İstanbul 22°
FatihAltayli

Fatih Altaylı

Diğer yazıları
detail banner reklam

Hangisi süreci bombalar!

Köşe Yazıları

Fatih Altaylı

Mart 6, 2013

Hangisi süreci bombalar!

MİLLİYET Gazetesi’nin yayınladığı ve Öcalan’la BDP’lilerin yaptığı görüşmenin ya da görüşmenin bir bölümünün tutanakları için yapılan eleştiri, “süreci bombaladığı” yönünde. Bu tutanakların yayınlanmasının sürece zarar verdiği iddia ediliyor. Zarar verdi mi, vermedi mi kesin bir şey söyleyemem. Ama gördüğüm kadarıyla bu süreç “şerbetli”. Kolay kolay hiçbir şeyden zarar görmeyecek gibi. Tüm bu olası zehirlemeler önceden öngörüldüğü için, kolay kolay öldürmeyecek sanki. Tabii sürecin “bombalandığı” da bir gerçek. Ama bunu yapan gazetelerde çıkan haberler değil, hakiki “bombalar”. İçinde patlayıcı bulunan ve düşünce patlayan bombalar. Bu bombaları da atan basın ya da moda tabiriyle “medya” değil. Neden söz ettiğimi herhalde anlamışsınızdır. Geçen hafta Kandil’e atılan bombalardan söz ediyorum. BDP’lilerin İmralı’dan dönüp Kandil’e mektup götürecekleri günlerde, Türk uçakları Kandil’i bilmem kaç bininci kez bombaladılar. Bir yandan terör örgütünün lideriyle görüşmeler sürüyor, örgütün teröristlerinin Türkiye topraklarını terk edip Türkiye’nin sınırları dışına, Kuzey Irak’a gitmesinin koşulları konuşuluyor... Diğer yandan teröristlere gidecek adres olarak gösterilen, Türkiye sınırları dışındaki Kuzey Irak topraklarındaki Kandil bombalanıyor. Kandil bombalanıp örgüt bitirilecek ve İmralı’daki görüşmelere gerek kalmayacak olsa amenna. Ama Kandil bombalamalarından yıllardır böyle bir sonuç alınamamışken bu bombalara gerek var mı? Diyelim ki, bu bombalamalar sonucunda birkaç teröristi öldürdünüz. Teröristler de intikam için gelerek Türkiye’de eylem yapıp bir veya birkaç askerimizi şehit etti. Ortalık kana bulandı. Sizce hangisi sürece daha çok zarar verir; gazetede çıkan bir haber mi, yoksa bu eylem mi? “Süreç devam ederken PKK’ya operasyon yapılmasın” demiyorum. Elbette yapılır. Ama Türkiye sınırları içinde kalmalı bu operasyonlar. “Gidin orada bekleyin” dediğimiz yerlerde değil. Ya korktuğunuzun tam tersi olacaksa HADİ yine bazılarını kızdırayım. Geçen gün sordum ya “Sizin çözüm öneriniz ne?” diye. Bazıları kızdı. “Ülkeyi böldüreceksiniz” diye epey bir küfür işittim. “Yahu böyle giderse zaten bölünecek” diyorum, ama anlamaları mümkün değil. O zaman onlara başka bir yöntemle, anlayacakları