İstanbul 17°
FatihAltayli

Fatih Altaylı

Diğer yazıları
detail banner reklam

Yabancı banka fazla olursa

Köşe Yazıları

Fatih Altaylı

Mart 8, 2013

Yabancı banka fazla olursa

2000’lerin başında yaşanan bankacılık krizi sonrasında Türk bankalarının büyük bir hızla yabancılara satıldığı dönemde pek çok yazımda bunun Türkiye açısından yarattığı risklere dikkat çekmiş ve yabancılaşma oranının çok da artmaması gerektiğini söylemiştim. Ali Babacan’ın geçtiğimiz günlerde sık sık dile getirdiği, “Bankalar sanayiye destek olmaktan çok tüketici kredisi veriyorlar” serzenişinden sonra ekonomi servisimiz ciddi bir araştırma yaptı. Türkiye’deki bankaların kredi portföylerini masaya yatırdı ve “Hangi banka sanayiyi, hangi banka tüketici kredilerini destekliyor” sorusunun yanıtını ortaya çıkardı. Tablo çok ama çok ilginç. Ortaya çıkan genel tablo şu: Türk bankaları sanayiyi daha çok destekliyor. Yabancıların kontrolündeki bankalar ise sanayiden daha çok tüketiciyi kredilendiriyor. Yani Türk bankaları daha çok risk alıyor ama ülke yararına davranıyor. Yabancı bankalar ise daha düşük riski olan tüketici kredilerine yükleniyor. Ekonomi sayfalarımızda yayınlanan tabloya bakarsanız bu durumu daha net bir biçimde göreceksiniz. Peki bu durumda ne yapılabilir? “Zorla güzellik olmaz” demeden, zorla güzellik getirilebilir. Bunun yolu da basit. Yapılacak bir düzenlemeyle sanayiye verilen krediler için ayrılması gereken karşılık oranları düşürülebilir, buna karşılık tüketiciye verilen krediler için ayrılması gereken zorunlu karşılık oranları artırılabilir. Böylelikle tüketici kredisi vermenin cazibesi düşürülebilir, bu arada tüketici kredisine olan talep de ister istemez düşeceği için bu yabancı bankalar da sanayiye kredi vermeye zorlanabilir. Yine de şunu asla unutmamak gerekir ki, bir ülkenin bankacılık sistemi gereğinden fazla yabancılaştırılırsa o ülkenin ekonomik bağımsızlığı ve gücü tehlikeye düşer. Tutanaklar eksik ve sırası değişmiş İMRALI tutanakları diye bilinen ve Öcalan ile adaya giden BDP heyeti arasındaki konuşmaların bir bölümü olduğu iddia edilen metnin yayınlanması hakkında herkes bir şeyler söyledi. Kendi adıma sessiz kalmayı, bu konuda bir şey söylememeyi yeğledim. Siz okurlardan da bu konudaki sessizliğimin nedenini ve böyle bir haber karşısında tavrımın ne olacağını soranlar oldu. Madem bu kadar merak ediliyor, söyleyeyim. İmralı tutanakları olduğu söylenen o metin, o haliyle benim önüme gelseydi, ben o metni yayınlamazdım. Bunun birkaç nedeni var. Birincisi, görüşmenin tamamı o metinde yer almıyor. Başkaları tarafından kesilip biçilmiş, edit edilmiş bir metne güvenmezdim. Bunun örneklerini gördük yakın geçmişte. Bir telefon konuşmasından parçalanarak alıntılanmış ve yazılı hale getirilmiş