İstanbul 10°
FatihAltayli

Fatih Altaylı

Diğer yazılarıFatihAltaylı
detail banner reklam

Ancak siyaseten çıkarlar

FatihAltaylı
Köşe Yazısı

Fatih Altaylı

Mart 19, 2013

Ancak siyaseten çıkarlar

ERGENEKON davasında savcı mütalaasını verdi. İsteyeceği cezaları istedi. Sizi şaşırtan bir şey var mı mütalaada. Geneline çok şaşırmadım, ama daha fazla sanığa ceza ister diye düşünmüştüm. Gidişat öyleydi çünkü. Bildik isimlerin hepsine müebbet istendi. Farklı olsa şaşardım. O da gidişattan belliydi. Şimdi deniyor ki: "Bu savcının istediği; mahkeme heyeti bu cezaları verir mi belli değil." Ben söyleyeyim: VERİR. O da gidişattan belli. Bu davada mahkeme heyeti, savcıyı hiç üzmedi. Bundan sonra da üzmez. "Sonra ne olur?" derseniz onu da anlatayım. Dava Yargıtay'a gidecek. Yargıtay'da çok beklemese bile dosya çok kapsamlı, iddianame hayli kalın, mütalaa 2000 küsur sayfa olduğuna ve bir iki ay içinde çıkması muhtemel karar da hayli kalın olacağına göre Yargıtay safhası da en az 1 yıl sürer. Dava başlayalı 5 yıl olduğuna göre edecek 6 yıl. Yargıtay yüzde 99.9 kararı bozacak. Esastan bozmasa da usulden bozacak. Dava yeniden mahkemeye dönecek. Tabii orada bir küçük sorun çıkacak. Özel yetkili mahkemeler, "baktıkları davalar sonuçlanıncaya kadar" hükmüyle varlıklarını sürdürüyorlardı. Kararla beraber bu mahkemenin işi bitti mi bitmedi mi bir tartışma çıkacak. Bitse de bitmese de Yargıtay safhasından sonra dosya yeniden mahkemeye gelecek. Yargılama, Yargıtay'ın belirlediği eksiklerin giderilmesi amacıyla yeniden başlayacak. 4 yıl daha sürerse sanıkların tutukluluk süresi 10 yılı aştığı için büyük bölümü serbest kalacak. Yok eğer dava 4 yıldan daha kısa sürede yeniden görülüp tamamlanırsa ve yine 10 yıl dolmadan karar Yargıtay tarafından onanırsa aldıkları cezalar geçerli olacak. Peki bu sanıkların özgürlüklerine kavuşma ihtimali yok mu? Var elbet. Türkiye'yi yöneten irade bir gün siyaseten bir karar verirse, çıkarılacak bir afla Ergenekon sanıkları çıkarlar. "Ne zaman?" diye soracak olursanız kesin bir şey söyleyemem. BDP, Öcalan'ı anlamıyor ÖCALAN, BDP'lilere "Beni anlamıyorsunuz" diyor ya. Haklı. Anlamadıkları kabak gibi ortada çünkü. Öcalan'ın İmralı'dan dönen BDP heyetine yaptırdığı açıklama, BDP'nin Öcalan'ı gerçekten anlamadığının kanıtı. Demirtaş, Öcalan'la görüşüyor, mesajını basına ve halka iletiyor, ama getirdiği mesajı kendisi anlamıyor. Nevruz'u kutlayan BDP'nin sloganı "Kürtlere statü, Öcalan'a özgürlük" şeklindeydi. Pekiyi Öcalan'ın mesajında böyle bir şey var mı? Ne Kürtlere özel statüden bahsediyor Öcalan, ne de kendisine özgürlükten. Bununla ilgili tek bir kelime olmadığı gibi bir ima dahi yok. Öcalan'ın söylediği tek şey var. Diyor ki: "Türkiye için demokrasi." Ne özel statü diyor, ne demokratik veya başka türlü özerklik diyor, ne genel af diyor, ne kendi durumundan söz ediyor. Anayasal boyutta bir demokratikleşmeden, özgürlüklerin genişletilmesinden söz ediyor ve bunu da "Yüce" diye tanımladığı parlamentodan talep ediyor. BDP ise hâlâ "statü, özerklik, özgürlük" diye bağırıyor. Öcalan, yıllar önce yaptığım görüşmede Kürt siyasetçiler için ağır ifadeler kullanmış ve "Anlamıyorlar" demişti. Belli ki, değişen bir şey yok. Sizden ders alacak halimiz yok PAZAR sabahına Hülya Avşar'dan gelen hakaret dolu mesajlarla başladım. Kızı Zehra'nın, GQ Bar'da eski sevgilisinin yeni kız arkadaşının üzerine çaydanlık boşaltmasının fotoğraflarını yayınladığımız için. Anlamadığım pek çok şey var bu olayda. Bu haber aslında bir gün önce tüm gazetelerde yayınlandı. Hürriyet başta olmak üzere. Habertürk'ün tek farkı ise herkesin verdiği bu haberi verirken bir de olayın güvenlik kamerasına yansıyan görüntülerini bulup yayınlamaktı. Haber her yerde, fotoğraflar bizde. Başka fark yok. Ama Hülya Avşar her türlü hakareti bana yolladı. Hürriyet'te Hülya Avşar'a "yalakalanmak" isteyen bazıları da hemen "16 yaşında kızın haberi yapılır mıymış" diye ahkâm kesmeye kalkıştılar. Sanki aynı haber onların gazetesinde yokmuş gibi. Bu "yalakalanmacılara" söylüyorum, öğrensinler. Yapılır beyler. Dünyanın her yerinde yapılır. Tom Cruise'un, Beckham'ların çocuklarının her gün yapıldığı gibi. Bunu yazmakta olduğunuz gazeteleri yönetenler de bildiği için o haberi onlar da yapmış ve kullanmışlardır. Şöhretin getirdiği nimetlerden faydalananların, külfetlerine de katlanması bir gelenektir. Hele o şöhret son zamanlarda hiçbir meziyet kalmadığı halde sürdürülen bir şöhretse.

