İstanbul 10°
FatihAltayli

Fatih Altaylı

Diğer yazıları
detail banner reklam

Bırakın kitleler ‘Kazandık’ diyebilsin

Köşe Yazıları

Fatih Altaylı

Haziran 6, 2013

Bırakın kitleler ‘Kazandık’ diyebilsin

TÜRKİYE’nin derdi bu kafadır aslında. “İzansız kafa.” Taksim’deki eylemi “sahiplenen” Taksim Platformu, Arınç’la görüştü. Bir talep listesi sundu. Kendilerini eylemin sahibi gibi görüyorlar; çünkü Taksim Gezisi ve Taksim’in yayalaştırma projesi için uzun zamandır direnen bir gruptu bunlar. Zaten olaylar, onların direnişine yapılan müdahale sonucu başladı. O yüzden de “eylemin sahibi” gibi görüyorlar kendilerini. Görmelerinde bir mahzur yok da, hükümete ilettikleri talep listesini okuyunca, “Bu kafa değişmez” dedim. Eylemlerin sona erdirilmesi için “Taksim Platformu”nun talep listesi şöyle: - Gezi Parkı, park olarak kalmalıdır. - Topçu Kışlası projesinin iptal edildiği açıklanmalıdır. - AKM’nin yıkılmayacağı açıklanmalıdır. - Olaylardaki sorumlular görevden alınmalıdır. - Gaz bombası kullanımı yasaklanmalıdır. - Gözaltındaki kişiler derhal serbest bırakılmalı ve haklarında hiçbir soruşturma açılmamalıdır. Ve ardından Türkiye’nin her türlü sorununu, toptancı bir zihniyetle tek bir eylemle çözme yolunda talepler. “HES’ler yapılmasın, 3. köprü durdurulsun, yeni havalimanı inşaatı durdurulsun”la başlayan ve uzayıp giden bir liste. “Gezi Parkı, park olarak kalmalıdır. Olayları tırmandıran yerel yöneticiler tespit edilip yargı önüne çıkarılmalıdır. Gözaltındakiler serbest bırakılmalıdır. Kentle ilgili benzer kararlar yerel referandumlarla halka sorulmalıdır” deseler, bu taleplerin kabul edilmesi olasılığı var. Böylece geniş kitlelerin “demokratik tepki yoluyla başarma” duygusu da tatmin edilmiş olacak ve halka güven gelecek. Bu kitleler belki de ilk kez “Kazandık” diyecek. Ama Taksim Platformu böyle yapmaktansa asla kabul edilmeyecek talepleri de bir çuvala koyuyor. Günlerdir su ve gaz altında, cop altında bu eylemi yapanların, “Oh be! Gaz yedik, cop yedik ama başardık” diye keyif çatma, Taksim Meydanı’nda keyifle halay çekme, dans etme hakkını gasp ediyor. Bu iyi niyetli bir kafa değildir. Türkiye ne yazık ki, bu kafadan çok çekti. Belli ki, çekmeye de devam edecek.   Du bakali n’olcek! İKİ gündür AK Parti temsilcilerini izliyorum, dinliyorum. AK Parti içinde yapılmakta olan eylemlerdeki mesajları doğru okuyanların sayısı hayli fazla. Dün son olarak Nimet Baş’ı dinledim, tam da bu yazıyı yazarken. Belki de şimdiye kadar yapılmış en iyi “okumayı” yaptı. “Bu eylemler bize yeni bir şey öğretti. Türkiye’de bugüne kadar siyasal angajmanı olmayan gösteriler hiç olmadı. Ama bu kez hiçbir siyasal angajmanı olmayan ve tamamen halkın kendi tepkisiyle ortaya çıkan bir demokratik talep söz konusudur. Yeni dönem için bundan hepimizin öğreneceği çok şey var” dedi. Bunun “yeni demokrasi” olduğunu, bunu öğrenmemiz gerektiğini anlattı. Kelime kelime değilse de mealen. Önce Arınç’ın, sonra Ömer Çelik’in, sonra Nimet Baş’ın ve daha pek çok AK Partilinin bu sözleri ortamı hayli sakinleştirdi. Ancak ben hâlâ kaygılıyım. Ben hâlâ Başbakan’ın Türkiye’ye dönüşünü ve bu konuyla ilgili söyleyeceklerini bekliyorum. AK Parti ve AK Partililer, bu tavırlarını Başbakan’ın Türkiye’ye dönüşünden sonra da sürdürebilirlerse ne âlâ. Sürdüremezlerse... Çok fena...   Bu eylem imaj bozmaz BAZILARI Taksim’de yapılan eylemin Türkiye’nin imajına zarar verdiğini söylüyor. Ben hiç ama hiç o kanaatte değilim. Tam aksine, bu eylem Türkiye’nin imajına, Türkiye’de yaşayan insanların imajına katkıda bulunuyor. Yabancı medyayı izlediğiniz zaman Türkleri “yeşiline sahip çıkan, gerekirse birkaç ağaç için polisin, gazın, copun ve otoritenin önüne atlayabilen, demokratik eylem bilincine sahip” bir toplum olarak görüyorsunuz, ki bu Türkiye’nin imajı açısından olumlu. Dahası çağdaş medyaları kullanış biçimi açısından uygar dünyayla yarışan bir insan profiline sahip olduğu da açıkça ortaya koyuluyor. Ve dahası, yabancı medyayla konuşan “eylemci” profiline baktığınız zaman “modern görüntülü, hepsi yabancı dil bilen ve meramını anlatabilen” bir kitle ortaya çıkıyor. Bu bence Türkiye’nin imajına zarar değil, yarar sağlıyor. Çok “Batılı”, çok “çağdaş” duruyor.

