İstanbul 12°
FatihAltayli

Fatih Altaylı

Diğer yazıları
detail banner reklam

Hizbullah'ı kim devreye sokuyor

Köşe Yazıları

Fatih Altaylı

Nisan 13, 2013

Hizbullah'ı kim devreye sokuyor

BENİM "Hizbullah ile PKK arasındaki gerilime" dikkat çektiğim gün, Diyarbakır'daki olaylar bir üst boyuta tırmandı. Belli ki, daha da tırmanacak. Şunu söyleyeyim, Hizbullah inanılmaz derecede örgütlü bir organizasyon ve sadece Güneydoğu'da değil, Türkiye'nin dört bir yanında etkin, bu etkinliğini de siyasi olarak artıracak gibi duruyor. Şimdi yazacaklarımı okurken yükselebilecek itirazlara set çekmek için ilk cümlede şunu söyleyeyim: "Türkiye'deki Hizbullah ile İran Hizbullah'ı arasında bir paralellik yok. İki ayrı Hizbullah. En önemli fark ise biri Sünni, diğeri Şii." Bunu söyledikten sonra hemen başka bir "teori"yi sizlere aktarmak istiyorum. Hatırlıyorsunuz, tutukluluk süreleriyle ilgili yapılan düzenlemelerden sonra, mezar evlerden çıkan onlarca ceset ve cinayetten ötürü 2000 yılından bu yana tutuklu bulunan Hizbullah üyeleri ve liderleri geçen yıl salıverildi. Salıverilen lider kadro anında yurtdışına kaçarak izlerini kaybettirdi. Hizbullah'ın hem dini, hem de askeri liderlerinin şu anda İran'da oldukları zannediliyor. Zaten Hizbullah ile İran arasında bir ilişki, en azından karşılıklı bir anlayış olduğu da biliniyor. Şimdi Türkiye'nin PKK'ya silah bıraktırma süreci içinde olması ve PKK'nın Türkiye'ye karşı kullanılacak bir silahlı güç olmaktan çıkıp daha çok Suriye rejimine karşı kullanılabilecek bir silahlı güç haline gelmesinin İran'da olumlu karşılanmış olması mümkün değil. Şimdi bazı siyasi teorisyenler, "PKK'nın Türkiye'ye karşı devreden çıkmasıyla birlikte acaba İran Hizbullah'ı mı devreye sokuyor? Acaba Suriye'de Esad'a karşı muhaliflerle birlikte hareket eden PKK'ya karşı Hizbullah mı hazırlanıyor" teorilerini gündeme taşıyorlar. Doğru bir teori midir, fazla mı komplodur bilemem. Ama üzerinde düşünmeye değer bir fikirdir.   Yargıtay'dan 'tahrik' yanıtı GEÇEN hafta erkeklere çok kolay uygulanan tahrik indiriminin kadınlar söz konusu olunca aynı kolaylıkla uygulanmadığını yazdım. Yazı, Yargıtay'ın bu konuda verdiği iki kararla ilgiliydi. Yazıların ardından Yargıtay Genel Sekreterliği'nden Hâkim Dr. Emrullah Aycı aradı. "Bu kararların numaralarını yollarsanız araştıracağız. Çünkü sizin dediğinizin tam aksine, ilgili daireler kadınların lehine kararlar alıyor" dedi. Ben de kendisine sözünü ettiğim dosyaların numaralarını yolladım. Dün kendisinden yazılı bir yanıt geldi. Aynen aktarıyorum: "Sayın Altaylı, Öncelikle Yargıtay kararlarına gösterdiğiniz ilgiye teşekkür ederiz. Yargıtay olarak kararlarımızın eleştirilmesi, bu kararların kalitesinin artmasına katkı vereceğinden dolayı bizleri mutlu etmektedir. Ancak, kamuoyunun yanlış bilgilendirilmesi ve yanlış anlaşılmaları önlemenin de gerekliğine inanmaktayız. 