İstanbul 10°
FatihAltayli

Fatih Altaylı

Diğer yazıları
detail banner reklam

Tek kazanan İsrail

Köşe Yazıları

Fatih Altaylı

Ağustos 26, 2012

Tek kazanan İsrail

BİZ Suriye'ye demokrasi getirilmesine "katkı" sağlayarak Ortadoğu'da barışa katkı sağlayacağımıza ve Türkiye'nin bundan avantajlı çıkacağına inanıyoruz ya! (Biz derken kendimi kastetmiyorum tabii ki,)
Gelin bakalım, gerçekte kim kârlı, kim zararlı,
Biz Suriye'yle kavga etmeden önce Ortadoğu'da ve bölgede durumumuz neydi hatırlıyor musunuz?
Suriye'yle gayet yakın ilişkilerimiz vardı, Beşar Esad neredeyse Türkiye'nin Suriye özel temsilcisi veya valisi gibiydi, Suriye ise neredeyse Türkiye'nin eyaleti kıvamına gelmişti,
Ticaret alabildiğine iyi, siyasi ilişkiler iyi ötesiydi, PKK'ya Suriye desteği kesilmiş, tam aksine terör örgütünün Suriye'deki arşivi Esad tarafından Türkiye'yle paylaşılır olmuştu, Suriye'den Türkiye'ye terör gelmiyor, tam aksine teröristler Suriye'de yakalanıp içeri atılıyordu,
Irak'ın hem kuzeyi hem de merkeziyle olumlu sayılabilecek ilişkilerimiz vardı,
İran'la komşuluk durumumuz Batı tarafından anlayışla karşılanıyordu, İran, her uluslararası sorunda Türkiye'den medet umuyordu, Nükleer gerilim sırasında İran'ın güvendiği tek ülke Türkiye'ydi,
Buna karşın Suriye ile İsrail arasındaki gerginlik sürüyordu, Türkiye'nin arabuluculuk çabalarına rağmen İsrail ile Suriye bir türlü yakınlaşmıyor, Suriye'nin İsrail'e, İsrail'in Suriye'ye yönelik hasmane tutumu alabildiğine sürüyordu, Lübnan Hizbullah'ı, İran ve Suriye desteğiyle İsrail'e vuruyordu, Hamas, Suriye'den yönetiliyor, İsrail'le kavgasını sürdürüyordu,
İran ise İsrail'e yönelik en büyük tehditti,
İran'ın var olduğu iddia edilen nükleer silahlanma programı İsrail'i rahatsız ediyor, İran her fırsatta İsrail'i tehdit ediyordu,
Sonra birdenbire Türkiye'nin Suriye'yle arası bozuldu,
Gerilim hafif hafif tırmanırken birdenbire düşmanlığa varan bir noktaya geldi, Bir anda Suriye'nin can düşmanı haline geldik,
Bu arada ABD güdümündeki İran destekli Irak merkezi hükümetiyle Haşimi yüzünden ilişkiler gerildi, Haşimi, Türkiye'ye kaçıp sığındı,
İran'la da Kürecik radarı sonrası başlayan gerilim, Suriye nedeniyle tırmandı,
Şimdi gelinen noktada bakıyoruz İran'ın da, Suriye'nin de ve hatta Irak merkezi hükümetinin de hedefinde artık İsrail falan yok,
Özellikle İran ve Suriye, İsrail'le düşmanlığı bir kenara bıraktılar ve bütün oklarını Türkiye'ye doğru çevirdiler,
Türkiye için tehdit olmadığını düşündüğümüz İran'ın nükleer silahlarının hedefi artık İsrail'den önce Türkiye,
Her iki ülkenin desteklediği Hizbullah artık Suriye'de Esad'ın yanında ve Lübnan'da Türkleri kaçırıyor,
Ortadoğu'daki durumdan her türlü kazançlı çıkan tek ülke var, o da İsrail,
Bir yıl içinde İsrail'i hedef tahtasından çekip yerine kendimizi koyduk,
"Bu dış politika başarılıdır ve Türkiye için hayırlıdır" diyorsanız diyecek sözüm yok,
Hayrını görün inşallah!


