İstanbul 23°
FatihAltayli

Fatih Altaylı

Diğer yazıları
detail banner reklam

Profesör soruyor: İtfaiye raporuna ihtiyacınız mı vardı?

Köşe Yazıları

Fatih Altaylı

Ocak 29, 2013

Profesör soruyor: İtfaiye raporuna ihtiyacınız mı vardı?

GALATASARAY Lisesi'nin şimdilerde Galatasaray Üniversitesi olarak hizmet veren Ortaköy'deki binasının yanıp harap olmasıyla ilgili çok şey yazdım. Ama en güzelini galiba Profesör Tolga Yarman yazmış. İlgili bölümünü aynen naklediyorum: "Değerli Okuldaşlarım, Birbirinden dokunaklı yazılar yazıldı. Bu yazıları hemen hepimiz, gözlerimiz dolarak okuduk. Dayanışma gücümüz bayraklaştı. Bütün bunlar çok hoş elbette. Şu ki, Tapu Kadastro Dairesi'nden değil, bir 'mühendislik fakültesi' de olan Üniversitemiz'den bahsediyoruz. İhmal yokmuş. Elinin körü! İşte, Cengiz Tacer büyüğümüz de yana yakıla yazmış, 'Önlem mi var ki, ihmal olmadığı yolunda boş iddialar, ileri sürülebiliyor!' İtfaiye rapor yazmışmış, ama rapor bize sunulmamışmış! Keşke sunulsaymışmış! Allah aşkına, oradaki sıradan görevlinin yazdığı raporda ne olacak ki, sen teknik içeriğini, önerilerini, yapılacak olanları, üstelik ondan kat be kat daha iyi bilemeyebileceksin!. Öncesini bırakalım, bizler bacak kadar çocuklarken, o binada yangın olursa ne yapacağımızı bilirdik. Yangına karşı kaç aşamalı mania konmuştu. O kadar ki, kış gecelerinde, cayır cayır sobalar yanar, ama yangın ihtimali, alınmış kırk türlü önlemle, zihinleri tırmalamazdı bile. Arada, düzenli alarm düdükleri çalardı; gecenin bir yarısında, pijamalarla, yangın talimi yapardık. Aradan geçmiş şu kadar yıl, teknik-teknoloji gelmiş şuraya, eğer o bina, böylesine yanmaya bırakılabiliyorsa, bir de buna, zımnen olsun 'takdir-i ilahi, abi' denebiliyorsa, bu tam anlamıyla 'teknik hödüklüktür'. ..... Erdemli sorumlular, istifa ederler. Bulunmaz Hint kumaşı hiç değiller... Camia onlarsız başının çaresine, kuşku yok, çok daha rahat bakar! Gerçekler acı. Şu ki, âlem sersem, hepimiz ise kör hiç değiliz. Güzel dileklerle, sevgiler, saygılar sunuyorum. Tolga Yarman, Prof. Dr." Öğretim üyeleri bana bozulmuş GEÇEN günkü yazımda Galatasaray Üniversitesi'nin manzaralı bölümünün öğretim görevlilerine tahsis edilmiş olmasını eleştirilerimin arasına koymam, Galatasaray Üniversitesi'ndeki öğretim elemanlarını, ki pek çoğu mektepten arkadaşım olur, rahatsız etmiş. Ya da üzmüş. Onlar adına Hülya Uğur Tanrıöver bir mektup yollamış. Diyor ki: "Bak Fatih'çiğim, bir üniversitede 3 grup bir arada yaşar: Akademik personel yani öğretim elemanları, idari personel ve öğrenciler. Dolayısıyla binalar da bu kişilere tahsis edilebilir değil mi? Bizim yanan binamızda da akademik personel ve idari personel çalışıyordu, öğrenciler de kısmen kullanıyorlardı binayı. Derslerin yapıldığı bir amfimizin yanı sıra tez savunma odamız bu binadaydı. Dahası, tüm öğrenci kulüpleri akşam binanın alt katında çalışırlardı. Çıkarken cıvıl cıvıl onların tiyatro provalarının, yoga derslerinin, pinpon antrenmanlarının arasından geçerdik. Odaları orada olan öğretim elemanlarına gelecek olursak... 