İstanbul 14°
FatihAltayli

Fatih Altaylı

Diğer yazıları
detail banner reklam

Kışla yerel seçimden sonra yapılır

Köşe Yazıları

Fatih Altaylı

Haziran 14, 2013

Kışla yerel seçimden sonra yapılır

LİNÇ edecek birini arayanların "kurban" bulduğu Teke Tek'te Başbakan'a ilk sorumdu bu. "Tayyip Bey, siz sürekli anketlerle halkın nabzını tutan, atacağı her adımdan önce mutlaka bununla ilgili anket yaptıran bir lider olarak Taksim Gezisi'ne yapılacak Topçu Kışlası için halktan gelen tepkileri de göz önüne alıp bir anket yapsanız, bir mini referandum, en azından İstanbul halkına sorsanız olmaz mı?" diye "yumuşak ve demokratik" bir öneriyle başladım. Başbakan'ın yanıtı net ve sertti. "Ecdadımızın yapmış olduğu bir eseri yeniden yapmak için izin mi alacağız" dedi. 10 gün sonra bakıyorum o noktaya gelmiş gibi görünüyoruz. Peki geldik mi?Bence gelmedik. Başbakan bence yeni bir kart açıyor. Rakibe "rest" çekiyor. Geçen zaman içinde rakibin elini gördü ya da rakip elini açık etti. Ve Başbakan kozunu oynadı. "Plebisit yapalım." Yani "Halka soralım", İstanbullulara soralım. Demokratik mi? Demokratik. Modern kentlerde zaman zaman uygulanan bir yöntem mi? Uygulanan bir yöntem. Hatta mahalle bazında bile uygulanan bir yöntem. Başbakan biliyor ki, muhatapları bunu kabul etmeyecek. Kendini eylemlerin öncüsü olarak gören Taksim Platformu, "Böyle hayati bir mesele için plebisit olmaz. Kışla yapılmasın" diyecek. Başbakan, "Ama hani halkın fikri önemliydi, hani halk istemiyordu? Ben de sizi dinleyip halka soruyorum" diyecek. Taksim Platformu, "Halka sorarsak su havzalarının imara açılmasını da isterler" yanıtını verecek. Başbakan, "Onlar yasayla korunuyor. Yasayı uygulayıp uygulamamayı halka soramayız. Ama bu kentin içine yapılacak bir şey. O yüzden halka sormakta sakınca yok" diyecek. Taksim Platformu sıkışıp kalacak. Sonunda Başbakan, "Siz de ne ona varsınız, ne buna. O zaman yapıyorum" diyerek kışlanın inşaatını başlatacak. Benim tahminime göre de, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı'nı AK Parti'nin adayı kazanırsa yerel seçimlerin hemen ardından yapacak bunu. Yerel seçim galibiyetini "kışlaya da onay" olarak görecek çünkü. Not: Türkiye'de daha önce plebisit yapıldığını hatırlamıyorum. Son olarak Hatay'da "Türkiye'ye bağlanmak için" bir plebisit yapılmış ve Hataylıların "Evet" demesi üzerine 1939 yılında bağımsız Hatay Cumhuriyeti, Türkiye Cumhuriyeti'ne bağlanmıştı.   Kamera önünde, kapalı kapılar ardında BAŞBAKAN Erdoğan'la yapmış olduğumuz son Teke Tek'ten sonra yapılan eleştirilere diyeceğim yok, ama hakaretler ve hepsinden çok da benim açımdan utanç verici olan benzetmeler ağırıma gidiyor doğrusu. Bana sövenlere "Neyi sormadım?" diyorum. Yanıt yok. İki ayyaştan kasıt Atatürk ve İnönü mü, diye sormadım mı? Her içki içen alkolik değildir, demedim mi? Atatürk Kültür Merkezi'ni Atatürk adından rahatsız olduğunuz için mi yıktırıyorsunuz, diye sorup "Yapılacak olan yenisine de Atatürk Kültür Merkezi adını vereceğiz" yanıtını almadım mı? O insanlar çapulcu değil. İçlerinde marjinaller, yasa dışı gruplar da olabilir, ama çoğunluğu bizim de çevremizden, hatta