İstanbul 10°
FatihAltayli

Fatih Altaylı

Diğer yazıları
detail banner reklam

Suriye'de Batı niye yanımızda değil!

Köşe Yazıları

Fatih Altaylı

Mart 13, 2013

Suriye'de Batı niye yanımızda değil!

Bir süre önce bir misafirim vardı. Türkiye'nin en önemli istihbarat kuruluşunda yıllarca çalışmış, ABD'yi ve CIA'yı çok iyi tanıyan, şimdilerde emekli ama istihbarat dünyasından hâlâ uzak olmayan, çok bildik bir isim. Genel olarak Türkiye'nin çevresinde olan bitenleri konuşurken, konu bir ara Suriye meselesine geldi. Ben başta ABD olmak üzere Batı'nın Türkiye'yi, Suriye konusunda aniden çok yalnız bırakmasından yakındım. "Evet yalnız bıraktılar" dedi ve "Peki niye Türkiye'yi yalnız bıraktılar biliyor musun?" diye sordu. "Türkiye'nin başını belaya sokmaktan hoşlandıkları için" dedim. "O da var ama Türkiye de kendi başını belaya sokmaktan hoşlanmıyor değil" dedi ve anlattı: "Suriyeli muhalif gruplarla ilgili Batı'nın çok ciddi istihbaratları var. Doğru yanlış ben bilmiyorum. Ancak söyledikleri şu: Suriyeli muhalif gruplar içinde El Kaide etkinliği giderek artıyor. Muhalif kamplarda El Kaideli militanların sayısı giderek artıyor ve buralarda El Kaide tarafından eğitimler veriliyor. Batı'yı ve hatta Rusya'yı en çok rahatsız eden ise buralarda El Kaide eğitiminden geçirilen militanlar, Afganistan'a ve Orta Asya'ya dağılıyorlar. Bu Orta Asya'daki cumhuriyetlerde ve Rusya'da ciddi rahatsızlık yaratıyor. Türkiye'nin buna engel olması gerek ama iş kontrolden çıkmış gibi görünüyor. Batı'nın desteğinin kesilmesindeki temel neden bu." Misafirimin bunları söylemesinden bir hafta sonra dünya ajanslarına ilginç bir haber düştü: "Batılı ülkeler, Ürdün'de Suriyeli laik muhalifleri eğitmeye başladılar." Misafirimin başta abartılı bulduğum istihbarata dayalı yorumunu, bu haber üzerine sizlerle paylaşma gereği hissettim. Manşete değil, 1 gün sonra yapılan yoruma açıklama NURETTİN Kurt'un 11 Mart günü Hürriyet'e manşet olan haberine dayanarak bir yazı yazdım dün. Savcı ağabey, okumak isteyen kız kardeşini odaya hapsetmiş ve dövmüştü. Ben de bu haberi överek, Türkiye'de kadına bakışla ilgili bir eleştiri yaptım. Kadına şiddetin sona ermeyeceğini, çünkü bununla mücadele etmekle görevli polislerin, savcıların, hâkimlerin ve hatta yasa yapıcıların bile kadına şiddeti normal karşılayan ve bizzat uygulayan bir yapıda olduğunu yazdım. O de ne? Öğleden sonra Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu'ndan bir açıklama geldi. Açıklama şöyle: "Bazı basın yayın organlarında, 'Savcı abinin şiddeti', 'B.G.'yi savcı ağabeyinden polis kurtardı', 