3 fakültenin akademisyenleri, her bir odada ortalama 4-5 kişi olmak üzere bu binada, evet 'en güzel, en manzaralı' yerde çalışıyorlardı. Bu akademisyenler, Fatih, bazılarına özel üniversitelerde ya da genel olarak özel sektörde ne olanaklar sunulurken 'Hayır burası benim yuvam, benim yerim' diyen, mesela benim gibi tam 48 yıl önce, o binada 'Mekteb-i Sultani'yi bir 'yaşam biçimi ve felsefesi' olarak benimsemiş kişilerdir. Maaşları Avrupa'da, değil meslektaşları, öğrencilerin aldığı burs miktarını bile bulmayan ama yaptıkları çalışmalarla uluslararası alanda adlarını duyurabilen, Sorbonne Rektörü'nün 2 yıl önce yaptığı konuşmada 'Galatasaray'ın bu prestiji yanında benim kurumumun lafı mı olur' demesinde aktif payı olan kişiler yani. O odalarına, bazen bütçe yokluğundan alınamadı diye evlerinden masa taşıyanlar, en güzel bitkilerini getirenler de onlardı. O kadar ama o kadar kederliyiz ki, neredeyse yarım asırlık çocukluk anılarımız bir yana, 20 yıllık mesleki anılarımızın yasını tutmaya bile vaktimiz yok. Çünkü söz verdik öğrencilerimize; hiçbir şey aksamayacak, aynen devam edeceğiz diye... Bu çabalarına, çabamıza karşılık 'manzaralı' bir odada çalışıyor olmanın nesi 'abuk sabuk' gerçekten anlamamız mümkün değil! Binamızda çok kişinin gözü olduğu hepimizce malum. Rant uğruna o binayı bize çok görenler var. Onlara çoktan alıştık. Ama bir Galatasaraylı olarak senin bu sözlerin bizi çok daha fazla acıttı. Umarım derdimi anlatabilmişimdir. Sevgiler, Hülya " Gayet iyi anladım Hülya. Ama o odalardan birine koyulan ve büyük ihtimalle o da evden getirilen bir elektrikli sobamsı aletten yangın çıktığını da biliyorum. Tıpkı daha şimdiden o binayı Galatasaray'dan alma girişimlerinin başladığını bildiğim gibi. Otoparkı yönetemeyen bir yönetim MADEM bugün Galatasaray'dan başladık, son yazımız da Galatasaray Spor Kulübü üzerine olsun. Devlet, yıllarca kendi stadını yapamadığı için Galatasaray'a bir stat yaptı ve verdi. Fakat yıllarca stat yapamayan Galatasaray yönetimleri, şimdi de kendilerine bedava verilen stadı işletmekten aciz. Daha doğrusu stadın otoparkını işletmekten aciz. Otoparkın hali bir rezalet. İçler acısı. Ne girmek mümkün ne çıkmak. Galatasaray sözde Batılı camia. Otoparkı tam Türk işi. Otoparkın yolları dolu, giriş çıkışlarına otomobiller park edilmiş. Yüz binlerce lira verip koltuk, loca alanlara sözde otopark kartları verildi. Otopark kartı olmayanlar otoparkı doldurmuş, kartı olanlar içeriye giremiyor. Giriş çıkışlara otomobiller park edilmiş, Allah muhafaza bir yangın çıksa binlerce insan ölür. Otoparkta onlarca görevli var. Hiçbir şeye karışmayıp, çekirdek çitliyor, geviş getiriyorlar. Bir otoparkı düzenleyemeyen bir kulüp, nasıl düze çıkar ben anlamıyorum. Otoparkı idare ettiremeyen, kulübü nasıl eder!..

