İstanbul 5°
FatihAltayli

Fatih Altaylı

Diğer yazıları
detail banner reklam

Hangisi süreci bombalar!

Köşe Yazısı

Fatih Altaylı

Mart 6, 2013

Hangisi süreci bombalar!

MİLLİYET Gazetesi’nin yayınladığı ve Öcalan’la BDP’lilerin yaptığı görüşmenin ya da görüşmenin bir bölümünün tutanakları için yapılan eleştiri, “süreci bombaladığı” yönünde. Bu tutanakların yayınlanmasının sürece zarar verdiği iddia ediliyor. Zarar verdi mi, vermedi mi kesin bir şey söyleyemem. Ama gördüğüm kadarıyla bu süreç “şerbetli”. Kolay kolay hiçbir şeyden zarar görmeyecek gibi. Tüm bu olası zehirlemeler önceden öngörüldüğü için, kolay kolay öldürmeyecek sanki. Tabii sürecin “bombalandığı” da bir gerçek. Ama bunu yapan gazetelerde çıkan haberler değil, hakiki “bombalar”. İçinde patlayıcı bulunan ve düşünce patlayan bombalar. Bu bombaları da atan basın ya da moda tabiriyle “medya” değil. Neden söz ettiğimi herhalde anlamışsınızdır. Geçen hafta Kandil’e atılan bombalardan söz ediyorum. BDP’lilerin İmralı’dan dönüp Kandil’e mektup götürecekleri günlerde, Türk uçakları Kandil’i bilmem kaç bininci kez bombaladılar. Bir yandan terör örgütünün lideriyle görüşmeler sürüyor, örgütün teröristlerinin Türkiye topraklarını terk edip Türkiye’nin sınırları dışına, Kuzey Irak’a gitmesinin koşulları konuşuluyor... Diğer yandan teröristlere gidecek adres olarak gösterilen, Türkiye sınırları dışındaki Kuzey Irak topraklarındaki Kandil bombalanıyor. Kandil bombalanıp örgüt bitirilecek ve İmralı’daki görüşmelere gerek kalmayacak olsa amenna. Ama Kandil bombalamalarından yıllardır böyle bir sonuç alınamamışken bu bombalara gerek var mı? Diyelim ki, bu bombalamalar sonucunda birkaç teröristi öldürdünüz. Teröristler de intikam için gelerek Türkiye’de eylem yapıp bir veya birkaç askerimizi şehit etti. Ortalık kana bulandı. Sizce hangisi sürece daha çok zarar verir; gazetede çıkan bir haber mi, yoksa bu eylem mi? “Süreç devam ederken PKK’ya operasyon yapılmasın” demiyorum. Elbette yapılır. Ama Türkiye sınırları içinde kalmalı bu operasyonlar. “Gidin orada bekleyin” dediğimiz yerlerde değil. Ya korktuğunuzun tam tersi olacaksa HADİ yine bazılarını kızdırayım. Geçen gün sordum ya “Sizin çözüm öneriniz ne?” diye. Bazıları kızdı. “Ülkeyi böldüreceksiniz” diye epey bir küfür işittim. “Yahu böyle giderse zaten bölünecek” diyorum, ama anlamaları mümkün değil. O zaman onlara başka bir yöntemle, anlayacakları bir dille anlatmaya çalışayım. Anlamasalar bile hoşlarına gidecek bir dille. “Bu süreç Türkiye’yi böler, topraklarımız elden gider” diyorsunuz ya! Peki ya sık sık olduğu gibi yanılıyorsanız. Ya bu sürecin sonucu, sizin düşündüğünüzün tam tersi olursa? Ne mi diyorum? Daha açık söyleyeyim. “Ya bu süreç Türkiye’yi bölmez de tam aksine birleştirirse... Ya bu süreç Türkiye’nin toprak kaybıyla değil, toprak kazanımıyla sonuçlanırsa... ”Şimdi hemen bazılarınız, “İşte hükümet ağzıyla konuşuyorsun” diyeceksiniz. Onu diyenler halt eder. Daha bu hükümet yokken, daha AK Parti diye bir parti kurulmamışken de ben bunu söylüyordum. Aha, arşiv orada. Girip bakın. “Kürt sorununun demokratik yöntemlerle çözümü Türkiye’yi Misak-ı Milli sınırlarına taşır” diye yazmışım 1990’larda. Bakın bugün dünyada bölünme riski taşıyan pek çok ülke var. Pek çoğu da zaten bölündü. Ama bölünme riski taşırken aynı zamanda bütünleşme ve büyüme potansiyelini de beraberinde taşıyan tek bir ülke var. Onun adı da Türkiye. Türkiye’nin bu sorunu çözmesiyle birlikte Kuzey Irak’ı ve hatta belki Kuzey Suriye’yi de içine alan yeni bir yapıya kavuşmayacağını nereden biliyorsunuz! Bilmiyorsunuz. Ama bir komplo teoriniz var bununla ilgili. Diyorsunuz ki, “Yabancı güçler izin vermez”. Belki haklısınız, belki değil. Ama o zaman da “Bu süreci yabancı güçler Türkiye’ye dayatıyorlar” teziniz çökmüyor mu? Kendi içinde barışık, sorunlarını çözmüş ve demokrasi eşiğini yükseltmiş bir Türkiye’nin böyle bir potansiyel taşıdığını yabancılar görmüyor mu? Zaten bugüne kadar PKK’yı taşeron olarak kullananlar da o yabancı güçler değil miydi! O yüzden bir karar verin. Ya o ya bu! Not: Yarın da üniter devlet meselesini bir kez daha yazarız. Hazine’ye birkaç milyar TL kazandıracağım DEĞERLİ okurlar... Özelleştirme ihalelerinde gözen kaçan bir noktayı, birkaç gün önce ziyaretime gelen ve belki de bir-iki bin lira maaşla çalışan bir kamu işçisi anlattı. Bu işçi arkadaşın anlattıklarını dinleyip bir araştırma yaptım. Bu araştırmanın sonucunda gördüm ki, devletin birkaç milyar TL’lik kaynağı, bir anda birilerinin cebine kalacak. Yarın bu konuyu ele alacağım. Katıldığı Teke Tek programında “Bu milletin parasını kimseye yedirmem” diyen ve sonrasında da inandığı doğrultuda gereğini yapan Başbakan Erdoğan’ın burada da bu “eksiği” giderip devletin birkaç milyar TL daha kazanmasının önünü açacağını zannediyorum.