'Kadına şiddetle bunlar mı mücadele edecek' şeklinde çıkan haberlere ilişkin olarak, kamuoyunu doğru bilgilendirmek amacıyla aşağıdaki açıklamanın yapılmasına ihtiyaç duyulmuştur. Yukarıda başlıkları verilen gazete haberlerinden, Bodrum'da yaşayan B.G.'nin üniversite sınavlarına girmek istediği ancak savcı stajyeri olan ağabeyi S.G.'nin, B.G.'nin sınava girmesini engellemek amacıyla eve kapattığı ve B.G.'ye şiddet uyguladığı yazılmıştır. Ankara 5. Aile Mahkemesi'nin konuya ilişkin dosyası, hâkim ve Cumhuriyet savcıları ile hâkim-savcı adaylarının kadro defterleri incelendiğinde, bahse konu haberlerde geçen S.G. isimli herhangi bir hâkim, savcı ya da hâkim-savcı adayının bulunmadığı anlaşılmıştır. Küçük bir araştırmayla haberin gerçeği öğrenilebilecekken, büyük bir özveri ile görevlerini yapan meslek mensuplarını zan altında bırakacak şekilde ve alaycı bir üslupla haber yapılmasının gazetecilik meslek etiği ile bağdaşmadığı açıktır. Kamuoyuna saygı ile duyurulur." HSYK çok ilginç. Haber 11 Mart'ta Hürriyet'te yayınlanıyor. HSYK bir açıklama yapmıyor. Bir gün sonra ben bununla ilgili bir yazı kaleme alıyorum. HSYK sanki haber Hürriyet'te ve benim köşemde aynı günde yayınlanmış gibi bir açıklama yapıyor. Halbuki HSYK bu açıklamayı haber yayınlandığı gün, yani 11 Mart günü yapsa, ben de bu yazıyı yazmayacağım. Acaba HSYK'yı bu konuyu araştırmaya yönelten Hürriyet'in 1. sayfasındaki manşet haberi değil de, benim köşemdeki küçücük yazı mı oldu! Bu kadar renk fazla BİRKAÇ gün önce İstanbul'un Anadolu yakasındaki bir yemekten dönüyoruz. Fransız bir arkadaşımız da bizim otomobilde. Fatih Sultan Mehmet Köprüsü'nden geçerken, rengârenk ışıklar bize eşlik ediyor. Mordan pembeye, pembeden maviye, maviden yeşile dönen güçlü ledler gözümüzü alıyor. Fransız arkadaşımız, "Türkiye'de led üretimi çok fazla olmalı. Her yeri rengârenk ledlerle donatmışsınız" dedi. Tonundaki istihza çok açıktı. "Ne oldu, beğenmedin mi?" diye sordum. "Bu kadar çok olunca beğenmek mümkün değil. Beyaz olsa yine anlarım. Tek renk olsa yine anlamaya çalışırım. Ama bu ne böyle rengârenk. Her iki köprü de böyle. Sadece köprüler değil. Her yere ışık ve lamba, hepsi de renkli." "Biz renkli bir ülkeyiz" dedim gülerek. "Vallahi bu kadar rengârenk aydınlatmayı sadece bir yerde daha gördüm, ama söylersem kızarsın" dedi. "Niye kızayım. Ben de bu kadar fazla renkten memnun değilim" dedim. Bunun üzerine söyledi. Ama kusura bakmayın yazamayacağım. Umarım birileri bu kadar fazla rengin, şık değil basit göründüğünün farkına varır da en azından köprülere bir çekidüzen verir.

