İstanbul 17°
FatihAltayli

Fatih Altaylı

Diğer yazıları
detail banner reklam

Kışla yerel seçimden sonra yapılır

Köşe Yazıları

Fatih Altaylı

Haziran 14, 2013

Kışla yerel seçimden sonra yapılır

LİNÇ edecek birini arayanların "kurban" bulduğu Teke Tek'te Başbakan'a ilk sorumdu bu. "Tayyip Bey, siz sürekli anketlerle halkın nabzını tutan, atacağı her adımdan önce mutlaka bununla ilgili anket yaptıran bir lider olarak Taksim Gezisi'ne yapılacak Topçu Kışlası için halktan gelen tepkileri de göz önüne alıp bir anket yapsanız, bir mini referandum, en azından İstanbul halkına sorsanız olmaz mı?" diye "yumuşak ve demokratik" bir öneriyle başladım. Başbakan'ın yanıtı net ve sertti. "Ecdadımızın yapmış olduğu bir eseri yeniden yapmak için izin mi alacağız" dedi. 10 gün sonra bakıyorum o noktaya gelmiş gibi görünüyoruz. Peki geldik mi?Bence gelmedik. Başbakan bence yeni bir kart açıyor. Rakibe "rest" çekiyor. Geçen zaman içinde rakibin elini gördü ya da rakip elini açık etti. Ve Başbakan kozunu oynadı. "Plebisit yapalım." Yani "Halka soralım", İstanbullulara soralım. Demokratik mi? Demokratik. Modern kentlerde zaman zaman uygulanan bir yöntem mi? Uygulanan bir yöntem. Hatta mahalle bazında bile uygulanan bir yöntem. Başbakan biliyor ki, muhatapları bunu kabul etmeyecek. Kendini eylemlerin öncüsü olarak gören Taksim Platformu, "Böyle hayati bir mesele için plebisit olmaz. Kışla yapılmasın" diyecek. Başbakan, "Ama hani halkın fikri önemliydi, hani halk istemiyordu? Ben de sizi dinleyip halka soruyorum" diyecek. Taksim Platformu, "Halka sorarsak su havzalarının imara açılmasını da isterler" yanıtını verecek. Başbakan, "Onlar yasayla korunuyor. Yasayı uygulayıp uygulamamayı halka soramayız. Ama bu kentin içine yapılacak bir şey. O yüzden halka sormakta sakınca yok" diyecek. Taksim Platformu sıkışıp kalacak. Sonunda Başbakan, "Siz de ne ona varsınız, ne buna. O zaman yapıyorum" diyerek kışlanın inşaatını başlatacak. Benim tahminime göre de, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı'nı AK Parti'nin adayı kazanırsa yerel seçimlerin hemen ardından yapacak bunu. Yerel seçim galibiyetini "kışlaya da onay" olarak görecek çünkü. Not: Türkiye'de daha önce plebisit yapıldığını hatırlamıyorum. Son olarak Hatay'da "Türkiye'ye bağlanmak için" bir plebisit yapılmış ve Hataylıların "Evet" demesi üzerine 1939 yılında bağımsız Hatay Cumhuriyeti, Türkiye Cumhuriyeti'ne bağlanmıştı.   Kamera önünde, kapalı kapılar ardında BAŞBAKAN Erdoğan'la yapmış olduğumuz son Teke Tek'ten sonra yapılan eleştirilere diyeceğim yok, ama hakaretler ve hepsinden çok da benim açımdan utanç verici olan benzetmeler ağırıma gidiyor doğrusu. Bana sövenlere "Neyi sormadım?" diyorum. Yanıt yok. İki ayyaştan kasıt Atatürk ve İnönü mü, diye sormadım mı? Her içki içen alkolik değildir, demedim mi? Atatürk Kültür Merkezi'ni Atatürk adından rahatsız olduğunuz için mi yıktırıyorsunuz, diye sorup "Yapılacak olan yenisine de Atatürk Kültür Merkezi adını vereceğiz" yanıtını almadım mı? O insanlar çapulcu