NE ZAMAN ADAM OLURUZ?
Bilimde ve sanatta gelişmeden gelişmiş olunamayacağını anladığımız zaman.

FatihAltaylı
X’te yanıtla

X’te yazı hakkında yorumlarınızı paylaşın.

  • Geçmiş yazılar

Tümü
Başlıyor
Köşe Yazıları
Başlıyor

Fatih Altaylı

Mart 9, 2026

İspanya’nın mesnetli özgüveni
Köşe Yazıları
İspanya’nın mesnetli özgüveni

Fatih Altaylı

Mart 8, 2026

Veled-i Şahi için mi!
Köşe Yazıları
Veled-i Şahi için mi!

Fatih Altaylı

Mart 6, 2026

  • Videolar

Tümü
"Keşke aile olmanın provası yapılsa" görseli
FatihAltaylı
YouTube
Hasibe Eren & Devin Özgür Çınar & Bedia Ceylan Güzelce"Keşke aile olmanın provası yapılsa"Sanatın büyülü dünyasına birlikte dalıyoruz! 🎨🎬🎶 Resimden tiyatroya, müzikten edebiyata, danstan dijital sanata kadar uzanan geniş bir yelpazede, farklı bir sanat dallarına dair özgün içerikler, keyifli sohbetler ve ilham veren hikayelerle karşınızdayız. 00:00 Giriş 01:35 "Bir Aile Provası" nasıl çıktı? 06:16 Çiğdem nasıl bir karakter? 10:12 Figen nasıl bir karakter? 12:54 "Bir Aile Provası"nı izleyen aileler kendilerinden ne bulurlar? 18:48 Figen ve Çiğdem karakterleri dışarıda birbirlerini sever miydi? 20:27 Kapanış
Şubat 27, 2026
"Bağ kurmak için çatışmak lazım" görseli
FatihAltaylı
YouTube
Tülin Özen & Nilperi Şahinkaya & Bedia Ceylan Güzelce"Bağ kurmak için çatışmak lazım"Sanatın büyülü dünyasına birlikte dalıyoruz! 🎨🎬🎶 Resimden tiyatroya, müzikten edebiyata, danstan dijital sanata kadar uzanan geniş bir yelpazede, farklı bir sanat dallarına dair özgün içerikler, keyifli sohbetler ve ilham veren hikayelerle karşınızdayız. 00:00 Giriş 00:45 Ballı süt severler mi? 01:10 "Ballı Süt" oyunu ortaya nasıl çıktı? 03:00 Oyun karakterleri 04:21 Oyuna hazırlanırken kendi hayatlarından etkilendiler mi? 09:41 Tülin Özen, günümüz gençleri hakkında ne düşünüyor? 14:02 "Ballı Süt" oyunundaki kardeşlik anlatımı 17:40 Oyun provaları nasıl geçti? 18:54 Yolları nasıl kesişti? 21:17 İzleyici oyunda kendileri için ne bulacaklar? 24:51 Bahçe Galata hakkında 26:42 Nilperi Şahinkaya'nın köpeği "Pablo Garcia Perez Fernandez de la Rosa" 27:31 Tiyatro dışında hayatları nasıl gidiyor? 27:58 Tek kelimelik soru - cevaplar 32:45 Kapanış
Şubat 20, 2026
"İnsanın kendini izlemesi kolay değil" görseli
FatihAltaylı
YouTube
Bedia Ceylan Güzelce & Ayça Bingöl"İnsanın kendini izlemesi kolay değil"Sanatın büyülü dünyasına birlikte dalıyoruz! 🎨🎬🎶 Resimden tiyatroya, müzikten edebiyata, danstan dijital sanata kadar uzanan geniş bir yelpazede, farklı bir sanat dallarına dair özgün içerikler, keyifli sohbetler ve ilham veren hikayelerle karşınızdayız. 00:00 Giriş 01:43 Setlerdeki çalışma koşulları ve kendisinin yaptığı işlere ara vermesi 02:48 Üniversitede kimya bölümünden oyunculuğa geçişi 05:31 Çocuklarında sanata dair ilgi ve istek görüyor mu? 09:00 Tiyatroda seyirci bazında nasıl değişimler var? 10:51 Pandemi sonrası tiyatrodaki değişimler? 12:54 Beyaz Tavşan Kırmızı Tavşan oyunu 15:40 Oyunlardan önce yaptığı bir şey var mı? 16:54 Cici filmi 18:09 Kendi oynadığı dizileri izleyebiliyor mu? 18:44 Oynayacağı dizi veya filmleri seçerken nelere bakıyor? 20:32 "Öyle Bir Geçer Zaman ki" dizisi hayatında neleri değiştirdi? 21:47 Sanat ile ilgilenen insanlara tavsiyeleri neler? 26:16 Teknoloji ile ilişkisi nasıl? 28:02 Tek kelimelik soru-cevap
Şubat 13, 2026