İstanbul 25°
FatihAltayli

Fatih Altaylı

Diğer yazıları
detail banner reklam

Paranoyaydı gerçek olmasın

Köşe Yazıları

Fatih Altaylı

Haziran 18, 2013

Paranoyaydı gerçek olmasın

AK Parti’ye yakın isimler diyor ki, “Meydanlardakiler darbeciler. Niyetleri hükümeti iş yapamaz hale getirip darbe ortamı yaratmak”. Eylemciler diyor ki, “Bizim öyle bir amacımız yok”. Ben de Nasreddin Hoca gibi diyorum ki, “İkinizin de söylediği doğru”. Evet, eylemlerin başlangıcının ya da eylemleri ilk başlatanların darbeyle falan ilgisi yoktu. Hükümeti iş yapamaz hale getirmek gibi bir niyetleri de yoktu. Sokaklara çıkan kalabalık “sıradan” insanların da böyle bir niyeti yok. Ne darbe istiyorlar, ne de hükümeti iş yapamaz hale getirmek. Onlar sadece “Kendilerine saygı isteyenler”. Fakat bu noktadan sonra AK Parti’ye yakın isimlerin bahsettiği “darbe kaygısı” geliyor orta yere. Son derece masumane başlayan ve gelişen bu eylemin, Türkiye’de yıllardır pusuda bekleyen bazı “güçleri” harekete geçirmemiş olması imkânsız. Hele hafta sonunda Gezi Parkı’na operasyon yapılmasıyla birlikte “sönmekte olan” eylemin yeniden hortlatılması, Türkiye’yi ciddi bir sıkıntının eşiğine getirdi. Bu operasyon yapılmayıp bir belki iki gün daha beklense zaten her şey normale dönecekti. Ama olmadı. Büyük bir hatayla Gezi’ye operasyon düzenlendi, küllenen ateşe benzin döküldü. Şimdi artık başlangıçta AK Parti’nin “paranoyası” gibi görünen “Hükümeti iş yapamaz hale getirme” durumu gerçek haline geliyor. Bundan böyle eylemlerin sürmesi ve giderek yaygın hale gelmesi halinde, polis bu eylemler karşısında aciz kalacak. Polisin aciz kalmasının ardından İçişleri’ne bağlı jandarma kuvvetleri polise yardımcı olmaya gelecek, ki bu zaten başladı. Eylemlerin daha da yaygınlaşması halinde, jandarma desteği de yetersiz kalacak. Bir sonraki adımda valiler “Silahlı Kuvvetler”den yardım istemek zorunda kalacak. Mesela İstanbul’da Vali, 1. Ordu Komutanı’ndan “olayların bastırılması için” destek isteyecek. 1. Ordu’nun şu anda Balyoz Davası sanıkları arasında bulunan ve tutuklanmaktan dosyası ayrılmak suretiyle kurtulan komutanı, kolluk kuvvetlerine yardımcı olmak için devreye girecek. Aynı durum belki birkaç kentte daha olacak. Tabii bu durumda “asayişi temin için” sıkıyönetim ilan edilmesi talep edilecek. Sonrasını söylememe gerek yok. Bundan sonra bunlar olur mu? Zannederim işler asla o noktaya gelmeyecek. İnşallah gelmez. Ama bunu hayal edenler mutlaka vardır. Halkın “masum” tepkisinin arkasına saklanarak bu sonucu almak isteyenler vardır. İşin vahimi, iş Gezi Parkı meselesi olmaktan çıktığı için, eylemlerin “talebi”nin de belirsiz hale gelmiş olması, “karıştırıcıların” işine yarar. Bu işi engellese engellese halkın sağduyusu engeller.   El insaf, polis adam döver mi? POLİS yorgun, eylemci yorgun, gazeteci yorgun, siyasetçi yorgun. 20 gün, herkesi yorar. Polis yorgun ama ilk gün, daha doğrusu yıllardır ne yazdıysam “Çevik Kuvvet” ile ilgili bugün hâlâ geçerli. Çevik Kuvvet’in “yol yordam bilmezliği” bugüne mahsus değil. Yıllardır değişmeyen bir gerçek. Polisin en genç, en tecrübesiz elemanları Çevik Kuvvet’te. Yıllardır... Ve o “genç ve tecrübesiz” polisler yıllardır polisle halkı birbirine düşman edecek ne varsa yaparlar. Diyorum ya, sadece bugün değil yıllardır. Ben de yıllardır yazarım. Yazdıklarım polis okullarında derslerde anlatılır. Bir şey değişmez. O polisler halkın karşısında “yasayı” ve “devleti” temsil ettiklerini bir türlü öğrenemez, öğrendilerse de hatırlayamazlar. “Gaz bombası atmak hakkımız ve bize verilen görev” diyor Çevik Kuvvet polisleri. Tamam, at. Ama “atılması gerektiği gibi” at. Sniper gibi nişan alıp karşıdaki vatandaşın gözüne, kafasına atma. Vatandaşın beyin travması geçirmesine neden olma, kör etme, yüzünü gözünü dağıtma. Ama hayır. Heyecanlı ve genç ya. Sanki poligonda. Nişan alıp adamın üzerine, suratına atıyor gaz bombasını. Sonra “Bize emir verildi”. Size emir veren “Vatandaşın suratına at” mı dedi onu. Hadi onu geçtik. Dün yine meydanda birini yakalamış dövüyor polis. Yanında da beyaz gömlekli 2 siville. Sordum, beyaz gömlekliler de polismiş. Yahu polis adam döver mi? Polis en kısa yoldan etkisiz hale getirir, takar kelepçeyi götürür. Yere yatırıp üç beş kişi birden adamı dövüp sonra gider mi polis? Böyle bir yetki mi veriyor yasalar polise? Kırk kere dedim yıllar boyunca “Vatandaş sizin hasmınız değil” diye. Ama Çevik Kuvvet bir türlü öğrenemedi. Belli ki öğrenecekleri de yok. Çünkü bunun hesabını soran yok.

