İstanbul 5°
FatihAltayli

Fatih Altaylı

Diğer yazıları
detail banner reklam

Gülerler Sayın Mutlu, çok gülerler!

Köşe Yazısı

Fatih Altaylı

Mayıs 3, 2013

Gülerler Sayın Mutlu, çok gülerler!

TATSIZ 1 Mayıs'ın ardından İstanbul Valisi Hüseyin Avni Mutlu bir açıklama yaptı. Dün manşete taşıdığımız için "Dilan kızımız" diye son derece "insani" bir başlangıç yaptıktan sonra ekledi: "Marjinal grup mensubudur. Polisle çatışmaya girmiştir." Tatsız... Önce şunu söyleyeyim. Dilan ağır yaralanıp hastaneye kaldırıldıktan sonra haberi manşet yapmaya karar verince arkadaşlarım, İstanbul Emniyeti'ni arayıp sordular, "Dilan'ın bir sabıka kaydı falan var mı?" diye. Durumu değiştireceğinden değil ama en azından "hatalı bir bilgi" vermemek için. Emniyet'in yanıt basitti: "Bizde bir kaydı yok." Daha sonra eklemişler: "Yaşı genç diye kayıt altına almamıştık." İnanırsan. 12 yaşında çocukların tutuklandığı, mahkûm edildiği ülkede... Dün Vali Mutlu diyor ki: "Marjinal grup mensubu." Ne demekse "marjinal". Bayılırım bu marjinal lafına. Konjonktüre göre değişir "marjinalite". O günkü "hâkim düşünceden" değilsen bir anda kendini marjinal bulursun. Ne bileyim, mesela "kırmızı ruj" bile marjinaldir zaman zaman. Hiçbir kıymeti harbiyesi yoktur marjinal olmanın. Ha "yasadışı" grup dersin belki ama o bile konjonktüreldir ya neyse, kabul ederiz. Fakat başta da dedim ya, öyle bir kayıt kuyut da yok! Hepsini boş ver, diyelim ki "marjinal", diyelim ki "yasa dışı örgüt üyesi". O zaman suç isnat edersin, yakalarsın, yargı önüne çıkarırsın. Konjonktürel bile olsa en azından yargı karar verir "suçlu olup olmadığına". Ama kimsenin, hele hele 16 yaşında, daha çocuk sayılabilecek bir genç kızın veya erkeğin üç metre dibinden kafasına "Launcher"la "gaz bombası" atamazsın. Atıp kafasını kıramazsın. Atıp hastanelik edemezsin. Atıp ölümle pençeleştiremezsin. Edersen ayıp edersin. Hele hele bir de yaptığını savunursan ve doğru bulursan "asla ve asla" demokrasiyim, özgürlükler ülkesiyim diyemezsin. Yine de dersen... Gülerler. Hem ağızla, hem başka nereyle gülünebilirse...   Şehit vermemek kötü mü? KIZSANIZ da, dövseniz de, küfür etseniz de ben yine "barışı savunacağım". Ve ben size kızmayacağım. Hissiyatınızı anlamaya çalışacağım, paranoyanızı makul veya mazur görmeye çalışacağım. Sizin benim "iyimserliğimi" anlamamanıza rağmen hem de... Çün ben barışı istiyorum, Kürt sorunu denilen sorunun kan dökülmeden çözülmesini istiyorum. "Terör sürerken konuşulmaz" diyenlerin bugün, "Peki