İstanbul 21°
FatihAltayli

Fatih Altaylı

Diğer yazıları
detail banner reklam

Baro meselesi ve ‘kendim için demokrasisi’

Köşe Yazıları

Fatih Altaylı

Şubat 16, 2013

Baro meselesi ve ‘kendim için demokrasisi’

BAŞLIKTAKİ cümle çok da yabancı gelmemiştir umarım sizlere. Bir dönem Türkiye siyasetinde "demokrasinin" mottosu haline gelmişti bu cümle. AK Parti hakkında kapatma davası açılmış, yüzde 50 oy alan bir partinin yargı yoluyla düşürülme çabası demokrasiye karşı bir hareket olarak değerlendirilmişti iktidar partisi mensuplarınca. Toplumun AK Partili olmayan demokrat kesimleri de bu düşünceye hak vermişlerdi. Demokrasi, sandığın iradesine saygı göstermekti ve bu irade çeşitli yargı oyunlarına kurban edilmemeliydi. Böyle söylüyordu AK Parti sözcüleri. Nereden nereye geliyoruz anlatayım. İstanbul Barosu nda üç ay kadar önce seçimler yapıldı. Ümit Kocasakal başkanlığındaki ekip, seçime katılan avukatların yüzde 50 den fazlasının oyunu alarak, rekor bir oranla İstanbul Barosu yönetimine seçildiler. Kocasakal başkanlığındaki yönetim kurulu, bir süre önce Balyoz Davası duruşmasında bir protesto eylemi yaptılar. Bir sivil toplum örgütü olarak böyle bir tavır gösterme gereği hissettiler. Bir savcı da bu yapılan eylemin suç olduğunu iddia ederek baro yönetimi hakkında "2 yıldan 4 yıla kadar hapis istemiyle" bir dava açtı. Buraya kadar bir sorun yok. Sorun tam burada ortaya çıktı. AK Parti İstanbul Milletvekili Bülent Turan bir açıklama yaptı ve şöyle dedi: "Bu davayla İstanbul Barosu yönetimi yok hükmündedir. Hemen yerine başka bir yönetim getirilmelidir. Diğer listedeki adaylar yönetime geçmelidir." Eeee, ne oldu demokrasi! Ne oldu sandığa saygı! Sandığa saygısızlığı Sabih Kanadoğlu veya bir dönemin Yargıtay başsavcıları yaparsa "antidemokratlık", ama AK Parti İstanbul Milletvekili Bülent Turan yaparsa "demokratlık" mı oluyor? Günlerdir bekliyorum AK Parti'den birisi çıksa da şu Bülent Turan'a, "Kardeşim sen ne diyorsun. Sandığa saygı ilkesini en çok işleyen parti biziz. Biz kendimiz için sandığa, seçim sonucuna saygı ister, sandığın seçiminin yargı oyunlarıyla yok sayılmasını eleştirirken, şimdi aynı saygısızlığı biz nasıl yaparız" desin diye. Ama çıt çıkmadı. Bundan sonra da çıkar mı çıkmaz mı bilmem. Bildiğim şudur ki, bir gün böyle bir ses çıkarsa, o zaman Türkiye'ye demokrasi gelmeye başlamış demektir. Şimdiki "kendim için demokrasi"dir. Ona da demokrasi denmez. Kamyon terörüne, terörle mücadele polisi bakmalı ULAŞTIRMA Bakanı Binali Yıldırım aradı dün. Kamyon tamponlarıyla ilgili günlerdir yazdığım yazılar için. "Fatih Bey, yazdıklarınızda yüzde yüz haklısınız. Kamyonlar gerçekten büyük tehlike saçıyor ama bunun nedeni bizim bir eksiğimiz veya yönetmeliklerdeki eksiklikler değil" dedi. "Yönetmelikler tam da sizin dediğiniz şekilde kamyon tamponlarının nasıl olması gerektiğini tarif ediyor. Kamyonlar aslında ilk başta trafiğe o şekilde çıkıyor ama sonradan değiştiriyorlar. Kasa uzatıyorlar, dingil ekliyorlar ve kamyonlar yönetmeliklere aykırı ve tehlikeli hale geliyor" diyen Bakan Yıldırım'a, "Peki o zaman bu kamyonlar muayeneden nasıl geçiyor" diye sordum. "O da başka bir dert" dedi. "Muayeneye girerken geçici olarak takıyorlar tamponları. Muayeneye uygun hale getiriyorlar, ama sonra yine söküyorlar. Muayene istasyonları önünde kar lastiği kiralayanlar bile gördük. Orada uygun, ama sonra uygun olmaktan çıkıyor. Elimizden bir şey gelmiyor" dedi. Bakanın verdiği bilgiye göre muayene istasyonlarına gelen kamyonlardan sadece 100'de 30'u ilk muayenede yeterlilik alabiliyormuş. "Peki yollardaki kontrollerde polis bunu denetleyemez mi?" diye sordum. "Denetlenebilir. Bizim böyle bir denetim yetkimiz yok. Denetlesek bile ceza yazma yetkimiz yok. Ama polisin var. Polis denetlerse olur, ama onlar da bunu denetlemiyor. Niye bilmiyorum. Personel eksikliğinden mi, başka bir şeyden mi bilmiyorum, ama denetim yetkisi onlarda. Bakacaklar tamponu, lambası trafiğe uygun mu ona göre ceza verecekler, hatta trafikten men edecekler" yanıtını aldım. Ulaştırma Bakanlığı nın yaptığı denetimler de var, ama bu meseleyle ilgili değilmiş. "Biz ağırlık denetliyoruz ancak. Her yere kantar koyduk. Bakın mesela dün 4600 kamyonu kantara sokmuşuz. Kaçının tonajı yasal sınıra uygun çıkmış tahmin edebilir misiniz?" "500 mü?" "Nerede" diyor Bakan Yıldırım, 4600 kamyondan sadece "1" i izin verilen yük sınırının altında çıkmış. Gerisinin tamamı, izin verilenin birkaç katı ağırlıktaymış. Bakan Binali Yıldırım'la yaptığım konuşmadan anladığım şu oldu. Artık kamyon terörüyle mücadele meselesini İçişleri Bakanı Muammer Güler'den talep edeceğiz. Polis zoruyla kurallara uyacaklar. Polis zoruyla canlar kurtulacak. Trafik polisleri artık terörle mücadele polisi gibi olmak zorunda. Çünkü bu kamyon terörü, PKK dan daha fazla can alıyor. Üstelik onları durdurmak için görüşülecek bir İmralı da mevcut değil.