sizin bile çevrenizden insanlar, demedim mi? Hepsini dedim. Bütün bunlar bir Başbakan'a nasıl söylenebilirse, nasıl söylenmeliyse öyle dedim. Ama öfkeli kalabalık kurban arıyordu, o günün kurbanı bendim. Önceki gün de Gezi Parkı eylemcilerinden bir grup, Başbakan'la oturup saatlerce konuştu. Fotoğraflara baktım. Herkes gülüyordu. Ne konuşuldu diye merak ettim. Sordum soruşturdum. İçeriği ve sohbetteki üslubu öğrendim. Ben Teke Tek'te hangi üslupta konuştuysam, ne dediysem üç aşağı beş yukarı aynı üslup ve aynı söylem kullanılmış. Tek fark, benim tüm bunları kameralar önünde yapmış olmam, onların ise kapalı kapılar ardında. Ve herkesin unuttuğu bir şeyi de ne yazık ki kendim hatırlatmak zorunda kalıyorum. Gezi Parkı tartışması, benim programdan beri o programda söylenen sözler üzerinden yürüyor.   Medyaya değil liderlere bakın DÜN uluslararası haber televizyonlarının Türkiye'yle ilgili yayınlarının "sıradan" olmadığını yazdım. Ve yine dün uluslararası bir haber organizasyonunun geçmişte uzun süre Türkiye'de görev yapmış editörüyle konuştum. "Bu yayınların arkasında senin ima ettiğin türde bir yaklaşım, bir komplo falan yok" dedi. "Türkiye'de olan bitene hiç bu kadar zaman ayırmazdınız. Birdenbire Suriye'yi bile unutup Türkiye'ye odaklandınız. Çok kişi bunu garip buldu" dedim. Nedenini anlattı. "Bu odaklanmanın birkaç nedeni var. Biri Suriye. Bölgede zaten istikrarsızlık varken, bir de Türkiye'nin istikrarsızlaşma ihtimali herkesi ilgilendiren bir durumdu, bu yüzden önemliydi. Bir diğer unsur ise Türkiye'de artık bir baskı rejimi olduğuna inanıyor Batı kamuoyu ve olayları baskı rejimine karşı bir tepki olarak gördük ki, bunu daha önce bölgedeki benzer olaylarda Türk basını da yaptı. Sizde de Mısır'la çok ilgilenilmezdi ama Tahrir olunca günlerce yazdınız ve şunu bilin ki, biz Türkiye'de olanları Mısır'la hiç kıyaslamadık. Türkiye'ye önem vermemizin nedeni, baskı rejimiyle halkın arasındaki gerilimdi. Türkiye'deki bu olaylara önem vermemizin bir başka nedeni ise vicdaniydi. Biz yıllarca AKP'yi özgürlükçü bir iktidar olarak tanıdık ve tanıttık, ama şimdi hata yaptığımızı düşündüğümüz için biraz da bu yüzden kendimizi sorumlu hissediyoruz." Bunun üzerine bir soru sorma ihtiyacı hissettim. "Peki, hemen hepinizin ortak bir dil kullanması niye? Sanki tek merkezden yönlendirilmiş gibiydi" dedim. "Bu tamamen oradaki arkadaşlarımızın tavrı. Büyük bir olasılıkla orada daha çok eylemcilerle beraber olmalarından, polis şiddetine eylemciler kadar maruz kalmalarından ve Avrupalının genelde birlikte olmasından kaynaklanan bir şeydir." "Bu kadar basit mi yani" dedim. "Medya açısından bu kadar basit, ama Türkiye açısından bu kadar basit değil" dedi. "Asıl dikkat etmeniz gereken, diğer ülkelerin liderlerinin aldığı tavır. Hiçbiri Türkiye'deki hükümete, Başbakan Erdoğan'a destek verici yönde konuşmadı. Türkiye açısından bu önemli bence. Hükümetiniz buna dikkat etmeli" diye noktaladı.

NE ZAMAN ADAM OLURUZ?
Eşekten düşenler, başkasını da eşekten düşürmeye değil halinden anlamaya çalıştığı zaman.

FatihAltaylı
X’te yanıtla

X’te yazı hakkında yorumlarınızı paylaşın.

