İstanbul 11°
FatihAltayli

Fatih Altaylı

Diğer yazıları
detail banner reklam

Paranoyaydı gerçek olmasın

Köşe Yazıları

Fatih Altaylı

Haziran 18, 2013

Paranoyaydı gerçek olmasın

AK Parti’ye yakın isimler diyor ki, “Meydanlardakiler darbeciler. Niyetleri hükümeti iş yapamaz hale getirip darbe ortamı yaratmak”. Eylemciler diyor ki, “Bizim öyle bir amacımız yok”. Ben de Nasreddin Hoca gibi diyorum ki, “İkinizin de söylediği doğru”. Evet, eylemlerin başlangıcının ya da eylemleri ilk başlatanların darbeyle falan ilgisi yoktu. Hükümeti iş yapamaz hale getirmek gibi bir niyetleri de yoktu. Sokaklara çıkan kalabalık “sıradan” insanların da böyle bir niyeti yok. Ne darbe istiyorlar, ne de hükümeti iş yapamaz hale getirmek. Onlar sadece “Kendilerine saygı isteyenler”. Fakat bu noktadan sonra AK Parti’ye yakın isimlerin bahsettiği “darbe kaygısı” geliyor orta yere. Son derece masumane başlayan ve gelişen bu eylemin, Türkiye’de yıllardır pusuda bekleyen bazı “güçleri” harekete geçirmemiş olması imkânsız. Hele hafta sonunda Gezi Parkı’na operasyon yapılmasıyla birlikte “sönmekte olan” eylemin yeniden hortlatılması, Türkiye’yi ciddi bir sıkıntının eşiğine getirdi. Bu operasyon yapılmayıp bir belki iki gün daha beklense zaten her şey normale dönecekti. Ama olmadı. Büyük bir hatayla Gezi’ye operasyon düzenlendi, küllenen ateşe benzin döküldü. Şimdi artık başlangıçta AK Parti’nin “paranoyası” gibi görünen “Hükümeti iş yapamaz hale getirme” durumu gerçek haline geliyor. Bundan böyle eylemlerin sürmesi ve giderek yaygın hale gelmesi halinde, polis bu eylemler karşısında aciz kalacak. Polisin aciz kalmasının ardından İçişleri’ne bağlı jandarma kuvvetleri polise yardımcı olmaya gelecek, ki bu zaten başladı. Eylemlerin daha da yaygınlaşması halinde, jandarma desteği de yetersiz kalacak. Bir sonraki adımda valiler “Silahlı Kuvvetler”den yardım istemek zorunda kalacak. Mesela İstanbul’da Vali, 1. Ordu Komutanı’ndan “olayların bastırılması için” destek isteyecek. 1. Ordu’nun şu anda Balyoz Davası sanıkları arasında bulunan ve tutuklanmaktan dosyası ayrılmak suretiyle kurtulan komutanı, kolluk kuvvetlerine yardımcı olmak için devreye girecek. Aynı durum belki birkaç kentte daha olacak. Tabii bu durumda “asayişi temin için” sıkıyönetim ilan edilmesi talep edilecek. Sonrasını söylememe gerek yok. Bundan sonra bunlar olur mu? Zannederim işler asla o noktaya gelmeyecek. İnşallah gelmez. Ama bunu hayal edenler mutlaka vardır. Halkın “masum” tepkisinin arkasına saklanarak bu sonucu almak isteyenler vardır. İşin vahimi, iş Gezi Parkı meselesi olmaktan çıktığı için, eylemlerin “talebi”nin de belirsiz hale gelmiş olması, “karıştırıcıların” işine yarar. Bu işi engellese engellese halkın sağduyusu engeller.   El insaf, polis adam döver mi? POLİS yorgun, eylemci yorgun, gazeteci yorgun, siyasetçi yorgun. 20 gün, herkesi yorar. Polis yorgun ama ilk gün, daha doğrusu yıllardır ne yazdıysam “Çevik Kuvvet” ile ilgili bugün hâlâ geçerli. Çevik Kuvvet’in “yol yordam bilmezliği” bugüne mahsus değil. Yıllardır değişmeyen bir gerçek. Polisin en genç, en tecrübesiz elemanları Çevik Kuvvet’te. Yıllardır... Ve o “genç ve tecrübesiz” polisler yıllardır polisle halkı birbirine düşman edecek ne varsa yaparlar. Diyorum ya, sadece bugün değil yıllardır. Ben de yıllardır yazarım. Yazdıklarım polis okullarında derslerde anlatılır. Bir şey değişmez. O polisler halkın karşısında “yasayı” ve “devleti” temsil ettiklerini bir türlü öğrenemez, öğrendilerse de hatırlayamazlar. “Gaz bombası atmak hakkımız ve bize verilen görev” diyor Çevik Kuvvet polisleri. Tamam, at. Ama “atılması gerektiği gibi” at. Sniper gibi nişan alıp karşıdaki vatandaşın gözüne, kafasına atma. Vatandaşın beyin travması geçirmesine neden olma, kör etme, yüzünü gözünü dağıtma. Ama hayır. Heyecanlı ve genç ya. Sanki poligonda. Nişan alıp adamın üzerine, suratına atıyor gaz bombasını. Sonra “Bize emir verildi”. Size emir veren “Vatandaşın suratına at” mı dedi onu. Hadi onu geçtik. Dün yine meydanda birini yakalamış dövüyor polis. Yanında da beyaz gömlekli 2 siville. Sordum, beyaz gömlekliler de polismiş. Yahu polis adam döver mi? Polis en kısa yoldan etkisiz hale getirir, takar kelepçeyi götürür. Yere yatırıp üç beş kişi birden adamı dövüp sonra gider mi polis? Böyle bir yetki mi veriyor yasalar polise? Kırk kere dedim yıllar boyunca “Vatandaş sizin hasmınız değil” diye. Ama Çevik Kuvvet bir türlü öğrenemedi. Belli ki öğrenecekleri de yok. Çünkü bunun hesabını soran yok.