NE ZAMAN ADAM OLURUZ?
Moderniz diye estetiği öldürmediğimiz zaman.

FatihAltaylı
X’te yanıtla

X’te yazı hakkında yorumlarınızı paylaşın.

  • Geçmiş yazılar

Tümü
Gazeteci ile kavga edilir mi!
Köşe Yazıları
Gazeteci ile kavga edilir mi!

Fatih Altaylı

Nisan 6, 2026

Bu benzetme haksızlık
Köşe Yazıları
Bu benzetme haksızlık

Fatih Altaylı

Nisan 5, 2026

Uğurcan
Köşe Yazıları
Uğurcan

Fatih Altaylı

Nisan 3, 2026

  • Videolar

Tümü
Fatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Oyunculuk para için yapılacak iş değil!" görseli
2 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Mert Ramazan DemirFatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Oyunculuk para için yapılacak iş değil!"Teke Tek Bilim ▷ https://www.youtube.com/@TekeTekBilim YouTube kanalına abone olmak için ▷ http://bit.ly/FatihAltayli 00:00 Giriş 01:29 Yeni aldığı motoru 04:14 Hayatının göz önünde olmasından rahatsız mı? 06:10 Karşı cinsin ilgisinden rahatsız mı? 07:10 Oyunculuğa ne zaman başladı? 14:19 Ailesi neler yapıyor? 15:42 İstanbul'daki ilk günleri 22:15 Dijital platform işlerini özellikle mi seçti? 26:23 Disney'deki yeni işi onu tatmin etti mi? 27:30 Yapım işlerine dahil oluyor mu? 28:01 Tiyatro hakkında ne düşünüyor? 29:33 Kazandığı parayı nasıl değerlendiriyor? 33:15 Ailesi dizilerine dair yorum yapıyor mu? 33:56 Evlilik düşüncesi var mı? 35:06 Gelecek planları neler? 36:58 Oyunculuğu nasıl öğrendi? 38:28 Spor yapıyor mu? 46:24 Kapanış Gazeteci - Yazar Fatih Altaylı, Youtube kanalına özel gündemi yorumluyor.
Nisan 5, 2026
Geçmişten günümüze kütüphaneler görseli
2 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Prof. Dr. Celal Şengör & Oğuz Selim Başar & Fatih AltaylıGeçmişten günümüze kütüphanelerhttps://www.sharkninja.com.tr/collections/hava-temizleyicisi?utm_source=fatih_altayli&utm_medium=youtube&utm_campaign=shark_ninja_hava_temizleyici_kampanyasi_march26 https://www.sharkninja.com.tr/collections/kablosuz-supurgeler?utm_source=fatih_altayli&utm_medium=youtube&utm_campaign=shark_ninja_supurge_kampanyasi_march26 #işbirliği 00:00 Giriş 04:50 Kütüphane nedir? 06:06 Bir yerin kütüphane olması için kaç kitap barındırması gerekli? 11:50 Parşömen nedir? 22:16 Eski kütüphaneler 27:19 İskenderiye Kütüphanesi 31:36 İskenderiye Kütüphanesi nasıl yok oldu? 35:46 Bergama Kütüphanesi 42:56 Celcus Kütüphanesi 44:13 Beytü'l Hikme 45:39 Joanina Kütüphanesi 47:03 Bodlean Kütüphanesi 58:43 Düşes Anna Amalia Kütüphanesi 1:01:49 Klementinum Kütüphanesi 1:04:02 Avusturya Milli Kütüphanesi 1:06:04 Bibliothèque nationale de France 1:06:45 Kitaplar nasıl muhafaza edilmeli? 1:13:25 Britanya Milli Kütüphanesi 1:15:58 ABD Kongre Kütüphanesi 1:17:58 Cumhurbaşkanlığı Kütüphanesi 1:21:03 Oğuz Selim Başar'ın kütüphane merakı nereden geliyor? 1:24:08 Efemera nedir? 1:29:21 Bir kütüphane nasıl kullanılmalı? 1:32:50 Kapanış
Nisan 5, 2026
"Her sanatçı çağının tanığıdır" görseli
4 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Bedia Ceylan Güzelce & Fırat Engin"Her sanatçı çağının tanığıdır"Sanatın büyülü dünyasına birlikte dalıyoruz! 🎨🎬🎶 Resimden tiyatroya, müzikten edebiyata, danstan dijital sanata kadar uzanan geniş bir yelpazede, farklı bir sanat dallarına dair özgün içerikler, keyifli sohbetler ve ilham veren hikayelerle karşınızdayız. 00:00 Giriş 02:32 Heykel bölümü nasıldı, imkanlar neydi? 03:11 Heykel bölümünde öğrenciyken hangi malzemeleri sevdi? 08:33 Sanatçının yolculuğunda farklı dönemler nasıl belli oluyor? 11:13 "Bu iş oluyor" dediği nokta neresiydi? 12:10 Bugünün dünyası sanatını nasıl etkiledi? 14:33 Yeni hangi projelerle uğraşıyor? 15:12 Teknolojinin heykele katkısı nasıl? 17:26 Kapanış
Nisan 3, 2026