değil. İçlerinde marjinaller, yasa dışı gruplar da olabilir, ama çoğunluğu bizim de çevremizden, hatta sizin bile çevrenizden insanlar, demedim mi? Hepsini dedim. Bütün bunlar bir Başbakan'a nasıl söylenebilirse, nasıl söylenmeliyse öyle dedim. Ama öfkeli kalabalık kurban arıyordu, o günün kurbanı bendim. Önceki gün de Gezi Parkı eylemcilerinden bir grup, Başbakan'la oturup saatlerce konuştu. Fotoğraflara baktım. Herkes gülüyordu. Ne konuşuldu diye merak ettim. Sordum soruşturdum. İçeriği ve sohbetteki üslubu öğrendim. Ben Teke Tek'te hangi üslupta konuştuysam, ne dediysem üç aşağı beş yukarı aynı üslup ve aynı söylem kullanılmış. Tek fark, benim tüm bunları kameralar önünde yapmış olmam, onların ise kapalı kapılar ardında. Ve herkesin unuttuğu bir şeyi de ne yazık ki kendim hatırlatmak zorunda kalıyorum. Gezi Parkı tartışması, benim programdan beri o programda söylenen sözler üzerinden yürüyor.   Medyaya değil liderlere bakın DÜN uluslararası haber televizyonlarının Türkiye'yle ilgili yayınlarının "sıradan" olmadığını yazdım. Ve yine dün uluslararası bir haber organizasyonunun geçmişte uzun süre Türkiye'de görev yapmış editörüyle konuştum. "Bu yayınların arkasında senin ima ettiğin türde bir yaklaşım, bir komplo falan yok" dedi. "Türkiye'de olan bitene hiç bu kadar zaman ayırmazdınız. Birdenbire Suriye'yi bile unutup Türkiye'ye odaklandınız. Çok kişi bunu garip buldu" dedim. Nedenini anlattı. "Bu odaklanmanın birkaç nedeni var. Biri Suriye. Bölgede zaten istikrarsızlık varken, bir de Türkiye'nin istikrarsızlaşma ihtimali herkesi ilgilendiren bir durumdu, bu yüzden önemliydi. Bir diğer unsur ise Türkiye'de artık bir baskı rejimi olduğuna inanıyor Batı kamuoyu ve olayları baskı rejimine karşı bir tepki olarak gördük ki, bunu daha önce bölgedeki benzer olaylarda Türk basını da yaptı. Sizde de Mısır'la çok ilgilenilmezdi ama Tahrir olunca günlerce yazdınız ve şunu bilin ki, biz Türkiye'de olanları Mısır'la hiç kıyaslamadık. Türkiye'ye önem vermemizin nedeni, baskı rejimiyle halkın arasındaki gerilimdi. Türkiye'deki bu olaylara önem vermemizin bir başka nedeni ise vicdaniydi. Biz yıllarca AKP'yi özgürlükçü bir iktidar olarak tanıdık ve tanıttık, ama şimdi hata yaptığımızı düşündüğümüz için biraz da bu yüzden kendimizi sorumlu hissediyoruz." Bunun üzerine bir soru sorma ihtiyacı hissettim. "Peki, hemen hepinizin ortak bir dil kullanması niye? Sanki tek merkezden yönlendirilmiş gibiydi" dedim. "Bu tamamen oradaki arkadaşlarımızın tavrı. Büyük bir olasılıkla orada daha çok eylemcilerle beraber olmalarından, polis şiddetine eylemciler kadar maruz kalmalarından ve Avrupalının genelde birlikte olmasından kaynaklanan bir şeydir." "Bu kadar basit mi yani" dedim. "Medya açısından bu kadar basit, ama Türkiye açısından bu kadar basit değil" dedi. "Asıl dikkat etmeniz gereken, diğer ülkelerin liderlerinin aldığı tavır. Hiçbiri Türkiye'deki hükümete, Başbakan Erdoğan'a destek verici yönde konuşmadı. Türkiye açısından bu önemli bence. Hükümetiniz buna dikkat etmeli" diye noktaladı.

