İstanbul 9°
FatihAltayli

Fatih Altaylı

Diğer yazılarıFatihAltaylı
detail banner reklam

Maliye, vergi kaçağına karşı adım attı

FatihAltaylı
Köşe Yazısı

Fatih Altaylı

Nisan 30, 2013

Maliye, vergi kaçağına karşı adım attı

HAFTA sonunda "Maliye milyarlarca liralık vergi kaçağına göz yumuyor" diye yazdım. "Grey market" denilen galeri piyasasında satılan araçların "düşük ÖTV" ile satılarak devletten milyarlarca lira vergi kaçırıldığını, Maliye'nin buna göz yumduğunu, oysa Maliye ile Gümrük Bakanlığı arasında bir bilgisayar bağlantısı kurulması halinde bu araçların "doğru değerlerinin" görüneceğini ve "eksik ÖTV" gibi bir kaçakçılığın mümkün olamayacağını, ancak Maliye'nin ve Gümrük Bakanlığı'nın bu eşgüdüme gitmeyerek devleti büyük zarara uğrattığı anlattım. Yurtdışında bulunan Maliye Bakanı Mehmet Şimşek haber yolladı: "Yazıyı okudum." Maliye Bakanı Şimşek yazıyı okumakla kalmadı. Gerekenlerin yapılması için de düğmeye basıldı. İlk iş olarak Maliye Bakanlığı ile Gümrük Bakanlığı arasında şimdiye dek sağlanamayan ve Maliye'nin bu otomobillerin gümrük değerlerini görüp takip etmesine imkân sağlayacak olan "eşgüdüm"ün sağlanması için adım atıldı. Bundan böyle Maliye, Gümrüklerin elinde bulunan ve ithal edilen araçların "gerçek değerlerini" gösteren listeye ulaşabilecek. Böylelikle de 100 bin Euro değerindeki bir otomobil için, Maliye'ye düşük faturayla satılmış gibi gösterilip 130 bin yerine 10 bin Euro ÖTV ödenmesinin önüne geçilmiş olacak. Bundan böyle grey markette ucuza satılan her araçtan devletin yüz binlerce liralık vergi kaybına uğramasının ve terörün bu yolla milyarlarca liralık finansman sağlamasının önüne geçilmiş olacak. Maliye Bakanlığı ile Gümrük Bakanlığı arasında varılan bu uzlaşma önümüzdeki günlerde açıklanacak.   Barbarları beklerken "TERÖRÜ bitirmek için ne verdiniz?" sorusu, verilen tüm yanıtlara rağmen durmuyor. Bu soruyu Başbakan'a bizzat sordum. Yanıtı yazdım.Olmadı. Başbakan kürsülerde açıkladı, olmadı. Bütün bakanlar teker teker "Gizli hiçbir söz verilmedi" diye söylediler, olmadı. Hâlâ "Terör ne karşılığı bitti, bölünme sözü mü verildi?" sorusu sorulup duruyor. "Barışa inanmayanlar" hâlâ yazıp duruyorlar, sorup duruyorlar. Yanıt alınamayan soru elbet tekrar tekrar sorulur ama yanıtı aldıktan sonra hâlâ sormanın âlemi ne! Ben bu durumu Yunan şair Kavafis'in "Barbarları Beklerken" adlı şiirindeki "Toplum"a benzetiyorum. Bilenleriniz vardır, Kavafis bu şiirinde eski Yunan'da sosyal, kültürel tüm toplumsal yapısını "barbarların gelip ülkeyi istila etmesine" göre oluşturmuş bir topluluktan bahseder. Bütün bir toplum, bütün geleceğini barbarların bir gün gelip ülkeyi istila etmesi üzerine kurmuş bir yapı içindedir. Her hareket buna göre yapılmış, her önlem buna göre alınmış, her yasa buna göre düşünülmüştür. Ancak bu hayali toplum, bir gün büyük bir boşluk içine düşer. Çünkü barbarların gelmeyeceği anlaşılmıştır. Bunun anlaşılması, varlığını barbarların gelmesi üzerine kurmuş toplumda büyük bir telaş yaratır. Barbarların gelmeyeceği gerçeği, toplumda trajikomik bir telaşa neden olur. Ben bugün ortaya çıkan durumu bu şiirde anlatılan vaziyete benzetiyorum. Aynı komik telaşı görüyorum. Not: Diyelim ki, en kötü senaryo oldu. PKK yeniden azdı. Barış olmadı. O zaman bugün bıraktığımız yere döneriz. En kötü ihtimal budur.   İki küçük BAŞBAKAN Erdoğan yine "siyaset için yaratılmış" olduğunu gösterdi. Peş peşe iki seçim ortamı yaklaşırken, ilginç bir hamle yaptı. Görüyorsunuz, bir süredir CHP ile uğraşmayı bıraktı ve hedefine MHP'yi koydu. Çünkü biliyor ki, bu süreçte CHP'nin sessizliği parti içindeki "ulusalcı" damarı rahatsız ediyor. Başbakan da MHP'yi muhatap alarak ve "süreç karşıtı" parti olarak MHP'yi ilan ederek buradaki "ulusalcı" oy potansiyelini CHP'den koparıp MHP'ye kanalize etmeye ve "daha güçsüz" bir CHP yaratmaya çalışıyordu. Şimdi bir adım daha attı. İşçi Partisi gibi, boyutu itibarıyla asla ciddiye almayacağı bir partiyi "ciddiye alırmış" gibi yapmaya başladı. Böylelikle MHP'ye gitmesi asla mümkün olmayan bir kısım CHP seçmenine de yeni bir adres sundu. Bu yolla Meclis'te güçlü bir anamuhalefet yerine, birbiriyle anlaşması asla mümkün olmayan eşit "iki küçük muhalefet" oluşturmayı hedefledi.  

