İstanbul 22°
FatihAltayli

Fatih Altaylı

Diğer yazıları
detail banner reklam

Yeni havalimanının adı ne olmalı

Köşe Yazıları

Fatih Altaylı

Mayıs 5, 2013

Yeni havalimanının adı ne olmalı

4 yıl içinde bitmesi planlanan "yeni havalimanı"nın adının ne olacağı devlet tarafından belirlenecek. Şimdilik belli değil. Bana göre fazla düşünmeye hiç gerek yok. Eğer bu havalimanı yapılınca Atatürk Havalimanı kapanmayacak olsaydı bu yeni havalimanına "Fatih Sultan Mehmet Uluslararası Havalimanı" veya "Mimar Sinan Uluslararası Havalimanı" adı yakışırdı. Ancak bu havalimanı tamamlanınca Atatürk Havalimanı kapanacağına göre bence bu havalimanının adı şimdiden belli: "ATATÜRK ULUSLARARASI HAVALİMANI." Başka isim aramak bu saatten sonra olsa olsa ayıp olur.   Suriye sınırımız yeni terör bölgesi olacak TÜRKİYE, PKK belasından, terör sorunundan kurtuluyor diye seviniyoruz. Bana göre de PKK artık Türkiye için bir terör sorunu değil. Ama Türkiye'nin Kürt sorunu sürecek. Sadece terörsüz bir biçimde çözülmeye çalışılacak ki, olması gereken de buydu. Ne var ki, ben Türkiye'nin "rahat" edeceği kanaatinde değilim. Çünkü Türkiye'nin güneyinde yepyeni ve büyük bir sorun başlıyor. "Suriye sorunu." Robert Fisk'in uzun süre önce yaptığı değerlendirme giderek daha gerçekçi görünmeye başlıyor. Suriye'deki iç savaş uzadıkça, Türkiye'nin Suriye sınırı, gitgide daha fazla Pakistan'ın Afganistan sınırına benzemeye başlayacak. Belirsiz ve geçirgen bir sınır haline gelecek. Bu geçirgenlik, bölgede yeni "terör odaklarının" oluşmasına neden olacak. Sınır boyundan her gün gelen "olay" haberleri ve son olarak iki gün önce bir polisimizin Akçakale'de şehit edilmesi işin daha başlangıcı. Çünkü Suriye giderek aylar önce bu köşede yazdığım "Sünni-Şii" çatışmasının "kaynak noktası" olmaya doğru ilerliyor. Suriye'de "muhalefet güçlerinin" başarılı olmaları yakın gelecekte imkânsız. Suriye rejimi, hiçbir insani veya etik anlayışa sahip olmadığı gibi, "iç savaş" ya da "sivil savaş" koşullarını gayet iyi yönetebilen bir idare anlayışına sahip. Yıllardır hem kendi hem de Lübnan topraklarında "iç muhalefetle" savaşma pratiğine sahip. Muhalif güçlerin bir kenti veya bölgeyi ele geçirmesi Suriye yönetimi açısından bir önem ifade etmiyor; çünkü anında o kenti veya bölgeyi yerle bir ediyorlar. Dikkat ederseniz, bir süreden beri isyancı muhalifler sırf bu yüzden bir kenti ele geçirmeye dahi teşebbüs etmiyorlar. Çünkü orada tutunamıyorlar. Belli ki, bu iç savaş daha sürecek. Sürdükçe de, bölgedeki devletler etnik çatışma unsurlarını Suriye'de giderek daha büyük bir iştahla sahaya sürüyorlar. İran destekli Lübnan Hizbullah'ı Esad rejiminin arkasında. İran'ın kendi yardım göndermesinin dışında Suriye'deki Hizbullah doğrudan doğruya Esad güçleriyle birlikte savaşıyor. İran kontrolündeki Irak rejimi de Suriye'ye destek veriyor. Suriye