İstanbul 23°
FatihAltayli

Fatih Altaylı

Diğer yazıları
detail banner reklam

Kör adalet tuttuğunu mahkûm eder

Köşe Yazıları

Fatih Altaylı

Nisan 16, 2013

Kör adalet tuttuğunu mahkûm eder

EVET, adalet kördür. Adaleti simgeleyen kadın heykelinin elinde terazi vardır ve gözleri bağlıdır. Bunu hepimiz biliriz. Adalet kör olmalıdır elbette ama bu kadar da "KÖR" olmalı mıdır! Lafı Fazıl Say'a verilen hapis cezasına getireceğimi tahmin etmişsinizdir. Evet, lafı oraya getirmeye çalışıyorum. Fazıl Say'a verilen hapis cezasına. Fazıl Say, Ömer Hayyam'a ait olduğu söylenen ama Ömer Hayyam'a ait olmayan fakat yıllardır öyle zannedilen bir "şiiri" retweet ederek takipçilerine ulaştırdığı için bazı işgüzarlar tarafından "şikâyet edildi". Yargı şikâyeti incelemeye aldı ve Türk Ceza Kanunu'na göre suç teşkil ettiğine karar vererek Fazıl Say'a 10 ay hapis cezası verdi. Cezayı tartışmak gibi bir niyetim yok. Belki bu cezaya neden olan yasaları tartışmak lazım. Ya da bu cezaya neden olan yasaların "kime ne şekilde uygulandığını". Daha doğrusu "her inanca hakarete" bu cezanın uygulanıp uygulanmadığını. Çünkü inançsızlığa veya farklı inanca hakaretin bini bir para olduğu bir ülkede yaşıyoruz ve neyin inanç neyin inanç olmadığı da ne yazık ki sübjektif kriterlerle değerlendiriliyor. Ama asıl derdim o değil. Asıl derdim adaletin gözündeki bağla ilgili. Fazıl Say, ceza almasına neden olan şiirin de, twit'in de yazarı değil. O sadece bunu "retweet" etmiş. Yani kendisine ulaşan bir twit'i kendi takipçilerine de iletmiş. Şiiri beğendiği, fikrine katıldığı için yapmış belki. Ama mahkeme öyle düşünmüş ki, cezayı vermiş. Peki Fazıl Say'a bu retweet'inden ötürü ceza veren adalet, bu twit'i ilk yazana ve diğer retweet edenlere ne yapmış? Hiiiiç. Hiçbir şey yapmamış. Aynı suçu işleyen belki 500 kişiden sadece Fazıl Say yargılanmış ve sadece Fazıl Say ceza almış. Bunun adı adalet. Ama bu kadar körlük fazla. Baksanıza tuttuğunu mahkûm ediyor. Not: Ertuğrul Özkök'ü, "Piyanonu bırak, sınır dışına çekil" esprisinden ötürü kutluyorum.   Ucuz diye getirilmeyen ilaç için bakanlık ceza vermeli HİKÂYEYİ biliyorsunuz. Dilek Özçelik isimli kanser hastası genç kız, Bakan Bayraktar'la karşılaşıyor ve piyasada bulunamayan kanser ilaçlarının temin edilmesiyle ilgili yardım istemek için yanına gidiyor. Bakan Bayraktar ise durumu yanlış anlıyor ve Dilek Özçelik'e para veriyor. Dilek Özçelik ise "Ben dilenci değilim" diyerek parayı iade ediyor. İyilik yapmak isterken göz çıkaran bakan için de, tüm kanser hastalarını ilgilendiren bir sorunu aktarmak isterken dilenci zannedilen Dilek Özçelik için de zor bir durum. Her iki tarafı da utandıran bir olay. Ama sonuç olumlu. Bu olay sayesinde piyasada bulunmayan kanser ilacının yerli üretim jeneriği dün SGK'nın ödeme yapılacak ilaçlar listesine eklendi ve pek çok hasta için umut oldu. Şimdi gelelim zurnanın zırt dediği asıl yere. Bugün Türkiye'de kimi basit hastalıkların, kimi ise kanser gibi daha kapsamlı tedavi gerektiren hastalıkların ilaçları bulunmuyor. Çünkü ilaç firmaları, bu ilaçları Türkiye'ye ithal etmiyorlar. Nedeni ise SGK'nın ve Sağlık Bakanlığı'nın fiyat politikaları. Bakanlık bu ilaçların fiyatlarını son yıllarda epey düşürdü. Ancak bunu kafasına göre yapmadı. Dünyadaki fiyatları baz aldı, en ucuz olduğu yerleri baz aldı, bir ortalama yaptı ve fiyatları böyle belirledi. İlaç firmaları ise fiyatını beğenmedikleri ilaçları Türkiye'ye getirmemeye başladı. Elbette ilaç firmalarının da haklı olduğu noktalar olmakla beraber, ilaçların ithalatını keserek bu ilaçları piyasada bulanamaz hale getirip kaçakçılığı ve karaborsayı hortlatmak "insani" değil. Bir ilaç firması her şeyden önce "insani ve vicdanlı" olmak zorunda. Olmayanları yola getirmek ise bakanlığın görevi. Eğer bir firma ihtiyaç olan bir ilacı, sadece fiyat nedenleriyle Türkiye'ye getirmiyor ve hastaları zor durumda bırakıp dilenci durumuna düşürüyorsa, bakanlık ve SGK bu firmaların tüm ilaçlarını liste dışı bırakmalı, hatta daha da öteye gidip bu firmaların Türkiye'deki lisanslarını iptal etmeli. Çünkü bir hastayı ilaçsız bırakmak ciddi bir insanlık suçu.  