NE ZAMAN ADAM OLURUZ?
Dağıtmanın kolay toplamanın zor olduğunu anladığımız zaman.

FatihAltaylı
X’te yanıtla

X’te yazı hakkında yorumlarınızı paylaşın.

  • Geçmiş yazılar

Tümü
Gazeteci ile kavga edilir mi!
Köşe Yazıları
Gazeteci ile kavga edilir mi!

Fatih Altaylı

Nisan 6, 2026

Bu benzetme haksızlık
Köşe Yazıları
Bu benzetme haksızlık

Fatih Altaylı

Nisan 5, 2026

Uğurcan
Köşe Yazıları
Uğurcan

Fatih Altaylı

Nisan 3, 2026

  • Videolar

Tümü
Fatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Oyunculuk para için yapılacak iş değil!" görseli
2 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Mert Ramazan DemirFatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Oyunculuk para için yapılacak iş değil!"Teke Tek Bilim ▷ https://www.youtube.com/@TekeTekBilim YouTube kanalına abone olmak için ▷ http://bit.ly/FatihAltayli 00:00 Giriş 01:29 Yeni aldığı motoru 04:14 Hayatının göz önünde olmasından rahatsız mı? 06:10 Karşı cinsin ilgisinden rahatsız mı? 07:10 Oyunculuğa ne zaman başladı? 14:19 Ailesi neler yapıyor? 15:42 İstanbul'daki ilk günleri 22:15 Dijital platform işlerini özellikle mi seçti? 26:23 Disney'deki yeni işi onu tatmin etti mi? 27:30 Yapım işlerine dahil oluyor mu? 28:01 Tiyatro hakkında ne düşünüyor? 29:33 Kazandığı parayı nasıl değerlendiriyor? 33:15 Ailesi dizilerine dair yorum yapıyor mu? 33:56 Evlilik düşüncesi var mı? 35:06 Gelecek planları neler? 36:58 Oyunculuğu nasıl öğrendi? 38:28 Spor yapıyor mu? 46:24 Kapanış Gazeteci - Yazar Fatih Altaylı, Youtube kanalına özel gündemi yorumluyor.
Nisan 5, 2026
Geçmişten günümüze kütüphaneler görseli
2 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Prof. Dr. Celal Şengör & Oğuz Selim Başar & Fatih AltaylıGeçmişten günümüze kütüphanelerhttps://www.sharkninja.com.tr/collections/hava-temizleyicisi?utm_source=fatih_altayli&utm_medium=youtube&utm_campaign=shark_ninja_hava_temizleyici_kampanyasi_march26 https://www.sharkninja.com.tr/collections/kablosuz-supurgeler?utm_source=fatih_altayli&utm_medium=youtube&utm_campaign=shark_ninja_supurge_kampanyasi_march26 #işbirliği 00:00 Giriş 04:50 Kütüphane nedir? 06:06 Bir yerin kütüphane olması için kaç kitap barındırması gerekli? 11:50 Parşömen nedir? 22:16 Eski kütüphaneler 27:19 İskenderiye Kütüphanesi 31:36 İskenderiye Kütüphanesi nasıl yok oldu? 35:46 Bergama Kütüphanesi 42:56 Celcus Kütüphanesi 44:13 Beytü'l Hikme 45:39 Joanina Kütüphanesi 47:03 Bodlean Kütüphanesi 58:43 Düşes Anna Amalia Kütüphanesi 1:01:49 Klementinum Kütüphanesi 1:04:02 Avusturya Milli Kütüphanesi 1:06:04 Bibliothèque nationale de France 1:06:45 Kitaplar nasıl muhafaza edilmeli? 1:13:25 Britanya Milli Kütüphanesi 1:15:58 ABD Kongre Kütüphanesi 1:17:58 Cumhurbaşkanlığı Kütüphanesi 1:21:03 Oğuz Selim Başar'ın kütüphane merakı nereden geliyor? 1:24:08 Efemera nedir? 1:29:21 Bir kütüphane nasıl kullanılmalı? 1:32:50 Kapanış
Nisan 5, 2026
"Her sanatçı çağının tanığıdır" görseli
4 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Bedia Ceylan Güzelce & Fırat Engin"Her sanatçı çağının tanığıdır"Sanatın büyülü dünyasına birlikte dalıyoruz! 🎨🎬🎶 Resimden tiyatroya, müzikten edebiyata, danstan dijital sanata kadar uzanan geniş bir yelpazede, farklı bir sanat dallarına dair özgün içerikler, keyifli sohbetler ve ilham veren hikayelerle karşınızdayız. 00:00 Giriş 02:32 Heykel bölümü nasıldı, imkanlar neydi? 03:11 Heykel bölümünde öğrenciyken hangi malzemeleri sevdi? 08:33 Sanatçının yolculuğunda farklı dönemler nasıl belli oluyor? 11:13 "Bu iş oluyor" dediği nokta neresiydi? 12:10 Bugünün dünyası sanatını nasıl etkiledi? 14:33 Yeni hangi projelerle uğraşıyor? 15:12 Teknolojinin heykele katkısı nasıl? 17:26 Kapanış
Nisan 3, 2026