muhalefetinin yanında ise Katar ve Türkiye var. Ayrıca dünyanın dört bir yanından "Selefi" cihatçılar, Esad'a ve Şia'ya karşı savaşmak üzere bölgeye akın ediyorlar. Şu ana kadar 30 bin civarında "cihatçı"nın Suriye'ye girip çıktığı tahmin ediliyor. Bölge ülkelerinin radyo ve televizyonlarında sürekli "mezhep ayrımı"nı kışkırtan yayınlarla bu iç savaşın körüklendiğini de düşünürsek bu iş kısa sürede bitecek gibi durmuyor. Tam aksine, mezhep çatışmaları Suriye'den çıkıp bölgeye yayılma eğilimi taşıyor. Başta ABD olmak üzere Batı ülkelerinin ise buraya yapacakları silah yardımlarının "cihatçı militanların" eline geçme korkusunu taşımaları yüzünden bu yardımları yapmıyor olması Esad'ın gücünü korumasına ve direncini artırmasına neden oluyor. Bu iş uzadıkça Türkiye'nin bin kilometreye yaklaşan Suriye sınırının huzur içinde olmasına imkân yok. Tam aksine, Türkiye'nin sınır bölgesi yeni bir "terör bataklığı" haline dönüşmeye aday.   Pembe oda, renkli televizyon ADALET Bakanı Sadullah Ergin, Öcalan'ın cezaevi koşullarıyla ilgili olarak "Öcalan'a pembe oda yok" demiş. Pembe oda dediği, cezaevlerinde mahkûmların eşleriyle görüşmelerine imkân sağlayan "otel odaları". Evli mahkûmlar, eş ve çocuklarıyla bu odalarda görüşebiliyor ve eşleriyle "beraber olma" imkânı buluyor. Bu durum niye sadece evli mahkûmlarla sınırlı, onu da anlamış değilim. Bakan Ergin, "Öcalan'a bu imkânın tanınmadığını" söylüyor. Açıklama eğlenceli. Tam bizim memlekete göre. Bilmem ne deyince kızıp bilmem ne yapınca aldırmama durumu. Öcalan'ın cezaevi koşullarının, Türkiye'nin barış süreciyle yakından ilgili olduğunu düşünüyorum. Yanlış anlamayın, Öcalan'a bir de pembe oda ayarlansın manasında değil bu sözlerim. Ama Öcalan'a bir televizyon verilmiş olmasının Öcalan'ın barış sürecine katkı sağlamasında etkili olduğunu düşünüyorum. Anladığım kadarıyla terör örgütünün liderine bir televizyonun yanı sıra bir de Digiturk verildi. Türkiye'nin bütün televizyonlarını izleyebiliyor. Öcalan'daki fikri değişimin nedeni de bu. Çünkü Öcalan 30 yılda Türkiye'de olan değişimin farkında değildi. O, 1970'lerin sonunda gittiği Türkiye'nin son 30 ve özellikle de son 10 yılda nasıl bir değişim geçirdiğini görmedi, anlamadı. Hâlâ geçmişin Türkiye'si ile ilgili değerlendirmeler yapıyor, anlamsız savaşı o değerlendirmeler üzerine kuruyordu. Televizyon izlemeye başlayınca Türkiye'nin aldığı mesafeyi, zenginleşmeyi, sosyal ve ekonomik hayattaki değişimi gördü. Her yıl birkaç yüz genci kandırıp dağa çıkararak bu değişimin karşısında duramayacağını, bu zenginlikten pay almayı düşleyen kitlelere söz geçiremeyeceğini, bu zenginliğin bölgeye gelmesini engelleyemeyeceğini anladı. Televizyon Öcalan'ın gözünü açtı. Paradigmalarını değiştirdi. Pembe oda Öcalan'da nasıl bir değişiklik yapar bilmiyorum. Ama renkli televizyonun epey değiştirdiği kesin.