NE ZAMAN ADAM OLURUZ?
İnançsızlığın da bir inanç olduğunu anladığımız zaman.

FatihAltaylı
X’te yanıtla

X’te yazı hakkında yorumlarınızı paylaşın.

  • Geçmiş yazılar

Tümü
Kurşun atana af, saçını örene ihraç
Köşe Yazıları
Kurşun atana af, saçını örene ihraç

Fatih Altaylı

Ağustos 20, 2026

Güzelaydın: “Ali Dürüst Sportif A.Ş.’nin başına geçmeli”
Köşe Yazıları
Güzelaydın: “Ali Dürüst Sportif A.Ş.’nin başına geçmeli”

Fatih Altaylı

Ağustos 19, 2026

Yapay zeka tartışmaları
Köşe Yazıları
Yapay zeka tartışmaları

Fatih Altaylı

Ağustos 18, 2026

  • Videolar

Tümü
140 yıllık mirasın sonucu! Mercedes-Benz yeni GLC görseli
Dün
FatihAltaylı
YouTube
Fatih Altaylı ile Direksiyonda Teke Tek140 yıllık mirasın sonucu! Mercedes-Benz yeni GLCMercedes-Benz’in 140 yıllık inovasyon ve mühendislik yolculuğu, otomobilin geçmişinden geleceğine uzanan güçlü bir hikâye. DİREKSİYONDA TEKE TEK’in bu bölümünde Fatih Altaylı’dan Mercedes-Benz’in 140 yıllık tarihini ve bu yolculuk boyunca şekillenen inovasyon anlayışını dinliyoruz. Ardından, bu köklü mirasın geleceğe uzanan temsilcisi Yeni Elektrikli GLC’yi direksiyon başındaki deneyimleriyle keşfediyoruz. Mercedes-Benz’in geçmişinden geleceğine uzanan bu yolculuğa siz de eşlik edin. #MercedesBenzTürkiye #DireksiyondaTekeTek #YeniElektrikliGLC #işbirliği Teke Tek Bilim ▷ https://www.youtube.com/@TekeTekBilim 00:00 Giriş 01:11 Mercedes-Benz’in tarihi ve GLC’nin üretimi 03:20 800 Volt mimarisi nedir? 04:26 Dış tasarım 07:22 Yan görünüm ve içine ilk bakış 09:41 Kokpit tasarımı 11:43 Teknik bilgiler ve sürüş izlenimi 15:25 Cam tavan ve multimedya 16:20 Otonom sürüş kabiliyeti 17:05 Konforu arttıran detaylar 20:31 Kapanış YouTube kanalına abone olmak için ▷ http://bit.ly/FatihAltayli
Ağustos 21, 2026
Osmanlı'da modernleşme görseli
FatihAltaylı
YouTube
Prof. Dr. Emrah Safa Gürkan & Fatih Altaylı - Teke Tek BilimOsmanlı'da modernleşmeShark FlexBreeze Portatif Fan - Eviniz ve Bahçeniz İçin Mükemmel Serinlik Çözümü! https://www.sharkninja.com.tr/products/shark-flexbreeze-portatif-fan-fa220eu?utm_source=fatih_altayli&utm_medium=youtube&utm_campaign=shark_fan_Jun26 00:00 Giriş 04:55 Modernleşme nedir? 12:00 Osmanlı'da modernleşmenin ilk adımları 18:40 Modernleşme ve gelenekçilik 23:32 Osmanlı'da bankacılık sistemi neden kurulamadı? --shorts 26:45 Osmanlı'nın zengin tebaası var mıydı? 39:29 Türk aydınları kendi çağdaşları arasında geride mi? 52:25 Batı’nın teknolojisi hariç başka bir şeyini almamak mümkün mü? 56:07 Mısır modernleşmesi niye durdu? 1:03:21 İran modernleşmesi 1:16:48 Kore modernleşmesi 1:21:15 Kapanış #işbirliği
Ağustos 16, 2026
Fatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Plajlarda çalmayı sevmiyorum!" görseli
FatihAltaylı
YouTube
Faruk SabancıFatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Plajlarda çalmayı sevmiyorum!"Teke Tek Bilim ▷ https://www.youtube.com/@TekeTekBilim 00:00 Giriş 02:04 Neden sanayici olmadı da DJ oldu? 07:46 Zengin bir aileden gelmek bu işte avantaj mı? 09:55 Tiësto onu nasıl keşfetti? 12:29 Nasıl bir hayat geçirdi? 15:16 DJ'liğe nasıl başladı? 17:36 Parçaları sürekli değiştiriyor mu, yoksa aynı parçaları mı çalıyor? 21:47 Günde kaç saat müzik dinliyor? 23:18 Hangi ülkelerde konser verdi? 24:11 Örnek aldığı DJ'ler var mı? 25:28 DJ'likte hedefi ne? 27:07 Türk sanatçılarla projeler düşünüyor mu? 30:15 Canlı orkestrayla birlikte çalmayı planlıyor mu? 30:43 Yapay zekânın DJ'liğe etkisi 35:57 DJ'likte para var mı? 38:05 DJ'likte telif meselesi nasıl oluyor? 38:41 Bir DJ en çok nerede çalmak ister? 42:42 Kapanış YouTube kanalına abone olmak için ▷ http://bit.ly/FatihAltayli Gazeteci - Yazar Fatih Altaylı, Youtube kanalına özel gündemi yorumluyor.
Ağustos 16, 2026