NE ZAMAN ADAM OLURUZ?
Eşekten düşenler, başkasını da eşekten düşürmeye değil halinden anlamaya çalıştığı zaman.

FatihAltaylı
X’te yanıtla

X’te yazı hakkında yorumlarınızı paylaşın.

  • Geçmiş yazılar

Tümü
Golü ye, tehlikeyi atlat
Köşe Yazıları
Golü ye, tehlikeyi atlat

Fatih Altaylı

Mayıs 22, 2026

Dostu olmayan adam
Köşe Yazıları
Dostu olmayan adam

Fatih Altaylı

Mayıs 21, 2026

Hiçbir şey yeni değil
Köşe Yazıları
Hiçbir şey yeni değil

Fatih Altaylı

Mayıs 20, 2026

  • Videolar

Tümü
"Atatürk'ü anlamak için tek kitap yeterli değil!" görseli
3 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Fatih Altaylı - Teke Tek Kitap"Atatürk'ü anlamak için tek kitap yeterli değil!"Kitapyurdu: https://www.kitapyurdu.com/?srsltid=AfmBOorlol9UhdW5ABYzEMpGL1N1tYeOW-RfhiwgTMoyO3DNHb2uF-Z6 🔎 Teke Tek Kitap’ta her ay farklı kitapları mercek altına alıyor, yazarlarını, konularını ve tartışmaya açtıkları meseleleri konuşuyoruz. 00:00 Giriş 03:27 Atatürk hakkındaki kitaplar 05:52 Lord Kinross'un "Atatürk" kitabı 11:13 Nutuk 12:38 Afet İnan'ın "Atatürk hakkında hatıralar ve belgeler" kitabı 20:25 Edward Casey "Mekânın kaderi" kitabı 21:26 Turan Farajova'nın "İstanbul Apartmanları" kitabı 24:21 Fabio Grassi'nin "Atatürk" kitabı 26:07 Ahmet Kuru'nun "İslam" kitabı 34:29 19 Mayıs 36:56 Şiir kitapları 39:12 Kapanış #işbirliği
Mayıs 19, 2026
Fatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: “Ticarette başarısız olduğum için tiyatrocu oldum” görseli
5 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Alper KulFatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: “Ticarette başarısız olduğum için tiyatrocu oldum”Teke Tek Bilim ▷ https://www.youtube.com/@TekeTekBilim 00:00 Giriş 02:22 Trabzonlu olması 05:10 Amerika'da neden tiyatro okumaya gitti? 07:34 Boş vakitlerinde hammallık mı yapıyordu? 11:23 Ferzan Özpetek'le Hamam filmindeki rolü neydi? 13:00 BKM'nin kuruluşundan beri orada mı? 19:50 Oynadığı diziler neler? 23:49 Askerlik anıları 29:00 Güldür Güldür'de oynamak yorucu değil mi? 33:53 Güldür Güldür'den neden ayrıldı? 35:33 Barselo oyunu nedir? 38:15 En sevdiği branş hangisi? 39:38 Çocuklarının isimleri 40:27 “Erkekler kendini ifade etmekte zorlanıyor” cümlesi 43:43 Evlilik nasıl gidiyor? 48:21 Ticari girişimlerindeki başarısı? 1:00:11 Şu anda olan oyunları neler? 1:01:09 Ortam sanatçı açısından zorlayıcı mı? 1:04:03 Kapanış YouTube kanalına abone olmak için ▷ http://bit.ly/FatihAltayli Gazeteci - Yazar Fatih Altaylı, Youtube kanalına özel gündemi yorumluyor.
Mayıs 17, 2026
Hantavirüs, Covid-19’dan daha büyük tehlike mi? görseli
5 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Prof. Dr. Önder Ergönül & Fatih AltaylıHantavirüs, Covid-19’dan daha büyük tehlike mi?Espresso, cold brew, filtre kahve; tek cihazda. Ninja Luxe Café Premier'ı keşfedin: https://www.sharkninja.com.tr/collections/ozel-fiyatlar?utm_source=Fatih_altayli&utm_medium=youtube&utm_campaign=shark_April26 https://www.sharkninja.com.tr/products/ninja-luxe-cafe-premier-espresso-makinesi-es601eu?utm_source=Fatih_altayli&utm_medium=youtube&utm_campaign=shark_ninja_kahve_makinesi_April26 Shark PowerDetect Clean&Empty ile güçlü algılama ve Auto-Empty sistemiyle toza temas etmeden hijyenik temizliği keşfedin: https://www.sharkninja.com.tr/products/shark-powerdetect-clean-empty-sarjli-dikey-supurge-gold-ip3251eut?utm_source=Fatih_altayli&utm_medium=youtube&utm_campaign=shark_ninja_supurge_April26 #işbirliği 00:00 Giriş 04:08 Hantavirüs nedir? 08:22 Hantavirüs türleri 10:29 Hantavirüs yayılan gemideki ilk vakalar ve dünyadaki geçmişi 24:01 Türkiye'deki hantavirüs vakaları 27:22 Hantavirüsün belirtileri 31:49 Kırım Kongo Kanamalı Ateşi 37:58 Hantavirüs yayılan gemideki insanların karantinaya alınması gerekiyor mu? 39:26 Bu gemideki hantavirüs solunum yolu ile mi yayılıyor? 40:26 Dünya Sağlık Örgütü gemideki insanların durumlarını tek tek takip ediyor mu? 41:38 Koç Üniversitesi'ndeki çalışmaları nasıl gidiyor? 44:38 Hantavirüs ismi nereden geliyor? 45:33 Önümüzdeki dönemlerde korkmamız gereken yeni virüsler olacak mı? 46:27 Grip ve zatürre aşıları 47:46 Aşıların kalp krizi yapma riskleri var mı? 51:03 Kapanış
Mayıs 17, 2026