İstanbul 22°
FatihAltayli

Fatih Altaylı

Diğer yazıları
detail banner reklam

Bu nasıl bir yargılamadır?

Köşe Yazıları

Fatih Altaylı

Şubat 19, 2013

Bu nasıl bir yargılamadır?

ESKİ Genelkurmay Başkanı İlker Başbuğ, "terör örgütü yöneticisi olduğu" ithamıyla yargılanıyor. Genelkurmay Başkanı olduğu dönemde bir de terör örgütü yönetmiş. Genelkurmay Başkanı İlker Başbuğ'un o dönemki amirleri Cumhurbaşkanı Abdullah Gül ve Başbakan Tayyip Erdoğan, "Yok böyle bir şey" diye açık tanıklık yapıyorlar. İlker Başbuğ da bu açık tanıklığı desteklemesi için dün duruşmaya eski çalışma arkadaşlarını getiriyor. Döneminin Kara, Deniz ve Hava kuvvet komutanlarını. Tanık olarak dinlensinler diye. Haklı olarak, o dönem neredeyse vaktinin büyük bölümünü beraber geçirdiği çalışma arkadaşlarını. Bu komutanlar da eski komutanlarının talebi üzerine kalkıp Silivri'deki duruşma salonuna geliyor tanıklık yapmak üzere. İlker Başbuğ mahkeme heyetine, bu kişilerin tanık olarak dinlenmesini istediğini söylüyor. Eski kuvvet komutanlarının. Mahkeme heyeti ne yapıyor? Tanıkların dinlenmesi talebini geri çeviriyor. Niye? Bilmiyoruz. Bu davada bugüne kadar hırlısı hırsızı, uğurlusu uğursuzu, iti kopuğu, teröristi, terör hükümlüsünü, mafyayı, mafya tetikçisini açık veya gizli olarak dinlemekte bir beis görmeyen mahkeme heyeti, eski kuvvet komutanlarının tanıklığına gerek duymuyor. Önemli bir sanığın, hazır bulundurduğu tanığı dinlemekten imtina ediyor. Üstelik de yasada açık hüküm olmasına ve "Hazır bulundurulan tanıklar dinlenir" denmesine rağmen. Açıkça bir usul ihlali yapıyor. Bu kadar önemli bir davanın, bu kadar "lakayt" bir şekilde yürümesine anlam vermek mümkün değil. Özellikle ve bilerek yapılmıyorsa... Mal sahibiyle görüşmek TERÖRÜN sona erdirilmesi için MİT Müsteşarı'nın başlattığı yeni süreç, oldukça komik manzaralar izlememize vesile oluyor. BDP yıllar boyu siyasetini tek bir temele oturttu: "Muhatap Öcalan'dır. Devlet, Öcalan'la görüşsün." Devlet buna yıllarca direndi. "Niyeyse" sorusu ayrı bir tartışmanın konusu. Sonra MİT'in başına Hakan Fidan geçti. Önce denenmiş yollar bir daha denendi ve süreç tıkandı. Oslo'da Öcalan'sız bir girişim oldu. Olmayacağı anlaşıldı. Sonra Fidan paradigmayı değiştirdi. "Madem bu işin çözülmesi için Öcalan'la görüşmek lazım, o zaman Öcalan'la görüşürüm" dedi, siyasi otoriteyi de arkasına aldı ve Öcalan'ı sürece dahil etti. BDP'nin ve BDP dümen suyunda giden "aydınımsıların" bütün ezberi bozuldu. Ortaya çıktı ki, "Öcalan'la görüşülsün" derken hiç de samimi değillermiş. Öcalan'la görüşülmesini istemelerinin nedeni, Öcalan'la görüşülmeyeceğinden emin olmalarıymış. Devlet birdenbire Öcalan'la görüşünce ne yapacaklarını şaşırdılar. Açık açık "Öcalan'la görüşmeyin" demeye paçaları sıkmadığı için de, şimdi anlamsız yeni tartışmalar yaratmaya çalışıyorlar. Amaç süreci tıkamak, Öcalan'ı etkisizleştirmek. Tabii Öcalan bunları gayet iyi tanıyor ve biliyor. Açlık grevlerinin yaptırılmasının amacı da buydu zaten. Öcalan, devlete, "Bunlar hikâye. PKK demek ben demek, ben demek PKK demek" gerçeğini açıkça göstermek istedi. Öcalan bir emriyle açlık grevlerini bitirerek hâlâ örgüte ne denli hâkim ve tek hâkim olduğunu gösterdi. Devlet şu anda çok doğru bir politika izliyor. Hakan Fidan ve devlet anladı ki, "Bu örgüt Öcalan'ın örgütüdür. Gerisi hikâyedir, fasa fisodur". Bu yüzden de BDP'lileri ciddiye bile almıyor. Mehmet Öcalan'ın dün İmralı'ya gidişi de bunu gösteriyor. BDP kendi içinde ve hükümetle tartışadursun, devlet süreci onlar olmadan götürüyor. Aracılığı BDP yerine Mehmet Öcalan yapıyor. Devlet, BDP'ye "Size ihtiyacımız yok" diyor. Öcalan da "Mehmet'le bile çözerim bu işi" mesajını veriyor. Bu nedenle devletin tavrı çok doğrudur. "PKK'nın sahibi Öcalan'dır" diyerek görüşmeleri mal sahibiyle yürütüyor. İşin komik tarafı, bunun böyle olduğunu BDP de çok iyi biliyor. BDP, MHP'ye yaklaştı ÖCALAN'la yürütülen terörü sona erdirme görüşmeleri Türk siyasetini de garip bir hale getirdi. BDP, Öcalan'la doğrudan görüşülmesinden rahatsız olan MHP ile aynı çizgide buluştu. Bir kısım ulusalcı düşünce sahipleri de bu paralelde BDP ile birleştiler. Siyasette mihenk taşları değiştikçe, kimin nerede durduğu da açıkça ortaya çıkmaya başladı. İstanbul Emniyeti imkânsızı başardı SARAI Sierra soruşturması nedeniyle İstanbul Emniyeti'ni kutlamak lazım. Böyle bir cinayette, maktulle hiçbir bağlantısı olmayan evsiz barksız bir sanığı tespit etmek, iğneyle kuyu kazar gibi çok az delile rağmen kısa süre içinde cinayet zanlısını adıyla sanıyla, fotoğrafıyla tespit etmek çok önemli bir başarıdır. Üstelik de bu başarıyı, medyanın zaman zaman soruşturmayı zafiyete uğratacak kadar yakın olan ilgisine rağmen elde etmek ayrı bir takdir sebebidir. Sarai Sierra cinayetinin bir numaralı sanığı Laz Ziya'nın önce Hatay'a, oradan da Suriye'ye kaçtığı iddia ediliyor. Kaçmış olsa bile kimliğinin biliniyor olması İstanbul polisi açısından bir zafiyet değildir. Yakalanması ise artık Türkiye'nin meselesidir.