06.04.2013 tarihinde yazdığınız yazıdaki Gaziantep olayında; Babasını öldüren sanık hakkında tahrik hükümleri uygulanmıştır. Kanun gereği, nitelikli öldürme suçlarında tahrik uygulandığında verilecek ceza 18 yıl ile 24 yıl aralığındadır. Bu olayda tahrik hükümleri uygulanarak verilen 20 yıl hapis cezası azami sınıra yakın bir indirim olup Yargıtay tarafından da uygun bulunmuştur. Ancak uyku halinde bulunan babasını öldürdüğünden dolayı suç vasfı yönünden bozma yapılmış, tahrik hükmünün kaldırılması yönünde bir karar verilmemiştir. Kadıköy olayında ise; Kocasını öldüren sanık kadın savunmasında; kocası ile borçları yüzünden tartıştıklarını, bu borçlarının sebebinin kendisi olduğunu ve hakaret ettiğini ifade etmiştir. Bu tartışmadan sonra kadının evi terk ettiği ve iki saat sonra eve geldiğinde eşiyle tartışmaya devam ettikleri ve maktulün hakaret teşkil edici sözler söylemeye devam etmesi üzerine öldürme olayının gerçekleştiği mahkeme tarafından kabul edilmiştir. Mahkeme tahrik sebebi olarak hakareti kabul etmiştir. Yargıtay da hakareti indirim nedeni olarak kabul etmiştir. Ancak hakaret ile öldürme olayı arasındaki ilişki ve olayın özelliğine göre tahrik nedeniyle yapılan indirimin makul olması gerektiğini belirtmiştir. Kaldı ki Yargıtay, özellikle yakınlarının tacizi nedeniyle fiili veya ağır ve yakın tehlike altında olan bir kadının kendini başka türlü savunma imkânının olmadığı bir durumda öldürme eyleminin gerçekleşmesi halini meşru müdafaa olarak kabul etmiş ve bu nedenle ceza verilmemesi gerektiğini ifade etmiştir. İlginiz için tekrar teşekkür ederiz."   Çelik'ten GDO yanıtı AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Çelik, "GDO'lu ürünlerle" ilgili yazımı okuyunca hemen aradı. "Sizin de dediğiniz gibi, sorup soruşturmadan yanıt vermem. GDO'lu pirinçler meselesinde de bu konuyu ilgili bakanlarla görüştüm. Gazeteci arkadaşların sorusuna da öyle yanıt verdim" dedi. Gazeteciler Çelik'e, "Gümrük Bakanı GDO'lu pirinç yakaladık diyor, Tarım Bakanı ise pirinçlerde GDO yok diyor. Kim doğru söylüyor" diye sormuşlar. Çelik de "İkisi de doğru söylüyor" yanıtını vermiş. Neden öyle dediğini de anlattı: "Gümrük Bakanlığı'nın yaptığı incelemede Tekirdağ gümrüğüne indirilecek olan çeltiklerde GDO bulunmuş. Ancak daha sonra yapılan incelemede çeltiklerin GDO'lu olmadığı, zaten GDO'lu çeltik üretimi diye bir şey olmadığı ancak çeltiklerin yanındaki soyalardan çeltiklere GDO bulaştığı anlaşılmış. Bakanlığın ve TÜBİTAK'ın yaptığı iki inceleme bunu doğruluyor. Ancak bulaşmış bile olsa bu çeltikler Türkiye'ye sokulmamış. Zaten ithalatçı firmalar da bunu Türkiye'ye sokmayacaklarını açıkladılar. O parti ürünün tamamı geri çevriliyor. İthalatçılar da isterseniz imha edelim diyor." Bakan Çelik, "Raflarda GDO'lu pirinç yok" cümlesini buna dayanarak kullanmış. "Piyasaya verilmiş olsaydı verilmiş derdim. Benim derdim değil. O zaman da bunların tespiti ve bulunmasıyla uğraşırdık" dedi.

