İstanbul 10°
FatihAltayli

Fatih Altaylı

Diğer yazılarıFatihAltaylı
detail banner reklam

Şimdi de mikrofona mı kızacaklar?

FatihAltaylı
Köşe Yazısı

Fatih Altaylı

Ekim 2, 2012

Şimdi de mikrofona mı kızacaklar?

ABDULLAH Gül, Meclis'in açılışında öyle bir konuşma yaptı ki, bir çuval inciri berbat etti,
Aslında Gül'den böyle bir çıkış beklememek saflık olurdu,
Çünkü pazar günkü AK Parti Kongresi, partinin gelecek planları içinde Gül'ün pek de yer almadığını ve Gül'ü güzel bir emekli Cumhurbaşkanlığı döneminin beklediğini gösterir nitelikteydi,
Üstelik AK Partililer Gül'e Cumhurbaşkanlığı'nın "verilişini" öyle çok tekrarlamışlardı ki, iş artık rencide edici boyuta varmıştı,
Bütün bunlar karşısında Gül'ün suskun kalması beklenemezdi,
O da çıktı konuştu,
Gül'ün sözlerinin TBMM'de AK Partililerden çok CHP ve MHP'liler tarafından alkışlanması aslında boşuna değil,
Çünkü Gül, çok önemli taktiksel bir konuşma yaptı,
Türkiye'deki "endişelilere" yönelik bir konuşmaydı,
Sadece endişeli modernlere değil, aynı zamanda endişeli muhafazakârlara, endişeli milliyetçilere ve endişeli Kürtlere yönelik bir konuşmaydı,
Sadece AK Parti muhaliflerini değil, AK Parti'ye oy vermiş, veren, verecek olan ama birtakım kaygılar da taşıyanlara yönelik bir konuşmaydı,
AK Parti'ye destek veren ama zaman zaman bu desteğini sorgulama ihtiyacı hisseden, desteğini çekebilecek olan ve çekenlere yönelik bir konuşmaydı,
İlk döneminde AK Parti etrafında toplanan, bu destekle AK Parti'ye en azından uluslararası alanda ve düşünce camiasında "zaman ve prestij kazandıran", ama zamanla "Yanlış mı yaptık?" diyenlere yönelik bir konuşma yaptı Cumhurbaşkanı,
"Ben farklıyım ve bugün yapılan her şeyi onaylamıyorum" dedi Cumhurbaşkanı,
Gül bu kez mesajını vermek için Ahmet Sever'i değil, doğrudan doğruya TBMM kürsüsünü kullandı,
Dün Ahmet Sever'e kızanlar acaba şimdi TBMM kürsüsüne mi, yoksa oradaki mikrofona mı kızacaklar merak ediyorum,


1982'yi hatırlamıyor musunuz, hiç mi bilmiyorsunuz!

