İstanbul 21°
FatihAltayli

Fatih Altaylı

Diğer yazıları
detail banner reklam

Hangisi süreci bombalar!

Köşe Yazıları

Fatih Altaylı

Mart 6, 2013

Hangisi süreci bombalar!

MİLLİYET Gazetesi’nin yayınladığı ve Öcalan’la BDP’lilerin yaptığı görüşmenin ya da görüşmenin bir bölümünün tutanakları için yapılan eleştiri, “süreci bombaladığı” yönünde. Bu tutanakların yayınlanmasının sürece zarar verdiği iddia ediliyor. Zarar verdi mi, vermedi mi kesin bir şey söyleyemem. Ama gördüğüm kadarıyla bu süreç “şerbetli”. Kolay kolay hiçbir şeyden zarar görmeyecek gibi. Tüm bu olası zehirlemeler önceden öngörüldüğü için, kolay kolay öldürmeyecek sanki. Tabii sürecin “bombalandığı” da bir gerçek. Ama bunu yapan gazetelerde çıkan haberler değil, hakiki “bombalar”. İçinde patlayıcı bulunan ve düşünce patlayan bombalar. Bu bombaları da atan basın ya da moda tabiriyle “medya” değil. Neden söz ettiğimi herhalde anlamışsınızdır. Geçen hafta Kandil’e atılan bombalardan söz ediyorum. BDP’lilerin İmralı’dan dönüp Kandil’e mektup götürecekleri günlerde, Türk uçakları Kandil’i bilmem kaç bininci kez bombaladılar. Bir yandan terör örgütünün lideriyle görüşmeler sürüyor, örgütün teröristlerinin Türkiye topraklarını terk edip Türkiye’nin sınırları dışına, Kuzey Irak’a gitmesinin koşulları konuşuluyor... Diğer yandan teröristlere gidecek adres olarak gösterilen, Türkiye sınırları dışındaki Kuzey Irak topraklarındaki Kandil bombalanıyor. Kandil bombalanıp örgüt bitirilecek ve İmralı’daki görüşmelere gerek kalmayacak olsa amenna. Ama Kandil bombalamalarından yıllardır böyle bir sonuç alınamamışken bu bombalara gerek var mı? Diyelim ki, bu bombalamalar sonucunda birkaç teröristi öldürdünüz. Teröristler de intikam için gelerek Türkiye’de eylem yapıp bir veya birkaç askerimizi şehit etti. Ortalık kana bulandı. Sizce hangisi sürece daha çok zarar verir; gazetede çıkan bir haber mi, yoksa bu eylem mi? “Süreç devam ederken PKK’ya operasyon yapılmasın” demiyorum. Elbette yapılır. Ama Türkiye sınırları içinde kalmalı bu operasyonlar. “Gidin orada bekleyin” dediğimiz yerlerde değil. Ya korktuğunuzun tam tersi olacaksa HADİ yine bazılarını kızdırayım. Geçen gün sordum ya “Sizin çözüm öneriniz ne?” diye. Bazıları kızdı. “Ülkeyi böldüreceksiniz” diye epey bir küfür işittim. “Yahu böyle giderse zaten bölünecek” diyorum, ama anlamaları mümkün değil. O zaman onlara başka bir yöntemle, anlayacakları bir dille anlatmaya çalışayım. Anlamasalar bile hoşlarına gidecek bir dille. “Bu süreç Türkiye’yi böler, topraklarımız elden gider” diyorsunuz ya! Peki ya sık sık olduğu gibi yanılıyorsanız. Ya bu sürecin sonucu, sizin düşündüğünüzün tam tersi olursa? Ne mi diyorum? Daha açık söyleyeyim. “Ya bu süreç Türkiye’yi bölmez de tam aksine birleştirirse... Ya bu süreç Türkiye’nin toprak kaybıyla değil, toprak kazanımıyla sonuçlanırsa... ”Şimdi hemen bazılarınız, “İşte hükümet ağzıyla konuşuyorsun” diyeceksiniz. Onu diyenler halt eder. Daha bu hükümet yokken, daha AK Parti diye bir parti kurulmamışken de ben bunu söylüyordum. Aha, arşiv orada. Girip bakın. “Kürt sorununun demokratik yöntemlerle çözümü Türkiye’yi Misak-ı Milli sınırlarına taşır” diye yazmışım 1990’larda. Bakın bugün dünyada bölünme riski taşıyan pek çok ülke var. Pek çoğu da zaten bölündü. Ama bölünme riski taşırken aynı zamanda bütünleşme ve büyüme potansiyelini de beraberinde taşıyan tek bir ülke var. Onun adı da Türkiye. Türkiye’nin bu sorunu çözmesiyle birlikte Kuzey Irak’ı ve hatta belki Kuzey Suriye’yi de içine alan yeni bir yapıya kavuşmayacağını nereden biliyorsunuz! Bilmiyorsunuz. Ama bir komplo teoriniz var bununla ilgili. Diyorsunuz ki, “Yabancı güçler izin vermez”. Belki haklısınız, belki değil. Ama o zaman da “Bu süreci yabancı güçler Türkiye’ye dayatıyorlar” teziniz çökmüyor mu? Kendi içinde barışık, sorunlarını çözmüş ve demokrasi eşiğini yükseltmiş bir Türkiye’nin böyle bir potansiyel taşıdığını yabancılar görmüyor mu? Zaten bugüne kadar PKK’yı taşeron olarak kullananlar da o yabancı güçler değil miydi! O yüzden bir karar verin. Ya o ya bu! Not: Yarın da üniter devlet meselesini bir kez daha yazarız. Hazine’ye birkaç milyar TL kazandıracağım DEĞERLİ okurlar... Özelleştirme ihalelerinde gözen kaçan bir noktayı, birkaç gün önce ziyaretime gelen ve belki de bir-iki bin lira maaşla çalışan bir kamu işçisi anlattı. Bu işçi arkadaşın anlattıklarını dinleyip bir araştırma yaptım. Bu araştırmanın sonucunda gördüm ki, devletin birkaç milyar TL’lik kaynağı, bir anda birilerinin cebine kalacak. Yarın bu konuyu ele alacağım. Katıldığı Teke Tek programında “Bu milletin parasını kimseye yedirmem” diyen ve sonrasında da inandığı doğrultuda gereğini yapan Başbakan Erdoğan’ın burada da bu “eksiği” giderip devletin birkaç milyar TL daha kazanmasının önünü açacağını zannediyorum.