NE ZAMAN ADAM OLURUZ?
Olumlu yöndeki değişimin önünde durulamayacağını anladığımız zaman.

FatihAltaylı
X’te yanıtla

X’te yazı hakkında yorumlarınızı paylaşın.

  • Geçmiş yazılar

Tümü
CHP, beis ve yeis
Köşe Yazıları
CHP, beis ve yeis

Fatih Altaylı

Temmuz 6, 2026

Fikir açıklamama özgürlüğü yok mu!
Köşe Yazıları
Fikir açıklamama özgürlüğü yok mu!

Fatih Altaylı

Temmuz 5, 2026

Deniz Göktaş KKK’na ne dedi
Köşe Yazıları
Deniz Göktaş KKK’na ne dedi

Fatih Altaylı

Temmuz 4, 2026

  • Videolar

Tümü
Yunan metin çevirilerinin bilime katkısı görseli
Dün
FatihAltaylı
YouTube
Prof. Dr. Celal Şengör & Fatih Altaylı - Teke Tek BilimYunan metin çevirilerinin bilime katkısıShark FlexBreeze Portatif Fan - Eviniz ve Bahçeniz İçin Mükemmel Serinlik Çözümü! https://www.sharkninja.com.tr/products/shark-flexbreeze-portatif-fan-fa220eu?utm_source=fatih_altayli&utm_medium=youtube&utm_campaign=shark_fan_Jun26 00:00 Giriş 05:01 Solvay Konferansı fotoğrafı 07:11 Solvay Konferansı fotoğrafı bugün çekilebilir mi? 10:36 İrlandalı keşişlerin kopyaladığı eski metinler 13:52 Aristo ve doğa bilimleri 24:32 Hrıstiyanlar nasıl gelişim gösteriyor? 27:53 Modern bilimin başlangıcı 35:44 Galile'den önceki bilim adamları problemleri fark edemediler mi? 38:09 İslam dünyasının geçmiş dönemde bilimde Batı'dan geride kalmasının sebepleri 46:50 Kapanış #işbirliği
Temmuz 5, 2026
Fatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Ömürlük koleksiyonu 1,5 yılda yaptım!" görseli
Dün
FatihAltaylı
YouTube
Koleksiyoner Mehmet ÇebiFatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Ömürlük koleksiyonu 1,5 yılda yaptım!"Teke Tek Bilim ▷ https://www.youtube.com/@TekeTekBilim 00:00 Giriş 02:28 Saat koleksiyonu işi nereden çıktı? 19:01 Hangi saat markalarına sahip? 23:53 Koleksiyonerlik pahalı bir iş mi? 29:47 Türk hat sanatı hak ettiği yerde mi? 42:20 Murat Bardakçı'nın "Türk resmini sanattan saymam" cümlesi 51:15 Eserin değerini nasıl belirliyor? 1:05:07 Pandemi döneminde eserlerin fiyatları neden yükseldi? 1:08:36 Çatı Müze işi ne durumda? 1:19:20 Kapanış #işbirliği YouTube kanalına abone olmak için ▷ http://bit.ly/FatihAltayli Gazeteci - Yazar Fatih Altaylı, Youtube kanalına özel gündemi yorumluyor.
Temmuz 5, 2026
"Ajda Pekkan ve Manifest Kuşağı" görseli
4 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Fatih Altaylı & Bedia Ceylan Güzelce"Ajda Pekkan ve Manifest Kuşağı"Sanatın büyülü dünyasına birlikte dalıyoruz! 🎨🎬🎶 Resimden tiyatroya, müzikten edebiyata, danstan dijital sanata kadar uzanan geniş bir yelpazede, farklı bir sanat dallarına dair özgün içerikler, keyifli sohbetler ve ilham veren hikayelerle karşınızdayız. 00:00 Giriş 00:15 Deniz Göktaş'ın stand-up gösterisi 03:27 24 Haziran 2026 Scorpions İstanbul konseri 06:50 Kars'taki Gastronomi Film Festivali 08:36 Dua Lipa'nın evliliği 10:21 Fatih Altaylı evlilik hakkında ne düşünüyor? 13:28 Manifest grubu 17:02 Yaz ayındaki konserler 30:51 Fatih Altaylı'nın yakın tarihteki dünya hakkında düşünceleri 36:18 Christopher Nolan'ın "The Odyssey" filmi 36:40 İstanbul Caz Festivali 37:41 Fatih Altaylı dizi-film izliyor mu? 40:03 Kapanış #işbirliği
Temmuz 2, 2026