NE ZAMAN ADAM OLURUZ?
Aydınlanmanın önündeki engel zamanaşımı olmadığı zaman.

FatihAltaylı
X’te yanıtla

X’te yazı hakkında yorumlarınızı paylaşın.

  • Geçmiş yazılar

Tümü
Milli piyango mu bu!
Köşe Yazıları
Milli piyango mu bu!

Fatih Altaylı

Temmuz 7, 2026

CHP, beis ve yeis
Köşe Yazıları
CHP, beis ve yeis

Fatih Altaylı

Temmuz 6, 2026

Fikir açıklamama özgürlüğü yok mu!
Köşe Yazıları
Fikir açıklamama özgürlüğü yok mu!

Fatih Altaylı

Temmuz 5, 2026

  • Videolar

Tümü
Yunan metin çevirilerinin bilime katkısı görseli
2 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Prof. Dr. Celal Şengör & Fatih Altaylı - Teke Tek BilimYunan metin çevirilerinin bilime katkısıShark FlexBreeze Portatif Fan - Eviniz ve Bahçeniz İçin Mükemmel Serinlik Çözümü! https://www.sharkninja.com.tr/products/shark-flexbreeze-portatif-fan-fa220eu?utm_source=fatih_altayli&utm_medium=youtube&utm_campaign=shark_fan_Jun26 00:00 Giriş 05:01 Solvay Konferansı fotoğrafı 07:11 Solvay Konferansı fotoğrafı bugün çekilebilir mi? 10:36 İrlandalı keşişlerin kopyaladığı eski metinler 13:52 Aristo ve doğa bilimleri 24:32 Hrıstiyanlar nasıl gelişim gösteriyor? 27:53 Modern bilimin başlangıcı 35:44 Galile'den önceki bilim adamları problemleri fark edemediler mi? 38:09 İslam dünyasının geçmiş dönemde bilimde Batı'dan geride kalmasının sebepleri 46:50 Kapanış #işbirliği
Temmuz 5, 2026
Fatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Ömürlük koleksiyonu 1,5 yılda yaptım!" görseli
2 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Koleksiyoner Mehmet ÇebiFatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Ömürlük koleksiyonu 1,5 yılda yaptım!"Teke Tek Bilim ▷ https://www.youtube.com/@TekeTekBilim 00:00 Giriş 02:28 Saat koleksiyonu işi nereden çıktı? 19:01 Hangi saat markalarına sahip? 23:53 Koleksiyonerlik pahalı bir iş mi? 29:47 Türk hat sanatı hak ettiği yerde mi? 42:20 Murat Bardakçı'nın "Türk resmini sanattan saymam" cümlesi 51:15 Eserin değerini nasıl belirliyor? 1:05:07 Pandemi döneminde eserlerin fiyatları neden yükseldi? 1:08:36 Çatı Müze işi ne durumda? 1:19:20 Kapanış #işbirliği YouTube kanalına abone olmak için ▷ http://bit.ly/FatihAltayli Gazeteci - Yazar Fatih Altaylı, Youtube kanalına özel gündemi yorumluyor.
Temmuz 5, 2026
"Ajda Pekkan ve Manifest Kuşağı" görseli
5 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Fatih Altaylı & Bedia Ceylan Güzelce"Ajda Pekkan ve Manifest Kuşağı"Sanatın büyülü dünyasına birlikte dalıyoruz! 🎨🎬🎶 Resimden tiyatroya, müzikten edebiyata, danstan dijital sanata kadar uzanan geniş bir yelpazede, farklı bir sanat dallarına dair özgün içerikler, keyifli sohbetler ve ilham veren hikayelerle karşınızdayız. 00:00 Giriş 00:15 Deniz Göktaş'ın stand-up gösterisi 03:27 24 Haziran 2026 Scorpions İstanbul konseri 06:50 Kars'taki Gastronomi Film Festivali 08:36 Dua Lipa'nın evliliği 10:21 Fatih Altaylı evlilik hakkında ne düşünüyor? 13:28 Manifest grubu 17:02 Yaz ayındaki konserler 30:51 Fatih Altaylı'nın yakın tarihteki dünya hakkında düşünceleri 36:18 Christopher Nolan'ın "The Odyssey" filmi 36:40 İstanbul Caz Festivali 37:41 Fatih Altaylı dizi-film izliyor mu? 40:03 Kapanış #işbirliği
Temmuz 2, 2026