İstanbul 10°
FatihAltayli

Fatih Altaylı

Diğer yazıları
detail banner reklam

Profesör soruyor: İtfaiye raporuna ihtiyacınız mı vardı?

Köşe Yazıları

Fatih Altaylı

Ocak 29, 2013

Profesör soruyor: İtfaiye raporuna ihtiyacınız mı vardı?

GALATASARAY Lisesi'nin şimdilerde Galatasaray Üniversitesi olarak hizmet veren Ortaköy'deki binasının yanıp harap olmasıyla ilgili çok şey yazdım. Ama en güzelini galiba Profesör Tolga Yarman yazmış. İlgili bölümünü aynen naklediyorum: "Değerli Okuldaşlarım, Birbirinden dokunaklı yazılar yazıldı. Bu yazıları hemen hepimiz, gözlerimiz dolarak okuduk. Dayanışma gücümüz bayraklaştı. Bütün bunlar çok hoş elbette. Şu ki, Tapu Kadastro Dairesi'nden değil, bir 'mühendislik fakültesi' de olan Üniversitemiz'den bahsediyoruz. İhmal yokmuş. Elinin körü! İşte, Cengiz Tacer büyüğümüz de yana yakıla yazmış, 'Önlem mi var ki, ihmal olmadığı yolunda boş iddialar, ileri sürülebiliyor!' İtfaiye rapor yazmışmış, ama rapor bize sunulmamışmış! Keşke sunulsaymışmış! Allah aşkına, oradaki sıradan görevlinin yazdığı raporda ne olacak ki, sen teknik içeriğini, önerilerini, yapılacak olanları, üstelik ondan kat be kat daha iyi bilemeyebileceksin!. Öncesini bırakalım, bizler bacak kadar çocuklarken, o binada yangın olursa ne yapacağımızı bilirdik. Yangına karşı kaç aşamalı mania konmuştu. O kadar ki, kış gecelerinde, cayır cayır sobalar yanar, ama yangın ihtimali, alınmış kırk türlü önlemle, zihinleri tırmalamazdı bile. Arada, düzenli alarm düdükleri çalardı; gecenin bir yarısında, pijamalarla, yangın talimi yapardık. Aradan geçmiş şu kadar yıl, teknik-teknoloji gelmiş şuraya, eğer o bina, böylesine yanmaya bırakılabiliyorsa, bir de buna, zımnen olsun 'takdir-i ilahi, abi' denebiliyorsa, bu tam anlamıyla 'teknik hödüklüktür'. ..... Erdemli sorumlular, istifa ederler. Bulunmaz Hint kumaşı hiç değiller... Camia onlarsız başının çaresine, kuşku yok, çok daha rahat bakar! Gerçekler acı. Şu ki, âlem sersem, hepimiz ise kör hiç değiliz. Güzel dileklerle, sevgiler, saygılar sunuyorum. Tolga Yarman, Prof. Dr." Öğretim üyeleri bana bozulmuş GEÇEN günkü yazımda Galatasaray Üniversitesi'nin manzaralı bölümünün öğretim görevlilerine tahsis edilmiş olmasını eleştirilerimin arasına koymam, Galatasaray Üniversitesi'ndeki öğretim elemanlarını, ki pek çoğu mektepten arkadaşım olur, rahatsız etmiş. Ya da üzmüş. Onlar adına Hülya Uğur Tanrıöver bir mektup yollamış. Diyor ki: "Bak Fatih'çiğim, bir üniversitede 3 grup bir arada yaşar: Akademik personel yani öğretim elemanları, idari personel ve öğrenciler. Dolayısıyla binalar da bu kişilere tahsis edilebilir değil mi? Bizim yanan binamızda da akademik personel ve idari personel çalışıyordu, öğrenciler de kısmen kullanıyorlardı binayı. Derslerin yapıldığı bir amfimizin yanı sıra tez savunma odamız bu binadaydı. Dahası, tüm öğrenci kulüpleri akşam binanın alt katında çalışırlardı. Çıkarken cıvıl cıvıl onların tiyatro provalarının, yoga derslerinin, pinpon antrenmanlarının arasından geçerdik. Odaları orada olan öğretim elemanlarına gelecek olursak... 