İstanbul 10°
FatihAltayli

Fatih Altaylı

Diğer yazılarıFatihAltaylı
detail banner reklam

Düzenlemede sorun yok uygulamaya bakalım

FatihAltaylı
Köşe Yazısı

Fatih Altaylı

Mayıs 28, 2013

Düzenlemede sorun yok uygulamaya bakalım

KİMİ okur kızıyor. “Alkollü içkilere getirilen yasaklarla ilgili yazmıyorsun” diye. Okur bu, kafasından geçeni tahmin edip aynısını yazamazsan kızar. Üstelik de yazmadım değil. Yazdım. Etkili de oldu, “Yanlış” dediğim maddeler alt komisyonda değiştirildi. Ben dedim diye değil, makul olduğu için, değişmesi gerektiği için. Okur yine de haklıdır. Bu konuda fazla yazmadım. Yazmadım, çünkü “yasak” denilince kan beynime sıçrar. Yasağın, dayatmanın her türlüsüne öfkelenirim. Ama alkolle ilgili düzenlemelerde “yasak” mantığı göremiyorum. Büyük ihtimalle eleştirenlerin de çoğu göremiyordur ama “AK Parti yapıyor, arkasında mutlaka başka bir şey vardır” diye düşünüyorlar. Çünkü yapılan düzenleme eksik gedik, az fazla olabilir, fakat çok açık söylüyorum “evrensel standartta”, hatta daha doğrusu “Batı standardında” bir düzenlemedir. Avrupa’nın pek çok ülkesinde ve “özgürlükler ülkesi” Amerika’da bile alkol satışıyla ilgili sınırlamalar vardır. Avrupa’nın pek çok ülkesinde gece belirli bir saatten sonra içki satışı yasaktır. Kiminde saat 22.00’den sonra, kiminde 23.00’ten. Bir gün bir Avrupa başkentinde, arkadaşımın evinde muhabbetteyiz. İçki bitti. Misafirler, “Gidip alalım” dediler. Ev sahibi, “Bu saatte bulamazsınız” dedi. Dinlemedik çıktık sokağa. Ara ara yok. Açık dükkânda bile içki dolabı kilitli. En sonunda bir bara girip şişe aldık, bakkal fiyatının üç katına. Sokakta içmek, Avrupa’da ve Amerika’da hemen hemen imkânsız. Al kadehi çık sokağa bakalım ne oluyor? Alır götürürler adamı, 3 gün çıkamazsın. Hele elde şişe parkta iç bakalım polis ne yapıyor! Denemesi bedava. Üstelik belediyeden ruhsatlı olursan, kapı önünde içki yok değil. Bu yüzden düzenlemede bir sorun yok. Uygulamada ne olacak onu göreceğiz. Kraldan çok kralcıların ülkesinde her şey olabilir. O zaman gerekeni söyleriz. Bu yasayı eleştirenlerin ve zaman zaman benim de söylediğim bir şey var: “Türkiye’de bir alkolizm sorunu yoktur.” Yüzde 80’i ağzına içki koymayan ya da koymadığını söyleyen bir ülkede böyle bir sorunun toplumsal yapıyı yıktığından söz edilemez. Ama geri kalan yüzde 20’yi ilgilendiren bir düzenlemeyi “Medeni ülkelerde sistem nedir” diye bilmeden eleştirmek için bu argümana sığınarak eleştirmek de doğru olmaz!   Benim derdim başka BIRAKIN alkol yasasını, şunu bunu, Türkiye’nin asıl meselesi bu değil. Bunlar “önemsiz” meseleler. Bugün AK Parti yapar, yanlışsa, topluma uymuyorsa yarın gelir başkası değiştirir. Abdullah Gül’ün Dışişleri Bakanlığı döneminde odasında yaptığımız bir sohbette söylediği gibi: “İç politikada yapılan yanlışlar önemli değildir. Yanlışsa yapan veya bir başkası düzeltir. Ama dış politikada bir hata yaparsanız, bedelini sizden sonraki nesiller bile ödemeye devam eder.” O yüzden ben iç politikada yapılanlara çok da önem vermiyorum. Değişir, yanlışsa düzelir. Benim derdim başka. Bir yandan Türkiye’nin gidişiyle gurur duyuyorum, bir yandan Türkiye’nin gidişatından ödüm patlıyor. Türkiye, ekonomik açıdan son 200 yılın en “parlak” dönemini yaşıyor. Osmanlı döneminden beri kamu maliyesi hiç bu kadar “düzgün” olmadı. Türkiye yabancı para stoku açısından hiç bu kadar güçlü olmadı 200 yıldır. Terör bitti, toplumsal barış filizleniyor. Pek çok alanda yurttaşa yönelik hizmetlerde büyük ilerlemeler var. Buna karşılık Türkiye dış politikada çok “tehlikeli” bir ortamın içinde. Stratejik derinlik, bir anda “Mariana çukuru”na dönüştü. Irak’la Saddam döneminde bile asla olmadığımız kadar sorunluyuz, sorunlar azalacağına büyüyor. Gidecek denilen Maliki, ABD ve İran’ın ortak desteğiyle güçlenerek diktatörleşiyor. İran’la başta Suriye olmak üzere pek çok konuda çelişki içindeyiz ve neredeyse taraflar düşmanca bir tutum takınıyor. Suriye konusu tam bir bataklığa dönüştü. 3-4 ayda biter denilen Esad 2 yılı aşkın zamandır direniyor, ne zaman biteceği konusunda tahminde bulunmak bile zor. Birkaç aylığına diye gelen mülteciler artık “yerel halk” oldu. Suriye politikasında komşularımızın tamamıyla çelişki halindeyiz ve bu durum o ülkelerle ilişkilerimize de yansımaya başladı. Dibimizde bir mezhep savaşı giderek tırmanıyor. Kimi siyasetçilerimiz bu mezhep savaşının terminolojisini kullanmaya başladı bile. Bütün bunlar beni ürkütüyor. Ben bunları dert ediyorum. İçeriyi değil.