terörü bitirelim, oturup konuşalım" denmesine niye bu kadar bozulduklarını da açıkçası hiç anlamıyorum. "Silahları bırakmadan gittiler. Demek ki niyetleri kötü" diyenlere, "Silahları bıraksalardı, yeniden bulamazlar mıydı" demek istiyorum. En azından bu ülkede aylardır hiçbir şehit vermemiş olmamızın ve bu yaz boyunca da hiçbir şehit vermeyecek olmamızın keyfini sürmek istiyorum. Ama sizi de anmaya çalışıyorum.   Eleştiren bir mektup BİR okurum benim terör meselesine bakışımı eleştiren bir mektup yollamış. "Fatih Bey merhaba, Oldukça uzun süredir yazılarınızı takip ediyorum. Bugünkü yazınızı eleştirmeden geçemeyeceğim. Uzun süredir Türkiye'nin başına ne gelse başta CHP olmak üzere muhalefet partilerinden biliniyor. Yazınızda bahsettiğiniz gibi PKK, Güneydoğu'da yeni bir etkinlik alanı yaratma girişiminde olabilir. Bunu başarırsa sorumlusu muhalefet partileri mi olacak yoksa TBMM dahil olmak üzere kamuoyuyla hiçbir bilgiyi paylaşmayan iktidar mı? Sahi siz barış sürecinin ne içerdiğini tam olarak biliyor musunuz yoksa yazdıklarınız varsayım ve temennilerden mi ibaret? Bu adamlar koşulsuz çekiliyorsa neden 'Geri döneriz gerekirse' diye tehdit ediyorlar? Koşulsuz çekiliyorlarsa neden silahlarını bırakıp da gitmiyorlar? Üzülerek söylemek zorundayım ki, PKK'nın Türkiye Cumhuriyeti'ne diz çöktürdüğü yönündeki algı sadece Güneydoğu'da değil, Orta ve Batı Anadolu'da da hâkim görüş. Teröristler teslim olup devletimizin adaletine sığınmış değiller. Basıp gidiyorlar ve kolluk kuvvetlerimizin kör-sağır olacağına dair yeminler veriyoruz. Büyük devletimiz sokakta kavga edenleri yakaladı mı affetmiyor, cezalandırıyor. Askere-polise kurşun sıkan teröristi çiçekle uğurluyor. Şu anda yaşadığımız sıkıntının tüm sebebi 'bilgi eksikliği'. Türk kamuoyuna defalarca yalan söylendiği için artık insanlar söylenen hiçbir şeyi inandırıcı bulmuyor. Bunun da sorumlusu muhalefet değildir inşallah(!) Emin olun ben ve benim gibi düşünen -ismi ne olursa olsun- ulusalcı, milliyetçi vs. insanlar barışı herkes kadar istiyor. Ama barışın onurlu, incitmeden gelmesi lazım. Şu ana kadar PKK galip taraf gibi davranmakta, bizler ise eziği oynamaktayız. Ne karşılığında bu hale düşürüldüğümüzü merak etmek de muhalefetin görevi sanırım. İyi çalışmalar ve meslek hayatınızda başarılar dilerim." Avukat okurumun görüşlerine saygı duyuyorum. Ben ise şöyle diyorum: "Bekleyelim ve görelim." Çünkü ben bu "savaşı" Türkiye'nin kazandığını adım gibi biliyorum. PKK da bunu adı gibi biliyor.