NE ZAMAN ADAM OLURUZ?
"Kim kaybetmiş ki ben bulayım" demediğimiz zaman.

FatihAltaylı
X’te yanıtla

X’te yazı hakkında yorumlarınızı paylaşın.

  • Geçmiş yazılar

Tümü
Gazeteci ile kavga edilir mi!
Köşe Yazıları
Gazeteci ile kavga edilir mi!

Fatih Altaylı

Nisan 6, 2026

Bu benzetme haksızlık
Köşe Yazıları
Bu benzetme haksızlık

Fatih Altaylı

Nisan 5, 2026

Uğurcan
Köşe Yazıları
Uğurcan

Fatih Altaylı

Nisan 3, 2026

  • Videolar

Tümü
Fatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Oyunculuk para için yapılacak iş değil!" görseli
2 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Mert Ramazan DemirFatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Oyunculuk para için yapılacak iş değil!"Teke Tek Bilim ▷ https://www.youtube.com/@TekeTekBilim YouTube kanalına abone olmak için ▷ http://bit.ly/FatihAltayli 00:00 Giriş 01:29 Yeni aldığı motoru 04:14 Hayatının göz önünde olmasından rahatsız mı? 06:10 Karşı cinsin ilgisinden rahatsız mı? 07:10 Oyunculuğa ne zaman başladı? 14:19 Ailesi neler yapıyor? 15:42 İstanbul'daki ilk günleri 22:15 Dijital platform işlerini özellikle mi seçti? 26:23 Disney'deki yeni işi onu tatmin etti mi? 27:30 Yapım işlerine dahil oluyor mu? 28:01 Tiyatro hakkında ne düşünüyor? 29:33 Kazandığı parayı nasıl değerlendiriyor? 33:15 Ailesi dizilerine dair yorum yapıyor mu? 33:56 Evlilik düşüncesi var mı? 35:06 Gelecek planları neler? 36:58 Oyunculuğu nasıl öğrendi? 38:28 Spor yapıyor mu? 46:24 Kapanış Gazeteci - Yazar Fatih Altaylı, Youtube kanalına özel gündemi yorumluyor.
Nisan 5, 2026
Geçmişten günümüze kütüphaneler görseli
2 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Prof. Dr. Celal Şengör & Oğuz Selim Başar & Fatih AltaylıGeçmişten günümüze kütüphanelerhttps://www.sharkninja.com.tr/collections/hava-temizleyicisi?utm_source=fatih_altayli&utm_medium=youtube&utm_campaign=shark_ninja_hava_temizleyici_kampanyasi_march26 https://www.sharkninja.com.tr/collections/kablosuz-supurgeler?utm_source=fatih_altayli&utm_medium=youtube&utm_campaign=shark_ninja_supurge_kampanyasi_march26 #işbirliği 00:00 Giriş 04:50 Kütüphane nedir? 06:06 Bir yerin kütüphane olması için kaç kitap barındırması gerekli? 11:50 Parşömen nedir? 22:16 Eski kütüphaneler 27:19 İskenderiye Kütüphanesi 31:36 İskenderiye Kütüphanesi nasıl yok oldu? 35:46 Bergama Kütüphanesi 42:56 Celcus Kütüphanesi 44:13 Beytü'l Hikme 45:39 Joanina Kütüphanesi 47:03 Bodlean Kütüphanesi 58:43 Düşes Anna Amalia Kütüphanesi 1:01:49 Klementinum Kütüphanesi 1:04:02 Avusturya Milli Kütüphanesi 1:06:04 Bibliothèque nationale de France 1:06:45 Kitaplar nasıl muhafaza edilmeli? 1:13:25 Britanya Milli Kütüphanesi 1:15:58 ABD Kongre Kütüphanesi 1:17:58 Cumhurbaşkanlığı Kütüphanesi 1:21:03 Oğuz Selim Başar'ın kütüphane merakı nereden geliyor? 1:24:08 Efemera nedir? 1:29:21 Bir kütüphane nasıl kullanılmalı? 1:32:50 Kapanış
Nisan 5, 2026
"Her sanatçı çağının tanığıdır" görseli
4 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Bedia Ceylan Güzelce & Fırat Engin"Her sanatçı çağının tanığıdır"Sanatın büyülü dünyasına birlikte dalıyoruz! 🎨🎬🎶 Resimden tiyatroya, müzikten edebiyata, danstan dijital sanata kadar uzanan geniş bir yelpazede, farklı bir sanat dallarına dair özgün içerikler, keyifli sohbetler ve ilham veren hikayelerle karşınızdayız. 00:00 Giriş 02:32 Heykel bölümü nasıldı, imkanlar neydi? 03:11 Heykel bölümünde öğrenciyken hangi malzemeleri sevdi? 08:33 Sanatçının yolculuğunda farklı dönemler nasıl belli oluyor? 11:13 "Bu iş oluyor" dediği nokta neresiydi? 12:10 Bugünün dünyası sanatını nasıl etkiledi? 14:33 Yeni hangi projelerle uğraşıyor? 15:12 Teknolojinin heykele katkısı nasıl? 17:26 Kapanış
Nisan 3, 2026