AK Parti Kongresi'nde beni en çok şaşırtan olay neydi biliyor musunuz?
Katılımcı kitlenin siyasi tarih bilgisinden bu denli yoksun olması,
Yok yok, Barzani'nin alkışlanmasından falan söz etmeyeceğim,
Barzani alkışlanır, alkışlanmaz, karışmam, Hatta alkışlanmasını da normal karşılarım,
Çünkü bugün arada Barzani'nin Kürdistan'ı olmasa, Irak'la kapışma olasılığımızın yüksekliği nedeniyle Barzani'nin arada tampon olmasından mutluyum,
Sırf bu yüzden bile alkışlanabilir Barzani,
Benim anlamadığım başka bir alkış,
"Emin Cemayel alkışlanmaz" demiyorum, Onu da alkışlayanlar olabilir, ama önce Halid Meşal'i çılgınca alkışlayıp ardından Emin Cemayel'i alkışlamak nasıl bir "hissiyat" ya da nasıl bir "bilgisizliktir",
Bilmem hatırlar mısınız, 1982'de hem de 1982'nin Eylül'ünde, yani tam 30 yıl önce bugünlerde Filistinliler, tarihlerindeki en büyük katliama maruz kaldılar,
Sayıları tam bilinmemekle birlikte 3500'e yakın Filistinli erkek, kadın ve çocuk, Beyrut'taki iki mülteci kampında, Sabra ve Şatilla'da öldürüldüler,
Bu büyük katliamı gerçekleştirenler İsrailliler değildi,
3500 Filistinliyi öldürenler, Beşir Cemayel'in Falanjistleriydi ve o öldürülen Beşir Cemayel'in yerine Falanjistlerin başına 1 ay sonra geçen kişi de Emin Cemayel'di,
Cemayel'in Falanjist arasından çıkan "Kataib Grubu", İsrail tarafından enterne edilen iki mülteci kampına İsraillilerin kontrolü ve desteğiyle girdiler ve 3500 kişiyi öldürdüler,
Olayın görgü tanıklarından biri, kampa yaptığım ziyaret sırasında o günü anlatırken, "Efsane gerçek olmuştu, Şurada gördüğünüz iki cadde kan nehri gibi akıyordu" demişti,
Bu yüzden merak edilorum, "ezilmiş Filistin halkının" lideri diye Meşal'i alkışlayanlar, 1982'yi hiç mi hatırlamazlar ki Cemayel'i de alkışlarlar,
Ya da 1982'yi hatırlamayanlar, 1960'ı nasıl bu kadar net hatırlarlar?


Akreditasyon meselesi

BAZI gazetelerin AK Parti Büyük Kongresi'ne akredite edilmeyişleri için Hüseyin Çelik bir açıklama yaptı,
Dedi ki: "Onlar bizim genel merkezimizde yaptığımız toplantıları hep protesto ettiler, Biz de onları kongremize davet etmedik, Evimize gelmeyeni düğünümüze niye davet edelim,"
İlk bakışta haklı ve yerinde bir "mantık" gibi duruyor,
Hiçbir itirazım yok,
Ammmaaa,,,
Yıllarca başka kurumların yaptığı benzer akreditasyon uygulamalarını eleştirip bu akreditasyonlardan dolayı mağdur olan "İslamcı medyanın" haklı tepkilerine destek veren bir partinin nedeni ne olursa olsun böyle bir uygulama yapmaması gerekirdi,
Hele hele o kongrede en fazla kullanılan cümle "ileri demokrasi" ise,


Alex meselesi

YILLAR önce benim "Fenerbahçe'ye gelmez" dediğim ve yanıldığım Alex, Fenerbahçe'ye geldi, 9 yıl boyunca en üst düzeyde hizmet etti ve şimdi de gitti,
Gitti ama büyük hasar yaparak,
Oysa bu iş çok rahat bir şekilde doğru düzgün bitebilirdi,

Yazının devamını Spor Bölümü'nde okumak için tıklayınız

NE ZAMAN ADAM OLURUZ?
Doğum günü pastalarındaki her bir mum boşuna yanmadığı zaman. B.G.

FatihAltaylı
X’te yanıtla

X’te yazı hakkında yorumlarınızı paylaşın.

FatihAltaylı
  • Geçmiş yazılar

TümüFatihAltaylı
217
Köşe Yazıları
217

Fatih Altaylı

Şubat 20, 2026

Mevzu bahis
Köşe Yazıları
Mevzu bahis

Fatih Altaylı

Şubat 19, 2026

Anayasa değişikliği ve başkan yardımcılığı
Köşe Yazıları
Anayasa değişikliği ve başkan yardımcılığı