Her detaya tek adres

GEÇEN hafta peş peşe meydana gelen ve pek çok canımızı yitirdiğimiz, pek çok şehit verdiğimiz olaylar sırasında Başbakan Erdoğan tatildeydi,
Olaylar olunca, cenazelere katılmak için tatilini yarıda kesmek zorunda kaldı,
Kabinedeki bakanlar da her biri bir cenazeye giderek devleti temsil ettiler,
Ancak hangi bakanın hangi cenazeye katılacağına bakanlar kendileri karar vermedi,
Başbakan Erdoğan, yola çıkmadan önce bir liste hazırladı,
Hangi bakanın, hangi ilde, hangi cenazeye katılacağını tek tek belirledi ve bu işi bakanların kendi keyfine bırakmadı,
Hükümeti, partiyi temsilen kimlerin nerede bulunacağına bizzat karar verdi ve bakanlar ile parti yöneticileri Başbakan'dan aldıkları talimatla cenazelere katıldılar, Geçenlerde iktidara çok yakın bir dostumla sohbet ederken, balık ihracatçılarının bile sorunlarını anlatmak için doğrudan Başbakan'dan randevu istemelerinden yakınıyor ve "En küçük bir mesele için bile Başbakan'ın devreye girmesini istiyorlar, Bir Başbakan bu kadar detaya nasıl yetişir" diyordu,
Anladığım kadarıyla Başbakan her detaya yetişmekten yüksünmüyor,
Tam aksine bundan keyif alıyor,


Böyle YÖK olursa 80 bin boş yer kalır

ÜNİVERSİTE yerleştirmeleri sonuçlanıp 80 bine yakın kontenjan boş kalınca herkes şaşırdı,
Oysa bunda şaşıracak hiçbir şey yok,
Bu kafayla "sözde üniversite" açmaya, "sözde" bölüm açmaya devam ederse YÖK, seneye 100 bin, bir sonraki seneye 150 bin kontenjan boş kalacak,
Nasıl mı olacak?
Anlatayım,
İktidar milletvekilleri ve iktidar partili belediye başkanları, sürekli olarak YÖK'ün kapısını aşındırıp kendi illerine veya ilçelerine "üniversite" kurulması için "ricacı" oluyorlar,
YÖK de iktidardan gelen bu ricaları kırmamaya gayret gösteriyor,
Elbette ki, her ile hatta her ilçeye bir üniversite kurulamayacağı için de buralara genelde "meslek yüksek okulları" benzeri, tabir yerindeyse "dandik" üniversite bölümleri açılıyor,
Okul açılınca YÖK mecburen buralara "öğretim görevlisi" atıyor,
Buralara, doçent veya profesör düzeyinde atama pek mümkün olmadığı için genelde araştırma görevlileri ve asistanlar yollanıyor,
Yapılan okulların fiziki maliyetleri bir yana, buralara yollanan her bir öğretim üyesinin devlete maliyeti 1,5 milyon lira,
Tabii ki hiçbir öğrenci bu okulları tercih etmiyor, çünkü ortada gerçek bir okul yok,
Bu okullar tercih edilmeyince de onca masraf boşu boşuna yapılmış, "sözde" kontenjanlar da boş kalmış oluyor,
Bu işe harcanan gereksiz parayla, ki bu milyarlarla ifade ediliyor, bir iki doğru düzgün üniversite kurmak mümkünken para sokağa atılmış oluyor,
Geçmişte bu gibi taleplere "hayır" diyen YÖK ise artık her beldeye bir üniversite mantığıyla paraları har vurup harman savuruyor,

NE ZAMAN ADAM OLURUZ?
Seviyesizlerle muhatap olduğumuzda seviye kaybettiğimizi anladığımız zaman

FatihAltaylı
X’te yanıtla

X’te yazı hakkında yorumlarınızı paylaşın.

  • Geçmiş yazılar

Tümü
Gazeteci ile kavga edilir mi!
Köşe Yazıları
Gazeteci ile kavga edilir mi!

