İstanbul 10°
FatihAltayli

Fatih Altaylı

Diğer yazıları
detail banner reklam

Üniversiteler ayakta mı?

Köşe Yazıları

Fatih Altaylı

Aralık 28, 2012

Üniversiteler ayakta mı?

ODTÜ'de meydana gelen olaylar sonrasında gözler üniversitelere çevrildi,

Şimdi sorulan soru şu:

"Üniversiteler ayakta mı?"

ODTÜ'lü öğrenciler de bu sorunun farkında olduğu için olsa gerek dün "ODTÜ ayakta" diye bir eylem başlattılar,

Üniversite gençliğinin politize olmasını, ülke için hayırlı bir pozisyon olarak gören biri olarak benim bu soruya yanıtım "HAYIR",

Bence üniversiteler ayakta değil,

Üniversitelerde eylem yapan gençler, eylem yapan gruplar var elbet,

Bunlar yeni de değil,

Yıllardır eylem yapan gruplar var,

Ama bunların sayılarına baktığım zaman "Üniversite gençliği ayakta" diyebileceğim bir tablo yok ortada,

20 bin öğrencisi olan bir üniversitede 300 öğrenci eylem yapıyor, eylemlere katılıyorsa buna "Üniversiteler ayakta" demek mümkün değil, Yüzde 1,5'lik kesime bakıp "Üniversite gençliği ayakta" diyemeyiz,

Geçmişe, üniversitelerin gerçekten ayakta olduğu dönemlere bakarsanız bu oranlar en azından yüzde 50'leri buluyor, hatta geçiyordu,

Üniversiteler o dönemde gerçekten ayaktaydı,

Peki üniversiteler ayağa kalkar mı?

Bugün için böyle bir ihtimal zor,

Üniversite gençliğini ayağa kaldıracak unsurlar bellidir,

Gelecek kaygısı, iş bulamama korkusu, ülke ekonomisine olan güvenin yok olması, eğitim kalitesinin uluslararası ve ulusal rekabet için yeterli olmaması gibi nedenler üniversite öğrencilerini önce gerer, sonra da ayaklandırır,

Bir diğer neden ise "baskı" veya "sertlik" hissidir,

Gençlik baskıya isyan eder,

Nereden gelirse gelsin,

Sertliğe ise tepki gösterir,

İşte ODTÜ örneği,

ODTÜ'de hafta sonunda bir olay oldu,

Öyle oldu, böyle oldu, öğrenciler çok saldırgandı veya polis çok sertti,

Önemli değil,

Olan biten sonrasında ODTÜ'nün "eleştirilerin hedefi" yapılması, ODTÜ'de öğrenciler arasında bir gerilim yarattı,

300-500 kişinin yaptığı eylemden sonra ODTÜ'ye yönelik eleştiriler, birdenbire ODTÜ'de "solidarite" duygusu oluşturdu,

ODTÜ'deki "eylemci" öğrenci sayısı katlanarak arttı,

ODTÜ'de şu ana kadar olaysız ve taşkınlıksız süren bu eyleme gösterilecek abartılı bir tepki, üniversitelerde şu an var olduğunu hiç de düşünmediğim tansiyonu artırır,

Tansiyonu düşürecek tek şey ise öğrencileri anlamaya çalışmak, hatta anlamaktır,

Unutmamalı ki, eylemlere katılsak da katılmasak da hepimiz öğrenci olduk,

Hepimizin çocukları, torunları öğrenci oldu veya olacak!





Tahrik çok kolaydır



ÖĞRENCİ eylemlerinin en kötü tarafı "operasyona açık" olmalarıdır,

Bir öğrenci eyleminde kolay kolay şiddet olmaz,

Ancak şiddete dönüşmesi bir an meselesidir,

En dikkat edilmesi gereken nokta ise öğrencilerin arasına sızması muhtemel "provokatörlerdir",

Bu bazen devlet içinden biri, bazen bir yabancı ajan, bazen de bir terör örgütü üyesi veya üyeleri olabilir,

Bunların yapacağı bir hareket, kitleyi harekete geçirebileceği gibi öğrencilerin karşısındaki emniyet güçlerini de harekete geçirip eylemin tatsız bir yöne doğru gitmesine neden olabilir,

Eylemci öğrencilerin en dikkat etmesi gereken nokta budur,

Aralarına tanımadıkları kişileri asla almamalı, dışarıdan gelecek desteğin iyi niyetli olmama olasılığının yüksek olduğunu bilmeleri gerekir,

Gençler şimdi büyük ihtimalle "Sen ne bilirsin lan" diyeceklerdir,

Doğrudur, onlar kadar bilemem ama geçmişte görüp yaşadıklarımızı da onların öğrenmesi gerekir,





Dayı ve kilo



DÜN TBMM'de "muhafız" görevi yapan polislerle ilgili, "Şuraya genç, çakı gibi polisleri seçin, Şimdikiler şişman" diye yazınca en fazla tepkiyi emniyet mensupları gösterdi,

Tepki derken "olumsuz" tepkiden söz etmiyorum,

Destek verenler emniyet mensupları oldu,

Bazıları çok komikti tepkilerin,

Bazıları ise düşündürücü,

Biri ise ikisinin karışımı,

Bir polis şöyle yazmıştı:

"Sayın Altaylı, her ne kadar Emniyet, Adalet'in bir basamağı olsa da, ülkemizdeki en büyük adaletsizliğin merkezidir, Şöyle ki, il merkezleri 8-24 çalışır, ilçeler 12-24, Bürolar haftalık 40 saat çalışır, aylık 160, karakollar ise en az 240 çalışır, Buna karşın maaşlar aynıdır, Siz Meclis'ten bahsetmişsiniz, Orada da 'Dayısı' olanlar çalışır, Ayda 700-800 de fazladan maaş alır, Orada gördükleriniz polisi değil, teşkilatta dayısı olup yatanları temsil eder,"

Durum buysa yapacak bir şey yok elbet,

Dayısı olanın kilosu da olur,,,



NE ZAMAN ADAM OLURUZ?
Aynaya bakınca utanmadığımız zaman.