NE ZAMAN ADAM OLURUZ?
Dağıtmanın kolay toplamanın zor olduğunu anladığımız zaman.

FatihAltaylı
X’te yanıtla

X’te yazı hakkında yorumlarınızı paylaşın.

  • Geçmiş yazılar

Tümü
Kurşun atana af, saçını örene ihraç
Köşe Yazıları
Kurşun atana af, saçını örene ihraç

Fatih Altaylı

Ağustos 20, 2026

Güzelaydın: “Ali Dürüst Sportif A.Ş.’nin başına geçmeli”
Köşe Yazıları
Güzelaydın: “Ali Dürüst Sportif A.Ş.’nin başına geçmeli”

Fatih Altaylı

Ağustos 19, 2026

Yapay zeka tartışmaları
Köşe Yazıları
Yapay zeka tartışmaları

Fatih Altaylı

Ağustos 18, 2026

  • Videolar

Tümü
140 yıllık mirasın sonucu! Mercedes-Benz yeni GLC görseli
FatihAltaylı
Bugün
FatihAltaylı
YouTube
Fatih Altaylı ile Direksiyonda Teke Tek140 yıllık mirasın sonucu! Mercedes-Benz yeni GLCMercedes-Benz’in 140 yıllık inovasyon ve mühendislik yolculuğu, otomobilin geçmişinden geleceğine uzanan güçlü bir hikâye. DİREKSİYONDA TEKE TEK’in bu bölümünde Fatih Altaylı’dan Mercedes-Benz’in 140 yıllık tarihini ve bu yolculuk boyunca şekillenen inovasyon anlayışını dinliyoruz. Ardından, bu köklü mirasın geleceğe uzanan temsilcisi Yeni Elektrikli GLC’yi direksiyon başındaki deneyimleriyle keşfediyoruz. Mercedes-Benz’in geçmişinden geleceğine uzanan bu yolculuğa siz de eşlik edin. #MercedesBenzTürkiye #DireksiyondaTekeTek #YeniElektrikliGLC #işbirliği Teke Tek Bilim ▷ https://www.youtube.com/@TekeTekBilim 00:00 Giriş 01:11 Mercedes-Benz’in tarihi ve GLC’nin üretimi 03:20 800 Volt mimarisi nedir? 04:26 Dış tasarım 07:22 Yan görünüm ve içine ilk bakış 09:41 Kokpit tasarımı 11:43 Teknik bilgiler ve sürüş izlenimi 15:25 Cam tavan ve multimedya 16:20 Otonom sürüş kabiliyeti 17:05 Konforu arttıran detaylar 20:31 Kapanış YouTube kanalına abone olmak için ▷ http://bit.ly/FatihAltayli
Ağustos 21, 2026
Osmanlı'da modernleşme görseli
5 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Prof. Dr. Emrah Safa Gürkan & Fatih Altaylı - Teke Tek BilimOsmanlı'da modernleşmeShark FlexBreeze Portatif Fan - Eviniz ve Bahçeniz İçin Mükemmel Serinlik Çözümü! https://www.sharkninja.com.tr/products/shark-flexbreeze-portatif-fan-fa220eu?utm_source=fatih_altayli&utm_medium=youtube&utm_campaign=shark_fan_Jun26 00:00 Giriş 04:55 Modernleşme nedir? 12:00 Osmanlı'da modernleşmenin ilk adımları 18:40 Modernleşme ve gelenekçilik 23:32 Osmanlı'da bankacılık sistemi neden kurulamadı? --shorts 26:45 Osmanlı'nın zengin tebaası var mıydı? 39:29 Türk aydınları kendi çağdaşları arasında geride mi? 52:25 Batı’nın teknolojisi hariç başka bir şeyini almamak mümkün mü? 56:07 Mısır modernleşmesi niye durdu? 1:03:21 İran modernleşmesi 1:16:48 Kore modernleşmesi 1:21:15 Kapanış #işbirliği
Ağustos 16, 2026
Fatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Plajlarda çalmayı sevmiyorum!" görseli
5 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Faruk SabancıFatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Plajlarda çalmayı sevmiyorum!"Teke Tek Bilim ▷ https://www.youtube.com/@TekeTekBilim 00:00 Giriş 02:04 Neden sanayici olmadı da DJ oldu? 07:46 Zengin bir aileden gelmek bu işte avantaj mı? 09:55 Tiësto onu nasıl keşfetti? 12:29 Nasıl bir hayat geçirdi? 15:16 DJ'liğe nasıl başladı? 17:36 Parçaları sürekli değiştiriyor mu, yoksa aynı parçaları mı çalıyor? 21:47 Günde kaç saat müzik dinliyor? 23:18 Hangi ülkelerde konser verdi? 24:11 Örnek aldığı DJ'ler var mı? 25:28 DJ'likte hedefi ne? 27:07 Türk sanatçılarla projeler düşünüyor mu? 30:15 Canlı orkestrayla birlikte çalmayı planlıyor mu? 30:43 Yapay zekânın DJ'liğe etkisi 35:57 DJ'likte para var mı? 38:05 DJ'likte telif meselesi nasıl oluyor? 38:41 Bir DJ en çok nerede çalmak ister? 42:42 Kapanış YouTube kanalına abone olmak için ▷ http://bit.ly/FatihAltayli Gazeteci - Yazar Fatih Altaylı, Youtube kanalına özel gündemi yorumluyor.
Ağustos 16, 2026