NE ZAMAN ADAM OLURUZ?
İtin ne duasının ne de bedduasının kabul edilmediğini anladığımız zaman.

FatihAltaylı
X’te yanıtla

X’te yazı hakkında yorumlarınızı paylaşın.

FatihAltaylı
  • Geçmiş yazılar

TümüFatihAltaylı
217
Köşe Yazıları
217

Fatih Altaylı

Şubat 20, 2026

Mevzu bahis
Köşe Yazıları
Mevzu bahis

Fatih Altaylı

Şubat 19, 2026

Anayasa değişikliği ve başkan yardımcılığı
Köşe Yazıları
Anayasa değişikliği ve başkan yardımcılığı

Fatih Altaylı

Şubat 18, 2026

  • Videolar

TümüFatihAltaylı
"İnsanın kendini izlemesi kolay değil" görseli
FatihAltaylı
YouTube
Bedia Ceylan Güzelce & Ayça Bingöl"İnsanın kendini izlemesi kolay değil"Sanatın büyülü dünyasına birlikte dalıyoruz! 🎨🎬🎶 Resimden tiyatroya, müzikten edebiyata, danstan dijital sanata kadar uzanan geniş bir yelpazede, farklı bir sanat dallarına dair özgün içerikler, keyifli sohbetler ve ilham veren hikayelerle karşınızdayız. 00:00 Giriş 01:43 Setlerdeki çalışma koşulları ve kendisinin yaptığı işlere ara vermesi 02:48 Üniversitede kimya bölümünden oyunculuğa geçişi 05:31 Çocuklarında sanata dair ilgi ve istek görüyor mu? 09:00 Tiyatroda seyirci bazında nasıl değişimler var? 10:51 Pandemi sonrası tiyatrodaki değişimler? 12:54 Beyaz Tavşan Kırmızı Tavşan oyunu 15:40 Oyunlardan önce yaptığı bir şey var mı? 16:54 Cici filmi 18:09 Kendi oynadığı dizileri izleyebiliyor mu? 18:44 Oynayacağı dizi veya filmleri seçerken nelere bakıyor? 20:32 "Öyle Bir Geçer Zaman ki" dizisi hayatında neleri değiştirdi? 21:47 Sanat ile ilgilenen insanlara tavsiyeleri neler? 26:16 Teknoloji ile ilişkisi nasıl? 28:02 Tek kelimelik soru-cevap
Şubat 13, 2026
"Sanatçının bitti demesi zor" görseli
FatihAltaylı
YouTube
Bedia Ceylan Güzelce & Zekiye Sarıkartal"Sanatçının bitti demesi zor"Sanatın büyülü dünyasına birlikte dalıyoruz! 🎨🎬🎶 Resimden tiyatroya, müzikten edebiyata, danstan dijital sanata kadar uzanan geniş bir yelpazede, farklı bir sanat dallarına dair özgün içerikler, keyifli sohbetler ve ilham veren hikayelerle karşınızdayız. 00:00 Giriş 00:12 Bir günü nasıl geçiyor? 01:45 Yönünü sanata nasıl çevirdi? 12:01 Öğrencilerine hep neyi anlattı? 16:42 Soru-Cevap 17:56 Kapanış
Şubat 6, 2026
"Senaryo yazmak bir dünya kurmaktır" görseli
FatihAltaylı
YouTube
Bedia Ceylan Güzelce & Nilgün Öneş"Senaryo yazmak bir dünya kurmaktır"Sanatın büyülü dünyasına birlikte dalıyoruz! 🎨🎬🎶 Resimden tiyatroya, müzikten edebiyata, danstan dijital sanata kadar uzanan geniş bir yelpazede, farklı bir sanat dallarına dair özgün içerikler, keyifli sohbetler ve ilham veren hikayelerle karşınızdayız. 00:00 Giriş 01:10 Süper Baba hikayesi nasıl başladı? 02:14 Kendi görsel dünyasını nasıl geliştirdi? 04:37 Geçmişten günümüze senaryolarda yazılan hikayelerde ne gibi değişiklikler oldu? 07:14 "Ağlamak Yok" kitabı 09:13 Uzun yazılan senaryolar ve hikayeleri insanlara ne katıyor? 11:33 Günümüzde senaryolardaki hikayelerde nasıl değişimler oldu? 13:02 Senaryo yazarken unutamadığı anıları var mı? 15:05 İyi bir senaryo yazarı nasıl çalışır? 18:06 Belirli bir dönemin ya da bir olayın hikayesini yazmak ister miydi? 19:18 "Ayrılık da Sevdaya Dahil" dizisi 23:50 Önümüzdeki süreçte planları neler? 24:29 Senaryo yazarı olarak yapay zekadan faydalanabiliyor mu? 27:12 Sinemada büyük ve uzun hikaye anlatım dönemi bitiyor mu? 28:50 Tek kelimelik soru-cevap 30:32 Kapanış
Ocak 30, 2026