FatihAltaylı
X’te yanıtla

X’te yazı hakkında yorumlarınızı paylaşın.

  • Geçmiş yazılar

Tümü
Gazeteci ile kavga edilir mi!
Köşe Yazıları
Gazeteci ile kavga edilir mi!

Fatih Altaylı

Nisan 6, 2026

Bu benzetme haksızlık
Köşe Yazıları
Bu benzetme haksızlık

Fatih Altaylı

Nisan 5, 2026

Uğurcan
Köşe Yazıları
Uğurcan

Fatih Altaylı

Nisan 3, 2026

  • Videolar

Tümü
Fatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Oyunculuk para için yapılacak iş değil!" görseli
2 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Mert Ramazan DemirFatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Oyunculuk para için yapılacak iş değil!"Teke Tek Bilim ▷ https://www.youtube.com/@TekeTekBilim YouTube kanalına abone olmak için ▷ http://bit.ly/FatihAltayli 00:00 Giriş 01:29 Yeni aldığı motoru 04:14 Hayatının göz önünde olmasından rahatsız mı? 06:10 Karşı cinsin ilgisinden rahatsız mı? 07:10 Oyunculuğa ne zaman başladı? 14:19 Ailesi neler yapıyor? 15:42 İstanbul'daki ilk günleri 22:15 Dijital platform işlerini özellikle mi seçti? 26:23 Disney'deki yeni işi onu tatmin etti mi? 27:30 Yapım işlerine dahil oluyor mu? 28:01 Tiyatro hakkında ne düşünüyor? 29:33 Kazandığı parayı nasıl değerlendiriyor? 33:15 Ailesi dizilerine dair yorum yapıyor mu? 33:56 Evlilik düşüncesi var mı? 35:06 Gelecek planları neler? 36:58 Oyunculuğu nasıl öğrendi? 38:28 Spor yapıyor mu? 46:24 Kapanış Gazeteci - Yazar Fatih Altaylı, Youtube kanalına özel gündemi yorumluyor.
Nisan 5, 2026
Geçmişten günümüze kütüphaneler görseli
2 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Prof. Dr. Celal Şengör & Oğuz Selim Başar & Fatih AltaylıGeçmişten günümüze kütüphanelerhttps://www.sharkninja.com.tr/collections/hava-temizleyicisi?utm_source=fatih_altayli&utm_medium=youtube&utm_campaign=shark_ninja_hava_temizleyici_kampanyasi_march26 https://www.sharkninja.com.tr/collections/kablosuz-supurgeler?utm_source=fatih_altayli&utm_medium=youtube&utm_campaign=shark_ninja_supurge_kampanyasi_march26 #işbirliği 00:00 Giriş 04:50 Kütüphane nedir? 06:06 Bir yerin kütüphane olması için kaç kitap barındırması gerekli? 11:50 Parşömen nedir? 22:16 Eski kütüphaneler 27:19 İskenderiye Kütüphanesi 31:36 İskenderiye Kütüphanesi nasıl yok oldu? 35:46 Bergama Kütüphanesi 42:56 Celcus Kütüphanesi 44:13 Beytü'l Hikme 45:39 Joanina Kütüphanesi 47:03 Bodlean Kütüphanesi 58:43 Düşes Anna Amalia Kütüphanesi 1:01:49 Klementinum Kütüphanesi 1:04:02 Avusturya Milli Kütüphanesi 1:06:04 Bibliothèque nationale de France 1:06:45 Kitaplar nasıl muhafaza edilmeli? 1:13:25 Britanya Milli Kütüphanesi 1:15:58 ABD Kongre Kütüphanesi 1:17:58 Cumhurbaşkanlığı Kütüphanesi 1:21:03 Oğuz Selim Başar'ın kütüphane merakı nereden geliyor? 1:24:08 Efemera nedir? 1:29:21 Bir kütüphane nasıl kullanılmalı? 1:32:50 Kapanış
Nisan 5, 2026
"Her sanatçı çağının tanığıdır" görseli
4 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Bedia Ceylan Güzelce & Fırat Engin"Her sanatçı çağının tanığıdır"Sanatın büyülü dünyasına birlikte dalıyoruz! 🎨🎬🎶 Resimden tiyatroya, müzikten edebiyata, danstan dijital sanata kadar uzanan geniş bir yelpazede, farklı bir sanat dallarına dair özgün içerikler, keyifli sohbetler ve ilham veren hikayelerle karşınızdayız. 00:00 Giriş 02:32 Heykel bölümü nasıldı, imkanlar neydi? 03:11 Heykel bölümünde öğrenciyken hangi malzemeleri sevdi? 08:33 Sanatçının yolculuğunda farklı dönemler nasıl belli oluyor? 11:13 "Bu iş oluyor" dediği nokta neresiydi? 12:10 Bugünün dünyası sanatını nasıl etkiledi? 14:33 Yeni hangi projelerle uğraşıyor? 15:12 Teknolojinin heykele katkısı nasıl? 17:26 Kapanış
Nisan 3, 2026