Fatih Altaylı

Nisan 6, 2026

Bu benzetme haksızlık
Köşe Yazıları
Bu benzetme haksızlık

Fatih Altaylı

Nisan 5, 2026

Uğurcan
Köşe Yazıları
Uğurcan

Fatih Altaylı

Nisan 3, 2026

  • Videolar

Tümü
Fatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Oyunculuk para için yapılacak iş değil!" görseli
2 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Mert Ramazan DemirFatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Oyunculuk para için yapılacak iş değil!"Teke Tek Bilim ▷ https://www.youtube.com/@TekeTekBilim YouTube kanalına abone olmak için ▷ http://bit.ly/FatihAltayli 00:00 Giriş 01:29 Yeni aldığı motoru 04:14 Hayatının göz önünde olmasından rahatsız mı? 06:10 Karşı cinsin ilgisinden rahatsız mı? 07:10 Oyunculuğa ne zaman başladı? 14:19 Ailesi neler yapıyor? 15:42 İstanbul'daki ilk günleri 22:15 Dijital platform işlerini özellikle mi seçti? 26:23 Disney'deki yeni işi onu tatmin etti mi? 27:30 Yapım işlerine dahil oluyor mu? 28:01 Tiyatro hakkında ne düşünüyor? 29:33 Kazandığı parayı nasıl değerlendiriyor? 33:15 Ailesi dizilerine dair yorum yapıyor mu? 33:56 Evlilik düşüncesi var mı? 35:06 Gelecek planları neler? 36:58 Oyunculuğu nasıl öğrendi? 38:28 Spor yapıyor mu? 46:24 Kapanış Gazeteci - Yazar Fatih Altaylı, Youtube kanalına özel gündemi yorumluyor.
Nisan 5, 2026
Geçmişten günümüze kütüphaneler görseli
2 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Prof. Dr. Celal Şengör & Oğuz Selim Başar & Fatih AltaylıGeçmişten günümüze kütüphanelerhttps://www.sharkninja.com.tr/collections/hava-temizleyicisi?utm_source=fatih_altayli&utm_medium=youtube&utm_campaign=shark_ninja_hava_temizleyici_kampanyasi_march26 https://www.sharkninja.com.tr/collections/kablosuz-supurgeler?utm_source=fatih_altayli&utm_medium=youtube&utm_campaign=shark_ninja_supurge_kampanyasi_march26 #işbirliği 00:00 Giriş 04:50 Kütüphane nedir? 06:06 Bir yerin kütüphane olması için kaç kitap barındırması gerekli? 11:50 Parşömen nedir? 22:16 Eski kütüphaneler 27:19 İskenderiye Kütüphanesi 31:36 İskenderiye Kütüphanesi nasıl yok oldu? 35:46 Bergama Kütüphanesi 42:56 Celcus Kütüphanesi 44:13 Beytü'l Hikme 45:39 Joanina Kütüphanesi 47:03 Bodlean Kütüphanesi 58:43 Düşes Anna Amalia Kütüphanesi 1:01:49 Klementinum Kütüphanesi 1:04:02 Avusturya Milli Kütüphanesi 1:06:04 Bibliothèque nationale de France 1:06:45 Kitaplar nasıl muhafaza edilmeli? 1:13:25 Britanya Milli Kütüphanesi 1:15:58 ABD Kongre Kütüphanesi 1:17:58 Cumhurbaşkanlığı Kütüphanesi 1:21:03 Oğuz Selim Başar'ın kütüphane merakı nereden geliyor? 1:24:08 Efemera nedir? 1:29:21 Bir kütüphane nasıl kullanılmalı? 1:32:50 Kapanış
Nisan 5, 2026
"Her sanatçı çağının tanığıdır" görseli
4 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Bedia Ceylan Güzelce & Fırat Engin"Her sanatçı çağının tanığıdır"Sanatın büyülü dünyasına birlikte dalıyoruz! 🎨🎬🎶 Resimden tiyatroya, müzikten edebiyata, danstan dijital sanata kadar uzanan geniş bir yelpazede, farklı bir sanat dallarına dair özgün içerikler, keyifli sohbetler ve ilham veren hikayelerle karşınızdayız. 00:00 Giriş 02:32 Heykel bölümü nasıldı, imkanlar neydi? 03:11 Heykel bölümünde öğrenciyken hangi malzemeleri sevdi? 08:33 Sanatçının yolculuğunda farklı dönemler nasıl belli oluyor? 11:13 "Bu iş oluyor" dediği nokta neresiydi? 12:10 Bugünün dünyası sanatını nasıl etkiledi? 14:33 Yeni hangi projelerle uğraşıyor? 15:12 Teknolojinin heykele katkısı nasıl? 17:26 Kapanış
Nisan 3, 2026