  • Geçmiş yazılar

Tümü
Amaç siyasi zararı azaltmak
Köşe Yazıları
Amaç siyasi zararı azaltmak

Fatih Altaylı

Ekim 4, 2026

TFF’de istifa ya da istifalar yakın
Köşe Yazıları
TFF’de istifa ya da istifalar yakın

Fatih Altaylı

Ekim 2, 2026

SPK hâlâ suç duyurusunda bulunmadı
Köşe Yazıları
SPK hâlâ suç duyurusunda bulunmadı

Fatih Altaylı

Ekim 1, 2026

  • Videolar

Tümü
Hilux'un hızlı evrimi! Yeni Toyota Hilux görseli
3 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Fatih Altaylı ile Direksiyonda Teke TekHilux'un hızlı evrimi! Yeni Toyota HiluxYeni Toyota Hilux tüm gücüyle sahnede! Direksiyonda Teke Tek’in bu bölümünde Fatih Altaylı, gelişmiş arazi performansı ve sportif detaylarıyla öne çıkan bu özel versiyonu test ediyor. Teke Tek Bilim ▷ https://www.youtube.com/@TekeTekBilim
Ekim 2, 2026
Yapay zeka 2030'da insanlığı yok edecek mi? görseli
FatihAltaylı
YouTube
Prof. Dr. Emre Onur Kahya & Fatih AltaylıYapay zeka 2030'da insanlığı yok edecek mi?00:00 Giriş 01:34 Yapay zeka üzerine çalışma yapmak için yurtdışına gitmesi 04:36 Jacob Coxon'un paylaştığı twit ve yapay zeka tehlikesi 20:51 Hugging Face saldırısı 36:33 Hugging Face nedir? 39:41 Hugging Face bu saldırıyı farketmese ne olurdu? 46:52 Yapay zeka devletlerin elinde daha mı güvenli? 55:41 Yapay zekanın gelişimi insanlara gösterilenin daha mı ilerisinde? 1:13:33 Yapay zeka çok tehlikeli hale gelmesi durumunda fişini çekmek mümkün mü? 1:19:03 Kapanış #işbirliği
Eylül 27, 2026
Fatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Şampiyon olacağım dedim oldum!" görseli
FatihAltaylı
YouTube
Ali Türkkan & Fatih AltaylıFatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Şampiyon olacağım dedim oldum!"Teke Tek Bilim ▷ https://www.youtube.com/@TekeTekBilim 00:00 Giriş 01:33 Dünya Gençler Şampiyonluğu ne demek? 02:30 Kaç pilot yarışıyor? 03:37 Ralli pahalı bir spor mu? 04:33 Otomobil sporuna nasıl başladı? 06:42 Bu işten ne zaman para kazanmaya başladı? 07:01 Neden ralliyi tercih etti? 08:59 Ralli mi, pist mi daha zor? 10:09 Dünya Şampiyonası’na nasıl katıldı? 11:29 Sponsorları az mı? 13:07 Yarışlarını nasıl izleyebiliriz? 14:37 Bu seneki hedefi ne? 17:57 WRC ile WRC2 arasında ne fark var? 19:18 Rallide araç kullanımında başka bir boyuta geçiliyor mu? 21:22 Dünya şampiyonu olunca ne hissetti? 22:48 Eğitim hayatı nasıl ilerledi? 23:59 Kariyer planlaması nasıl olacak? 25:20 Ford ile şampiyon olmaya devam edebilir mi? 26:55 Bir yıllık çalışma takvimi nasıl ilerliyor? 27:52 WRC2’de hedefi ne? 28:22 Federasyon yeterince destekliyor mu? 30:01 Formula 1 izliyor mu? 30:30 En zor otomobil sporu hangisi? 32:12 Nasıl bir antrenman programı izliyor? 33:14 Özel hayatını nasıl etkiliyor? 34:37 İşin duygusal boyutu nasıl? 38:54 Kapanış YouTube kanalına abone olmak için ▷ http://bit.ly/FatihAltayli Gazeteci - Yazar Fatih Altaylı, Youtube kanalına özel gündemi yorumluyor.
Eylül 27, 2026