NE ZAMAN ADAM OLURUZ?
Kendi geçmişimize sövmek marifet olmadığı zaman.

FatihAltaylı
X’te yanıtla

X’te yazı hakkında yorumlarınızı paylaşın.

  • Geçmiş yazılar

Tümü
Kötü bir başlangıç
Köşe Yazıları
Kötü bir başlangıç

Fatih Altaylı

Mart 10, 2026

Başlıyor
Köşe Yazıları
Başlıyor

Fatih Altaylı

Mart 9, 2026

İspanya’nın mesnetli özgüveni
Köşe Yazıları
İspanya’nın mesnetli özgüveni

Fatih Altaylı

Mart 8, 2026

  • Videolar

Tümü
"Keşke aile olmanın provası yapılsa" görseli
FatihAltaylı
YouTube
Hasibe Eren & Devin Özgür Çınar & Bedia Ceylan Güzelce"Keşke aile olmanın provası yapılsa"Sanatın büyülü dünyasına birlikte dalıyoruz! 🎨🎬🎶 Resimden tiyatroya, müzikten edebiyata, danstan dijital sanata kadar uzanan geniş bir yelpazede, farklı bir sanat dallarına dair özgün içerikler, keyifli sohbetler ve ilham veren hikayelerle karşınızdayız. 00:00 Giriş 01:35 "Bir Aile Provası" nasıl çıktı? 06:16 Çiğdem nasıl bir karakter? 10:12 Figen nasıl bir karakter? 12:54 "Bir Aile Provası"nı izleyen aileler kendilerinden ne bulurlar? 18:48 Figen ve Çiğdem karakterleri dışarıda birbirlerini sever miydi? 20:27 Kapanış
Şubat 27, 2026
"Bağ kurmak için çatışmak lazım" görseli
FatihAltaylı
YouTube
Tülin Özen & Nilperi Şahinkaya & Bedia Ceylan Güzelce"Bağ kurmak için çatışmak lazım"Sanatın büyülü dünyasına birlikte dalıyoruz! 🎨🎬🎶 Resimden tiyatroya, müzikten edebiyata, danstan dijital sanata kadar uzanan geniş bir yelpazede, farklı bir sanat dallarına dair özgün içerikler, keyifli sohbetler ve ilham veren hikayelerle karşınızdayız. 00:00 Giriş 00:45 Ballı süt severler mi? 01:10 "Ballı Süt" oyunu ortaya nasıl çıktı? 03:00 Oyun karakterleri 04:21 Oyuna hazırlanırken kendi hayatlarından etkilendiler mi? 09:41 Tülin Özen, günümüz gençleri hakkında ne düşünüyor? 14:02 "Ballı Süt" oyunundaki kardeşlik anlatımı 17:40 Oyun provaları nasıl geçti? 18:54 Yolları nasıl kesişti? 21:17 İzleyici oyunda kendileri için ne bulacaklar? 24:51 Bahçe Galata hakkında 26:42 Nilperi Şahinkaya'nın köpeği "Pablo Garcia Perez Fernandez de la Rosa" 27:31 Tiyatro dışında hayatları nasıl gidiyor? 27:58 Tek kelimelik soru - cevaplar 32:45 Kapanış
Şubat 20, 2026
"İnsanın kendini izlemesi kolay değil" görseli
FatihAltaylı
YouTube
Bedia Ceylan Güzelce & Ayça Bingöl"İnsanın kendini izlemesi kolay değil"Sanatın büyülü dünyasına birlikte dalıyoruz! 🎨🎬🎶 Resimden tiyatroya, müzikten edebiyata, danstan dijital sanata kadar uzanan geniş bir yelpazede, farklı bir sanat dallarına dair özgün içerikler, keyifli sohbetler ve ilham veren hikayelerle karşınızdayız. 00:00 Giriş 01:43 Setlerdeki çalışma koşulları ve kendisinin yaptığı işlere ara vermesi 02:48 Üniversitede kimya bölümünden oyunculuğa geçişi 05:31 Çocuklarında sanata dair ilgi ve istek görüyor mu? 09:00 Tiyatroda seyirci bazında nasıl değişimler var? 10:51 Pandemi sonrası tiyatrodaki değişimler? 12:54 Beyaz Tavşan Kırmızı Tavşan oyunu 15:40 Oyunlardan önce yaptığı bir şey var mı? 16:54 Cici filmi 18:09 Kendi oynadığı dizileri izleyebiliyor mu? 18:44 Oynayacağı dizi veya filmleri seçerken nelere bakıyor? 20:32 "Öyle Bir Geçer Zaman ki" dizisi hayatında neleri değiştirdi? 21:47 Sanat ile ilgilenen insanlara tavsiyeleri neler? 26:16 Teknoloji ile ilişkisi nasıl? 28:02 Tek kelimelik soru-cevap
Şubat 13, 2026