NE ZAMAN ADAM OLURUZ?
Önyargı kadar kötü olanın art niyet olduğunu anladığımız zaman.

FatihAltaylı
X’te yanıtla

X’te yazı hakkında yorumlarınızı paylaşın.

FatihAltaylı
  • Geçmiş yazılar

TümüFatihAltaylı
217
Köşe Yazıları
217

Fatih Altaylı

Şubat 20, 2026

Mevzu bahis
Köşe Yazıları
Mevzu bahis

Fatih Altaylı

Şubat 19, 2026

Anayasa değişikliği ve başkan yardımcılığı
Köşe Yazıları
Anayasa değişikliği ve başkan yardımcılığı

Fatih Altaylı

Şubat 18, 2026

  • Videolar

TümüFatihAltaylı
"İnsanın kendini izlemesi kolay değil" görseli
FatihAltaylı
YouTube
Bedia Ceylan Güzelce & Ayça Bingöl"İnsanın kendini izlemesi kolay değil"Sanatın büyülü dünyasına birlikte dalıyoruz! 🎨🎬🎶 Resimden tiyatroya, müzikten edebiyata, danstan dijital sanata kadar uzanan geniş bir yelpazede, farklı bir sanat dallarına dair özgün içerikler, keyifli sohbetler ve ilham veren hikayelerle karşınızdayız. 00:00 Giriş 01:43 Setlerdeki çalışma koşulları ve kendisinin yaptığı işlere ara vermesi 02:48 Üniversitede kimya bölümünden oyunculuğa geçişi 05:31 Çocuklarında sanata dair ilgi ve istek görüyor mu? 09:00 Tiyatroda seyirci bazında nasıl değişimler var? 10:51 Pandemi sonrası tiyatrodaki değişimler? 12:54 Beyaz Tavşan Kırmızı Tavşan oyunu 15:40 Oyunlardan önce yaptığı bir şey var mı? 16:54 Cici filmi 18:09 Kendi oynadığı dizileri izleyebiliyor mu? 18:44 Oynayacağı dizi veya filmleri seçerken nelere bakıyor? 20:32 "Öyle Bir Geçer Zaman ki" dizisi hayatında neleri değiştirdi? 21:47 Sanat ile ilgilenen insanlara tavsiyeleri neler? 26:16 Teknoloji ile ilişkisi nasıl? 28:02 Tek kelimelik soru-cevap
Şubat 13, 2026
"Sanatçının bitti demesi zor" görseli
FatihAltaylı
YouTube
Bedia Ceylan Güzelce & Zekiye Sarıkartal"Sanatçının bitti demesi zor"Sanatın büyülü dünyasına birlikte dalıyoruz! 🎨🎬🎶 Resimden tiyatroya, müzikten edebiyata, danstan dijital sanata kadar uzanan geniş bir yelpazede, farklı bir sanat dallarına dair özgün içerikler, keyifli sohbetler ve ilham veren hikayelerle karşınızdayız. 00:00 Giriş 00:12 Bir günü nasıl geçiyor? 01:45 Yönünü sanata nasıl çevirdi? 12:01 Öğrencilerine hep neyi anlattı? 16:42 Soru-Cevap 17:56 Kapanış
Şubat 6, 2026
"Senaryo yazmak bir dünya kurmaktır" görseli
FatihAltaylı
YouTube
Bedia Ceylan Güzelce & Nilgün Öneş"Senaryo yazmak bir dünya kurmaktır"Sanatın büyülü dünyasına birlikte dalıyoruz! 🎨🎬🎶 Resimden tiyatroya, müzikten edebiyata, danstan dijital sanata kadar uzanan geniş bir yelpazede, farklı bir sanat dallarına dair özgün içerikler, keyifli sohbetler ve ilham veren hikayelerle karşınızdayız. 00:00 Giriş 01:10 Süper Baba hikayesi nasıl başladı? 02:14 Kendi görsel dünyasını nasıl geliştirdi? 04:37 Geçmişten günümüze senaryolarda yazılan hikayelerde ne gibi değişiklikler oldu? 07:14 "Ağlamak Yok" kitabı 09:13 Uzun yazılan senaryolar ve hikayeleri insanlara ne katıyor? 11:33 Günümüzde senaryolardaki hikayelerde nasıl değişimler oldu? 13:02 Senaryo yazarken unutamadığı anıları var mı? 15:05 İyi bir senaryo yazarı nasıl çalışır? 18:06 Belirli bir dönemin ya da bir olayın hikayesini yazmak ister miydi? 19:18 "Ayrılık da Sevdaya Dahil" dizisi 23:50 Önümüzdeki süreçte planları neler? 24:29 Senaryo yazarı olarak yapay zekadan faydalanabiliyor mu? 27:12 Sinemada büyük ve uzun hikaye anlatım dönemi bitiyor mu? 28:50 Tek kelimelik soru-cevap 30:32 Kapanış
Ocak 30, 2026