İstanbul 10°
FatihAltayli

Fatih Altaylı

Diğer yazılarıFatihAltaylı
detail banner reklam

Silahı Irak'ta bırakırlar

FatihAltaylı
Köşe Yazısı

Fatih Altaylı

Mayıs 9, 2013

Silahı Irak'ta bırakırlar

PKK dün çekilmeye başladı. Bana sorarsanız çekilmenin büyük bölümü çoktan tamamlandı ama "resmi" olarak dün başladı. Şu andaki ortak takıntı "silahlı" çekilmeleri. Bunu ilk gündeme getiren bendim. Silahlı çekilmelerinin terörü yeniden hortlatma ihtimalini barındırmasından veya PKK'nın silahlı bir güç olarak varlığını sürdürmesinden dolayı getirmedim gündeme silahlı çekilmeyi. Benim dikkat çekmek istediğim başka bir şeydi. Asker ve sivil bürokratların, görevlilerin "yasal sorumlulukları" açısından "silahlı çekilmelerinin sorun olacağını" yazmıştım. Türkiye burası. Gün olur devran döner, keser döner sap döner. Yarın ortam değişir, PKK'nın silahlı çekilmesine göz yumdular, yasaların emrettiği görevlerini yapmadılar diye bölgedeki asker-sivil güvenlik güçleri ve onların amirleri "yargılanır" diye uyarmıştım ben. Yoksa PKK'nın varlığı açısından silahlı gitmiş, silahsız gitmiş fark etmez. Silahları bırakıp gitse Kuzey Irak'ta yeniden silah bulamayacak mıydı, gerek duyduğu takdirde. Ben PKK'nın yeniden silahlara sarılma gereği duymayacağına gönülden inanıyorum. Silahları burada bırakacaklarına, günü gelince orada bırakmalarını yeğlerim. Hiç olmazsa, Türkiye'nin dağında taşında bıraktıkları silahlar yarın öbür gün itin kopuğun veya çoluk çocuğun eline geçip de sorun yaratmaz.   Türkiye'nin alkol sorunu MURAT Bardakçı son günlerde birkaç yazısında "alkolün zararları" üzerinde durdu. Hatta Halife Abdülmecid'in notlarından yola çıkarak Osmanlı'yı içkici padişahların bitirdiğini yazdı. Doğrudur, alkolik yöneticiden hayır gelmez. Alkol bağımlılığı hayli zararlı bir şeydir. Ama bana göre Türkiye'nin bir "alkolizm" sorunu yok. İngiltere'nin var, hem de genç yaşta başlayan çok geniş bir alkolizm sorunu var. Rusya'nın var. Bazı başka Avrupa ülkelerinin var. Ama Türkiye'nin böyle bir "toplumsal sorunu" yok. Bunu anketler söylüyor. Son yayınlanan anketlere bakarsanız, Türkiye'de alkol kullananların oranı yaklaşık yüzde 18. Buna haftada bir içen de dahil, her gün düzenli için de. Aşırı alkol tüketen alkolikler de dahil. Bu oran sözünü ettiğim ülkelerde yüzde 80'lerin üzerinde. Bizim toplam alkol tüketen oranımız, o ülkelerdeki alkol bağımlısı oranından bile düşük. Alkolle mücadele edilmesin mi, edilsin. Gençlerin alkolle tanışma yaşının iyice aşağılara düşmesine izin verilsin mi? Verilmesin elbette. Alkol bağımlılığının yaygınlaşmasına göz yumulsun mu? Asla yumulmasın. Alkollü araç kullanımı sonucu başkalarına zarar verenlere en ağır cezalar uygulanmasın mı? Uygulansın. Ama Türkiye'nin çok büyük bir alkol sorunu varmış gibi de gösterilmesin. Düne oranla daha iyi durumda olsak da, Türkiye'de insanların alkolden daha büyük sorunları var. Bence onları tartışalım öncelikle. Her türlü bağımlılıkla mücadeleyi yürütmek ise zaten herkesin görevi.   Yalçıntaş'tan itiraz İSTANBUL Ticaret Odası Başkanı Murat Yalçıntaş aradı sabah saatlerinde. "Fatih Bey, siz Türkiye'nin en güvenilir gazetecilerinden birisiniz. Keşke bana sorup öyle yazsaydınız" dedi, dün kaleme aldığım "İTO'da kaydını sildirmek isteyenler bir türlü sildiremiyor" yazımla ilgili olarak. "Sildirebiliyorlar mı başkan?" dedim. "Verdiğiniz bilgi doğru değil" dedi. "Bir dostumun başına geldi. Bire bir doğrudur. Görevli arkadaşınızın söylediği rakam bu" dedim. "Ya benim ilgili arkadaşım yanlış bilgi vermiş ya da sizin arkadaşınız yanlış anlamış o halde" dedi. "Kaydının silinmesi için bekleyen 300 bin üyemiz olduğu doğru değil. Bu neredeyse bizim üyelerimizin büyük bölümünün kaydını sildirmek istediği anlamına gelir ki, bu çok yüksek bir sayı" diye itirazını dile getirdi Murat Yalçıntaş. Kayıtların silinmesinde güçlük konusunda ise bir itirazı yoktu. İtirazı sadece rakamın büyüklüğüneydi. "Evet hemen silemiyoruz ama bu kanuni zorunluluktan. Kanun bize kayıt yenileme işlemlerini 4 yılda bir yapmamızı söylüyor. Biz de ona uyuyoruz. Kanun değişsin biz yine uyarız" dedi. "İTO üzerine elzem olmayan işlere bakıyor" dememe ise hayli alınmış. "Neye bakmışız üzerimize elzem olmayan. 8 yıldır bir tek İTO'nun vazifesi olmayan bir şeye kaynak mı aktardık!" dedi. "Formula 1 pistinden başlarım, epey de sayarım" dedim. "Formula 1 benim dönemimde yapılmış bir iş değil. Yaptırdığımız meslek okullarından söz ediyorsanız, işsizliğin en büyük nedeni ve işverenlerin de kalifiye yetişmiş eleman bulamamasının en önemli gerekçesi meslek okullarının azlığı ve yetersizliği. Bu yüzden bu okulları yapıyoruz. Okul yapmak hepimizin üzerine elzem" dedi. Ben de "Önce üyelerinizin sorunları gelmeli" dedim. "Bu da üyelerimizin, Türkiye'nin sorunu" dedi. Kapattık. Murat Yalçıntaş'ı severim. Bu kadar kızmış olmasına şaşırdım doğrusu.  