NE ZAMAN ADAM OLURUZ?
Sevmeden yapmaktansa yapmamanın daha iyi olduğunu anladığımız zaman.

FatihAltaylı
X’te yanıtla

X’te yazı hakkında yorumlarınızı paylaşın.

  • Geçmiş yazılar

Tümü
Kurşun atana af, saçını örene ihraç
Köşe Yazıları
Kurşun atana af, saçını örene ihraç

Fatih Altaylı

Ağustos 20, 2026

Güzelaydın: “Ali Dürüst Sportif A.Ş.’nin başına geçmeli”
Köşe Yazıları
Güzelaydın: “Ali Dürüst Sportif A.Ş.’nin başına geçmeli”

Fatih Altaylı

Ağustos 19, 2026

Yapay zeka tartışmaları
Köşe Yazıları
Yapay zeka tartışmaları

Fatih Altaylı

Ağustos 18, 2026

  • Videolar

Tümü
140 yıllık mirasın sonucu! Mercedes-Benz yeni GLC görseli
Dün
FatihAltaylı
YouTube
Fatih Altaylı ile Direksiyonda Teke Tek140 yıllık mirasın sonucu! Mercedes-Benz yeni GLCMercedes-Benz’in 140 yıllık inovasyon ve mühendislik yolculuğu, otomobilin geçmişinden geleceğine uzanan güçlü bir hikâye. DİREKSİYONDA TEKE TEK’in bu bölümünde Fatih Altaylı’dan Mercedes-Benz’in 140 yıllık tarihini ve bu yolculuk boyunca şekillenen inovasyon anlayışını dinliyoruz. Ardından, bu köklü mirasın geleceğe uzanan temsilcisi Yeni Elektrikli GLC’yi direksiyon başındaki deneyimleriyle keşfediyoruz. Mercedes-Benz’in geçmişinden geleceğine uzanan bu yolculuğa siz de eşlik edin. #MercedesBenzTürkiye #DireksiyondaTekeTek #YeniElektrikliGLC #işbirliği Teke Tek Bilim ▷ https://www.youtube.com/@TekeTekBilim 00:00 Giriş 01:11 Mercedes-Benz’in tarihi ve GLC’nin üretimi 03:20 800 Volt mimarisi nedir? 04:26 Dış tasarım 07:22 Yan görünüm ve içine ilk bakış 09:41 Kokpit tasarımı 11:43 Teknik bilgiler ve sürüş izlenimi 15:25 Cam tavan ve multimedya 16:20 Otonom sürüş kabiliyeti 17:05 Konforu arttıran detaylar 20:31 Kapanış YouTube kanalına abone olmak için ▷ http://bit.ly/FatihAltayli
Ağustos 21, 2026
Osmanlı'da modernleşme görseli
FatihAltaylı
YouTube
Prof. Dr. Emrah Safa Gürkan & Fatih Altaylı - Teke Tek BilimOsmanlı'da modernleşmeShark FlexBreeze Portatif Fan - Eviniz ve Bahçeniz İçin Mükemmel Serinlik Çözümü! https://www.sharkninja.com.tr/products/shark-flexbreeze-portatif-fan-fa220eu?utm_source=fatih_altayli&utm_medium=youtube&utm_campaign=shark_fan_Jun26 00:00 Giriş 04:55 Modernleşme nedir? 12:00 Osmanlı'da modernleşmenin ilk adımları 18:40 Modernleşme ve gelenekçilik 23:32 Osmanlı'da bankacılık sistemi neden kurulamadı? --shorts 26:45 Osmanlı'nın zengin tebaası var mıydı? 39:29 Türk aydınları kendi çağdaşları arasında geride mi? 52:25 Batı’nın teknolojisi hariç başka bir şeyini almamak mümkün mü? 56:07 Mısır modernleşmesi niye durdu? 1:03:21 İran modernleşmesi 1:16:48 Kore modernleşmesi 1:21:15 Kapanış #işbirliği
Ağustos 16, 2026
Fatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Plajlarda çalmayı sevmiyorum!" görseli
FatihAltaylı
YouTube
Faruk SabancıFatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Plajlarda çalmayı sevmiyorum!"Teke Tek Bilim ▷ https://www.youtube.com/@TekeTekBilim 00:00 Giriş 02:04 Neden sanayici olmadı da DJ oldu? 07:46 Zengin bir aileden gelmek bu işte avantaj mı? 09:55 Tiësto onu nasıl keşfetti? 12:29 Nasıl bir hayat geçirdi? 15:16 DJ'liğe nasıl başladı? 17:36 Parçaları sürekli değiştiriyor mu, yoksa aynı parçaları mı çalıyor? 21:47 Günde kaç saat müzik dinliyor? 23:18 Hangi ülkelerde konser verdi? 24:11 Örnek aldığı DJ'ler var mı? 25:28 DJ'likte hedefi ne? 27:07 Türk sanatçılarla projeler düşünüyor mu? 30:15 Canlı orkestrayla birlikte çalmayı planlıyor mu? 30:43 Yapay zekânın DJ'liğe etkisi 35:57 DJ'likte para var mı? 38:05 DJ'likte telif meselesi nasıl oluyor? 38:41 Bir DJ en çok nerede çalmak ister? 42:42 Kapanış YouTube kanalına abone olmak için ▷ http://bit.ly/FatihAltayli Gazeteci - Yazar Fatih Altaylı, Youtube kanalına özel gündemi yorumluyor.
Ağustos 16, 2026