bir dille anlatmaya çalışayım. Anlamasalar bile hoşlarına gidecek bir dille. “Bu süreç Türkiye’yi böler, topraklarımız elden gider” diyorsunuz ya! Peki ya sık sık olduğu gibi yanılıyorsanız. Ya bu sürecin sonucu, sizin düşündüğünüzün tam tersi olursa? Ne mi diyorum? Daha açık söyleyeyim. “Ya bu süreç Türkiye’yi bölmez de tam aksine birleştirirse... Ya bu süreç Türkiye’nin toprak kaybıyla değil, toprak kazanımıyla sonuçlanırsa... ”Şimdi hemen bazılarınız, “İşte hükümet ağzıyla konuşuyorsun” diyeceksiniz. Onu diyenler halt eder. Daha bu hükümet yokken, daha AK Parti diye bir parti kurulmamışken de ben bunu söylüyordum. Aha, arşiv orada. Girip bakın. “Kürt sorununun demokratik yöntemlerle çözümü Türkiye’yi Misak-ı Milli sınırlarına taşır” diye yazmışım 1990’larda. Bakın bugün dünyada bölünme riski taşıyan pek çok ülke var. Pek çoğu da zaten bölündü. Ama bölünme riski taşırken aynı zamanda bütünleşme ve büyüme potansiyelini de beraberinde taşıyan tek bir ülke var. Onun adı da Türkiye. Türkiye’nin bu sorunu çözmesiyle birlikte Kuzey Irak’ı ve hatta belki Kuzey Suriye’yi de içine alan yeni bir yapıya kavuşmayacağını nereden biliyorsunuz! Bilmiyorsunuz. Ama bir komplo teoriniz var bununla ilgili. Diyorsunuz ki, “Yabancı güçler izin vermez”. Belki haklısınız, belki değil. Ama o zaman da “Bu süreci yabancı güçler Türkiye’ye dayatıyorlar” teziniz çökmüyor mu? Kendi içinde barışık, sorunlarını çözmüş ve demokrasi eşiğini yükseltmiş bir Türkiye’nin böyle bir potansiyel taşıdığını yabancılar görmüyor mu? Zaten bugüne kadar PKK’yı taşeron olarak kullananlar da o yabancı güçler değil miydi! O yüzden bir karar verin. Ya o ya bu! Not: Yarın da üniter devlet meselesini bir kez daha yazarız. Hazine’ye birkaç milyar TL kazandıracağım DEĞERLİ okurlar... Özelleştirme ihalelerinde gözen kaçan bir noktayı, birkaç gün önce ziyaretime gelen ve belki de bir-iki bin lira maaşla çalışan bir kamu işçisi anlattı. Bu işçi arkadaşın anlattıklarını dinleyip bir araştırma yaptım. Bu araştırmanın sonucunda gördüm ki, devletin birkaç milyar TL’lik kaynağı, bir anda birilerinin cebine kalacak. Yarın bu konuyu ele alacağım. Katıldığı Teke Tek programında “Bu milletin parasını kimseye yedirmem” diyen ve sonrasında da inandığı doğrultuda gereğini yapan Başbakan Erdoğan’ın burada da bu “eksiği” giderip devletin birkaç milyar TL daha kazanmasının önünü açacağını zannediyorum.