3 fakültenin akademisyenleri, her bir odada ortalama 4-5 kişi olmak üzere bu binada, evet 'en güzel, en manzaralı' yerde çalışıyorlardı. Bu akademisyenler, Fatih, bazılarına özel üniversitelerde ya da genel olarak özel sektörde ne olanaklar sunulurken 'Hayır burası benim yuvam, benim yerim' diyen, mesela benim gibi tam 48 yıl önce, o binada 'Mekteb-i Sultani'yi bir 'yaşam biçimi ve felsefesi' olarak benimsemiş kişilerdir. Maaşları Avrupa'da, değil meslektaşları, öğrencilerin aldığı burs miktarını bile bulmayan ama yaptıkları çalışmalarla uluslararası alanda adlarını duyurabilen, Sorbonne Rektörü'nün 2 yıl önce yaptığı konuşmada 'Galatasaray'ın bu prestiji yanında benim kurumumun lafı mı olur' demesinde aktif payı olan kişiler yani. O odalarına, bazen bütçe yokluğundan alınamadı diye evlerinden masa taşıyanlar, en güzel bitkilerini getirenler de onlardı. O kadar ama o kadar kederliyiz ki, neredeyse yarım asırlık çocukluk anılarımız bir yana, 20 yıllık mesleki anılarımızın yasını tutmaya bile vaktimiz yok. Çünkü söz verdik öğrencilerimize; hiçbir şey aksamayacak, aynen devam edeceğiz diye... Bu çabalarına, çabamıza karşılık 'manzaralı' bir odada çalışıyor olmanın nesi 'abuk sabuk' gerçekten anlamamız mümkün değil! Binamızda çok kişinin gözü olduğu hepimizce malum. Rant uğruna o binayı bize çok görenler var. Onlara çoktan alıştık. Ama bir Galatasaraylı olarak senin bu sözlerin bizi çok daha fazla acıttı. Umarım derdimi anlatabilmişimdir. Sevgiler, Hülya " Gayet iyi anladım Hülya. Ama o odalardan birine koyulan ve büyük ihtimalle o da evden getirilen bir elektrikli sobamsı aletten yangın çıktığını da biliyorum. Tıpkı daha şimdiden o binayı Galatasaray'dan alma girişimlerinin başladığını bildiğim gibi. Otoparkı yönetemeyen bir yönetim MADEM bugün Galatasaray'dan başladık, son yazımız da Galatasaray Spor Kulübü üzerine olsun. Devlet, yıllarca kendi stadını yapamadığı için Galatasaray'a bir stat yaptı ve verdi. Fakat yıllarca stat yapamayan Galatasaray yönetimleri, şimdi de kendilerine bedava verilen stadı işletmekten aciz. Daha doğrusu stadın otoparkını işletmekten aciz. Otoparkın hali bir rezalet. İçler acısı. Ne girmek mümkün ne çıkmak. Galatasaray sözde Batılı camia. Otoparkı tam Türk işi. Otoparkın yolları dolu, giriş çıkışlarına otomobiller park edilmiş. Yüz binlerce lira verip koltuk, loca alanlara sözde otopark kartları verildi. Otopark kartı olmayanlar otoparkı doldurmuş, kartı olanlar içeriye giremiyor. Giriş çıkışlara otomobiller park edilmiş, Allah muhafaza bir yangın çıksa binlerce insan ölür. Otoparkta onlarca görevli var. Hiçbir şeye karışmayıp, çekirdek çitliyor, geviş getiriyorlar. Bir otoparkı düzenleyemeyen bir kulüp, nasıl düze çıkar ben anlamıyorum. Otoparkı idare ettiremeyen, kulübü nasıl eder!..