NE ZAMAN ADAM OLURUZ?
Yeni kafaların hareketi, eski kafalar tarafından pisletilmediği zaman.

FatihAltaylı
X’te yanıtla

X’te yazı hakkında yorumlarınızı paylaşın.

  • Geçmiş yazılar

Tümü
Gazeteci ile kavga edilir mi!
Köşe Yazıları
Gazeteci ile kavga edilir mi!

Fatih Altaylı

Nisan 6, 2026

Bu benzetme haksızlık
Köşe Yazıları
Bu benzetme haksızlık

Fatih Altaylı

Nisan 5, 2026

Uğurcan
Köşe Yazıları
Uğurcan

Fatih Altaylı

Nisan 3, 2026

  • Videolar

Tümü
Fatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Oyunculuk para için yapılacak iş değil!" görseli
2 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Mert Ramazan DemirFatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Oyunculuk para için yapılacak iş değil!"Teke Tek Bilim ▷ https://www.youtube.com/@TekeTekBilim YouTube kanalına abone olmak için ▷ http://bit.ly/FatihAltayli 00:00 Giriş 01:29 Yeni aldığı motoru 04:14 Hayatının göz önünde olmasından rahatsız mı? 06:10 Karşı cinsin ilgisinden rahatsız mı? 07:10 Oyunculuğa ne zaman başladı? 14:19 Ailesi neler yapıyor? 15:42 İstanbul'daki ilk günleri 22:15 Dijital platform işlerini özellikle mi seçti? 26:23 Disney'deki yeni işi onu tatmin etti mi? 27:30 Yapım işlerine dahil oluyor mu? 28:01 Tiyatro hakkında ne düşünüyor? 29:33 Kazandığı parayı nasıl değerlendiriyor? 33:15 Ailesi dizilerine dair yorum yapıyor mu? 33:56 Evlilik düşüncesi var mı? 35:06 Gelecek planları neler? 36:58 Oyunculuğu nasıl öğrendi? 38:28 Spor yapıyor mu? 46:24 Kapanış Gazeteci - Yazar Fatih Altaylı, Youtube kanalına özel gündemi yorumluyor.
Nisan 5, 2026
Geçmişten günümüze kütüphaneler görseli
2 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Prof. Dr. Celal Şengör & Oğuz Selim Başar & Fatih AltaylıGeçmişten günümüze kütüphanelerhttps://www.sharkninja.com.tr/collections/hava-temizleyicisi?utm_source=fatih_altayli&utm_medium=youtube&utm_campaign=shark_ninja_hava_temizleyici_kampanyasi_march26 https://www.sharkninja.com.tr/collections/kablosuz-supurgeler?utm_source=fatih_altayli&utm_medium=youtube&utm_campaign=shark_ninja_supurge_kampanyasi_march26 #işbirliği 00:00 Giriş 04:50 Kütüphane nedir? 06:06 Bir yerin kütüphane olması için kaç kitap barındırması gerekli? 11:50 Parşömen nedir? 22:16 Eski kütüphaneler 27:19 İskenderiye Kütüphanesi 31:36 İskenderiye Kütüphanesi nasıl yok oldu? 35:46 Bergama Kütüphanesi 42:56 Celcus Kütüphanesi 44:13 Beytü'l Hikme 45:39 Joanina Kütüphanesi 47:03 Bodlean Kütüphanesi 58:43 Düşes Anna Amalia Kütüphanesi 1:01:49 Klementinum Kütüphanesi 1:04:02 Avusturya Milli Kütüphanesi 1:06:04 Bibliothèque nationale de France 1:06:45 Kitaplar nasıl muhafaza edilmeli? 1:13:25 Britanya Milli Kütüphanesi 1:15:58 ABD Kongre Kütüphanesi 1:17:58 Cumhurbaşkanlığı Kütüphanesi 1:21:03 Oğuz Selim Başar'ın kütüphane merakı nereden geliyor? 1:24:08 Efemera nedir? 1:29:21 Bir kütüphane nasıl kullanılmalı? 1:32:50 Kapanış
Nisan 5, 2026
"Her sanatçı çağının tanığıdır" görseli
4 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Bedia Ceylan Güzelce & Fırat Engin"Her sanatçı çağının tanığıdır"Sanatın büyülü dünyasına birlikte dalıyoruz! 🎨🎬🎶 Resimden tiyatroya, müzikten edebiyata, danstan dijital sanata kadar uzanan geniş bir yelpazede, farklı bir sanat dallarına dair özgün içerikler, keyifli sohbetler ve ilham veren hikayelerle karşınızdayız. 00:00 Giriş 02:32 Heykel bölümü nasıldı, imkanlar neydi? 03:11 Heykel bölümünde öğrenciyken hangi malzemeleri sevdi? 08:33 Sanatçının yolculuğunda farklı dönemler nasıl belli oluyor? 11:13 "Bu iş oluyor" dediği nokta neresiydi? 12:10 Bugünün dünyası sanatını nasıl etkiledi? 14:33 Yeni hangi projelerle uğraşıyor? 15:12 Teknolojinin heykele katkısı nasıl? 17:26 Kapanış
Nisan 3, 2026