NE ZAMAN ADAM OLURUZ?
Bilimde ve sanatta gelişmeden gelişmiş olunamayacağını anladığımız zaman.

FatihAltaylı
X’te yanıtla

X’te yazı hakkında yorumlarınızı paylaşın.

  • Geçmiş yazılar

Tümü
Madring’i görünce İstanbul Park’ın kıymeti anlaşıldı
Köşe Yazıları
Madring’i görünce İstanbul Park’ın kıymeti anlaşıldı

Fatih Altaylı

Eylül 14, 2026

Ağırel üzerinden “Ahlaki sınırımız yok” mesajı
Köşe Yazıları
Ağırel üzerinden “Ahlaki sınırımız yok” mesajı

Fatih Altaylı

Eylül 13, 2026

Özgür Özel nefretin boyutunu algılayamamış
Köşe Yazıları
Özgür Özel nefretin boyutunu algılayamamış

Fatih Altaylı

Eylül 11, 2026

  • Videolar

Tümü
Fatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Yaprak Dökümü hayatımı değiştirdi" & Toygar Işıklı görseli
Dün
FatihAltaylı
YouTube
Videolar yorumluyorFatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Yaprak Dökümü hayatımı değiştirdi" & Toygar IşıklıTeke Tek Bilim ▷ https://www.youtube.com/@TekeTekBilim 00:00 Giriş 02:39 Toygar Işıklı müziğe nasıl başladı? 06:57 Ay Yapım ile işbirlikleri 08:04 Şimdiye kadar kaç diziye müzik yaptı? 08:38 Dizi müzikleri dışında çalışıyor mu? 11:50 Dizi müzikleri sahnelere göre mi yapılıyor? 16:10 Dizi yönetmeni müziklere karışıyor mu? 21:07 "Ezel" dizi müziğinin Galatasaray marşı olarak uyarlanması 22:48 Gölcük depreminde Gölcük'te miydi? 24:14 Grammy nedir? 24:46 Kaç dalda ödül verilmekte? 25:34 Toplam kaç jüri var? 26:50 Grammy jüriliği nasıl oluyor? 30:43 Toygar Işıklı'nın global işleri 32:56 Grammy Ödülleri'nde aday göstermek nasıl oluyor? 35:47 Para kazanabiliyor mu? 37:28 Güncel hedefleri neler? 44:03 Müziği basite indirgemek 46:24 Kapanış YouTube kanalına abone olmak için ▷ http://bit.ly/FatihAltayli Gazeteci - Yazar Fatih Altaylı, Youtube kanalına özel gündemi yorumluyor.
Eylül 13, 2026
Hücreler neden yaşlanır? görseli
Dün
FatihAltaylı
YouTube
Prof. Dr. Gökhan Hotamışlıgil & Fatih Altaylı - Teke Tek BilimHücreler neden yaşlanır?00:00 Giriş 02:43 Trump ve Amerika'daki üniversiteler arasındaki son durum ne? 13:06 İnsan vücudundaki moleküler mimari 16:15 Hücre restorasyonu nasıl başlıyor? 19:02 Mitokondri nedir? 23:33 Endoplazmik Retikulum nedir? 28:24 Bu bilimsel çalışmalardan ne öğreniyoruz? 30:40 Obezite ve yaşlanma ilişkisi 35:16 Oksidatif stres nedir? 41:29 Koenzim Q10 molekülü ve takviyesi 45:11 Koenzim Q10 obeziteyi engelleyebilir mi? 51:26 En karmaşık organ karaciğer midir? 54:26 İnsan doğasında aç kalmak 1:00:05 Yaptıkları işten kazançları ne? 1:06:25 Şeker vücuda ne kadar zararlı? 1:07:23 Zayıflama iğneleri ile ilgili ne düşünüyor? 1:10:43 Zayıflama ilaçları hücreleri düzeltme açısından vücuda katkı sağlıyor mu? 1:19:55 Kapanış #işbirliği
Eylül 13, 2026
Dünyada IQ sorunu var! görseli
5 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Fatih Altaylı & Bedia Ceylan Güzelce - Teke Tek KitapDünyada IQ sorunu var!Kitapyurdu: https://www.kitapyurdu.com/?srsltid=AfmBOorlol9UhdW5ABYzEMpGL1N1tYeOW-RfhiwgTMoyO3DNHb2uF-Z6 00:00 Giriş 01:56 Dünyada IQ problemi var! 05:24 Medrese V. Üniversite 21:58 Hangi Liberal Demokrasi 24:38 Konuşulmayan Erkeklik 26:27 Odysseus 28:50 Girne'deki gemi faciası 33:03 Altın Günlerden Kurşun Gecelere 36:06 Clara'ya Mektuplar 38:08 Hermeneutik Dersleri 40:16 A Line In The Sand 43:12 Fatih Altaylı'nın anjiyo hikayesi 48:00 Bilim Tarihi 52:51 Dış haberler servislerine ne oldu? 55:37 Kapanış 🔎 Teke Tek Kitap’ta her ay farklı kitapları mercek altına alıyor, yazarlarını, konularını ve tartışmaya açtıkları meseleleri konuşuyoruz. #işbirliği
Eylül 9, 2026