Fatih Altaylı

Şubat 18, 2026

  • Videolar

TümüFatihAltaylı
"İnsanın kendini izlemesi kolay değil" görseli
FatihAltaylı
YouTube
Bedia Ceylan Güzelce & Ayça Bingöl"İnsanın kendini izlemesi kolay değil"Sanatın büyülü dünyasına birlikte dalıyoruz! 🎨🎬🎶 Resimden tiyatroya, müzikten edebiyata, danstan dijital sanata kadar uzanan geniş bir yelpazede, farklı bir sanat dallarına dair özgün içerikler, keyifli sohbetler ve ilham veren hikayelerle karşınızdayız. 00:00 Giriş 01:43 Setlerdeki çalışma koşulları ve kendisinin yaptığı işlere ara vermesi 02:48 Üniversitede kimya bölümünden oyunculuğa geçişi 05:31 Çocuklarında sanata dair ilgi ve istek görüyor mu? 09:00 Tiyatroda seyirci bazında nasıl değişimler var? 10:51 Pandemi sonrası tiyatrodaki değişimler? 12:54 Beyaz Tavşan Kırmızı Tavşan oyunu 15:40 Oyunlardan önce yaptığı bir şey var mı? 16:54 Cici filmi 18:09 Kendi oynadığı dizileri izleyebiliyor mu? 18:44 Oynayacağı dizi veya filmleri seçerken nelere bakıyor? 20:32 "Öyle Bir Geçer Zaman ki" dizisi hayatında neleri değiştirdi? 21:47 Sanat ile ilgilenen insanlara tavsiyeleri neler? 26:16 Teknoloji ile ilişkisi nasıl? 28:02 Tek kelimelik soru-cevap
Şubat 13, 2026
"Sanatçının bitti demesi zor" görseli
FatihAltaylı
YouTube
Bedia Ceylan Güzelce & Zekiye Sarıkartal"Sanatçının bitti demesi zor"Sanatın büyülü dünyasına birlikte dalıyoruz! 🎨🎬🎶 Resimden tiyatroya, müzikten edebiyata, danstan dijital sanata kadar uzanan geniş bir yelpazede, farklı bir sanat dallarına dair özgün içerikler, keyifli sohbetler ve ilham veren hikayelerle karşınızdayız. 00:00 Giriş 00:12 Bir günü nasıl geçiyor? 01:45 Yönünü sanata nasıl çevirdi? 12:01 Öğrencilerine hep neyi anlattı? 16:42 Soru-Cevap 17:56 Kapanış
Şubat 6, 2026
"Senaryo yazmak bir dünya kurmaktır" görseli
FatihAltaylı
YouTube
Bedia Ceylan Güzelce & Nilgün Öneş"Senaryo yazmak bir dünya kurmaktır"Sanatın büyülü dünyasına birlikte dalıyoruz! 🎨🎬🎶 Resimden tiyatroya, müzikten edebiyata, danstan dijital sanata kadar uzanan geniş bir yelpazede, farklı bir sanat dallarına dair özgün içerikler, keyifli sohbetler ve ilham veren hikayelerle karşınızdayız. 00:00 Giriş 01:10 Süper Baba hikayesi nasıl başladı? 02:14 Kendi görsel dünyasını nasıl geliştirdi? 04:37 Geçmişten günümüze senaryolarda yazılan hikayelerde ne gibi değişiklikler oldu? 07:14 "Ağlamak Yok" kitabı 09:13 Uzun yazılan senaryolar ve hikayeleri insanlara ne katıyor? 11:33 Günümüzde senaryolardaki hikayelerde nasıl değişimler oldu? 13:02 Senaryo yazarken unutamadığı anıları var mı? 15:05 İyi bir senaryo yazarı nasıl çalışır? 18:06 Belirli bir dönemin ya da bir olayın hikayesini yazmak ister miydi? 19:18 "Ayrılık da Sevdaya Dahil" dizisi 23:50 Önümüzdeki süreçte planları neler? 24:29 Senaryo yazarı olarak yapay zekadan faydalanabiliyor mu? 27:12 Sinemada büyük ve uzun hikaye anlatım dönemi bitiyor mu? 28:50 Tek kelimelik soru-cevap 30:32 Kapanış
Ocak 30, 2026