçe bir masada oturuyoruz, İlk gelenler biziz,
Nikki başladı sızlanmaya,
Hollywood'da kimse kimseyi sevmezmiş, Herkes herkesi kullanırmış, Şöhret arttıkça zavallılık düzeyi artarmış, En zengin görünenin bile parası yokmuş, Her şey yalanmış, Bu yalanlardan bıkmış,
"Memleketinin kıymetini bil, Türkiye çok güzel" dedi,
"Nereden biliyorsun" diye sordum,
Ahmet Ertegün'ün yakın dostuymuş, "Evini her yaz birkaç hafta bana verir, Hemen her yıl giderim" dedi,
Sonra masa, istasyona döndü,
Gelen gidenin hesabı yok,
Billy Ray Cyrus geldi, Kızıyla Miley Cyrus'la,
Kızın gözünde siyah gözlükler,
Biraz oturdu arkadaşlarının yanına gitti,
Babası üzgün,
"Ne oldu" diye sorduk,
"Sürekli ağlıyor, Sürekli kavga ediyor, Çocuk dizilerinde oynamak istemiyor, Büyüdüğünü düşünüyor, Büyük filmlerde oynamak istiyor ama büyükler de onu tanımıyor ve en azından şimdilik kabul etmiyor, Eski hayranlarını kaybetti, Yenilerine ulaşamadı, Kendine bir şey yapacak diye korkuyorum" diye özetledi durumu,
Bir ara uzaylı gibi bir kız geldi yanıma oturdu, Başladı anlatmaya, Saçma sapan konuşuyor, Tutuklanmış, Yeni çıkmış, Ailesinden nefret ediyormuş, Sanırsın kırk yılık dostum, sırdaşım,
Kelly Osbourne'muş,
Saçının yarısı başka diğer yarısı başka renk, Her tırnağında başka renk bir oje,
Şaşkın şaşkın bakıp pek bir şey söylemeyince "Beni kimse sevmiyor, Sen tanımadığın için seversin zannettim ama sen de sevmedin, En yisi ölmek" dedi kalktı,
"Bu kız kendine bir şey yapmasın" dedim panikle,
Masadakiler güldü, "O kız onu bile yapamaz" diyerek,
Hollywood'da kimi tanıyorsanız yarısı o gece geldi bizim masaya,
Biraz oturdu gitti, Masaya oturuncuya kadar hepsi patlak egolu starlar,
Biraz konuşunca hepsi mutsuz, hepsi keyifsiz, hepsi gelecek korkulu, kaygılı,
Gecenin sonunda Nikki "Ne diyorsun" dedi,
"Şaşırdım" dedim,
"Hiç şaşırma" dedi "Bunları herkes bir bok zanneder, Hepsi zavallıdır, Geçmişlerinden korkarlar, Gelecekten korkarlar, Yaşlanmaktan korkarlar, parasızlıktan korkarlar, Bu hayatı sevmezler ama bu hayatı kaybetmekten korkarlar, Tanınmaktan korkarlar ama tanınmamaktan daha çok korkarlar, Birbirlerinden korkarlar, Sevgililerinden korkarlar, Ailelerinden korkarlar, Yapımcılardan korkarlar, Telefonları çalınca korkarlar, Telefonları yarım saat çalmasın korkarlar, Her şeyleri var gibi görünür ama hiçbir şeyleri yoktur, Hepsi zavallıdır bunların",
Çıkmadan evvel yanıma yaşlı bir zenci geldi,
"Merhaba Türk" dedi,
O gece gördüğüm en sahici adamdı,
"Bu gece gördüğüm tek mutlu adam sensin" dedim,
"Öyleyimdir" dedi,
Dünyayı dolaşıp fakir çocuklara basketbol oynama olanakları sağlıyor, finansör bulup basketbol okulları açıyor, yetenekli olanları Amerika'ya getirip basketbol kamplarına yazdırıyomuş, "Para için yapmıyorum, O çocukları kötülüklerden kurtarmak için yapıyorum" dedi,
"Davet edersen Türkiye'ye de gelirim" dedi,
Gidince "Kim bu" diye sordum,
Kobe Bryant'ın babasıymış,
Bir tek onu sevdim, Hollywood'da,

NE ZAMAN ADAM OLURUZ?
Gerçek değerin dışardan görünmek zorunda olmadığını anladığımız zaman

FatihAltaylı
X’te yanıtla

X’te yazı hakkında yorumlarınızı paylaşın.

  • Geçmiş yazılar

Tümü
Kulat: Yeni parti fazla gecikmemeli
Köşe Yazıları
Kulat: Yeni parti fazla gecikmemeli

Fatih Altaylı

Haziran 5, 2026

Nedir bu milletin Polatlardan çektiği
Köşe Yazıları
Nedir bu milletin Polatlardan çektiği

Fatih Altaylı

Haziran 4, 2026

CHP seçmeni nasıl güvenecek!
Köşe Yazıları
CHP seçmeni nasıl güvenecek!