bir metnin, nasıl bir anlam çarpıklığına uğradığını, cümlelerin bağlamından kopunca nasıl farklı anlamlara çekilebileceğini geçmişte yaşadık. Aynı şeyin İmralı tutanaklarının başına gelmiş olması ihtimali yüksekti. Konuşmaların, cümlelerin veya sorulara verilen yanıtların, yapılan yorumların sırasında yapılacak bir değişikliğin farklı anlamlar ifade etmesi mümkündü. Elbette “Bundan gazeteciye ne”? Sıradan bir konuda “Bundan gazeteciye ne?” demek geçerli olabilir. Ama Türkiye’nin 30 yıldır ilk kez yakaladığı bir fırsatın bu şekilde sıkıntıya uğramasından da doğrusu üzülürüm. Ve tabii bir de bu metni kafasına göre şekillendirmiş olanlar tarafından kullanılma ihtimali de benim gazetecilik anlayışıma sığmaz. Bu yüzden tutanakları yayınlamazdım diye düşündüm hep. Ve bugün bu düşüncemde çok haklı olduğumu da biliyorum. Çünkü uzun bir konuşmanın ya da sohbetin kısa bir süresini kapsayan bu tutanakların farklı bir dizilim içinde sızdırıldığını, konuşmanın bazı bölümlerinin aradan çıkarıldığını artık biliyorum. Kimse de yanlış anlamasın. Milliyet’in bu konudaki editoryal tercihini de eleştirmek gibi bir niyetim yok. Yanlış yaptılar veya doğru yaptılar diyecek pozisyonda değilim. Ben sadece kendi bakış açımı anlatıyorum. Onlar da benim yaptığım pek çok şeyi yapmayabilirler. Hepimiz aynı düşüneceğiz diye bir kural yok. Allah tarafından da yok. Ve inşallah da asla böyle bir mecburiyetimiz olmaz. Kandil ne diyor? ÖCALAN tarafından Kandil’e gönderilen 21 sayfalık mektubun tam içeriğini bilmiyoruz. Ancak bir bölümüyle ilgili bazı duyumlarım var. Mektubun en önemli bölümü de aslında bu bölüm. Öcalan burada 10 madde içinde örgütün önce çatışmayı bırakma, sonra da ülke sınırları dışına çıkma stratejisini belirliyor. İşin ilginç tarafı bu 10 maddelik bölümde her madde “ülkenin birliği ve bütünlüğü” ile başlıyor, “tam demokrasi” ile bitiyor. Öcalan’ın Nevruz’la birlikte başlatmayı planladığı bu sürece Kandil ne diyor? Herkesin merak ettiği bu yanıt üç aşağı beş yukarı belli. Kandil, yani terör örgütünün yürütme kurulu, kendi tanımlamalarıyla “önderlik iradesine saygılı”. Daha önce de sıklıkla tekrarladıkları “Öcalan ne derse o olur” sözüne sadıklar ve Nevruz’la birlikte başlayacak olan “Silahları önce susturma, sonra bırakma” talebine uyacaklar. Örgütün Kandil ayağı, “Bazı tereddütlerimiz olsa da, bazı konularda uyarıları dile getirecek olsak da” diye başlayan bir cümlenin ardından, “Önderliğin sözünü yere düşürmeyiz. Öcalan ne diyorsa odur” konusunda fikir birliğindeler. Kafalarındaki tek soru işareti “takvimin çok sıkışık olması”. Yani bunu bir iki ay içinde tamamlayamayacaklarını düşünüyorlar. Yine de yaz sonu itibarıyla Türkiye’de terör örgütüne bağlı bir unsurun kalmayacağı hemen hemen kesin gibi.