NE ZAMAN ADAM OLURUZ?
Sevmeden yapmaktansa yapmamanın daha iyi olduğunu anladığımız zaman.

FatihAltaylı
X’te yanıtla

X’te yazı hakkında yorumlarınızı paylaşın.

  • Geçmiş yazılar

Tümü
Gazeteci ile kavga edilir mi!
Köşe Yazıları
Gazeteci ile kavga edilir mi!

Fatih Altaylı

Nisan 6, 2026

Bu benzetme haksızlık
Köşe Yazıları
Bu benzetme haksızlık

Fatih Altaylı

Nisan 5, 2026

Uğurcan
Köşe Yazıları
Uğurcan

Fatih Altaylı

Nisan 3, 2026

  • Videolar

Tümü
Fatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Oyunculuk para için yapılacak iş değil!" görseli
2 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Mert Ramazan DemirFatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Oyunculuk para için yapılacak iş değil!"Teke Tek Bilim ▷ https://www.youtube.com/@TekeTekBilim YouTube kanalına abone olmak için ▷ http://bit.ly/FatihAltayli 00:00 Giriş 01:29 Yeni aldığı motoru 04:14 Hayatının göz önünde olmasından rahatsız mı? 06:10 Karşı cinsin ilgisinden rahatsız mı? 07:10 Oyunculuğa ne zaman başladı? 14:19 Ailesi neler yapıyor? 15:42 İstanbul'daki ilk günleri 22:15 Dijital platform işlerini özellikle mi seçti? 26:23 Disney'deki yeni işi onu tatmin etti mi? 27:30 Yapım işlerine dahil oluyor mu? 28:01 Tiyatro hakkında ne düşünüyor? 29:33 Kazandığı parayı nasıl değerlendiriyor? 33:15 Ailesi dizilerine dair yorum yapıyor mu? 33:56 Evlilik düşüncesi var mı? 35:06 Gelecek planları neler? 36:58 Oyunculuğu nasıl öğrendi? 38:28 Spor yapıyor mu? 46:24 Kapanış Gazeteci - Yazar Fatih Altaylı, Youtube kanalına özel gündemi yorumluyor.
Nisan 5, 2026
Geçmişten günümüze kütüphaneler görseli
2 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Prof. Dr. Celal Şengör & Oğuz Selim Başar & Fatih AltaylıGeçmişten günümüze kütüphanelerhttps://www.sharkninja.com.tr/collections/hava-temizleyicisi?utm_source=fatih_altayli&utm_medium=youtube&utm_campaign=shark_ninja_hava_temizleyici_kampanyasi_march26 https://www.sharkninja.com.tr/collections/kablosuz-supurgeler?utm_source=fatih_altayli&utm_medium=youtube&utm_campaign=shark_ninja_supurge_kampanyasi_march26 #işbirliği 00:00 Giriş 04:50 Kütüphane nedir? 06:06 Bir yerin kütüphane olması için kaç kitap barındırması gerekli? 11:50 Parşömen nedir? 22:16 Eski kütüphaneler 27:19 İskenderiye Kütüphanesi 31:36 İskenderiye Kütüphanesi nasıl yok oldu? 35:46 Bergama Kütüphanesi 42:56 Celcus Kütüphanesi 44:13 Beytü'l Hikme 45:39 Joanina Kütüphanesi 47:03 Bodlean Kütüphanesi 58:43 Düşes Anna Amalia Kütüphanesi 1:01:49 Klementinum Kütüphanesi 1:04:02 Avusturya Milli Kütüphanesi 1:06:04 Bibliothèque nationale de France 1:06:45 Kitaplar nasıl muhafaza edilmeli? 1:13:25 Britanya Milli Kütüphanesi 1:15:58 ABD Kongre Kütüphanesi 1:17:58 Cumhurbaşkanlığı Kütüphanesi 1:21:03 Oğuz Selim Başar'ın kütüphane merakı nereden geliyor? 1:24:08 Efemera nedir? 1:29:21 Bir kütüphane nasıl kullanılmalı? 1:32:50 Kapanış
Nisan 5, 2026
"Her sanatçı çağının tanığıdır" görseli
4 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Bedia Ceylan Güzelce & Fırat Engin"Her sanatçı çağının tanığıdır"Sanatın büyülü dünyasına birlikte dalıyoruz! 🎨🎬🎶 Resimden tiyatroya, müzikten edebiyata, danstan dijital sanata kadar uzanan geniş bir yelpazede, farklı bir sanat dallarına dair özgün içerikler, keyifli sohbetler ve ilham veren hikayelerle karşınızdayız. 00:00 Giriş 02:32 Heykel bölümü nasıldı, imkanlar neydi? 03:11 Heykel bölümünde öğrenciyken hangi malzemeleri sevdi? 08:33 Sanatçının yolculuğunda farklı dönemler nasıl belli oluyor? 11:13 "Bu iş oluyor" dediği nokta neresiydi? 12:10 Bugünün dünyası sanatını nasıl etkiledi? 14:33 Yeni hangi projelerle uğraşıyor? 15:12 Teknolojinin heykele katkısı nasıl? 17:26 Kapanış
Nisan 3, 2026