Fatih Altaylı

Haziran 3, 2026

  • Videolar

Tümü
"İki konser İstanbul'un havasını değiştirdi!" görseli
2 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Fatih Altaylı & Bedia Ceylan Güzelce"İki konser İstanbul'un havasını değiştirdi!"Sanatın büyülü dünyasına birlikte dalıyoruz! 🎨🎬🎶 Resimden tiyatroya, müzikten edebiyata, danstan dijital sanata kadar uzanan geniş bir yelpazede, farklı bir sanat dallarına dair özgün içerikler, keyifli sohbetler ve ilham veren hikayelerle karşınızdayız. 00:00 Giriş 00:33 Mutlak butlan 03:58 Mardin Bienali 14:14 Kanye West konseri 21:19 Fatih Altaylı bu aralar hangi sanatçıları dinliyor? 22:42 Fatih Altaylı’nın tekrar tekrar izlediği filmler neler? 27:17 Travis Scott konseri gerçekleşti mi? 29:01 Şebnem Ferah konserleri 29:48 Bu yaz yapılacak etkinlikler 43:12 Duvara yapıştırılan muz 50:02 Kapanış #işbirliği
Haziran 5, 2026
Fatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Kullanılmayan tekne daha masraflıdır" görseli
FatihAltaylı
YouTube
Hüseyin MengiFatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Kullanılmayan tekne daha masraflıdır"Teke Tek Bilim ▷ https://www.youtube.com/@TekeTekBilim 00:00 Giriş 02:27 Firma hikâyesi 12:37 İlk büyük tekne siparişini ne zaman aldı? 15:13 Yatlar arasındaki sınıf farkları neler? 15:55 Hangi ülkelere tekne yapılıyor? 17:28 En fazla kaç metre tekne üretildi? 18:47 Avrupa teknelerine göre fiyat ve kalite farkı var mı? 22:24 Hollandalı bir tersaneye göre ne kadar uygun fiyatlı? 23:00 Sıfırdan tekne imalathanesi oluşturmak, satış yapmak için yeterli mi? 25:31 Tekne yapımı ne kadar sürüyor? 29:21 Tekne projesi başka firmadan alınıp yapılabiliyor mu? 31:45 Acun Ilıcalı iyi bir müşteri miydi? 33:22 İkinci el fiyatları nasıl? 35:33 Bir teknenin yıllık masrafı ne kadar? 36:24 Tuzla Tersanesi'nde tüm parçalar üretilebiliyor mu? 37:49 Teknenin fiyatına neler dâhil? 41:18 Yatlarda yeni trend ne: Sabit mobilya mı, hareketli mobilya mı? 44:33 Yılda kaç tekne yapılabiliyor? 45:21 Tender tekne yapılıyor mu, yoksa hazır mı alınıyor? 48:12 Türkiye’nin yatçılıkta ve yan sanayide bir şansı var mı? 51:42 Yerlilik oranı ne? 51:52 Alüminyum yat yapma kapasitesi var mı? 52:24 Yelkenli pazarında olmak için çaba var mı? 54:14 Eğitim aldı mı? 55:23 Teknelerin boyları nereye kadar büyüyecek? 59:14 5 yıllık survey bakımı yapmak zorunlu mu? 1:01:20 Motoryatlarda yeşil enerjiye yönelik çalışma var mı? 1:03:32 Türkiye dünyaya kaç adet tekne pazarlıyor? 1:04:01 Gemi inşaat sektöründe eleman sıkıntısı var mı? 1:06:38 Kapanış YouTube kanalına abone olmak için ▷ http://bit.ly/FatihAltayli Gazeteci - Yazar Fatih Altaylı, Youtube kanalına özel gündemi yorumluyor.
Mayıs 31, 2026
Geçmişten günümüze yazının tarihi görseli
FatihAltaylı
YouTube
Prof. Dr. Celal Şengör & Kutsi Aybars Çetinalp & Fatih AltaylıGeçmişten günümüze yazının tarihiEspresso, cold brew, filtre kahve; tek cihazda. Ninja Luxe Café Premier'ı keşfedin: https://www.sharkninja.com.tr/collections/ozel-fiyatlar?utm_source=Fatih_altayli&utm_medium=youtube&utm_campaign=shark_April26 https://www.sharkninja.com.tr/products/ninja-luxe-cafe-premier-espresso-makinesi-es601eu?utm_source=Fatih_altayli&utm_medium=youtube&utm_campaign=shark_ninja_kahve_makinesi_April26 Shark PowerDetect Clean&Empty ile güçlü algılama ve Auto-Empty sistemiyle toza temas etmeden hijyenik temizliği keşfedin: https://www.sharkninja.com.tr/products/shark-powerdetect-clean-empty-sarjli-dikey-supurge-gold-ip3251eut?utm_source=Fatih_altayli&utm_medium=youtube&utm_campaign=shark_ninja_supurge_April26 00:00 Giriş 11:36 Dünyanın yuvarlak olduğu ne zaman öğrenildi? 21:03 Kitap çevirilierinin Rönesans'a etkisi nelerdir? 23:29 Kil tabletler 25:31 Papirüs 29:00 Parşömen 38:56 Eski Yunan'da Yazılı Kültür 45:25 Eski Yunan'da okuryazarlık oranı kaçtı? 46:48 Derveni Papirüsü 48:10 Herculaneum Papirüsü 50:50 Piaggio Makinesi'nin çalışma aşamaları 52:48 Bizans 54:48 Bizans İmparatorluğu'nun yıkılmasının etkileri 56:19 Kitap çevirileri ne zaman başladı? 58:22 İslam Medeniyeti 1:00:30 Orta Çağ Avrupası 1:03:51 Scriptorium ve kopyalama sorunları 1:08:54 Türkiye'de Latince ne kadar yaygın? 1:12:03 Geopoenika 1:13:07 Arkhimedes Palimpsestosu 1:17:47 En eski yazılı Yunanca metin nedir? 1:19:11 Rönesans Dönemi 1:23:11 Tacitus ve Germenia 1:28:34 Karl Lahmann ve Filolojik Yöntem 1:32:40 Diels-Kranz 1:40:10 Platon Türkçe'ye neden "Eflatun" olarak çevrilmiştir? 1:44:44 Polibios kimdir? 1:53:46 Kapanış #işbirliği
Mayıs 31, 2026