İstanbul 11°
FatihAltayli

Fatih Altaylı

Diğer yazıları
detail banner reklam

İnsan bazen gurur duyar

Köşe Yazıları

Fatih Altaylı

Mart 10, 2013

İnsan bazen gurur duyar

Bazı anlar vardır, bir şeyin mensubu olmaktan gurur duyarsınız. En azından büyük keyif alırsınız. Dün benim için o anlardan biriydi. Bizim de içinde bulunduğumuz Ciner Grubu, Şırnak'ta, Şırnak'ın Silopi'sinde, Türkiye'nin unutulmuş köşelerinden birinde, adını sadece terörle ilgili haberlerle duyduğumuz bir yerinde, Gabar Dağı'nın tepesinde 800 milyon dolar yatırımla bir enerji santralı açtı. Bu madencilik ve enerji alanlarında Ciner Grubu'nun açtığı ne ilk tesis, ne de son. Daha birkaç ay önce yaklaşık 1.5 milyar dolarlık başka bir tesisin temelini attı Ciner. Birkaç yıl önce de yine yaklaşık 1 milyar dolarlık bir başka maden ve maden işleme tesisini açtı. Hiçbiriyle ilgili tek kelime yazmadım. Yazma gereği duymadım. Beni bilenler bilir, çalıştığım gazetelerin bağlı olduğu gruplarla ilgili yazmam. O grupların diğer işleriyle ilgilenmem. Ama bu kez farklı. Sadece gazetesinde çalışsam da, çalıştığım grupla gurur duydum. Çünkü bir işadamı, benim gazetemin de sahibi, yatırımcısı olan bir işadamı, Türkiye'de devletten başka hiç kimsenin bırakın yatırım yapmayı, gitmediği, bırakın 800 milyon dolarlık bir tesisi, bakkal dükkânı açmak için bile uğramadığı bir yerinde, bir bölgesinde önce yerin altındaki kömürü çıkarıyor, sonra o kömürle enerji üretmek için düğmeye basıyor. Gabar Dağı'nın tepesinde. Türkiye'nin en unutulmuş, en bahtsız, en işsiz, en aşsız yerinde. İnsanların geçinebilmek için ya kaçakçı, ya korucu ya da terörist olmaktan başka bir seçeneğinin olmadığı bir yerde. 2000 küsur kişi iş bulacak, aş bulacak. Daha doğrusu buldu bile. Dün açılan o tesisin olduğu yerlerde hayat şimdiden değişti bile. Köyün gençleri tesisin inşaatında çalıştılar, şimdi tesislerde çalışacaklar. Köyün kızları tesislerin lokantasında, misafirhanesinde, mutfağında işe başladılar. Dün mal gibi alınıp satılan o kız çocukları, bugün elleri ekmek tutan, üreten oldular, ailelerinin gözbebeği haline geldiler. Gabar Dağı'nın eteklerinde hayatı değiştiren bu tesis, ne devletin tek kuruş kredisiyle yapıldı, ne de orada üretilecek elektrik için devletten tek bir kilovatsaat alım garantisi istendi. Üstelik o bölgeden çıkan işadamları yatırımlarını o bölgeye yapmazken, Karadeniz'in en doğusundan, Artvin'den gelen bir işadamı, oraya 800 milyon dolar yatırdı. Bu gazetenin de patronu olan o işadamı, büyük ihtimalle şimdi bana