NE ZAMAN ADAM OLURUZ?
Alkollü otomobil kullanmayı özgürlük zannetmediğimiz zaman.

FatihAltaylı
X’te yanıtla

X’te yazı hakkında yorumlarınızı paylaşın.

  • Geçmiş yazılar

Tümü
CHP, beis ve yeis
Köşe Yazıları
CHP, beis ve yeis

Fatih Altaylı

Temmuz 6, 2026

Fikir açıklamama özgürlüğü yok mu!
Köşe Yazıları
Fikir açıklamama özgürlüğü yok mu!

Fatih Altaylı

Temmuz 5, 2026

Deniz Göktaş KKK’na ne dedi
Köşe Yazıları
Deniz Göktaş KKK’na ne dedi

Fatih Altaylı

Temmuz 4, 2026

  • Videolar

Tümü
Yunan metin çevirilerinin bilime katkısı görseli
Dün
FatihAltaylı
YouTube
Prof. Dr. Celal Şengör & Fatih Altaylı - Teke Tek BilimYunan metin çevirilerinin bilime katkısıShark FlexBreeze Portatif Fan - Eviniz ve Bahçeniz İçin Mükemmel Serinlik Çözümü! https://www.sharkninja.com.tr/products/shark-flexbreeze-portatif-fan-fa220eu?utm_source=fatih_altayli&utm_medium=youtube&utm_campaign=shark_fan_Jun26 00:00 Giriş 05:01 Solvay Konferansı fotoğrafı 07:11 Solvay Konferansı fotoğrafı bugün çekilebilir mi? 10:36 İrlandalı keşişlerin kopyaladığı eski metinler 13:52 Aristo ve doğa bilimleri 24:32 Hrıstiyanlar nasıl gelişim gösteriyor? 27:53 Modern bilimin başlangıcı 35:44 Galile'den önceki bilim adamları problemleri fark edemediler mi? 38:09 İslam dünyasının geçmiş dönemde bilimde Batı'dan geride kalmasının sebepleri 46:50 Kapanış #işbirliği
Temmuz 5, 2026
Fatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Ömürlük koleksiyonu 1,5 yılda yaptım!" görseli
Dün
FatihAltaylı
YouTube
Koleksiyoner Mehmet ÇebiFatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Ömürlük koleksiyonu 1,5 yılda yaptım!"Teke Tek Bilim ▷ https://www.youtube.com/@TekeTekBilim 00:00 Giriş 02:28 Saat koleksiyonu işi nereden çıktı? 19:01 Hangi saat markalarına sahip? 23:53 Koleksiyonerlik pahalı bir iş mi? 29:47 Türk hat sanatı hak ettiği yerde mi? 42:20 Murat Bardakçı'nın "Türk resmini sanattan saymam" cümlesi 51:15 Eserin değerini nasıl belirliyor? 1:05:07 Pandemi döneminde eserlerin fiyatları neden yükseldi? 1:08:36 Çatı Müze işi ne durumda? 1:19:20 Kapanış #işbirliği YouTube kanalına abone olmak için ▷ http://bit.ly/FatihAltayli Gazeteci - Yazar Fatih Altaylı, Youtube kanalına özel gündemi yorumluyor.
Temmuz 5, 2026
"Ajda Pekkan ve Manifest Kuşağı" görseli
4 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Fatih Altaylı & Bedia Ceylan Güzelce"Ajda Pekkan ve Manifest Kuşağı"Sanatın büyülü dünyasına birlikte dalıyoruz! 🎨🎬🎶 Resimden tiyatroya, müzikten edebiyata, danstan dijital sanata kadar uzanan geniş bir yelpazede, farklı bir sanat dallarına dair özgün içerikler, keyifli sohbetler ve ilham veren hikayelerle karşınızdayız. 00:00 Giriş 00:15 Deniz Göktaş'ın stand-up gösterisi 03:27 24 Haziran 2026 Scorpions İstanbul konseri 06:50 Kars'taki Gastronomi Film Festivali 08:36 Dua Lipa'nın evliliği 10:21 Fatih Altaylı evlilik hakkında ne düşünüyor? 13:28 Manifest grubu 17:02 Yaz ayındaki konserler 30:51 Fatih Altaylı'nın yakın tarihteki dünya hakkında düşünceleri 36:18 Christopher Nolan'ın "The Odyssey" filmi 36:40 İstanbul Caz Festivali 37:41 Fatih Altaylı dizi-film izliyor mu? 40:03 Kapanış #işbirliği
Temmuz 2, 2026