NE ZAMAN ADAM OLURUZ?
Kanser hastasının öncelikli sorununu sivilcesi zannetmediğimiz zaman.

FatihAltaylı
X’te yanıtla

X’te yazı hakkında yorumlarınızı paylaşın.

FatihAltaylı
  • Geçmiş yazılar

TümüFatihAltaylı
217
Köşe Yazıları
217

Fatih Altaylı

Şubat 20, 2026

Mevzu bahis
Köşe Yazıları
Mevzu bahis

Fatih Altaylı

Şubat 19, 2026

Anayasa değişikliği ve başkan yardımcılığı
Köşe Yazıları
Anayasa değişikliği ve başkan yardımcılığı

Fatih Altaylı

Şubat 18, 2026

  • Videolar

TümüFatihAltaylı
"İnsanın kendini izlemesi kolay değil" görseli
FatihAltaylı
YouTube
Bedia Ceylan Güzelce & Ayça Bingöl"İnsanın kendini izlemesi kolay değil"Sanatın büyülü dünyasına birlikte dalıyoruz! 🎨🎬🎶 Resimden tiyatroya, müzikten edebiyata, danstan dijital sanata kadar uzanan geniş bir yelpazede, farklı bir sanat dallarına dair özgün içerikler, keyifli sohbetler ve ilham veren hikayelerle karşınızdayız. 00:00 Giriş 01:43 Setlerdeki çalışma koşulları ve kendisinin yaptığı işlere ara vermesi 02:48 Üniversitede kimya bölümünden oyunculuğa geçişi 05:31 Çocuklarında sanata dair ilgi ve istek görüyor mu? 09:00 Tiyatroda seyirci bazında nasıl değişimler var? 10:51 Pandemi sonrası tiyatrodaki değişimler? 12:54 Beyaz Tavşan Kırmızı Tavşan oyunu 15:40 Oyunlardan önce yaptığı bir şey var mı? 16:54 Cici filmi 18:09 Kendi oynadığı dizileri izleyebiliyor mu? 18:44 Oynayacağı dizi veya filmleri seçerken nelere bakıyor? 20:32 "Öyle Bir Geçer Zaman ki" dizisi hayatında neleri değiştirdi? 21:47 Sanat ile ilgilenen insanlara tavsiyeleri neler? 26:16 Teknoloji ile ilişkisi nasıl? 28:02 Tek kelimelik soru-cevap
Şubat 13, 2026
"Sanatçının bitti demesi zor" görseli
FatihAltaylı
YouTube
Bedia Ceylan Güzelce & Zekiye Sarıkartal"Sanatçının bitti demesi zor"Sanatın büyülü dünyasına birlikte dalıyoruz! 🎨🎬🎶 Resimden tiyatroya, müzikten edebiyata, danstan dijital sanata kadar uzanan geniş bir yelpazede, farklı bir sanat dallarına dair özgün içerikler, keyifli sohbetler ve ilham veren hikayelerle karşınızdayız. 00:00 Giriş 00:12 Bir günü nasıl geçiyor? 01:45 Yönünü sanata nasıl çevirdi? 12:01 Öğrencilerine hep neyi anlattı? 16:42 Soru-Cevap 17:56 Kapanış
Şubat 6, 2026
"Senaryo yazmak bir dünya kurmaktır" görseli
FatihAltaylı
YouTube
Bedia Ceylan Güzelce & Nilgün Öneş"Senaryo yazmak bir dünya kurmaktır"Sanatın büyülü dünyasına birlikte dalıyoruz! 🎨🎬🎶 Resimden tiyatroya, müzikten edebiyata, danstan dijital sanata kadar uzanan geniş bir yelpazede, farklı bir sanat dallarına dair özgün içerikler, keyifli sohbetler ve ilham veren hikayelerle karşınızdayız. 00:00 Giriş 01:10 Süper Baba hikayesi nasıl başladı? 02:14 Kendi görsel dünyasını nasıl geliştirdi? 04:37 Geçmişten günümüze senaryolarda yazılan hikayelerde ne gibi değişiklikler oldu? 07:14 "Ağlamak Yok" kitabı 09:13 Uzun yazılan senaryolar ve hikayeleri insanlara ne katıyor? 11:33 Günümüzde senaryolardaki hikayelerde nasıl değişimler oldu? 13:02 Senaryo yazarken unutamadığı anıları var mı? 15:05 İyi bir senaryo yazarı nasıl çalışır? 18:06 Belirli bir dönemin ya da bir olayın hikayesini yazmak ister miydi? 19:18 "Ayrılık da Sevdaya Dahil" dizisi 23:50 Önümüzdeki süreçte planları neler? 24:29 Senaryo yazarı olarak yapay zekadan faydalanabiliyor mu? 27:12 Sinemada büyük ve uzun hikaye anlatım dönemi bitiyor mu? 28:50 Tek kelimelik soru-cevap 30:32 Kapanış
Ocak 30, 2026