bozulacak, "Niye yazdın bu yazıyı" diyecek. Turgay Ciner kusura bakmasın. O yaptığı için yeterince övemiyorum. Bir başkası, oralara bunun yarısını yapsın, tam sayfa methiye düzmezsem şerefsizim. En çevreci santral Açılış töreni sırasında birisi söylerken kulağıma çalındı. "Çevre ne olacak?" dediler. Çevreden kasıt "havanın kirlenmesi" ise bu santralda öyle bir şey yok. İnanmıyorsunuz değil mi? Ben yazayım, inanmazsanız araştırın. Silopi'de Gabar Dağı'nda yapılan bu santral, Türkiye'nin ilk ve tek "çevreci" santralı. Çünkü dünyadaki en son teknolojiyle yapıldı. Nasıl mı, anlatayım. Bu teknolojiye "akışkan yatak" teknolojisi deniliyor. Oldukça karmaşık bu teknolojiyi kısa bir şekilde anlatmak gerekirse, yakma işlemi basınçlı bir ortamda gerçekleştiriliyor ve bu sayede yüksek verimlilik elde ediliyor. Basınç altında katı yakıtlar, sıvılaşmış elementler gibi davranıyor ve yanmanın sonucunda oluşan gazlar yeniden yanma odasına geri dönüyor. Bir sonraki aşamada ise gazlar bacaya ulaşmadan kalsiyumla birlikte yakılıyor ve bacadan çıkıp çevreye zarar verecek olan kükürt, kalsiyumla birleşerek kireç haline geliyor. Bacadan dışarıya çevreye zarar verecek bir şey çıkmıyor ve neredeyse doğalgaz santralı kadar temiz bir üretim oluyor. Akışkan yataklı kömür santralları başta Almanya olmak üzere pek çok Batı ülkesinde artık ormanların içine, şehirlerin yanına bile kuruluyor. Bu teknoloji Türkiye'de ne yazık ki, sadece bu santralda var. Diğerlerine oranla oldukça pahalı. Ama çevreye zararı neredeyse sıfır. Yukarıdaki yazıda söylediğim gibi, "gurur duymamın" nedenlerinden biri de bu zaten. Yerseniz çaycı İLK gün dedik, "Bu belgeler BDP'den sızmıştır" diye. Sızan bölümü okuyunca anlamamak mümkün değildi. Bilinçli bir şekilde metin edit edilmişti ve Öcalan sanki Türkiye'yi yönetiyormuş gibi bir hava yaratılmaya çalışılmıştı. Bütün konuları Öcalan dikte ediyor, Türkiye Cumhuriyeti Devleti de onun dikte ettiklerini yerine getiriyormuş gibi bir algı yaratma peşindeydi metni sızdıranlar. Açıkçası bunun "kötü niyetten" olduğunu da zannetmiyorum. Daha çok "zevahiri kurtarma" ya da "kuyruğu dik tutuyor görüntüsü verme" amaçlıydı. Öcalan'ın terör örgütü, destekçileri ve sempatizanları üzerindeki etkisini artırmaya yönelik, gelecek eleştirileri engellemeyi amaçlayan bir bölüm yayına verilmişti. Şimdi BDP, "Evet bizden birileri sızdırmış" dedi. Fatura da büyük ihtimalle çaycıya kesilecek. Eğer bu metni çaycı bu hale getirip, bu şekilde kesip, biçip sızdırdıysa helal olsun. İşi iyi biliyormuş doğrusu.