NE ZAMAN ADAM OLURUZ?
Bilimde ve sanatta gelişmeden gelişmiş olunamayacağını anladığımız zaman.

FatihAltaylı
X’te yanıtla

X’te yazı hakkında yorumlarınızı paylaşın.

  • Geçmiş yazılar

Tümü
CHP, beis ve yeis
Köşe Yazıları
CHP, beis ve yeis

Fatih Altaylı

Temmuz 6, 2026

Fikir açıklamama özgürlüğü yok mu!
Köşe Yazıları
Fikir açıklamama özgürlüğü yok mu!

Fatih Altaylı

Temmuz 5, 2026

Deniz Göktaş KKK’na ne dedi
Köşe Yazıları
Deniz Göktaş KKK’na ne dedi

Fatih Altaylı

Temmuz 4, 2026

  • Videolar

Tümü
Yunan metin çevirilerinin bilime katkısı görseli
Dün
FatihAltaylı
YouTube
Prof. Dr. Celal Şengör & Fatih Altaylı - Teke Tek BilimYunan metin çevirilerinin bilime katkısıShark FlexBreeze Portatif Fan - Eviniz ve Bahçeniz İçin Mükemmel Serinlik Çözümü! https://www.sharkninja.com.tr/products/shark-flexbreeze-portatif-fan-fa220eu?utm_source=fatih_altayli&utm_medium=youtube&utm_campaign=shark_fan_Jun26 00:00 Giriş 05:01 Solvay Konferansı fotoğrafı 07:11 Solvay Konferansı fotoğrafı bugün çekilebilir mi? 10:36 İrlandalı keşişlerin kopyaladığı eski metinler 13:52 Aristo ve doğa bilimleri 24:32 Hrıstiyanlar nasıl gelişim gösteriyor? 27:53 Modern bilimin başlangıcı 35:44 Galile'den önceki bilim adamları problemleri fark edemediler mi? 38:09 İslam dünyasının geçmiş dönemde bilimde Batı'dan geride kalmasının sebepleri 46:50 Kapanış #işbirliği
Temmuz 5, 2026
Fatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Ömürlük koleksiyonu 1,5 yılda yaptım!" görseli
Dün
FatihAltaylı
YouTube
Koleksiyoner Mehmet ÇebiFatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Ömürlük koleksiyonu 1,5 yılda yaptım!"Teke Tek Bilim ▷ https://www.youtube.com/@TekeTekBilim 00:00 Giriş 02:28 Saat koleksiyonu işi nereden çıktı? 19:01 Hangi saat markalarına sahip? 23:53 Koleksiyonerlik pahalı bir iş mi? 29:47 Türk hat sanatı hak ettiği yerde mi? 42:20 Murat Bardakçı'nın "Türk resmini sanattan saymam" cümlesi 51:15 Eserin değerini nasıl belirliyor? 1:05:07 Pandemi döneminde eserlerin fiyatları neden yükseldi? 1:08:36 Çatı Müze işi ne durumda? 1:19:20 Kapanış #işbirliği YouTube kanalına abone olmak için ▷ http://bit.ly/FatihAltayli Gazeteci - Yazar Fatih Altaylı, Youtube kanalına özel gündemi yorumluyor.
Temmuz 5, 2026
"Ajda Pekkan ve Manifest Kuşağı" görseli
4 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Fatih Altaylı & Bedia Ceylan Güzelce"Ajda Pekkan ve Manifest Kuşağı"Sanatın büyülü dünyasına birlikte dalıyoruz! 🎨🎬🎶 Resimden tiyatroya, müzikten edebiyata, danstan dijital sanata kadar uzanan geniş bir yelpazede, farklı bir sanat dallarına dair özgün içerikler, keyifli sohbetler ve ilham veren hikayelerle karşınızdayız. 00:00 Giriş 00:15 Deniz Göktaş'ın stand-up gösterisi 03:27 24 Haziran 2026 Scorpions İstanbul konseri 06:50 Kars'taki Gastronomi Film Festivali 08:36 Dua Lipa'nın evliliği 10:21 Fatih Altaylı evlilik hakkında ne düşünüyor? 13:28 Manifest grubu 17:02 Yaz ayındaki konserler 30:51 Fatih Altaylı'nın yakın tarihteki dünya hakkında düşünceleri 36:18 Christopher Nolan'ın "The Odyssey" filmi 36:40 İstanbul Caz Festivali 37:41 Fatih Altaylı dizi-film izliyor mu? 40:03 Kapanış #işbirliği
Temmuz 2, 2026