NE ZAMAN ADAM OLURUZ?
Kadınlar Günü’nde kadınların acı veren durumunu değil, kadınların başarılarını yazabildiğimiz zaman.

FatihAltaylı
X’te yanıtla

X’te yazı hakkında yorumlarınızı paylaşın.

  • Geçmiş yazılar

Tümü
Golü ye, tehlikeyi atlat
Köşe Yazıları
Golü ye, tehlikeyi atlat

Fatih Altaylı

Mayıs 22, 2026

Dostu olmayan adam
Köşe Yazıları
Dostu olmayan adam

Fatih Altaylı

Mayıs 21, 2026

Hiçbir şey yeni değil
Köşe Yazıları
Hiçbir şey yeni değil

Fatih Altaylı

Mayıs 20, 2026

  • Videolar

Tümü
"Atatürk'ü anlamak için tek kitap yeterli değil!" görseli
3 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Fatih Altaylı - Teke Tek Kitap"Atatürk'ü anlamak için tek kitap yeterli değil!"Kitapyurdu: https://www.kitapyurdu.com/?srsltid=AfmBOorlol9UhdW5ABYzEMpGL1N1tYeOW-RfhiwgTMoyO3DNHb2uF-Z6 🔎 Teke Tek Kitap’ta her ay farklı kitapları mercek altına alıyor, yazarlarını, konularını ve tartışmaya açtıkları meseleleri konuşuyoruz. 00:00 Giriş 03:27 Atatürk hakkındaki kitaplar 05:52 Lord Kinross'un "Atatürk" kitabı 11:13 Nutuk 12:38 Afet İnan'ın "Atatürk hakkında hatıralar ve belgeler" kitabı 20:25 Edward Casey "Mekânın kaderi" kitabı 21:26 Turan Farajova'nın "İstanbul Apartmanları" kitabı 24:21 Fabio Grassi'nin "Atatürk" kitabı 26:07 Ahmet Kuru'nun "İslam" kitabı 34:29 19 Mayıs 36:56 Şiir kitapları 39:12 Kapanış #işbirliği
Mayıs 19, 2026
Fatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: “Ticarette başarısız olduğum için tiyatrocu oldum” görseli
5 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Alper KulFatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: “Ticarette başarısız olduğum için tiyatrocu oldum”Teke Tek Bilim ▷ https://www.youtube.com/@TekeTekBilim 00:00 Giriş 02:22 Trabzonlu olması 05:10 Amerika'da neden tiyatro okumaya gitti? 07:34 Boş vakitlerinde hammallık mı yapıyordu? 11:23 Ferzan Özpetek'le Hamam filmindeki rolü neydi? 13:00 BKM'nin kuruluşundan beri orada mı? 19:50 Oynadığı diziler neler? 23:49 Askerlik anıları 29:00 Güldür Güldür'de oynamak yorucu değil mi? 33:53 Güldür Güldür'den neden ayrıldı? 35:33 Barselo oyunu nedir? 38:15 En sevdiği branş hangisi? 39:38 Çocuklarının isimleri 40:27 “Erkekler kendini ifade etmekte zorlanıyor” cümlesi 43:43 Evlilik nasıl gidiyor? 48:21 Ticari girişimlerindeki başarısı? 1:00:11 Şu anda olan oyunları neler? 1:01:09 Ortam sanatçı açısından zorlayıcı mı? 1:04:03 Kapanış YouTube kanalına abone olmak için ▷ http://bit.ly/FatihAltayli Gazeteci - Yazar Fatih Altaylı, Youtube kanalına özel gündemi yorumluyor.
Mayıs 17, 2026
Hantavirüs, Covid-19’dan daha büyük tehlike mi? görseli
5 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Prof. Dr. Önder Ergönül & Fatih AltaylıHantavirüs, Covid-19’dan daha büyük tehlike mi?Espresso, cold brew, filtre kahve; tek cihazda. Ninja Luxe Café Premier'ı keşfedin: https://www.sharkninja.com.tr/collections/ozel-fiyatlar?utm_source=Fatih_altayli&utm_medium=youtube&utm_campaign=shark_April26 https://www.sharkninja.com.tr/products/ninja-luxe-cafe-premier-espresso-makinesi-es601eu?utm_source=Fatih_altayli&utm_medium=youtube&utm_campaign=shark_ninja_kahve_makinesi_April26 Shark PowerDetect Clean&Empty ile güçlü algılama ve Auto-Empty sistemiyle toza temas etmeden hijyenik temizliği keşfedin: https://www.sharkninja.com.tr/products/shark-powerdetect-clean-empty-sarjli-dikey-supurge-gold-ip3251eut?utm_source=Fatih_altayli&utm_medium=youtube&utm_campaign=shark_ninja_supurge_April26 #işbirliği 00:00 Giriş 04:08 Hantavirüs nedir? 08:22 Hantavirüs türleri 10:29 Hantavirüs yayılan gemideki ilk vakalar ve dünyadaki geçmişi 24:01 Türkiye'deki hantavirüs vakaları 27:22 Hantavirüsün belirtileri 31:49 Kırım Kongo Kanamalı Ateşi 37:58 Hantavirüs yayılan gemideki insanların karantinaya alınması gerekiyor mu? 39:26 Bu gemideki hantavirüs solunum yolu ile mi yayılıyor? 40:26 Dünya Sağlık Örgütü gemideki insanların durumlarını tek tek takip ediyor mu? 41:38 Koç Üniversitesi'ndeki çalışmaları nasıl gidiyor? 44:38 Hantavirüs ismi nereden geliyor? 45:33 Önümüzdeki dönemlerde korkmamız gereken yeni virüsler olacak mı? 46:27 Grip ve zatürre aşıları 47:46 Aşıların kalp krizi yapma riskleri var mı? 51:03 Kapanış
Mayıs 17, 2026