NE ZAMAN ADAM OLURUZ?
Otomobil kaçakçılarında ve terör örgütlerinde faturalar çaycıların üzerine kesilmediği zaman.

FatihAltaylı
X’te yanıtla

X’te yazı hakkında yorumlarınızı paylaşın.

  • Geçmiş yazılar

Tümü
Gazeteci ile kavga edilir mi!
Köşe Yazıları
Gazeteci ile kavga edilir mi!

Fatih Altaylı

Nisan 6, 2026

Bu benzetme haksızlık
Köşe Yazıları
Bu benzetme haksızlık

Fatih Altaylı

Nisan 5, 2026

Uğurcan
Köşe Yazıları
Uğurcan

Fatih Altaylı

Nisan 3, 2026

  • Videolar

Tümü
Fatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Oyunculuk para için yapılacak iş değil!" görseli
2 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Mert Ramazan DemirFatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Oyunculuk para için yapılacak iş değil!"Teke Tek Bilim ▷ https://www.youtube.com/@TekeTekBilim YouTube kanalına abone olmak için ▷ http://bit.ly/FatihAltayli 00:00 Giriş 01:29 Yeni aldığı motoru 04:14 Hayatının göz önünde olmasından rahatsız mı? 06:10 Karşı cinsin ilgisinden rahatsız mı? 07:10 Oyunculuğa ne zaman başladı? 14:19 Ailesi neler yapıyor? 15:42 İstanbul'daki ilk günleri 22:15 Dijital platform işlerini özellikle mi seçti? 26:23 Disney'deki yeni işi onu tatmin etti mi? 27:30 Yapım işlerine dahil oluyor mu? 28:01 Tiyatro hakkında ne düşünüyor? 29:33 Kazandığı parayı nasıl değerlendiriyor? 33:15 Ailesi dizilerine dair yorum yapıyor mu? 33:56 Evlilik düşüncesi var mı? 35:06 Gelecek planları neler? 36:58 Oyunculuğu nasıl öğrendi? 38:28 Spor yapıyor mu? 46:24 Kapanış Gazeteci - Yazar Fatih Altaylı, Youtube kanalına özel gündemi yorumluyor.
Nisan 5, 2026
Geçmişten günümüze kütüphaneler görseli
2 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Prof. Dr. Celal Şengör & Oğuz Selim Başar & Fatih AltaylıGeçmişten günümüze kütüphanelerhttps://www.sharkninja.com.tr/collections/hava-temizleyicisi?utm_source=fatih_altayli&utm_medium=youtube&utm_campaign=shark_ninja_hava_temizleyici_kampanyasi_march26 https://www.sharkninja.com.tr/collections/kablosuz-supurgeler?utm_source=fatih_altayli&utm_medium=youtube&utm_campaign=shark_ninja_supurge_kampanyasi_march26 #işbirliği 00:00 Giriş 04:50 Kütüphane nedir? 06:06 Bir yerin kütüphane olması için kaç kitap barındırması gerekli? 11:50 Parşömen nedir? 22:16 Eski kütüphaneler 27:19 İskenderiye Kütüphanesi 31:36 İskenderiye Kütüphanesi nasıl yok oldu? 35:46 Bergama Kütüphanesi 42:56 Celcus Kütüphanesi 44:13 Beytü'l Hikme 45:39 Joanina Kütüphanesi 47:03 Bodlean Kütüphanesi 58:43 Düşes Anna Amalia Kütüphanesi 1:01:49 Klementinum Kütüphanesi 1:04:02 Avusturya Milli Kütüphanesi 1:06:04 Bibliothèque nationale de France 1:06:45 Kitaplar nasıl muhafaza edilmeli? 1:13:25 Britanya Milli Kütüphanesi 1:15:58 ABD Kongre Kütüphanesi 1:17:58 Cumhurbaşkanlığı Kütüphanesi 1:21:03 Oğuz Selim Başar'ın kütüphane merakı nereden geliyor? 1:24:08 Efemera nedir? 1:29:21 Bir kütüphane nasıl kullanılmalı? 1:32:50 Kapanış
Nisan 5, 2026
"Her sanatçı çağının tanığıdır" görseli
4 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Bedia Ceylan Güzelce & Fırat Engin"Her sanatçı çağının tanığıdır"Sanatın büyülü dünyasına birlikte dalıyoruz! 🎨🎬🎶 Resimden tiyatroya, müzikten edebiyata, danstan dijital sanata kadar uzanan geniş bir yelpazede, farklı bir sanat dallarına dair özgün içerikler, keyifli sohbetler ve ilham veren hikayelerle karşınızdayız. 00:00 Giriş 02:32 Heykel bölümü nasıldı, imkanlar neydi? 03:11 Heykel bölümünde öğrenciyken hangi malzemeleri sevdi? 08:33 Sanatçının yolculuğunda farklı dönemler nasıl belli oluyor? 11:13 "Bu iş oluyor" dediği nokta neresiydi? 12:10 Bugünün dünyası sanatını nasıl etkiledi? 14:33 Yeni hangi projelerle uğraşıyor? 15:12 Teknolojinin heykele katkısı nasıl? 17:26 Kapanış
Nisan 3, 2026