NE ZAMAN ADAM OLURUZ?
Kurbağa olmayan yere taş atarak kurbağaları ürküttüğümüzü iddia etmediğimiz zaman.

FatihAltaylı
X’te yanıtla

X’te yazı hakkında yorumlarınızı paylaşın.

FatihAltaylı
  • Geçmiş yazılar

TümüFatihAltaylı
217
Köşe Yazıları
217

Fatih Altaylı

Şubat 20, 2026

Mevzu bahis
Köşe Yazıları
Mevzu bahis

Fatih Altaylı

Şubat 19, 2026

Anayasa değişikliği ve başkan yardımcılığı
Köşe Yazıları
Anayasa değişikliği ve başkan yardımcılığı

Fatih Altaylı

Şubat 18, 2026

  • Videolar

TümüFatihAltaylı
"İnsanın kendini izlemesi kolay değil" görseli
FatihAltaylı
YouTube
Bedia Ceylan Güzelce & Ayça Bingöl"İnsanın kendini izlemesi kolay değil"Sanatın büyülü dünyasına birlikte dalıyoruz! 🎨🎬🎶 Resimden tiyatroya, müzikten edebiyata, danstan dijital sanata kadar uzanan geniş bir yelpazede, farklı bir sanat dallarına dair özgün içerikler, keyifli sohbetler ve ilham veren hikayelerle karşınızdayız. 00:00 Giriş 01:43 Setlerdeki çalışma koşulları ve kendisinin yaptığı işlere ara vermesi 02:48 Üniversitede kimya bölümünden oyunculuğa geçişi 05:31 Çocuklarında sanata dair ilgi ve istek görüyor mu? 09:00 Tiyatroda seyirci bazında nasıl değişimler var? 10:51 Pandemi sonrası tiyatrodaki değişimler? 12:54 Beyaz Tavşan Kırmızı Tavşan oyunu 15:40 Oyunlardan önce yaptığı bir şey var mı? 16:54 Cici filmi 18:09 Kendi oynadığı dizileri izleyebiliyor mu? 18:44 Oynayacağı dizi veya filmleri seçerken nelere bakıyor? 20:32 "Öyle Bir Geçer Zaman ki" dizisi hayatında neleri değiştirdi? 21:47 Sanat ile ilgilenen insanlara tavsiyeleri neler? 26:16 Teknoloji ile ilişkisi nasıl? 28:02 Tek kelimelik soru-cevap
Şubat 13, 2026
"Sanatçının bitti demesi zor" görseli
FatihAltaylı
YouTube
Bedia Ceylan Güzelce & Zekiye Sarıkartal"Sanatçının bitti demesi zor"Sanatın büyülü dünyasına birlikte dalıyoruz! 🎨🎬🎶 Resimden tiyatroya, müzikten edebiyata, danstan dijital sanata kadar uzanan geniş bir yelpazede, farklı bir sanat dallarına dair özgün içerikler, keyifli sohbetler ve ilham veren hikayelerle karşınızdayız. 00:00 Giriş 00:12 Bir günü nasıl geçiyor? 01:45 Yönünü sanata nasıl çevirdi? 12:01 Öğrencilerine hep neyi anlattı? 16:42 Soru-Cevap 17:56 Kapanış
Şubat 6, 2026
"Senaryo yazmak bir dünya kurmaktır" görseli
FatihAltaylı
YouTube
Bedia Ceylan Güzelce & Nilgün Öneş"Senaryo yazmak bir dünya kurmaktır"Sanatın büyülü dünyasına birlikte dalıyoruz! 🎨🎬🎶 Resimden tiyatroya, müzikten edebiyata, danstan dijital sanata kadar uzanan geniş bir yelpazede, farklı bir sanat dallarına dair özgün içerikler, keyifli sohbetler ve ilham veren hikayelerle karşınızdayız. 00:00 Giriş 01:10 Süper Baba hikayesi nasıl başladı? 02:14 Kendi görsel dünyasını nasıl geliştirdi? 04:37 Geçmişten günümüze senaryolarda yazılan hikayelerde ne gibi değişiklikler oldu? 07:14 "Ağlamak Yok" kitabı 09:13 Uzun yazılan senaryolar ve hikayeleri insanlara ne katıyor? 11:33 Günümüzde senaryolardaki hikayelerde nasıl değişimler oldu? 13:02 Senaryo yazarken unutamadığı anıları var mı? 15:05 İyi bir senaryo yazarı nasıl çalışır? 18:06 Belirli bir dönemin ya da bir olayın hikayesini yazmak ister miydi? 19:18 "Ayrılık da Sevdaya Dahil" dizisi 23:50 Önümüzdeki süreçte planları neler? 24:29 Senaryo yazarı olarak yapay zekadan faydalanabiliyor mu? 27:12 Sinemada büyük ve uzun hikaye anlatım dönemi bitiyor mu? 28:50 Tek kelimelik soru-cevap 30:32 Kapanış
Ocak 30, 2026